Türkiye'de Vergi Yükü OECD Ortalamasının Üzerinde: Yüzde 40,3 ile Zirveye Yakın

Son Güncelleme:

OECD'nin 2026 Ücretlerin Vergilendirilmesi raporuna göre Türkiye'de vergi takozu yüzde 40,3 ile OECD ortalamasının (yüzde 35,1) üzerinde. Yüksek sosyal güvenlik primleri ve enflasyon karşısında güncellenmeyen vergi dilimleri, çalışanların reel gelirini düşürüyor.

OECD'nin yeni raporu, Türkiye'de ortalama bir ücretlinin vergi takozunun yüzde 40,3 olduğunu, OECD ortalamasının ise yüzde 35,1 seviyesinde kaldığını ortaya koyuyor. Bu fark, işveren maliyeti ile çalışanın net ücreti arasındaki makasın OECD ortalamasından 5,2 puan daha geniş olduğu anlamına geliyor.

Türkiye'de vergi yükü büyük ölçüde sosyal güvenlik primlerine dayanıyor. Gelir vergisi dilimlerinin enflasyon oranında güncellenmemesi (bracket creep) nedeniyle çalışanlar, reel gelirlerinde artış olmadan daha üst vergi dilimlerine geçiyor. Bu durum, özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde vergi yükünü otomatik olarak artırıyor.

Karşılaştırmalı olarak Danimarka'da vergi takozu Türkiye'ye yakın olsa da neredeyse tamamen gelir vergisinden oluşuyor; sosyal güvenlik primleri yok denecek kadar düşük. ABD'de oran yüzde 30, İsviçre'de yüzde 23 seviyesinde. Belçika ve Almanya gibi ülkelerde ise yüksek vergi takozuna rağmen güçlü sosyal devlet hizmetleri sunuluyor.

Türkiye'de asgari ücrete kadar gelir ve damga vergisi istisnası bulunsa da bu istisna sosyal güvenlik primlerini kapsamıyor. Ücretler arttıkça çalışanlar hızla üst vergi dilimlerine giriyor ve toplam vergi yükü artıyor. OECD raporu, vergi yükünü azaltmak için vergi kredileri ve enflasyona göre güncellenen dilimler gibi mekanizmaların önemine dikkat çekiyor.

Kaynak: Son Dakika Haber Servisi