4. İstanbul Finans Zirvesi
Polonya Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Kurowska: "Bir ülkede dış dengesizlikler ne kadar yüksekse, ülke sermayesinin dışarıya akmasına o kadar maruz kalır" Bank Negara Başkanı Aziz: "Asya'da ekonomik esnekliğin krizden bize nasıl çıkış yolu gösterdiğini gördük. Mevcut ortamda olumsuz etkilenebiliriz ama pozisyonumuz kuvvetli"
Polonya Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Katarzyna Zajdel-Kurowska, "Bir ülkede dış dengesizlikler ne kadar yüksekse, ülke sermayenin dışarıya akmasına o kadar maruz kalır" dedi.
Anadolu Ajansı'nın (AA) resmi iletişim sponsoru olduğu ve "Kalıcı Büyümenin Finansmanı" temasının işlendiği 4. İstanbul Finans Zirvesi'nin 4. oturumunda "Merkez Bankası Başkanları" paneli düzenlendi.
TCMB Başkanı Erdem Başçı'nın moderatörlüğünü yaptığı "Finansal İstikrar, Büyüme ve Para Politikaları" konulu panelde konuşan Kurowska parasal politikaların önündeki zorluklara değindi.
Kurowska, gevşek parasal politikaların gelişen ülkelere olan sermaye akışı artışına katkı sağladığını kaydederek, Polonya'nın bu ülkelerden biri olduğunu söyledi.
Fed'in açıklamalarının ardından, piyasada spekülasyonların başladığını anımsatan Kurowska, bunun para birimleri üzerinde büyük bir etkisi olduğuna dikkati çekti.
Kurowska, Polonya piyasasının bu açıklamalara direnç gösterdiğini vurgulayarak, "Bir ülkede dış dengesizlikler ne kadar yüksekse, ülke sermayenin dışarıya akmasına o kadar maruz kalır" dedi.
Polonya'nın 100 milyar doların üzerindeki rezervleri ile dünyadaki en yüksek rezerve sahip 23. ülke olduğunu belirten Kurowska, "Tam finanse edilen kısa vadeli borcumuz söz konusu. Bu açıdan Polonya ekonomisi güçlü ve istikrarlı oldu" ifadelerini kullandı.
Parasal politikaların kendilerini oldukça zorladığını anlatan Kurowska, "Merkez Bankası esnek yaklaşımı belirleyerek enflasyon hedeflemesini yaptı ve inovasyonlar getirdi. Merkez Bankası döviz kuru piyasasına ender bir şekilde müdahale etti. Sadece hızlı bir şekilde volatilite olmasın diye müdahaleler yaptı. Agresif şekilde faiz oranlarını düşürdük. Geleceğin istikrarını kazandırdık ve faiz oranlarının yıl sonuna kadar değiştirilmeyeceği açıklamasını yaptık. Bu son derece önemli bir istikrar. Tabii ki çok sayıda risk var ve bunların farkındayız" değerlendirmelerini yaptı.
Kurowska, merkez bankalarının riskler oluştuğunda öncelikle güçlü temelleri güvence altına alması gerektiğini söyleyerek, temel mali parasal politikaların iyi dengelenmesi, esnek enflasyon hedeflemesinin takip edilmesi, makro ihtiyatlı tedbirlerin teşvik edilmesi ve bunlar içerisindeki iç dengesizliklerin yönetilmesi, döviz kurunun izlenmesi ve volatiliteyi önlemek için gerekirse müdahale edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
"Asya daha tutarlı bir bölge haline geldi"
Bank Negara Başkanı Dr. Zeti Akhtar Aziz de küresel likitidenin geri çekilmesinden sonra, gelişen ülkelerin durumunun ne olacağının merak konusu olduğunu söyledi.
Gelişmekte olan ülkelerin iyi pozisyonlanmasının ve büyümeye devam etmesinin beklendiğini belirten Aziz, Asya'nın büyümeye devam edeceğini ifade etti.
Aziz, Asya'da çoğu ülkenin ihracata dayalı ekonomiye sahip olduğunu kaydederek, bunda özel sektörün rolünün çok önemli olduğunu aktardı.
Asya ülkelerinin finansal sistemlerinin kuvetli olduğunu ve 2007'den bu yana istikrarlarını koruyabildiklerine dikkati çeken Aziz, Asya ülkeleri olarak finansal krizin merkezinde olmadıklarını vurguladı.
Aziz, Asya'da büyüme artışını destekleyecek unsurların makro ekonomik temeller olduğunu dile getirerek, Asya ülkelerinde enflasyon ve işsizlik oranlarının düşük, tasarruf oranlarının ise yüksek olduğunu vurguladı.
Asya'nın daha tutarlı bir bölge haline geldiğini anlatan Aziz, "Çin, Japonya, Kore ve Hindistan, Asya'nın 4 büyük ekonomisi. Ancak tüm bu pozitif unsurlara karşın şiddetli dış şokların bizi etkilemeyeceğini söyleyemeyiz. Asya'da ekonomik esnekliğin krizden bize nasıl çıkış yolu gösterdiğini gördük. Mevcut ortamda olumsuz etkilenebiliriz ama pozisyonumuz kuvvetli. Krizi iyi bir şekilde yönetip içinden çıkabilecek durumdayız" değerlendirmelerini yaptı.
"Para politikalarının esnekliği önemli"
Çek Cumhuriyeti Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Kamil Janacek ise Çek Cumhuriyeti'nin finansal yapısı ve performansı üzerine bir sunum yaptı.
Merkez bankalarının para politikalarıyla ilgili çalışmalarında genellikle ABD ekonomisinden etkilenen uygulamalar görüldüğünü ifade eden Janacek, gelişmekte olan ülkelerdeki merkez bankalarında ise biraz daha cesur fiyatlandırma politikaları olabildiğini dile getirdi.
Para politikalarının esnekliğinin önemli olduğunu ve bu alanda başarılı olabilmek için akılcı politikaların uygulanması gerektiğini vurgulayan Janacek, parasal politikaların karşı karşıya kaldığı sert koşullara kendini adapte edebilmesi ve doğru reaksiyonla doğru değişiklikleri yapabilmesi gerektiğini söyledi.
Janacek, "Mali istikrarı güçlendirebilmek adına döviz kuru bir araç olarak kullanabilir mi?" ve "Döviz kurundaki ani yükselmelerle mücadele ederken enflasyon hedeflemesi nasıl gerçekleştirilebilir?" sorularının bütün ülkeler için geçerli olduğunu da sözlerine ekledi.
Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz tarafından konuşmacılara plaket takdim edildi. - İstanbul