Lösemi Hastası Oğlunun Görebilmesi İçin Başbakan'dan Yardım İstiyor

Son Güncelleme:

Adana'da 4 yıl önce yakalandığı lösemi hastalığında yanlış teşhis konulduğu için oğlunun görme ve duyma yetisini kaybettiğini ileri süren Nevin Tek, "Biz oğlumun evde bakım ücretiyle geçiniyoruz."

Adana'da 4 yıl önce yakalandığı lösemi hastalığında yanlış teşhis konulduğu için oğlunun görme ve duyma yetisini kaybettiğini ileri süren Nevin Tek, "Biz oğlumun evde bakım ücretiyle geçiniyoruz. Onun yeniden görmesine gücümüz yetmiyor. Başbakanımıza yalvarıyorum oğlumun görmesine yardımcı olsun" diyerek gözyaşı döktü.


43 yaşındaki Nevin Tek, 18 yıl önce eşi Ali Tek (45) ile severek evlendiklerini bu evlilikten İsa (14) ve Derya (17) isimli iki çocukları olduğunu söyledi. İsa'nın 10 yaşına geldiğinde kusma şikayetiyle rahatsızlandığını ve bu nedenle hastane hastane dolaşmaya başladıklarını anlatan anne Tek, "İsa'yı Adana'daki bütün hastanelere götürdük. En son Çukurova Üniversite Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'ne götürdük. Burada beyinde bir kitle tespit edildi. Epilepsi tanısı konuldu. Işın tedavisi uygulandı. Daha


sonra 'bir şeyi yok' denilerek eve gönderildi. Ancak İsa'nın kusmaları devam ettiği gibi görmemeye başladı. Tekrar hastaneye gittim, bizi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı'na sevk ettiler. Burada Prof. Dr. Alp İskender Göçer de çocuğa epilepsi tanısı koydu. Ancak oğlum 1 ay sonra tamamen görmediğini söyledi. Tekrar hastaneye götürdüm. 1 ay yatırıp tedavi uyguladılar. Ancak oğlumun görme engelli olmasını engelleyemediler. Doktor bana 'Oğlunuzda verem olabilir' dedi. Bende 'Keşke verem olsa benim oğlum


kanser' dedim. Benim ısrarım üzerine doktor bizi İstanbul'a Marmara Üniversitesi'ne gönderdi" dedi.


Marmara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gittiklerini ancak kendilerine 6 ay süre verdikleri için eşinin işi olmadığından Seyhan Kaymakamlığı'nın yardımıyla oğlunun özel bir hastanede tedavi görmeye başladığını belirten Nevin Tek şunları söyledi:


"Doktor oğlumu muayene ettikten sonra lösemi hastası olduğunu söyledi. Bize 'Bu zamana kadar niye getirmediniz. Oğlunuzun hayatıyla oynamışsınız' dedi. Benim oğlum doktor hatası nedeniyle bu hale geldi. Oğlum lösemi hastası olmasına rağmen yanlış teşhis konularak başka tedaviler uyguladılar. Bunun için ben doktordan şikayetçi oldum. YÖK önce soruşturmaya izin vermedi ama biz hemen idari mahkemeye başvurduk, şimdi dava Danıştay'a gitti. Ben oğlumun gözlerinin hesabının sorulmasını istiyorum."


Oğlunun tedavilere cevap vererek uygulanan kemoterapi ile kanseri yendiğini ifade eden Tek, "Oğlumun tek sorunu gözlerinin görmemesi ve kulağının duymamaya başlaması. Doktor, 'Oğlunuz hayatta kalarak bir mucize gerçekleştirdi' diyor. İnşallah gözleri de açılır. Ama bizim bunu ameliyat ettirecek maddi gücümüz yok. Oğlum gözleri görmediği için çok kütü günler geçiriyoruz. Artık okula gidemiyor. Bir yıl evde eğitim gördü ama artık o da yok. Oğlum 4. sınıfa kadar hep taktir almıştı ama gözleri görmeyince her


şey bitti. Gece kalkıp bazen 'Allah'ım benim gözümü aç, annemi babamı bir kez göreyim sonra geri kapat. Onlarını yüzünü unuttum' diye dua ediyor" diye konuştu.


Oğlunun hayatta kalmasında önce Allah, sonra devletin yardımlarının çok büyük payı olduğunu ifade eden anne Tek, "Oğlum görme engelli olduğu için hepimizin psikolojisi bozuldu. Oğlumun gözü açılır ama biz yurt dışına götürüp ameliyat ettiremiyoruz. Başbakanımızdan bize yardımcı olmasını istiyoruz. Oğlum da gözlerinin açılıp Başbakanımızı görmek istiyoruz. Ne olur bize yardımcı olun. Oğlum göz göre göre eriyor. Başbakanım sana sesleniyorum, senden başka sığınacak kimsemiz yok. Oğluma yardımcı olun, tekrar


top oynasın, kitap okusun, okula gitsin" diyerek gözyaşlarına boğuldu.


Bir hayırseverin aldığı köpekle evde oynarken bir taraftan da rap tarzı şarkı söyleyen İsa Tek ise, gözleri görmediği için daha önce evine gelip oyun oynayan arkadaşlarının artık gelmediğini söyledi. İsa Tek, "Artık benim kimsem kalmadı. Evde tek başınayım. Daha önce çocuklarının ödevlerini yaptıranlar da gelmez oldu. Ben gözümün açılmasını çok istiyorum. Bazen isyan ediyorum ama sonra tövbe ediyorum. Başbakanım ne olur benim gözümü açtır, ben de annemi, babamı ve sizi görebileyim. Galatasaray'ın maçına


gidebileyim" dedi.


Anne Nevin Tek'in suçladığı doktor Prof. Dr, Alper İskender Göçer ise İsa Tek'in dengesizlik şikayetiyle hastaneye 2007 yılında geldiğini, yapılan tetkiklerde beyinde küçük bir kitlenin tespit edildiğini belirterek, "Annenin söylediği gibi çocuğa yanlış teşhis konulmadı. Biz sadece kitle küçük olduğu için bu kadar küçük kitle için çocuğun hayatını tehlikeye atmak istemedik. Bu nedenle ışın tedavisi uygulandı, daha sonra gözlere beyinin baskı yapmaması için şant takıldı. Çocuk kaç yıldır yaşıyor, biz


çocuğun ölmesinin önüne geçtik. Çocuğun görmesi de düzelseydi elimizi öpeceklerdi ama görmeyince bizi mahkemeye verdiler" diye konuştu. - ADANA

Kaynak: İHA