5 İnsan Hakları Örgütü, Tihk Yasa Tasarısı'na Karşı Çıktı
Helsinki Yurttaşlar Derneği, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, Bakanlar Kurulu tarafından 5 Mart'ta TBMM Başkanlığı'na, 15 Mart'ta da...
Helsinki Yurttaşlar Derneği, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, Bakanlar Kurulu tarafından 5 Mart'ta TBMM Başkanlığı'na, 15 Mart'ta da ilgili TBMM komisyonlarına sevk edilen, TİHK Yasa tasarısına ilişkin ortak bir açıklama yaptı Türkiye'de faaliyet gösteren beş insan hakları örgütü, Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHK) Yasa tasarısına karşı çıktı. Yapılan ortak açıklamada, tasarının "uluslararası kriterlere aykırı olarak katılımcılık, kapsayıcılık ve şeffaflık ilkeleri dikkate alınmaksızın hazırlandığı" belirtildi. "Tasarıda birey/yurttaş merkezli olarak değil, devlet merkezli bir yaklaşım egemendir" denilen açıklamada, AKP Hükümetinin, "Türkiye İnsan Hakları Kurumu Yasa Tasarısında ısrar etmesinin hiçbir mantığı ve meşruiyeti bulunmadığı" savunuldu.
Helsinki Yurttaşlar Derneği, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, Bakanlar Kurulu tarafından 5 Mart'ta TBMM Başkanlığı'na, 15 Mart'ta da ilgili TBMM komisyonlarına sevk edilen, TİHK Yasa Tasarısı'na ilişkin ortak bir açıklama yaptı.
Geçen dönemde gündeme gelen ve 12 Haziran seçimleriyle kadük olan yasa tasarısının ayni haliyle yeniden Bakanlar Kurumu tarafından Meclis'e sevk edilmesi eleştirilen açıklamada, Türkiye'de faaliyet gösteren insan hakları örgütlerinin tasarıya niçin karşı çıktığı maddeler halinde ifade edildi. "Türkiye İnsan Hakları Kurumu Yasa Tasarısı'nın bu haliyle neden kabul edilemeyeceği" kaydedilen açıklamada, şöyle denildi:
"Tasarı Uluslararası kriterlere aykırı olarak katılımcılık, kapsayıcılık ve şeffaflık ilkeleri dikkate alınmaksızın hazırlanmıştır.
Tasarıda birey/yurttaş merkezli olarak değil, devlet merkezli bir yaklaşım egemendir.
Kanun Tasarısı ile öngörülen Türkiye İnsan Hakları Kurumu, var olan diğer insan hakları kurumları gibi bir Hükümet kurumu olarak tasarlanmıştır.
Türkiye İnsan Hakları Kurumu, diğer önceki tüm insan hakları kurumları gibi bir başkanlık mekanizması olarak tasarlanmıştır. Başkanın istememesi durumunda Kurumun çalışma imkanı neredeyse yoktur.
Üyelerin atanması her hangi bir nitelik aranmaksızın Hükümetin inisiyatifindedir.
Tasarıda Kurum üyelerinin tarafsızlık ve bağımsızlığı, bilhassa da Kurumun mali bağımsızlığı yeterince güvence altına alınmamaktadır. Kurumunun bağımsızlığını koruyabilmesi için kendi bütçesini kendisinin oluşturması, bütçenin önemli bir kısmının Meclis onayıyla genel bütçeden ayrılması gereklidir.
Tasarıda personel yapı ve sayısının 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanuna tabi kılınmasının Kurumun bağımsızlığını olumsuz yönde etkileyecektir.
Kurul üyelerinin çoğulculuğu ve katılımcılığı güvence altına alınmamıştır."
-TASARIDA ISRAR EDİLMESİNİN MANTIĞI YOK-
İnsan hakları örgütlerinin ortak açıklamasında, Meclis'e sevk edilen tasarının bu şekilde yasalaşmasıyla oluşturulacak Türkiye İnsan Hakları Kurumunun da şu anda var olan sorunlu ve işlevsiz resmi insan hakları kurul ve kurumlarından hiç bir farkı olmayacağı belirtildi.
Açıklamanın, "Ulusal ve uluslararası düzeyde insan hakları kuruluşları, akademik dünya, dahası kanun tasarısını hazırlayan ya da tasarıyı üstlenmesi beklenen bakanlık ve ilgili kamu kurumları tarafından kamusal ortamlarda karşı çıkılan/üstlenilmeyen/savunulmayan/uygun olmadığı ifade edilen Türkiye İnsan Hakları Kurumu Kanunu Tasarısında ısrar etmenin hiçbir mantığı ve meşruiyeti bulunmamaktadır" denildi.
Yasa tasarısına yönelik insanlık ailesinin ortak aklı ve birikiminin ürünü olan evrensel standartlar çerçevesinde yapılan tüm eleştiri ve uyarılara rağmen mevcut tasarıda ısrarlı olunmasının fikre ve emeğe karşı büyük bir saygısızlık olduğu da ifade edilen açıklamada şöyle denildi:
"Yine de her şeye rağmen sağduyunun galip geleceğini ve yanlıştan dönülebileceğini umut etmek istiyoruz. Demokrasinin ve insan haklarına saygının gereği olarak Tasarı derhal geri çekilmeli ve yapılan eleştiriler ışığında evrensel standartlar ve halkımızın gerçek ihtiyaçları öncelenerek katılımcı bir biçimde yeniden hazırlanmalıdır. Hak temelli çalışan sivil ve demokratik toplum örgütlerinin birlikteliği ile bu konuda amaca uygun bir ulusal insan hakları kurumu oluşturulması için her türlü etkinlik gerçekleştirilecektir." - Ankara