Ttb: Sağlık Bakanlığı Kızamık Salgınıyla Başa Çıkma Çabalarını Olumsuz Etkiliyor

Son Güncelleme:

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Eylül ayı Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kesinleşmiş kızamık vaka sayısının 6 bin 983 olduğunu ve bu vaka sayısıyla Türkiye'nin dünya üçüncüsü olduğunu belirterek, "Sağlık Bakanlığı salgını kabul etmeyerek ve"...

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Eylül ayı Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kesinleşmiş kızamık vaka sayısının 6 bin 983 olduğunu ve bu vaka sayısıyla Türkiye'nin dünya üçüncüsü olduğunu belirterek, "Sağlık Bakanlığı salgını kabul etmeyerek ve "Virüs dışarıdan geldi' yaklaşımıyla salgınla başa çıkma çabalarını olumsuz etkiliyor" açıklamasında bulundu.


TTB'Den yapılan açıklamada, "kızamık salgınını reddederek ciddi bir güven ve motivasyon zafiyeti yaratan" Sağlık Bakanlığı'nın öngörülerinin tutmadığı ve Mayıs'tan bugüne vaka sayısının neredeyse 2 katına çıktığı vurgulandı. Eylül ayı Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kesinleşmiş kızamık vaka sayısının 6 bin 983 olduğunu ve bu vaka sayısıyla Türkiye'nin dünya üçüncüsü olduğu kaydedilen açıklamada, şöyle denildi:


"Sağlık Bakanlığı'na göre her şey kontrol altında ve normal. Gerçekten normal mi? Hani kızamıkta başarılıydık? Salgın hala yok mu? Sağlık Bakanlığı salgını kabul etmeyerek ve "Virüs dışarıdan geldi' yaklaşımı ile salgınla başa çıkma çabalarını olumsuz etkiliyor.


Bugün kızamıkla baş edebilmek için işbirliğine, koordinasyona, etkin bir koruyucu sağlık hizmetine, etkin aşılamaya, aşısızlara, sığınmacılara, yoksullara, sağlık hizmetlerine erişemeyenlere öncelik vermeye ve iyi yönetilmeye ihtiyaç var. Piyasacı, özelleştirmeci değil gerçek bir kamucu sağlık hizmetine ihtiyaç var. Herkese eşit, nitelikli, ücretsiz hizmet götüren, dilin hizmete ulaşmada bir engel olmadığı, koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyen, listeye kayıtlı olanlara ya da sadece primini ödeyebilenlere değil, herkese hizmet verebilen, nitelik ve nicelik olarak yeterli sağlık çalışanının olduğu ve ekip çalışması gösterdiği, bir sağlık sistemine ihtiyaç var. Bütüncül yaklaşımın esas olduğu (koruyucu-tedavi edici değil; bireysel koruyucu-toplumsal koruyucu değil), liste değil bölge tabanlı hizmetin verildiği, bölgenin gereksinimlerine göre istihdam ve hizmetin kurgulandığı, toplum katılımın esas olduğu bir birinci basamak sağlık hizmetine ihtiyaç var. Biz bunları gerçekleştirmek için katkıya hazırız."

Kaynak: ANKA