Yemenli uzmanlar, Riyad-Tahran anlaşmasının yansımalarını temkinli bir iyimserlikle bekliyor
Yemenli uzmanlar, ülkedeki çatışmada etkin olan Suudi Arabistan ile İran arasında varılan anlaşmanın, Yemen'de yıllardır devam eden savaşın seyrini etkileyebileceğini belirtiyor.
Yemenli uzmanlar, ülkedeki çatışmada etkin olan Suudi Arabistan ile İran arasında varılan anlaşmanın, Yemen'de yıllardır devam eden savaşın seyrini etkileyebileceğini belirtiyor.
Suudi Arabistan'ın Mart 2015'ten itibaren Husilere karşı Yemen hükümetine destek veren koalisyon güçlerine öncülük ettiği; İran'ın ise çatışmanın taraflarından Husileri desteklediği göz önüne alındığında söz konusu anlaşmanın Yemen'de de bazı yansımalarının olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
Tahran ile Riyad arasında 10 Mart'ta diplomatik ilişkilerin yeniden başlatılması konusunda anlaşmaya varılmasından bir gün sonra Yemen Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, anlaşmanın, "bölgedeki ilişkiler adına İran'ın, Yemen'e müdahalesini durdurmasıyla başlayacak yeni bir aşama oluşturması" temennisinde bulunuldu.
Yemen hükümetinin tutumunun, sözlere ya da iddialara değil gerçekleştirilen eylemlere dayandığı, bu nedenle Tahran'ın bölgedeki politikasında gerçek bir değişim görene kadar İran'a yönelik temkinli yaklaşımın devam edeceği kaydedildi.
Yemen'de Başkanlık Konseyi Üyesi Abdullah el-Alimi de 12 Mart'taki açıklamasında, Tahran-Riyad anlaşmasının "İran'ın müdahalelerini durdurmak için bir başlangıç, savaşın durması ardından kapsamlı ve kalıcı bir barışın sağlanması için etken" olmasını umduğunu belirtti.
İran BM Daimi Temsilciliği ise anlaşmanın, Yemen'de ateşkesin sağlanmasını, ülke halkıyla diyaloğun başlamasını ve ulusal hükümetin kurulmasını hızlandıracağını ifade etti.
İran destekli Husilerin Siyasi Büro üyesi Abdulvehhab el-Mahbeşi ise anlaşmanın olumlu olduğunu; Yemen dosyasına yansımaları olacağını kaydetti.
Husilerin Sözcüsü Muhammed Abdusselam da "İslam dünyasının yabancı müdahaleler sonucunda kaybettiği güvenliğini geri kazanması için bölgenin ülkeleri arasındaki ilişkilerin normale dönmesi gerektiğini" dile getirdi.
Anlaşmanın bölgedeki gerginliği azaltması ihtimali
Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmeler bulunan uzmanlar, Suudi-İran diplomatik ilişkilerinin 7 yıl aradan sonra tekrar başlamasının, Yemen'deki askeri tırmanışın hızını kesebileceğini buna karşın yakın zamanda kapsamlı bir barışın sağlanması ihtimalini azaltırken iç savaşın da soğuk savaşa dönüşebileceğini belirtiyor.
Askeri işler uzmanı Ali Zeheb, "İran ve Suudi Arabistan arasındaki anlaşma, Yemen'de taraflar arasındaki gerginliğin azalmasına ve barış sürecinin ileriye taşınmasına katkı sağlayacak. Bununla birlikte anlaşma Husiler için büyük bir yenilgi ve zayıflamayı temsil etmediği gibi kapsamlı ve sürdürülebilir bir barış süreci için büyük bir itici gücü de temsil edemez." dedi.
Anlaşmanın "devletlerin işlerine müdahil olunmaması" maddesine işaret eden Zeheb, eğer anlaşma yolunda giderse İran'ın Husilere yönelik resmi desteğinin zayıflayacağı görüşünde.
Zeheb, ayrıca ülke genelindeki siyasi çatışmadan kaynaklı karmaşık iç meselelerin yanı sıra herhangi bir barış sürecinin sağlanmasına dair güvensizliğin varlığına dikkati çekti.
Yemenli uzman, Husilerin bir dereceye kadar güç kazanmalarının ve pek çok finansman kaynağının yanı sıra barış süreci ve değişim karşısında uzlaşmaz bir tutum sergileyebilmeleri için dayanak sağlayan dış etkenlerin de olduğunu kaydetti.
Husilerin nisan ayında ilan edilen ateşkes sırasında Yemen hükümetine tanınan yetkilere uymayarak ateşkesin yenilenmesi için şartlar dayatmasını hatırlatan Zeheb, barış sürecinde hangi şartları öne sürebileceği konusunda zihninde soru işaretleri oluştuğunu söyledi.
"Suudi Arabistan ile İran'ın Yemen'deki çatışmaları soğuk savaş şeklinde devam edecek"
Siyasi analist Yakup el-Atvani ise Suudi Arabistan-İran anlaşmasının, ülkedeki mevcut "savaşsızlık ve barışsızlık" durumunu güçlendireceğini ifade etti.
Yemen'de barış için anlaşmanın yeterli olmadığını vurgulayan Atvani, "Bu anlaşma, kendi sosyal ve siyasi sıkıntılarını yaşayan Yemen'de barış için gerçek bir sebep teşkil etmiyor. Çatışmanın faktörleri sadece dış müdahale ve yerel taraflara sağlanan destekle sınırlanamaz. Anlaşma Yemen'deki çatışmaları sona erdirmeyecek. Suudi Arabistan ve İran'ın Yemen'deki çatışmaları, soğuk savaş şeklinde devam edecek." değerlendirmesinde bulundu.
"Anlaşmanın Yemen meselesine güçlü etkileri olmasını beklemiyoruz"
Siyasi araştırmacı Adil Deşile ise Yemen meselesinde bölgede diyaloğun sürmesi ve siyasi çözümün ayrıntılarının belirsiz olması nedeniyle İran-Suudi Arabistan anlaşmasının, ülkeye güçlü yansımalarının olmayacağını bununla birlikte İran'ın Husilere siyasi çözüm için baskı yapabileceğini kaydetti.
Suudi Arabistan ile İran arasında Yemen meselesinde açıklanmayan uzlaşmaların olabileceğini savunan Deşile, "Anlaşmanın Yemen meselesine güçlü etkileri olmasını beklemiyoruz. Çünkü Husilerin, Sana'yı ve devletin silahlarını ele geçirdikten sonra siyasi diyalog adına büyük ödünler vermesi, silahtan ve bununla kazandıklarından diyalogla vazgeçmesi zor." dedi.
Riyad ve Tahran'ı anlaşmaya sevk eden etkenler
Suudi Arabistan'ın güvenlik endişeleri sebebiyle İran'la anlaşma yoluna gittiğini ileri süren Deşile, "ABD yönetiminin Husileri Yemen'de barışa ikna etmede başarısız olmasının ardından Riyad, Çin'in himayesinde İran ile masaya oturmanın kendi çıkarına olduğunu gördü." diye konuştu.
Yemenli Uzman, "Riyad ekonomik projeler yoluyla iç meselelerine odaklanmak istiyor. Herhangi bir güvenlik endişesi ve Yemen'de çatışmanın sürmesini istemiyor." ifadesini kullandı.
İran'ın kendi içinde hem devam eden protestolar hem de siyasi ve iktisadi pek çok krizler yaşadığına işaret eden Deşile, Tahran'ın yaptırımlar sebebiyle anlaşmaya varmak için pek çok taviz verdiğini söyledi.
ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırımlara işaret eden Deşile, "İran, bölge ülkeleri pahasına bölgedeki yayılmacı emellerinden kısmen veya geçici olarak vazgeçti." değerlendirmesini yaptı.
Yemen'deki iç savaş ve insani kriz
Yemen'deki İran destekli Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin denetimini elinde bulunduruyor.
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015'ten itibaren Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor.
BM Mülteciler Yüksek Komiserliği raporlarına göre, iç savaştan dolayı Yemen halkının yüzde 73'ü (yaklaşık 23,4 milyon) insani yardıma muhtaç hale geldi, 4,3 milyon kişi de yerinden edildi.
Ülkede 13 binden fazlası sivil olmak üzere 377 bin kişi çatışmalardan ötürü hayatını kaybetti.