Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ: "KCK üyesi Süleyman Şahin, İran'da PKK'nın başına getirildi"
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, terör örgütü PKK'nın Suriye ve Irak'taki bazı unsurlarının İran'a sevk edildiğini öne sürerek, "1991'de PKK'ya katılan ve KCK üyesi olan Bawer Kod, Süleyman Şahin, İran'da PKK'nın başına getirildi ve Sincar'daki PKK'lılar da İran'a geçmiş durumdalar" dedi. Özdağ, İran'da PKK ve Beluciler üzerinden çatışma süreci başlatılmasının hedeflendiğini iddia ederek, "PKK silah bırakmadı. YPG silah bırakmadı" ifadelerini kullandı.
Haber: Batuhan Dükel/ Kamera: Ünal Aydın
(ANTALYA) - Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, terör örgütü PKK'nın Suriye ve Irak'taki bazı unsurlarının İran'a sevk edildiğini öne sürerek, "1991'de PKK'ya katılan ve KCK üyesi olan Bawer Kod, Süleyman Şahin İran'da PKK'nın başına getirildi ve Sincar'daki PKK'lılar da İran'a geçmiş durumdalar" dedi. Özdağ, İran'da PKK ve Beluciler üzerinden çatışma süreci başlatılmasının hedeflendiğini iddia ederek, "PKK silah bırakmadı. YPG silah bırakmadı" ifadelerini kullandı.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin Antalya'daki Kepez İlçe Başkanlığı'nda konuştu. Kepez İlçe Başkanlığı'nın açılışını yapacaklarını belirten Özdağ, burada hem de partili arkadaşlarıyla gündemi değerlendireceklerini söyledi.
Türk siyasetinin gündeminin olağanüstü çalkantılı olduğunu belirten Özdağ, "Bir taraftan yaşanan fon sahtekarlığının boyutları dalga dalga ortaya çıkmaya devam ediyor. Hala buzdağının suyun üstündeki bölümünü gördüğümüzü düşünüyoruz, gerçek büyüklük suyun altında panik içerisinde varlığını sürdürmeye çalışıyor" diye konuştu.
Özdağ, fon sahtekarlığıyla ilgili hukuki süreci de Zafer Partisi ve Türk toplumu olarak yakından izlediklerini belirtti.
"MEHMETÇİĞİN SUUDİ ARABİSTAN'A YOLLANMASINI TÜRK HALKI KABUL ETMEYECEKTİR"
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında Suudi Arabistan'a asker gönderilmesine yönelik hazırlıklar yapıldığını öne süren Özdağ, iktidarın terörle mücadele politikaları ile bu yöndeki girişimlerini karşılaştırarak, şunları kaydetti:
"Abdullah Öcalan ve PKK terör örgütüyle başlatılan süreç, Türkiye'nin gündemini işgal etmeye devam ediyor. Son günlerde bu konu kamuoyunun ve basının yoğun şekilde gündeminde olmamasına rağmen Zafer Partisi olarak biz, bir taraftan yaşanan ekonomik buhranı, öte yandan fon sahtekarlığını nasıl yakından izliyorsak, PKK ve Öcalan'la ilgili gelişmeleri de öyle izliyoruz ve hükümetin 'Terörle mücadele etmezsek kan dökülmez, çocuklarımızın kanı akmaz' derken diğer taraftan İsrail'le savaşan Husilere karşı Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğünü sağlamak için Türk askerini Suudi Arabistan'a yollama çalışmalarını da yakından ve ibretle izliyoruz.
Suudi Arabistan'da hala turistlere, Türk askerini taşıyan trenlerin nasıl basıldığı ve Türk askerlerinin nasıl şehit edildiği turistik gösteri olarak sunuluyor. Fahrettin Paşa'nın nasıl ihanete uğradığı hala Türk milletinin zihninde ve vicdanında iken 'Türkiye'de şehit vermeyelim, terörle mücadele etmeyelim, terörle uzlaşalım' deyip Husilere karşı Suudi Arabistan'ın yanında yer almak, Türk milletinin kabul edeceği bir husus değildir. Nasıl Pakistan halkı kabul etmiyorsa Türk halkı da Mehmetçiğin Suudi Arabistan'a yollanmasını kabul etmeyecektir."
"SÜLEYMAN ŞAHİN İRAN'DA PKK'NIN BAŞINA GETİRİLDİ"
PKK'nın silah bırakmadığını savunan Özdağ, örgütün Suriye ve Irak'taki bazı unsurlarının İran'a geçtiğini ileri sürdü. Özdağ, şu ifadeleri kullandı:
"Türk milletine, 'PKK silah bıraktı' masalı anlatılmakla birlikte, PKK'nın silah bırakmadığını gayet iyi biliyoruz. PKK'nın Suriye'deki kadrolarının bir bölümü ve Irak'taki terörist unsurlar halen İran'a sevk ediliyorlar. 1991'de PKK'ya katılan ve KCK üyesi olan Bawer Kod, Süleyman Şahin İran'da PKK'nın başına getirildi ve Sincar'daki PKK'lılar da İran'a geçmiş durumdalar. Hedef, İran'ın batı ve doğu uçlarında PKK ve Beluciler üzerinden İran rejimine karşı bir çatışma, terör süreci başlatmak. ve bu konu Türk milletinin gözünden uzak tutulmaya çalışılıyor, basında yer almıyor. Keza bazı PKK'lı terörist unsurların son günlerde üç ilimizin, sınır ilimizin içinde görülmeye başladığına dair duyumlar alıyoruz. Hani terör tamamen sona ermişti, PKK silah bırakmıştı? Böyle bir şey asla söz konusu değil. PKK silah bırakmadı. YPG silah bırakmadı. Bu gerçeği Türk devletinin yetkili organları da zaten hükümetle yaptıkları toplantılarda, basına sızıyor bunlar, görüyoruz."
"ÖCALAN ARTIK KOMİSYON ÜYESİ"
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, terör örgütü PKK'nın lideri Abdullah Öcalan'ın İmralı'daki koşullarına ilişkin de iddialarda bulunarak, şöyle konuştu:
"Keza artık Öcalan'ın bir mahkum olmadığı ve bir komisyon üyesi olarak İmralı'da kendisine tahsis edilen villada hayatını sürdürdüğü anlaşılıyor. Bir kişi aynı zamanda hem komisyon üyesi hem mahkum olamaz. Buna her şey engel. Demek ki artık Öcalan mahkum değil. Öcalan artık komisyon üyesi ve bu komisyon üyesi Abdullah Öcalan'ın vermiş olduğu talimatla, güvenlik güçlerimiz tarafından teslim olmayı reddettikleri için çatışmalarda öldürülen PKK'lıların ailelerine PKK jargonunda 'değer ailesi' deniliyor. Öcalan şimdi bu tırnak içinde değer ailesi mensuplarının DEM Parti'ye alınması ve gelecek seçimlerde milletvekili ve belediye başkan adayı gösterilmesi için talimat vermiş. Keza biliyoruz ki bu ailelere mensup olan kişilerin DEM'li belediyelerde görev aldıklarını, şimdi başka yerlerde de görev almaları talebini DEM'in gündeme getirdiğini duyuyoruz. Aklınızdan bile geçirmeyin, buna izin vermeyin.
"KORUCULAR PKK'NIN KARŞISINDA SAVUNMASIZ BIRAKILMAMALIDIR"
Yine PKK'lılar, hadlerini aşarak Türk İHA'larının yurt içinde uçmasını istemiyorlarmış. Çok güldük. Yine korucuların lağvedilmesini, korucuların silahlarını teslim etmesini istiyorlarmış. Çok güldük. Korucular kanlarıyla, canlarıyla, aileleriyle, mallarıyla, Türk milletinin ve Türk devletinin yanında yıllarca PKK terör örgütüne karşı mücadele ettiler. Onlar Türkiye Cumhuriyeti'nin onurlu evlatlarıdır. PKK'nın ve DEM'in açık kapalı taciz ve saldırılarına muhatap kılınmamalıdırlar ve PKK terör örgütünün karşısında asla savunmasız bırakılmamalıdırlar. Birinci açılım döneminde yiğit birçok korucu kardeşimizin nasıl tabanca taşıyamadıkları için kent merkezlerinde PKK'lı teröristler tarafından haince şehit edildiğini unutmadık.
Şimdi şaşkınlıkla duyduğumuz bir başka konu, Türk güvenlik güçleriyle girmiş oldukları çatışmalarda öldürülen PKK'lıların bulundukları yerlerde PKK mezarlıkları oluşturulması ve bunlara şehitlik denilmesini talep ediliyormuş. Bu, Türk milletine ve Türk devletine yapılabilecek en büyük hakarettir. Böyle bir şeyin kabul edilmesi söz konusu bile olmaz."
"EVLAT KATİLLERİNİ AFFETMEYECEĞİZ"
Ümit Özdağ, DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli'nin, "Bugün Türkiye'nin en bereketli toprakları burası. Buralar vadedilmiş topraklar. Musa bütün ömrünü bu toprakları arayarak geçirdi. Geldiler bu toprakları da kuruttular" dediğini belirterek, "Kim geldi? Vadedilmiş, tırnak içinde, toprakları kuruttu? Türk milleti. Türk devleti. AK Parti. Kim geldi kuruttu Sezai?" diye sordu.
Temelli'nin geçmişte söylediği bu sözlerine soruşturma açılmadığını belirten Ümit Özdağ, "Zafer Partisi Düzce İl Başkanı, 'Evlatlarımızın katillerine af yok, terörle müzakere edilmez, mücadele edilir' pankartı astığı için hakkında halkı kin ve düşmanlığa kışkırtmaktan soruşturma başlatılıyor. Bu nasıl bir Türkiye'dir, bu nasıl bir durumdur, nasıl izah edilir? Tekrar ediyorum, Zafer Partisi'nin bütün il binalarına bu pankartı astık. Biz evlat katillerini affetmeyeceğiz. Siz affedebilirsiniz. Meclis'ten 470 milletvekilinin oyuyla da af çıkartabilirsiniz. Biz affetmeyeceğiz bunları. Teröristleri de affetmeyeceğiz, terör yandaşlarını da affetmeyeceğiz, teröre destek olan içerideki ve dışarıdaki hiçbir unsuru affetmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.