'Yeteneği Yönetenler Başarılı Oluyor'
Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Dinçer Atlı, insan kaynağını değil, bilgiyi ve insan yeteneklerini yönetmek gerektiğini söylüyor.
Dünyanın önde gelen şirketlerin başarısı, ürettikleri üründen ziyade şirket yönetimindeki yenilikçi, çalışanlarının yeteneklerini göz önünde bulunduran ve bunları destekleyen tutumlarından geliyor.
Atlı, insan yeteneklerine dayalı şirket stratejisi ve kurum kültürü geliştirmeyen şirketlerin hayatta kalmasının zor olacağına da vurgu yapıyor.
Küresel düzeyde CEO'ların en önemli gündem maddelerinden biri olan 'Yetenek Yönetimi' konusunda Türkiye'de büyük ölçüde kafa karışıklığı ve kavram kargaşası bulunuyor. 'Uygulamada Yetenek Yönetimi' bazı şirketlerde sadece yedekleme sistemleri ve gelişim programları ile geçiştirilen bir süreçken, bazı şirketlerde ise kariyer geliştirmenin popüler bir hali olarak görülüyor. Bazılarında ise işe eleman alırken seçim sürecindeki yenilikçi birtakım faaliyetleri ifade ediyor. Çoğu zaman da insan kaynakları yöneticilerinin trendi takip etmek için kullandıkları popüler ve karizmatik sözcüklerden biri olarak karşımıza çıkıyor.
Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Dinçer Atlı, "Yetenek Yönetimi"nin tüm insan kaynakları fonskiyonlarının kalbinde yer alan ve tüm fonksiyonları ile uyumlu yürütülmesi gereken bir aşama olduğuna dikkat çekiyor.
Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Dinçer Atlı Yetenek Yönetimine ilişkin şu değerlendirmelerde bulunuyor;
Yetenek Yönetimi: İK 3.0
İnsan kaynakları yöneticisinin hem potansiyel adayları hem de çalışanlarını iç müşteri olarak gören bir pazarlama yöneticisi gibi düşünmesini gerekli kılan bir süreç. Çalışan motivasyonuna yeni bir akıl haritası ile bakmayı zorunlu kılan, yetenekli çalışanları cezbetmeyi, geliştirmeyi ve bağlı hale getirmeyi odak noktasına koyan, insan kaynakları yönetiminin yeni bir aşaması. Popüler bir ifadeyle Yetenek Yönetimini İK 3.0 olarak da adlandırabiliriz. Yavaş yavaş dünyanın büyük şirketlerinde insan kaynakları yöneticilerinin kartvizitlerinde de artık yetenek yöneticisi ünvanlarını görüyoruz hatta bunu bir adım daha ileriye götürürsek bir süre sonra insan kaynakları yönetimi departmanları, yetenek yönetimi departmanı olarak isim değiştirecekler. Bu değişimin tabela değişiminden ibaret olmaması için insan kaynakları yöneticilerinin, iş dünyasının ve çalışanların ihtiyaçlarını iyi okumaları ve Yetenek Yönetimi bakış açısına sahip olmaları gerekir. Bu da yetmez konuyu üst yönetimin sahiplenmesi çok önemli.'
İşletmeler adaylarla flört eden yapıya bürünmeli
Bu süreçte işletmelere önemli görevler düştüğünü söyleyen Yrd. Doç. Dr. Dinçer Atlı, şöyle devam etti:
Şirketler yetenekli adayların kendilerini tercih edecekleri bir çekim alanı oluşturmalı. Bugün işletmeler sadece boşalan pozisyonları olduğunda adaylar ile yüz yüze gelen bir yapıdan çıkıp, deyim yerindeyse adaylarla flört eden, adayların kendileri ile çalışma fırsatlarını değerlendirebilecekleri platformlar yaratan bir yapıya bürünmeli.
İnsan kaynağı değil, insan yetenekleri yönetilmeli
Günümüzde sadece teknoloji transfer ederek uzun soluklu bir rekabet yarışına giremezsiniz. İnsan yeteneklerine dayalı bir şirket stratejisi ve kurum kültürü geliştirmeniz gerekli. İnsanlar ve onların yaratıcı fikirleri, tecrübeleri ve yetenekleri asıl olarak bunlar işletmeleri ileriye taşıyacak unsurlar. Artık insan kaynağını değil, bilgiyi ve insan yeteneklerini yönetmelisiniz. Çünkü rekabette fark yaratmak, yaratıcılık ve inovasyon ile mümkün… Bunu yapacak olan ise kritik yetenekler. Bugün başarılı ve büyük şirketler yetenekli çalışanlarını iyi yönettikleri için başarılılar. Türkiye'de en beğenilen şirketler konusunda yapılan araştırmalara bakarsanız yetenek yönetimindeki başarılı uygulamalara buradan da ulaşabilirsiniz. Bu şirketlerin ortak özellikleri; her yetenekli adayın çalışmak üzere ilk aklına gelen şirketler olmaları, yapılan işe anlam katmaları, çalışan gelişimine, yaratıcılığına, memnuniyetine önem vermeleri, iç girişimciliği desteklemeleri ve aynı zamanda çalışan sirkülasyonunu düşük şirketler olmaları.
Yetenek ve yaratıcılık katılımcı ortamda yeşeriyor
Bu şirketler yeteneği insan kaynakları bilgi sistemleri ile yönetebiliyorlar ve olumlu çalışan deneyimi yaratabiliyorlar ve belirli sistemlere ve güçlü kurum kültürüne sahipler.
Günümüzde otokratik ve hiyararşik yapıların, yeteneği çekme, geliştirme ve koruma konusunda bir şansı yok. Bu süreçte demokratik, katılımcı ve ekip çalışmasına uygun bir yönetim anlayışına ihtiyaç var. İnsanları yetkilendirerek, özerk çalışabilecekleri, yüksek bir ideal ve amaç duygusu ile ellerinden gelenin en iyisini yapmak isteyecekleri bir çalışma ortamına ihtiyaç var. Yetenek ve yaratıcılık ancak böyle ortamlarda yeşeriyor. Böylece çalışanlar işe değer katabiliyor.