TÜSİAD YİK Başkanı Yücaoğlu: Anayasa'nın Baskıcı Ruhu Değiştirilemedi
Tüsiad YİK Başkanı Erkut Yücaoğlu, Adil Yargılama, İfade Özgürlüğü, Kuvvetler Ayrılığı Gibi Konuların Uygulanmasında Ciddi Yetersizlikle Karşı Karşıya Olunduğunu Söyledi.
TÜSİAD YİK Başkanı Erkut Yücaoğlu, adil yargılama, ifade özgürlüğü, kuvvetler ayrılığı gibi konuların uygulanmasında ciddi yetersizlikle karşı karşıya olunduğunu, birçok değişiklikler yapılmasına karşın Anayasa'nın baskıcı ruhunun hala değiştirilemediğini söyledi Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Erkut Yücaoğlu, adil yargılama, ifade özgürlüğü, kuvvetler ayrılığı gibi konuların uygulanmasında ciddi yetersizlikle karşı karşıya olunduğunu, birçok değişiklikler yapılmasına karşın Anayasa'nın baskıcı ruhunun hala değiştirilemediğini söyledi.
TÜSİAD'ın yeni Anayasa'nın beş temel boyunu ele alan yuvarlak masa toplantı dizisinin sonuçlarının açıklandığı, TÜSİAD YİK toplantısında konuşan Yücaoğlu, Japonya'da yaşanan deprem felaketinde yaraların sarılması temennisinde bulunarak konuşmasına başladı. Yücaoğlu, Türkiye'nin makroekonomik istikrarsızlığı geride bıraktığını söyledi.
-KUZEY AFRİKA OLAYLARINDAN YÜZDE 4,5-5'LİK BÜYÜME HEDEFİ OLUMSUZ ETKİLENEBİLİR-
Kuzey Afrika ve Ortadoğu'da yaşanan olayların siyasal gelişmelerin yanı sıra, ekonomik dengeleri de bozabileceğini belirten Yücaoğlu, bu durumun petrol ve gıda fiyatlarına olumsuz etkileri olabileceğini, birçok ülkede enflasyon baskılarının görülmeye başladığını söyledi. Merkez bankaların buna cevaben faiz artırımına karşılık, birtakım fonların gelişmiş ekonomilerden uzakta duracağı ihtimalinin de hesaba katılması gerektiğine dikkati çeken Yücaoğlu, bu olayların etkisi ile dünya ekonomisinde yabancı sermaye girişinin yavaşlaması halinde, Türkiye'de hedef alınan yüzde 4,5-5'lik büyüme hedefinin de olumsuz etkilenebileceğini söyledi.
-EKONOMİK GÖSTERGELER İYİ-
Alınan tedbirler sonucunda sıcak para girişinin yavaşladığını, TL'deki değer artışının bir miktar kontrol altına girdiğinden bahseden Yücaoğlu, fakat kredilerdeki büyümenin, istenilen seviyeye düşürülemediğini ifade ederek, "Burada beklentimiz, yeniden munzam karşılıklarının kısılması ve belki de bu yıl içinde gösterge ve politika faizlerinin artık yükselişe geçmesi. Bunu iş alemi olarak biz zaten hissediyoruz. Bugün bizim talep ettiğimiz kredi faizlerinde bir artış başlamıştır. Kuzey Afrika'daki gelişmelerle ilgili müteahhitlik gelirlerinde azalma ve artan petrol fiyatları da ithalat faturamızı yükseltecektir. Bütün bu bahsettiğim risk alanları, aslında Türk ekonomisinin bugün daha sıhhatli olduğu ve ekonomik dengelerin de daha iyi yönetildiği gerçeğini değiştirmiyor. Hakikaten Türkiye makroekonomik istikrarsızlıkları geride bıraktı. Buna inanmak istiyoruz" değerlendirmesinde bulundu. KOBİ'lerin geliştirilmesinin önemine değinen Yücaoğlu, "İş yaptırırken, rekabet koşulları bozulmadan tercihlerimizi Türk firmalar lehinde kullanmamız lazım. Yoksa KOBİ'lerin güçlenmesini, istihdam ve marka yaratmasını nasıl sağlayabileceğiz" diye sordu.
-DOKUNULMAZLIKLARA ELEŞTİRİ-
Siyasetin kendi yapısıyla ilgili reformların yapılamadığını eleştirisinde bulunarak, "Yani seçim sistemi, temsili adaleti sağlayacak şekilde değiştirilemedi" diyen Yücaoğlu, iller arasındaki sandalye dağılımının da temsili adaleti zedelediğini belirterek, konuyla ilgili bir örnek verdi. Yücaoğlu, "En güzel örnek İstanbul. Oyunuzu verdikten sonra siz, sizi kimin temsil ederek parlamentoya gittiğini bilmiyorsunuz. Böyle demokrasi olmaz" dedi. Siyasi Partiler Yasası'ın da eleştiren Yücaoğlu, dokunulmazlıkların kaldırılması konusuna dikkat çekerek, şunları söyledi:
"Bu konularda parlamentomuzun itibarını çok ciddi şekilde artıracak olan bu uygulamalara siyasilerimiz bir türlü yanaşmadılar. İfade özgürlüğü, adil yargılama, kuvvetler ayrılığıyla ilgili birçok temel demokratik kavramın uygulanmasında da bugün ciddi yetersizliklerle karşı karşıyayız."
-ANAYASANIN RUHU DEĞİŞMEDİ-
Anayasa'nın baskıcı ruhunun değiştirilemediğini söyleyen Yücaoğlu, üç ay sonra tekrar seçimlere gidileceğini belirterek, sorunların aşılabilmesinin seçim sonrasında demokratik bir zeminin oluşmasıyla yakından ilgili olduğuna vurgu yaparak, "Böyle bir zeminin oluşması Türkiye'nin AB sürecindeki konumunu da güçlendirecektir. Türkiye'nin bugün yaşadığı bazı dış politika tercihlerindeki tereddüdü ortadan kaldıracaktır" diye konuştu. - İstanbul