Vizesiz AB'ye İlk Adım

Son Güncelleme:

AB Bakanlığı Müsteşarı Haluk Ilıcak: "(Geri kabul anlaşması) Bunun bir külfeti mutlaka olacaktır. AB, Türkiye'nin bu külfetinin önemli bir bölümünü üstlenecektir" "Alınan önlemler çerçev...

ALİ ÖZTÜRK - Avrupa Birliği (AB) Bakanlığı Müsteşarı Haluk Ilıcak, Türkiye ile AB arasında 16 Aralık'ta imzalanacak geri kabul anlaşmasıyla ilgili, "Bunun bir külfeti mutlaka olacaktır. AB, Türkiye'nin bu külfetinin önemli bir bölümünü üstlenecektir. Geri Kabul Anlaşması'nın içinde ve yapılan bütün müzakerelerde AB, gerek IPA fonlarından gerekse diğer kaynaklardan Türkiye'nin yükünün önemli bir bölümünü üstlenecektir" dedi.


Ilıcak, Türkiye ile AB arasında vize serbestisi sürecinin başlatılması ve Geri Kabul Anlaşmasının imzalanması konusunda varılan mutabakatı AA muhabirine değerlendirdi.


Haluk Ilıcak, Türk vatandaşlarının AB ülkelerine vizesiz seyahat edecek olmalarının en büyük kazanım olduğunu belirtti. Geri Kabul Anlaşması konusunda da Türkiye'nin bu anlaşmayı parafe ettiğini hatırlatan Ilıcak, anlaşmanın müzakerelerinin 4 yıl sürdüğünü ve tarafların konu üzerinde anlaşmaya vardıklarına işaret etti.


Anlaşmayla ilgili birçok spekülasyon olduğuna dikkati çeken Ilıcak, "Anlaşmayla birlikte binlerce mültecinin geri geleceği ve bu durumun Türkiye için büyük bir maddi külfet olacağı yorumları şu anda havada kalıyor. Alınan önlemler çerçevesinde Türkiye üzerinden AB üyesi ülkelere giden mülteci sayısında çok ciddi bir düşüş var. Birkaç yıl önce bu rakam 76-77 bin civarındayken geçtiğimiz yıl 37 bin kişiye düşmüştür. Alınan önlemlerle bu rakamlar gittikçe düşecektir" diye konuştu.


Ilıcak, Türkiye'nin, Avrupa'nın her istediği yasadışı göçmeni almasının söz konusu olmayacağının altını çizerek, AB ülkelerinin Türkiye ile kuracakları ortak mekanizmalar çerçevesinde geri göndermek istediği kişilerin Türkiye'ye bildirilmesinin ardından, gerekli incelemelerin yapılacağını söyledi. Yasadışı göçmenlerin ancak Türkiye üzerinden direkt geçtikleri kabul edilirse bir çalışma yapılacağını anlatan Ilıcak, şunları kaydetti:


"Bunun bir külfeti mutlaka olacaktır. AB, Türkiye'nin bu külfetinin önemli bir bölümünü üstlenecektir. Geri Kabul Anlaşmasının içinde ve yapılan bütün müzakerelerde AB, gerek IPA fonlarından gerekse diğer kaynaklardan Türkiye'nin yükünün önemli bir bölümünü üstlenecektir. Bunlar henüz ne kadar olacak belli değil."


-"Önlemler daha da artırılacak"-


Geri Kabul Anlaşmasının imzalandıktan sonra hemen yürürlüğe girmeyeceğini aktaran Ilıcak, anlaşmanın öncelikle TBMM'ye gönderileceğini ve kabul edildikten sonra 3 yıllık bir geçiş dönemi olduğunu hatırlattı. Bu 3 yıllık sürecin, Türkiye'nin gerekli önlemleri alması için hazırlanmış bir zaman aralığı olduğuna dikkati çeken Ilıcak, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Bu zaman zarfında Türkiye gerek kendi kaynaklarından gerekse AB fonlarından gelecek yardımlarla gerekli şartları tutturmuş olacak. Türkiye'ye iade edilecek göçmenlerin Türkiye'ye kabul edilmesi, barındırma merkezlerinde tutulması ve ülkelerine geri gönderilmeleri için gerekli önlemleri alacaktır. Yasadışı göçmen konusunda hem biz hem de Avrupa önlem alıyor. Mesela Yunanistan sınırında alınan fiziki önlemler, -çeşitli yerlere duvar çekilmesi ve tel örgüler gibi- geçişleri önemli ölçüde azaltmış durumda. Bu önlemler daha da artırılacak. AB'nin bu konudaki uzman kuruluşu Frontex ile görüşmelerimizi yürütüyoruz. Frontex ile de işbirliğimiz var."


Türkiye'nin AB'den gelecek katkılarla sadece göçmen merkezleri, geri kabul merkezleri ve gönderme merkezleri inşa etmeyeceğini kaydeden Ilıcak, "Türkiye kendi sınırlarının fiziki korumasını daha etkin hale getirecek önlemleri alacak. Örneğin, elektronik koruma ve gözetim sistemleri yerleştirilecek. Dolayısıyla Türkiye'nin kendi ülkesine yasadışı göçmen girişini en aza indirdiği zaman Türkiye'den geçişler de en aza inecektir. Bu bir süreç ve bu sürecin karşılıklı olarak bakıldığında Türk vatandaşlarının Katma Protokol'den kaynaklanan hakkı olan ama elinden alınan bu hakkı yeniden kazanmasını sağlayacak önlemler bizim için daha önemli. Bu aynı zamanda bir prestijdir" diye konuştu.


Bugün Belize, Venezuela ya da Moldova gibi ülke vatandaşlarının AB ülkelerine vizesiz seyahat edebilmesine rağmen Türk vatandaşlarının vize almak zorunda olmasının "bir prestij sorunu" olduğunu ifade eden Ilıcak, Türkiye'nin bu anlaşmayı gerçekleştirdiği zaman kendi prestijini de yükselteceğini söyledi.


-"Bu, Türkiye'nin gücünü göstermektedir"-


Türkiye'nin bu anlaşmayla birlikte hiçbir hakkından vazgeçmediğine dikkati çeken Ilıcak, yapılan bütün görüşmelerde Türkiye'nin bütün haklarını elinde tuttuğunu kaydetti. Ilıcak, AB'nin Türkiye için bir vizesiz seyahat yol haritası hazırladığını ve hazırlanan haritada, Geri Kabul Anlaşması ve vizesiz seyahatle ilgisi olmayan birçok husus tespit ettiklerini kaydetti.  Ilıcak, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"AB'ye  'Bizim bu şekliyle bunu kabul etmemiz mümkün değil' dedik. Dolayısıyla tekrar müzakerelere başladık. Bunun için 1 buçuk yıldır müzakere ediyoruz. Biz 'meşruhatlı yol haritası yapalım ve bunun üzerinden gidelim' dedik. AB bunu kabul etti. Bu, AB'nin vizesiz seyahatle ilgili yapmış olduğu görüşmelerde bir ilktir. Bir ülkeyle müzakere ederek bir yol haritası belirlemesi bir ilktir. Bu, Türkiye'nin gücünü göstermektedir. Türkiye iyi niyetiyle bu işe başlıyor. AB de aynı iyi niyetle buna yaklaşırsa Türk vatandaşları 3-3 buçuk yıl içinde Avrupa'ya vizesiz seyahat edebilecekler." - Ankara

Kaynak: AA