ABD/İsrail-İran Savaşı Türkiye ekonomisini nasıl etkileyecek? SETA’dan çarpıcı analiz

Son Güncelleme:

SETA’nın analizine göre ABD/İsrail ile İran arasında başlayan savaş, enerji fiyatları, dış ticaret ve finans piyasaları üzerinden Türkiye ekonomisini ciddi şekilde baskı altına alabilir; en kritik risk ise Hürmüz Boğazı’nda artan gerilim.

SETA, 28 Mart 2026 tarihinde Murat Aslan imzasıyla yayımladığı analizde, ABD/ İsrail ile İran arasında başlayan savaşın yalnızca askeri değil, küresel ekonomik dengeleri de sarsabilecek bir krize dönüştüğüne dikkat çekti.

28 Şubat 2026’da başlayan çatışmaların kısa sürede genişleyerek enerji altyapıları, petrol terminalleri ve uluslararası deniz ticaret yollarını hedef alması, Ortadoğu merkezli jeopolitik risklerin küresel piyasalara hızla yansımasına neden oldu. Analizde, özellikle enerji arzı ve lojistik hatlar üzerindeki baskının dünya ekonomisi açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği vurgulandı.

HÜRMÜZ BOĞAZI ALARM VERİYOR

İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemilerin güvenliğinin garanti edilemeyeceğine yönelik açıklamaları, küresel enerji ve ticaret sisteminde belirsizliği artırdı. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bu kritik geçiş noktasında yaşanan güvenlik riskleri, sadece enerji piyasalarını değil, uluslararası ticaret akışını da doğrudan etkiliyor.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) da mevcut çatışmanın küresel enerji piyasalarında ciddi bir arz şoku yaratabileceği uyarısında bulundu. Savaşın ilk günlerinde İran’ın Hürmüz Boğazı’nı stratejik bir baskı unsuru olarak kullanmaya başlamasıyla birlikte gemi trafiğinde azalma ve taşımacılıkta aksaklıklar gözlemlendi.

TÜRKİYE İÇİN ÜÇ KRİTİK RİSK ALANI

SETA analizine göre, savaşın Türkiye ekonomisine etkileri üç ana başlıkta toplanıyor:

  • Artan enerji fiyatları ve üretim maliyetleri
  • Finansal piyasalar ve ekonomik beklentiler üzerindeki baskı
  • Dış ticaret ve lojistik hatlarda yaşanabilecek aksaklıklar

Bu gelişmelerin, Türkiye’nin özellikle Körfez ülkeleriyle olan ticari ilişkilerini doğrudan etkileyebileceği ifade ediliyor.

İHRACATTA DARALMA RİSKİ

Son yıllarda Türkiye ile Körfez ülkeleri arasındaki ticaret hacminde önemli bir artış yaşanırken; sanayi ürünleri, makine ekipmanları, tüketim malları ve gıda sektörlerinde Türkiye’nin güçlü bir tedarikçi konumuna ulaştığı belirtiliyor.

Ancak 2024 itibarıyla yaklaşık 16,9 milyar dolara ulaşan Türkiye’nin Körfez ve İran’a yönelik ihracatının, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan güvenlik riskleri nedeniyle sekteye uğrayabileceği değerlendiriliyor.

SEKTÖREL KIRILGANLIKLAR MASADA

Analizde ayrıca, savaş senaryoları çerçevesinde Türkiye’nin ihracatında hangi sektör ve pazarların daha kırılgan olduğuna dair detaylı değerlendirmelere yer verildi. Söz konusu çatışmanın derinleşmesi halinde, Türkiye’nin bölgeye yönelik ticaretinde daralma yaşanabileceği ve bunun ekonomik büyüme üzerinde baskı oluşturabileceği öngörülüyor.