Uluslararası İmam I Rabbani Sempozyumu

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Bozdağ: "Bugün, İslam coğrafyasının dört bir yanında sıkıntı, kan, gözyaşı, haksızlık, zulüm var. Bunları durduracak irade, yine Müslümanların elinde ancak maalesef durd...

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, "Bugün, İslam coğrafyasının dört bir yanında sıkıntı, kan, gözyaşı, haksızlık, zulüm var. Bunları durduracak irade, yine Müslümanların elinde ancak maalesef durdurmak yerine, bunları çoğaltan sonuçları hep beraber yaşıyoruz" dedi.


Bozdağ, Aziz Mahmud Hüdyayi Vakfı ve İstanbul Tasavvuf Araştırmaları Merkezi'nin (İSTAM) koordinatörlüğünde, Üsküdar Belediyesi ve Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nin katkılarıyla Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Uluslararası İmam-ı Rabbani Sempozyumu'nun açılışına katıldı.


Açılışta konuşan Bozdağ, İmam-ı Rabbani'nin, Babürlüler zamanında, İslamiyeti doğru anlatmak, İslami ilimleri ihya etmek, dini ve tasavvufu hurafelerden arındırmak için, hayatı boyunca mücadele ettiğini, inandığı dava uğrunda yaşadığı dönemin siyasal iktidarlarıyla karşı karşıya geldiğini ve davasının bedelini çektiği çilelerle ödediğini söyledi.


İmam-ı Rabbani'nin büyük bir alim, büyük bir arif, büyük bir Allah dostu olduğunu, mücadelesi ve eserlerinin hala canlılığını koruduğunu kaydeden Bozdağ, "Bugün başlayan bu sempozyumda, onu bir yandan anarken, bir yandan anlamaya çalışıyoruz. Onun eserleriyle Türkiyemizde ve dünyanın dört bir yanında İslam'ın doğru anlatılmasına, doğru anlaşılmasına ve doğru yaşanmasına eminim ki büyük katkılar sunulacak, büyük faydalar sağlanacaktır" dedi.


Sempozyuma katkıda bulunanlara teşekkür eden Bozdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"İslam dininin doğru anlaşılması, doğru yaşanması hepimizin temel arzusudur. Her dönemde İslam dininin doğru anlaşılmasını önleyen, onun içinde ve ona dönük çalışmalarla farklı noktalara çekmek isteyen çalışmalar, bu çalışmaları organize eden kişiler, alim sıfatı taşıyanlar da bulunabilir. Olmuştur da. İşte İmam-ı Rabbani gibi büyük alimler ve büyük insanlar, bu anlamda İslam'ın doğru yönünü, Kur'an ve sünnet esaslı bir biçimde anlatarak bunlara karşı da büyük bir mücadele vermişlerdir. İmam-ı Rabbani'nin bu mücadele anlayışına hepimizin ama hepimizin büyük ihtiyacının olduğu da çok açık. Zira biliyoruz ki, bizim medeniyet anlayışımızda peygamberlerin mirası ilimdir, varisleri de alimlerdir. Peygamber'in mirasından doğru istifade edip, o mirastan ümmeti istifade ettirmenin yollarını bulamazsak o zaman sahte mirasçılar çıkar ve o zaman bu miras doğru bir şekilde bugüne ve geleceğe aktarılamaz."


Bozdağ, İmam-ı Rabbani'nin çağları aşan bir fikrin, ilmin, irfanın ve bilginin sahibi olduğunu vurgulayarak, "Eserleriyle hala yaşıyorsa, bu da bunun ispatıdır. Bir yönüyle de İslam'ın yerelleştirilerek evrensel mesajının ortadan kaldırılmasına karşı da bir duruştur, İmam-ı Rabbani. Baktığınızda dünyanın dört bir yanında ülkeden ülkeye, bölgeden bölgeye, kabileden kabileye, kişiden kişiye değişen ve gittikçe yerelleşerek küçültülen bir İslam anlayışına karşı, İslam'ın evrensel mesajı neyse, o mesaja uygun şekilde onu anlatan ve bu anlatışını her yere yayan, evrensel mesajın yerelleşmesine karşı çıkan bir anlayışı, İmam-ı Rabbani'nin hem eserlerinde hem de yaşantısında bunu yakından görüyoruz" diye konuştu.



"Bugün, İslam coğrafyasının dört bir yanında sıkıntı var"



Başbakan Yardımcısı Bozdağ, İmam-ı Rabbani'nin, gerçek anlamda hürriyetin, Allah'a kulluktan geçtiğini gösteren ve bunu da bizzat yaşantısıyla ortaya koyan büyük bir önder ve büyük bir rehber olduğunu aktararak, "Bugün İmam-ı Rabbani'ye ve onun gibi büyük ilim, irfan sahiplerine, Allah dostlarına, her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Bu toplantı vesilesiyle, bir yandan İmam-ı Rabbani'yi anarken, bir yandan anlamaya çalışırken, öte yandan da yeni İmam-ı Rabbani'lerin yetişmesi için daha fazla çalışmak, daha fazla kafa yormak ve onlarla asrımızın ve bundan sonraki asırların şereflenmesi için, bizlerin, hepimizin ayrı gayretine, ayrı çalışmasına elbette ki ihtiyaç vardır. Bugün Mevlanaları, Yunus Emreleri, Hacı Bektaş-ı Velileri, Hacı Bayram-ı Velileri, İmam-ı Rabbanileri aşan, onlardan ileriye giden, yenilerini, daha ileriye gidecek olanları yetiştirmek ve bu noktada gayret etmek için hepimize büyük vazifeler düşmektedir" ifadelerini kullandı.


Bozdağ, bu toplantıların yol gösterici olacağına inandığını kaydetti.


Bugün, İslam coğrafyasının dört bir yanında sıkıntı, kan, gözyaşı, haksızlık, zulüm olduğuna işaret eden Bozdağ, bunları durduracak iradenin, yine Müslümanların elinde olduğunu ancak maalesef durdurmak yerine, bunları çoğaltan sonuçların hep birlikte yaşandığını dile getirdi.


Başbakan Yardımcısı Bozdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Bugün dünyanın dört bir yanında yaşanan sıkıntılar varsa, biraz da bu anlamdaki İslam dünyasının fakirliğindendir. Kur'an gibi, Hazreti Muhammed Mustafa gibi, İmam-ı Rabbani gibi bir hazineye sahip olup, fakirlik, yokluk, sefalet ne derseniz, işte bugünkü İslam dünyası ortaya çıkar. Biz, bu hazinelerden yeteri gibi istifade edip, bu hazineleri kendimize rehber edinmezsek, bu fakirlikten, bu yokluktan kurtulma imkanımız da yoktur. Bir fotoğraf düşünün, birisi 'Allahu Ekber' diyor, kurşun sıkıyor. Kurşun yiyen, kurşunu yemeden önce kelime-i şahadet getiriyor. Bu hal, bu fotoğraf Allah'ın emri mi? Bu hal, bu fotoğraf Peygamberin emri ve sünneti mi? Bu hal ve fotoğraf Allah'ın ve Peygamberin hoşuna mı gider? Kur'an'a, İslam'a uyar mı? Uymaz. Peki, kimin hoşuna gider? Allah'ın karşısında bulunan, belki onunla kavga edenin hoşuna gidebilir. Peygambere uymayanın, uymamak isteyenin belki hoşuna gidebilir ama Kur'an ve sünneti rehber edinen, 'Allah' diyen, 'Muhammed' diyen hiçbiri, böylesi vahşetlerden kendisine bir kahramanlık payesi çıkaramaz. Böylesi olayları bir ibadet anlayışı içinde asla yapamaz. Baktığımızda, dünyanın dört bir yanında yaşanan olaylar, bu noktadaki bizim fakirliğimizin ve bu noktadaki İslamsız bir anlayışı, İslammış gibi takdim eden cehaletin; insanları, Müslümanları nasıl teslim aldığını, nasıl tutsak ettiğini hep beraber görüyoruz."


Aziz Mahmud Hüdyayi Vakfı'na da çalışmaları dolayısıyla teşekkür eden Bozdağ, vakfın, dünyanın dört bir yanında "Horasan erenleri" gibi Allah rızası için koşan, insanlara yardım eden, Kur'an'ı ve sünneti doğru elden, doğru yoldan anlatan bir anlayış ortaya koyduğunu sözlerine ekledi. - İstanbul

Kaynak: AA