"Türkiye, Avrupa Sürecindeki Bölgesel Güç" Semineri Dublin'de Yapıldı
İktisadi Kalkınma Vakfı 25 Mart 2013 tarihinde Dublin'de İrlanda'nın önde gelen düşünce kuruluşu Uluslararası ve Avrupa İşleri Enstitüsü'nde (IIEA) bir seminer düzenledi.
İktisadi Kalkınma Vakfı 25 Mart 2013 tarihinde Dublin'de İrlanda'nın önde gelen düşünce kuruluşu Uluslararası ve Avrupa İşleri Enstitüsü'nde (IIEA) bir seminer düzenledi. Düzenlenen " Türkiye: Avrupa Sürecindeki Bölgesel Güç" adlı seminerde, Türkiye'nin AB ile ilişkileri, katılım sürecindeki gelişmeler, AB'nin genişleme stratejisi, Türkiye'nin Osmanlı'dan modern Türkiye'ye Avrupa ile ilişkileri ve Türkiye ekonomisindeki son gelişmeler ele alındı.
İKV'nin "AB Dönem Başkanlıkları ve Türkiye'nin AB süreci" adlı projesi çerçevesinde, altı ayda bir değişen AB Bakanlar Konseyi başkanlığını devralan üye devletlerde seminerler düzenleniyor. Ocak 2013 itibarıyla AB Bakanlar Konseyi dönem başkanlığını İrlanda'nın devralması dolayısıyla düzenlenen bu seminerde İKV Başkanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı ve Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz, Yeditepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı, dünyaca ünlü tarihçi Prof. Dr. Feroz Ahmad ve Maynooth İrlanda Ulusal Üniversitesi Avrupa Çalışmaları Programı ve Merkezi Direktörü Prof. John O'Brennan birer konuşma yaptı.
İKV Başkanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, yaptığı konuşmada Türkiye'nin daha Osmanlı döneminde Avrupa'da birlik için ortaya atılan projelerde yer aldığını ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra Atatürk'ün gerçekleştirdiği devrimler ile en geniş bir şekilde o dönemde Avrupa ülkelerindeki yasaların kabul edildiğini hatırlattı. Prof. Kabaalioğlu, Türkiye'nin Avrupa Konseyi ve NATO gibi Avrupa kuruluşlarına üye olduğunu ve Soğuk Savaş döneminde Avrupa'nın savunmasına yapmış olduğu katkının unutulmaması gerektiğini vurguladı.
İKV Başkanı Prof. Dr. Kabaalioğlu, Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun kuruluşunda Türk hükümetinin bu sürece büyük bir ilgi gösterdiğini, Temmuz 1959'da ortaklık için başvurduğunu, 1963 yılında imzalanan Ankara Anlaşması'nın sadece ekonomik bir anlaşma olmakla kalmayıp, tam üyeliği hedefleyen bir katılım öncesi anlaşma olduğunu ve Türkiye'yi Avrupa'nın ayrılmaz bir parçası haline getirdiğini anlattı. Kabaalioğlu, 1 Ocak 1996 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren gümrük birliğinin de tam üyeliğe hazırlık aşaması olarak değerlendirildiğini belirtirken, Türkiye'nin gümrük birliği sürecinde AB'den herhangi bir mali destek görmediğinin de altını çizdi.
(BB) - İstanbul