Türkiye'nin Sıcak Para Bağımlılığı ve Kur İstikrarının Önemi

Son Güncelleme:

Türkiye'nin ekonomik yapısı ve yabancı yatırımlar üzerindeki etkileri ele alındı. Sıcak para bağımlılığı ve kur istikrarının önemi vurgulanarak, yatırımcıların kararlarını etkileyen faktörler analız edildi.

'Sıcak para gelmesin' demek kolay değil, çünkü mevcut yapıda buna mecburuz. Asıl sorun, bu bağımlılığı kıracak güçlü ekonomik yapıyı kuramamış olmamız. Uzun vadeli doğrudan sermaye yatırımcısını çekmekte zorlandığımız için yabancı yatırımcı deyince portföy yatırımcıları ve 'sıcak para'cılar çıkıyor. Bir tarafta kurun yatay seyretmesi nedeniyle rekabet avantajını kaybeden ihracatçılar, öte yanda 'devalüasyon olursa çıkar giderim' diyen sıcak paracılar var. Bizim gibi makro istikrarı kırılgan ekonomiler için bu zor bir dengedir.

Yabancı yatırımcı bir ülkeye sempati duyduğu için gelmez, tek motivasyonu yatırımından sağlayacağı getiridir. Kısa vadeli yatırımcı için eğer bir ülkede faiz yüksekse ve kur istikrarlıysa, o ülke cazip hale gelir. Türkiye uzun yıllardır bu denklemin içinde yer aldı. Bu fırsat finans literatüründe 'carry trade' olarak bilinir: yatırımcı düşük faizli bir para biriminden borçlanır, yüksek faiz sunan bir ülkeye yatırım yapar ve aradaki farktan kazanç elde eder. Ancak bu kazancın şartı kurun istikrarlı kalmasıdır, çünkü kur riski en zayıf halkadır.

Yabancı yatırımcı için asıl mesele enflasyon değil, kurdaki oynaklıktır. Yüksek enflasyon yönetilebilir bir risk olarak görülürken, ani bir devalüasyon doğrudan kayıp anlamına gelir. Bu nedenle kritik olan, fiyatların ne kadar arttığı değil, döviz kurunun ne kadar öngörülebilir olduğudur. 'Sermaye akımı = güven + kur istikrarı' formülüyle açıklanabilir. Güven sarsıldığında ve kur oynaklığı arttığında, sermaye akımları zayıflar veya tersine döner.

Türkiye'ye gelen sermayenin önemli bir bölümü kısa vadeli ve fırsat odaklıdır. Bu yatırımcı yüksek faizden kazanç sağlar, kur istikrarlıysa kalır, ancak en küçük bir kur şoku ihtimalinde hızla pozisyonunu kapatır. Bu yüzden yabancı yatırımcı için en büyük risk yüksek enflasyon değil, ani kur sıçramasıdır. Enflasyonu tolere edebilir, ama kur şokunu edemez.

Zaman zaman 'sıcak para gelmezse gelmesin' deriz, ancak bu pratikte kolay bir tercih değil. Mevcut ekonomik yapı içinde bunu söyleyebilecek durumda değiliz, çünkü bu tür sermaye akımları olmadan çarkı döndüremiyoruz. Asıl mesele, bu akımlara bağımlılığı azaltacak ve ekonomiyi daha dayanıklı hale getirecek bir yapı kurabilmektir, ancak henüz o yapıyı kuramadık. Sonuç olarak, sıcak para fırsat gördüğü yere gelir, risk gördüğü yerden gider, ve bu dengede belirleyici olan çoğu zaman enflasyon değil, kurun istikrarıdır.

Kaynak: Son Dakika Haber Servisi