Türkiye'nin AB Üyeliği
Uludağ Üniversitesi (Uü) İktisat ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Dr. İbrahim S. Canbolat, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) Üyeliğinin, Almanya ve Fransa'nın Başını Çektiği Bazı Devletlerin Ulus Üstü Egemenlik Devri Anlayışı Sebebiyle En Erken 2020 Yılında Söz Konusu Olabileceğini Belirtti.
Uludağ Üniversitesi (UÜ) İktisat ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Dr. İbrahim S. Canbolat, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğinin, Almanya ve Fransa'nın başını çektiği bazı devletlerin ulus üstü egemenlik devri anlayışı sebebiyle en erken 2020 yılında söz konusu olabileceğini belirtti.
Prof. Dr. Canbolat, AB'nin genişlemesiyle ilgili geçen Kasım ayında Belçika'nın başkenti Brüksel'de düzenlenen ve 6 ülkeden 6 yetkilinin katıldığı 'Pusula 2020' isimli toplantıda Türkiye'yi temsil ettiğini söyledi. Alman devlet destekli Friedrich Ebert Vakfı'nın düzenlediği toplantıda Almanya, İngiltere, Fransa, Polonya ve Çek Cumhuriyeti'nden yetkililerle biraraya geldiğini ve AB'nin genişlemesini masaya yatırdıklarını belirten Canbolat, Türkiye'nin durumunun da değerlendirmeye alındığını vurgulayarak,
"Avrupa devletlerinden yetkililerle; AB nasıl çalışmalı, entegrasyonu-işleyişi-bütçesi-anayasası nasıl olmalı bunları tartıştık. Fransa ve Almanya, Türkiye'nin AB'ye dahil edilmesini istemiyor. Buna tanık oldum. İngiltere ise Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkmıyor çünkü Fransa ve Almanya'ya nazaran daha esnek bir Avrupa entegrasyonunu savunuyor. Ulus üstü egemenlik devri yerine devletlerin doğal hallerinin devam ettiği bir yapıyı savunan İngiltere, Türkiye'yi birlikte görmek istiyor. Polonya, tarihi
nedenlerle Türkiye'yi istiyor. Diyorlar ki 'Osmanlı bizi hep savundu', Almanya ve Rusya'nın arasında bir Lehistan Polonya olmasını hep destekledi. O nedenle halkımız Türkiye'ye teşekkür borçlu diyorlar. Böyle bir duygusal yanları var. Çek Cumhuriyeti de genel olarak Türkiye'ye karşı değil ama Polonya'ya nazaran olaya daha temkinli yaklaşıyor" dedi.
"TÜRKİYE'YE KARŞI ÇOK BÜYÜK ÇEKİNCELERİ VAR"
AB'nin doğuya doğru genişlemesinin savunulduğu toplantıda çekinceler nedeniyle sınırların çizilemediğini kaydeden Canbolat, 2015'te Balkan ülkelerinin 2020'de de Türkiye'nin AB üyesi olmasının öngörüldüğünü ifade ederek, "Genelde Avrupa halkı, AB'nin genişlemesine karşı çıkmıyor. Temel soru, AB'nin genişlemesinin Doğu'da nereye kadar süreceği. Türkiye AB'nin içinde mi yoksa dışında mı kalmalı? Buna karar verebilmiş değiller. Türkiye'ye yönelik yazılı belgeler dışında kalan bir algılama var. Tarihsel ve
kültürel anlamda bizden endişe duyuyorlar. Fakat genç nüfusumuz AB için çekim arz ediyor. Çünkü Avrupa'da dinamik-üreten nüfus her geçen gün azalıyor. Benzer sıkıntılar nedeniyle 'uzun vadede' Türkiye'ye hayır diyemiyorlar. Senaryolara bakıldığında, 2015 yılına kadar Balkan ülkeleri AB üyesi olacak. 2020 yılında ise belki Türkiye değerlendirmeye alınacak. Yine senaryolara göre Türkiye, genişlemede son nokta. Fakat buna rağmen bize karşı çok büyük çekinceleri var. Fransa Devlet Başkanı olacak kişi bile, daha
göreve gelmeden Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkıyor" diye konuştu.
Prof. Dr. İbrahim S. Canbolat, Avrupa'nın geleceği ve güvenliği açısından Türkiye'nin birliğe üye yapılmasının zorunlu olduğunu sözlerine ekledi.
Almanya'da 1925 yılında kurulan Friedrich Ebert Vakfı'nın temel hedefleri arasında; demokrasi ve çoğulcu topluma destek ile uluslararası işbirliği ve anlayış ortamının güçlendirilmesi yer alıyor. 500'e yakın kadrolu çalışanı ve 100'e yakın temsilciliği bulunan, federal devlet ve eyalet yönetimleri tarafından maddi destek alan vakfın 2006 bütçesi 112 milyon euro.
(EŞ-MŞ-SN-SN-Y)