
Türk Mühendisleri ve Mimarları Odaları Birliği (TMMOB) Balıkesir İl Koordinasyon Kurulu tarafından düzenlenen ve Balıkesir Valiliği, Balıkesir Belediyesi, Balıkesir üniversitesi ve Balgüç Vakfı tarafından desteklenen "Yaşamak istediğimiz Balıkesir Nasıl olmalıdır" sorusuna cevap arayan Balıkesir Kent Sempozyumu Vali Yılmaz ARSLAN başta olmak üzere, TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı, Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf ÖZENÇ, Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Şerif SAYLAN, Baro Başkanı Muzaffer MAVUK, il emniyet müdürü ömer aydın, daire müdürleri, çok sayıda akademisyen, öğretim görevlisi ve ilgililerin katılımı ile 26.11.2010 cuma günü salih tozan toplantı ve gösteri merkezinde başladı.
Üç gün sürecek olan Balıkesir Kent Sempozyumunun açılış konuşmasını yapan TMMOB Balıkesir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri M. Nazmi KACAR, " Türkiye'nin artık kendi teknolojisini geliştirmesi ve hazırcılıktan vazgeçmesi gerektiğini belirtti.
Bir yıldır hazırlıklarını yürüttükleri bu Sempozyum sonucunda ortaya çıkacak olan görüşlerden elde edilecek bilgilerden bir kitap oluşturulacağını. Sempozyumun amacının bugüne kadar ilimizde yapılmış olan veya yapılamayan yatırımların doğruluğunu veya yanlışlığını görmeyi çalışmak olduğunu ve yerel yönetimlere yapacağı işlerde gönüllü olarak yol gösterici olmak olduğu dile getirdi.
Daha sonra söz alan TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı' da konuşmasında; Mühendislik mesleği bilim ve teknolojiyi insan ile buluşturan bir meslektir. İnsan odaklı olan bir meslek olmamızdan dolayı onurlu olduğu kadar sorumlulukları fazla olan bir mesleği icra ediyoruz.
Bu tür sempozyumlarda bilim insanlarının yoğun emek harcayarak oluşturdukları bilgi erişilebilir ve ulaşılabilir hale gelmektedir. Bizce de paylaşılan bilgi en değerli bilgidir. Balıkesir Sanayisi, turizmi ve tarımı ile büyük bir aşama kaydetmektedir. Bu hızlı değişim beraberinde de çeşitli sorunlar ortaya çıkarmaktadır. İşte bu sempozyumda bu sorunları tespit etmek ve konularının uzmanları ile çözüm yollarını hep birlikte arayacağız.
Balıkesir üniversitesi Rektörü Prof Dr. Şerif SAYLAN ve Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf ÖZENÇ' de konuşmalarında Balıkesir Kent Sempozyumunda ortaya çıkacak fikir ve görüşlerin ilimizin ve kentimizin gelişmesine ışık tutacağını umut ettiklerini dile getirdiler.
Balıkesir Kent sempozyumunun gerçekleşmesi ile ilgili olarak duygu ve düşüncelerini dile getiren Valimiz Sayın Yılmaz ARSLAN'da; "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Balıkesir İl Koordinasyon Kurulunun öncülüğünde düzenlenen "BALIKESİR KENT SEMPOZYUMU" nun açılışında siz seçkin konuklarla birlikte olmaktan, sizlere hitabetmekten duyduğum memnuniyeti bu vesileyle ifade etmek isterim.
Sınırları içerisinde yaşamaktan, bulunmaktan, çalışıyor olmaktan büyük mutluluk duyduğumuz Balıkesir ilinin her yönüyle ele alınacağı bu sempozyumun, ilimizin kültürel, sanatsal, sosyal ve ekonomik şartlarının geliştirilmesi konusunda bize yol gösterecek, ufuk açıcı sonuçlar ortaya çıkaracağından eminim.
Saygıdeğer katılımcılar, Tarihsel süreç içerisinde önemi değişim ve dönüşümlerin sonucunda ortaya çıkan kentler, ekonomik faaliyetlerin yoğun olduğu, nüfusun geçimini tarım dışı sektörlerden sağladığı, eğitim ve kültür seviyesinin kıra göre daha yüksek olduğu, bilgi, bilim ve sanatın üretildiği kalabalık yerleşim yerleridir.
Dünya, özellikle Endüstri Devriminden bu yana ekonomik, sosyal, siyasal, teknolojik pek çok gelişime sahne olmuştur.
Ancak bu gelişim beraberinde pek çok sorunu da dünyanın gündemine sokmuştur. Bu sorunları pek çok başlık altında toplamak mümkündür.
Ancak kentleşme açısından bu sorunların başlıcaları,
•Kırdan kente göç ve buna bağlı olarak şehirlerdeki aşırı nüfus artışı,
•Kentlerin sosyo-ekonomik dokusunun hızla değişmesi, işsizliğin,
Sosyal sorunların ve güvenlik problemlerinin artışı,
•Kentlerin plansız, çarpık ve altyapıdan yoksun bir gelişim göstermesi,
•Çevre kirliliği, doğal kaynakların hızla tükenmesi ve ekolojik dengenin bozulması,
Olarak sıralanabilir.
Ülkemizde özellikle 50'li yıllardan sonra kırdan kente göç ve nüfus artışı hızlı ve çarpık kentleşmeyi belirgin bir biçimde artırmıştır.
Var olan şehir kültürü bozulmuş, şehirlerimizin sahip olduğu fiziksel ve toplumsal kültür unsurları tahrip olmuş, fakat yeni bir şehir kültürü ve planlı, işlevsel ve yaşanabilir kentler maalesef oluşturulamamıştır.
Anadolu'muzun sahip olduğu zengin kültürel mimari öğeler yeni oluşan ve hızla büyüyen kentlerimize yeterince yansıtılamamıştır.
Bu süreçte yaşanan olumsuz gelişmeler kentsel sorun¬ların göz ardı edilemez olduğunu ve kentlerde uzun vadeli ve kalıcı bir planlamanın kaçınılmaz bir gereklilik olduğunu ortaya koymuştur.
Kentsel sorunlara kısa vadeli çözümler çerçevesinde yaklaşmak kentlerde bugün karşı karşıya kalınan karmaşa ve düzensizliğin en önemli sebebidir.
Oysa olması gereken, insana saygılı, insanı odak noktasına alan, toplumun tarihsel ve kültürel birikimini göz önünde bulunduran ama aynı zamanda bugünkü ve gelecekteki gereksinimlerine yanıt verebilecek, uzun vadeli bir yaklaşımla kent planlamasının yapıl¬ması ve bu doğrultuda kent bilincinin verilmesidir.
Değerli katılımcılar, kent yaşayan bir organizmadır, dinamik bir yapısı vardır.
Bu organizmanın sağlıklı yaşaması da kentin işlevsel bütünlüğü ile gerçekleştirilebilir.
Kentin işlevlerinin bütünlüğü o kentin konut, çalışma, eğlence ve ulaşım alanlarının birbirini tamamlayacak ve karmaşadan uzak bir şekilde planlanması ile mümkündür.
Aynı zamanda kentlerin tarihsel sürekliliğin sağlanması ve toplumsal ve fiziksel kültür unsurlarının günümüz şartlarına uydurulması, ortak bir kent kültürünün oluşturulması kentlerin yaşamları için vazgeçilmez bir unsurdur.
Günümüz kentlerinde insanlar fiziksel olarak birbirine yaklaşmakta ancak ruhsal olarak birbirinden uzaklaşmaktadır.
Artık birey kalabalık içinde daha yalnızlaşmış, güvenliği konusunda daha endişeli, birbirine tahammül konusunda daha anlayışsızdır.
Ancak şurası da bir gerçektir ki günümüzde kentten vazgeçmek gibi bir lüksümüz de yoktur.
Gelişim ve değişim kentlerde yaşanmaktadır. Her şeye rağmen kentler, insanların yaşam alanı, yaşamların dokusunun örüldüğü yerlerdir.
Kent; bilimin, kültürün ve sanatın oluştuğu ortamdır.
Kent rekabetin ve yarışmanın yaşandığı düzlemdir.
Kent bireyin özgür ve rahat yaşadığı yerdir.
O halde kentlerimizi yaşanılır kılmak, ortak bir kent kültürü ve bilinci oluşturmak, planlı ve işlevsel bir kent dokusu oluşturmak zorunluluğumuz vardır.
Bu konuda merkezi ve yerel yönetimin görev ve sorumluluğu şüphesiz birincil önemdedir.
Devletimiz bu konudaki yasal düzenlemeleri yapmak, kentleşmeyi uzun vadeli bir planlama çerçevesinde öngörmek ve hayata geçirmekle yükümlüdür.
Nitekim özellikle başta yenilenen Belediye ve İl Özel İdaresi Kanunları olmak üzere ilgili daha pek çok kanunda önemli düzenlemeler getirilmiştir.
Toplu konut uygulamaları ve kentsel dönüşüm çalışmaları ile şehirlerimizdeki çarpık ve plansız yapılaşma ve gecekondulaşmanın önlenmesi için önemli uygulamalar hayata geçirilmiştir.
Ulaşım sorunlarının çözümü yönünde önemli yatırım ve düzenlemeler yapılmıştır.
Yine bu doğrultuda hemşerilik hukuku ve kent sakinlerinin yönetime katılımı konusunda özellikle yeni Belediye Kanunu ile hemşerilik kavramı düzenlenmiş, Kent Konseyi, belediye hizmetlerine gönüllü katılım gibi oluşumlar öngörülmüştür.
Bu kavram ve oluşumlar ortak bir kent kültürü ve bilincinin oluşmasında son derece önemlidir.
Ancak unutulmaması gerekir ki bunların kağıt üzerinde kalmaması, fonksiyonelliği ve amacına ulaşabilmesi o kentte yaşayanların yönetime katılma konusundaki isteği ve hemşeri hukukunu içselleştirmesiyle mümkün olacaktır.
Saygıdeğer Katılımcılar, Türkiye yasal ve yasal olmayan yerleşmeler ve yapılarla hızlı bir şekilde kentleşmektedir.
Kentleşme çarpık, sorunlu olmakta, planlı, yaşanabilir ve sağlıklı bir kent dokusu ortaya çıkarmakta önemli zorluklarla karşı karşıya bulunmaktadır.
Kent planlamasının yalnızca fiziksel kurallara göre değil, çok yönlü sosyal, ekonomik, hukuksal, bürokratik ve politik sorunların çözümü ve koordinasyonu ile başarılı olabileceği bir gerçektir.
Bu bakımdan, kentleşmenin sorumluluğunu sadece belirli kuruluş ve kişilerle sınırlı görmek doğru bir yaklaşım değildir.
Bu konuda toplumun tüm kurumlarının ve kesimlerinin sorumluluğu ve üzerine düşen görevler vardır.
Her şeye rağmen bir şeyler yapılabilir ve yapılmalıdır.
Gerek dünyada ve gerekse ülkemizde "mülkiyet" konusu en zor müdahale edilebilen bir alandır.
Aynı zamanda maliyeti en yüksek alanlardan biridir.
İşte bu nedenledir ki, bu alana müdahale yasal temeli güçlü, adil, toplumun tüm kesimlerince kabul edilebilir olmak zorundadır.
Eğer biz kentlerimizi yeni bir ruhla dizayn edeceksek bu ilkeleri göz ardı etmeden adımlar atmak durumundayız.
Bu adımları atarken mevcut tarihsel dokuyu korumak, deprem başta olmak üzere doğal afetleri dikkate almak, yeni yapılaşmayı çağın gereklerine uygun, kültürel mirası göz ardı etmeden planlamak, insan ilişkilerinde ayrışmayı değil, yakınlaşmayı gözetmek, doğayı ve gelecek nesillerin de yararlanacağı özel alanları tahrip etmemek durumundayız.
Saygıdeğer Katılımcılar, Bizler Balıkesir'de yaşayan, çalışan insanlar olarak, biraz da görevimiz gereği kentleşme konusunda bulunduğumuz yeri, eksiklerimizi, açmazlarımızı belli düzeyde biliyoruz.
Ancak 26-28 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilen bu sempozyumla konuları daha bilimsel temelde, uzmanların sunumuyla etraflıca öğrenme imkanımız olacak.
Sempozyum konularına baktığımızda;
-Kent planlaması-Yerbilimleri-sağlık,
-Doğal afetler-yenilenebilir enerji,
-Kentleşme-kent hukuku-yerel basın,
-Mühendis ve mimarların kentsel yaşam alanlarına bakışı,
-Balıkesir'de eğitim-hayvancılık ve mimari yapı,
-Doğal kaynaklar-Turizm-doğal afetler-kültür sanat-çevre ve atık yönetimi- kent planlama-kentsel koruma ve dönüşüm oturumları,
-Kent ve toplum paneli,
Gibi zengin bir içerik görülmektedir.
Sempozyumdan ortaya çıkacak sonuçlar umuyorum ki doküman haline getirilerek bizlerin istifadesine sunulacaktır.
Görev alanımız çerçevesinde bundan sonra yapacağımız çalışmalarda, alacağımız kararlarda bizlere yol gösterici olacaktır.
Son Dakika › Güncel › Yaşamak İstediğimiz Balıkesir Nasıl Olmalı'nın Cevabını Arıyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?