"Zam Furyasının Devam Edeceği Anlaşıldı"
CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Aydın Ayaydın, Türkiye'nin yine ve yeni zamlarla karşılaştığını belirterek, bu zam furyasının devam edeceğinin anlaşıldığını vurguladı.
CHP İstanbul Milletvekili Prof CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Aydın Ayaydın, son 11 ayda doğalgaza, elektriğe yapılan zamların ardından, Türkiye'nin yine ve yeni zamlarla karşılaştığını belirterek, bu zam furyasının devam edeceğinin anlaşıldığını vurguladı.
İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın, yaptığı yazılı açıklamada Hükümetin bütçe açıklarını kapatmak amacıyla gerçekleştirdiği vergi artışlarına tepki gösterdi. Vergi artışlarını, "AKP Hükümeti "başarılı!' ekonomi yönetiminin meyvelerini halkımızla paylaşmaya devam ediyor" diye eleştiren Ayaydın, maalesef son 11 ayda doğalgaza, elektriğe yapılan ağır zamların ardından Türkiye'nin, yine ve yeni zamlarla karşılaştığını, üstelik bu zam furyasının devam edeceği anlaşıldığını vurguladı. Ayaydın, "Vatandaşa nasıl izah edileceği bilinmediğinden olsa gerek, Hükümet yetkililerinden henüz bir açıklama gelmediğinden, basından öğrendiğimiz kadarıyla bu zamların gerekçesi bütçe dengesinin olumsuz seyretmesiymiş" dedi.
-"KAYBEDEN YİNE VATANDAŞ OLDU"-
Bütçe dengesinde yılbaşında öngörülen hedeflerin tutmayacağı görüldüğünü belirten Ayaydın, yılın ilk 8 ayında 8.5 milyar TL'yi bulan bütçe açığının GSYİH'ye oranının yüzde 1.5 olan hedefi 1 puan aşacağının altını çizdi. Bunun üzerine Hükümetin de 10 milyar TL gelir sağlamak amacıyla akaryakıt ve alkollü içeceklerdeki özel tüketim vergisi ile tapu işlemlerindeki harcı artırdığına işaret eden Ayaydın, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"AKP Hükümeti ülke ekonomisinin çok iyi idare edildiğini söylerken, parlak bütçe performansları ile övünürken, son 20-30 yılın en iyi bütçelerinin yapıldığını topluma sunarken tüm bu söylenenlerin doğruyu yansıtmadığını, bir illüzyon yaratıldığını, ülke gerçeklerinin bambaşka olduğunu ısrarla ifade etmiştim. Zaman ne yazık ki, benim gibi düşünenleri haklı çıkarmış, kaybeden ise yine vatandaşlarımız olmuştur. Geçtiğimiz dönemde tanık olduğumuz ve "parlak' denilen bütçe performansının altında 2 husus yatmaktaydı: ithalde alınan vergiler ile mali aftan sağlanan gelirler. Türkiye 2011 yılında milli gelirinin yüzde 10'u düzeyinde rekor bir cari açık vermiş, cari açık çerçevesindeki yüksek ithalat da ithalde alınan vergi gelirlerini artırmıştır. Buna bir de AKP döneminde artık gelenek hale gelmiş, 2-2.5 yılda bir çıkarılan vergi affından gelen paralar da eklenince bütçe düzelmiş göründü. Daha açık bir ifade ile 2011 yılına ilişkin pembe mali tablo esas itibarıyla iki temel nedenden kaynaklanmıştır. Bunlardan birincisi; ithalden alınan KDV'deki artıştır. İthalde alınan KDV, 2010 yılına göre yüzde 33 oranında artarak 48 milyar TL'ye ulaşmıştır. İkinci neden ise 6111 sayılı Kanun uyarınca vergi alacaklarının yeniden yapılandırılması kapsamında elde edilen 13.3 milyar TL'lik gelirdir. İyi analiz edildiğinde görülecektir ki, bütçe performansına etki eden bu 2 unsur, aslında Türkiye Ekonomisinin sağlıksız yapısının işaretleridir ve görünürde bütçenin gelir yapısını düzeltiyor gibi gözükmesine karşın sürdürülebilir ve sağlam gelir kaynakları değildir."
-"REKOR DÜZEYDEKİ CARİ AÇIĞI AZALTMA İÇİN ATILAN ADIMLAR, BÜYÜMEYİ SEKTEYE UĞRATTI"-
Ayaydın, rekor düzeydeki cari açığı azaltmak zorunluluğu kapsamında atılan adımların Türkiye'de büyümeyi sekteye uğrattığını, buna bağlı olarak da ithalatın azaldığını, ithalattan alınan vergi gelirlerinin düştüğünü vurguladı. Af gelirlerinin de geçen yılın aynı düzeyinde olmadığı için bütçenin gelir kalemlerinde yeterli artış olmadığını vurgulayan Ayaydın, "Harcamalar ise bilakis fazlasıyla artmaya devam etmiştir. Nihayet bütçe açığı kontrolden çıkmaya başlayınca da AKP Hükümeti bazı vergi ve harçları artırarak bütçe açığını düşürme yoluna gitmeyi tercih etmiştir" dedi.
-"AKP HÜKÜMETİ TOPLUMDA KİMLERİ KOLLADIĞINI BİR KEZ DAHA İLAN ETMİŞTİR"-
AKP Hükümetinin bu tercihinin bazı sıkıntıları da beraberinde getirdiğini dile getiren Ayaydın, kaygı verici bazı gelişmeleri dikkate sunduğunu vurguladı. Ayaydın, şunları kaydetti:
"Şöyle ki, bütçe açığını azaltmanın yolu olarak görülen zamlarda araç olarak dolaylı vergiler, yani harcama üzerinden alınan vergiler seçilmiştir. Tersine artan oranlı olan, gelir dağılımında adaletsizliği körükleyen ve zaten vergi gelirlerinin üçte ikisini oluşturan harcama vergilerinden ötürü düşük ve orta gelirli vatandaşlarımız daha da ezilmektedir. AKP Hükümeti adil olmayan bu vergi artış ve uygulamaları ile toplumda kimleri kolladığını bir kez daha ilan etmiştir."
-"AKP HÜKÜMETİ İKTİDARDA TEK PARTİ OLMANIN AVANTAJINI DA KAYBETTİ"-
Ayaydın açıklamalarına şöyle devam etti:
"Kaygı verici olan ise bizzat Maliye Bakanının basına yansıyan "bazı bakanların karşılıksız harcama yaptıkları, kendisinin dinlenmediği' yönündeki açıklamalarıdır. Türkiye'nin koalisyon dönemlerinde bile pek görülmeyen bir duruma gelmesi, hele de 10 yıldır tek başına iktidar olan bir hükümet ile gelmesi düşündürücü ve bir o kadar da endişe vericidir. Öyle anlaşılıyor ki AKP Hükümeti iktidarda tek parti olmanın avantajını da kaybetmiştir. Oysa ekonomi yönetimi her şeyden önce uyum, işbirliği ve eşgüdüm gerektirmektedir.
Açıktır ki, Türkiye böyle bir yönetimi hakketmemektedir. Doğru olan değil, kolay olan yapılmaktadır. Aslında yapılacak olan son derece nettir: kapsamlı bir vergi ve harcama reformu. Ancak bunun için her şeyden önce ehil, kararlı bir siyasi irade gerekmektedir. Ekonomi yönetimimizin becerisi nedeniyledir ki, maalesef akaryakıt üzerindeki vergi yükü yüzde 65'lere dayanmış, gayrimenkul sektörü son dönemde KDV uygulamasından sonra harç artışıyla ikinci bir darbeyi yemiştir. Görülüyor ki, vergilerdeki artışı başta doğalgaz olmak üzere başka vergi artışları ile zamlar izleyecektir. Gerek Meclis çalışmaları sırasında, gerekse de medya aracılığıyla ekonomi yönetimine, sayın Bakanlara bizzat ifade edilen bu gerçeklerin artık dikkate alınmasını temenni ediyorum." - Ankara