Yönetmen Yavuz Özkan'a Saygı Gecesi
Muğla'nın Datça İlçesi'nde düzenlenen, 6'ncı Altın Badem Sinema ve Kültür Festivali, Türk sinemasının ünlü yönetmenlerinden Yavuz Özkan adına düzenlenen gece ile sona erdi.
Muğla'nın Datça İlçesi'nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkıları ile belediye tarafından düzenlenen, 6'ncı Altın Badem Sinema ve Kültür Festivali, Türk sinemasının ünlü yönetmenlerinden Yavuz Özkan adına düzenlenen gece ile sona erdi.
Datça Amfitiyatro'daki gece, bu yıl festival kapsamında ilk kez gerçekleştirilen belgesel film yarışmasında dereceye giren eser sahiplerine ödüllerinin verilmesi ile başladı. 100'e yakın eserin katıldığı yarışmada Prof. Dr. Bülent Vardarlı başkanlığındaki jüri heyeti tarafından değerlendirmeye alınan 16 belgesel arasında, yönetmenliğini Musa Ak'ın yaptığı 'MADA' adlı film birinci oldu. Ak'a, 'Altın Badem Heykeli'nin yanı sıra 7 bin 500 lira para ödüllü verildi.
Yarışmada Metin Akdemir, 'Ben Geldim, Gidiyorum' adlı belgeseli ile ikincilik ve 5 bin lira, 'Kuma' adlı belgeseli ile Emine Altaş ise üçüncülük ve 2 bin 500 lira para ödülünün sahibi oldu. Ödül töreninin ardından yarışmada birinci olan 'MADA' belgeselinin gösterimi yapıldı.
Daha sonra ise sahneye çağrılan sanatçı dostları, Türk sinemasının ünlü yönetmenlerinden Yavuz Özkan'ı anlattı.
HASTANENİZE SAHİP ÇIKIN ÇAĞRISI
Sinema ve dizi oyuncusu Menderes Samancılar, sinema festivalini Datça'da doğan kocaman bir güneşe benzetip, sonsuza kadar parıldaması için ilçe sakinlerinden festivale sahip çıkmalarını istedi. Samancılar, sanatçılar olarak kendilerinin de üzerine düşeni yapacaklarını kaydetti.
Sinemaya 74 yılında başladığını hatırlatan Samancılar, "O yıllarda ilk öğrendiğim, sansürler, yasaklanan filmler, cezaevine tıkılan arkadaşlarımızdı. Yavuz Özkan, bu duvarları yıkmaya çalışan, bileğinin gücü ile bu sektörde bir yerlere gelen en önemli kahramanlardan biridir. Her zaman sektörümüzün emek mücadelesinde, sinemamızın özgürleşmesinde daima en ön saflarda yer almıştır" diye konuştu. Samancılar, daha sonra Datçalılar'a bir çağrıda bulunarak, "Gidin devlet hastanenizin halini bir görün. Sizi hastanenize sahip çıkmaya çağırıyorum. Mücadele edin, Sağlık Bakanlığı'na gidin. Bu hastane bu haliyle Datça'ya yakışmıyor." diye konuştu.
'ONU ANLATMAYA KELİMELER YETMEZ'
Sinema oyuncusu Mehmet Aslantuğ da, hastane konusunda Samancılar'a destek vererek, "Datça çok özel bir coğrafya. Bu kadar özel bir coğrafyada, buraya yerleşenlerin de burada doğanların da bu yarımadaya sorumlulukları var. Eminim bu sorumluluklarını yerine getirecekler, devlet hastanesine yeniden sahip çıkacaklardır" dedi. Konuşmasında, Yavuz Özkan'ın hak ettiğinden daha az övgü dolu sözler aldığına inandığını ifade eden Aslantuğ, "Bazen kelimeler yetmez ustaları anlatmak için. Ben, meslek hayatımın 12'nci yılını geride bıraktığım dönemde Usta ile tanışma fırsatı buldum. Yavuz Özkan, idealleri için asla taviz vermeyen, bize ve benim kuşağım aktörlere de o gözlerindeki enerjiyi, heyecanı saatlerce, günlerce durmadan ve yeniden oynatacak kadar yorulmak bilmeyen çelik gibi bir insandır" dedi.
'TÜRK SİNEMASININ TABULARINI YIKTI'
Yavuz Özkan'ın dönemine sığmayan bir yönetmen olduğunu belirten sinema eleştirmeni Burçak Evren ise "Yönetmenler vardır, sadece kendi zamanlarında parlarlar. Ama yönetmenler vardır ki kendi dönemlerine sığmazlar. Hatta dönemleri ile barışık olmazlar. Dönemleriyle kavga ederler. Türk sinemasında her şey serbest ama yalnızca bir şey tabudur: Politik film yapmak. Yavuz Özkan, Türk sinemasının dibe vurduğu ve hatta sıfır noktasına geldiği, seks filmlerinin piyasayı sardığı bir dönemden sonra gelen yeni Türk sinemasının en önemli yönetmenleri arasında yer aldı. Yer almakla kalmadı, tabu konusu olan maden ve demir yoluyla, dönemi ile kavga etti ve başardı. Eğer bugün onun filmlerini aynı keyifle aynı heyecanla izliyorsak, Yavuz Özkan, dönemlerine sığmayan, her dönemde öne çıkan, kendisinden söz ettiren, tartışmalar açan ve bundan sonra da açmaya devam edecek ayrıcalıklı bir yönetmendir. Kendisini tekrarlayan değil, aksine yenileyen bir yönetmendir" diye konuştu.
KENDİ MASALINI OKUDU
Dostlarının sözlerini duygu dolu gözlerle dinleyen Özkan, 'Denize Ulaşmak Lazım' adını verdiği ve kendi yazdığı minik bir masal ile kendisini anlattı. Masalında kendisini bir nehre benzettiğini ve denize ulaşmak için dağları taşları aştığını söyleyen Özkan, "Sonunda denize ulaşmayacaksan nehir olmanın ne değeri kalır ki? İşte böyle, ben de kendimi bildim bileli denize ulaşmaya çalışıyorum." diyerek konuşmasını tamamladı.
Datça Belediye Başkanı CHP'li Şener Tokcan, gecenin anısına Özkan'a ödülünü verdi. Gece, Zuhal Olcay konseri ile sona erdi.
- Muğla/ Datça