AK Parti 21. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı

Son Güncelleme:

Genel Başkan ve Başbakan Erdoğan: (2) "Mısır'ın meselesi sadece Mısırlı kardeşlerimizin değil, insanlığın meselesidir. (Rabia işareti yaparak) Bu 'Rabia işareti', sadece Mısır halkının haklı da...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, " Mısır'ın meselesi sadece Mısırlı kardeşlerimizin değil, insanlığın meselesidir. Bu 'Rabia işareti', sadece Mısır halkının haklı davasının işareti değildir. Bu 'Rabia işareti', dünyanın her yerinde artık haksızlığa 'dur' işaretidir. Bu 'Rabia işareti', dünyanın her yerinde  zulme, baskıya, ölümlere, katliamlara 'yeter' işaretidir. Bu 'Rabia işareti' artık dünyanın her yerinde 'darbeye dur' işaretidir" dedi.


Erdoğan, AK Parti 21. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın kapanışında yaptığı konuşmada, Kerbela'da yaşanan faciasının ardından bugün geniş coğrafyada yeni 'Kerbelalar'ın içlerini acıttığını, yüreklerini sızlattığını ifade ederek, şöyle konuştu:


" Suriye'de iki yıldır devam eden çatışmalarda 130 binden fazla insan hayatını kaybetti, 7 milyondan fazla insan evini terk etmek zorunda kaldı. şu anda 600 bini aşkın insan bizim ülkemizde sığınmacı olarak yaşıyor. Gurbete gidenler ayrı bir acı yaşıyor, Suriye'de kalanlar çok ayrı bir acı yaşıyor. Suriye'nin her köşesinde her gün, her an adeta mini bir Kerbela yaşanıyor. Şam'daki Yezid, kendi halkına, kendi vatandaşına her gün yerden ve gökten ölüm gönderiyor. Şimdi birileri çıkmış, bize 'susun' diyor. 'Görmeyin, duymayın, hissetmeyin' diyor. 'Bırak kalsın' diyor. Allah aşkına susarsak, görmezsek, duymazsak oradaki acıyı yüreğimizde hissetmeksek yarın biz Hz. Hüseyin'in yüzüne nasıl bakarız. Bizim her meselede safımız bellidir. Biz tarihimiz boyunca hiçbir zaman Yezidler'in tarafında olmadık. Bundan sonra da Yezidler'in tarafında olmayacak, Hz. Hüseyin'in safında yer almaya devam edeceğiz."


Erdoğan, yaşanılan acıların bir Sünni-Şii çatışması olmadığını, bir hak ve batıl çatışması olduğunu dile getirerek, Suriye gibi Mısır'da da farklı bir acının yaşandığını, kardeşin kardeşi acımasızca katlettiğini gördüklerini, hak ve hukuk arayışlarının silahla karşılık bulduğuna üzülerek şahitlik ettiklerini söyledi.


- "Türkiye seçimle iş başına gelmişlerin sadece seçimle gönderilmesini savunur"


Mısır'ın meselesinin sadece Mısırlıların değil, insanlığın meselesi olduğunu ifade eden Erdoğan, "(Rabia işareti yaparak) Bu Rabia işareti, sadece Mısır halkının haklı davasının işareti değildir. Bu Rabia işareti, dünyanın her yerinde artık haksızlığa dur işaretidir. Bu Rabia işareti, dünyanın her yerinde  zulme, baskıya, ölümlere, katliamlara yeter işaretidir. Bu Rabia işareti, artık dünyanın her yerinde 'darbeye dur' işaretidir" diye konuştu.


Erdoğan, Türkiye olarak safına, inancına, etnik kökenine, diline, derisinin rengine, özellikle de mezhebine bakmadan dünyanın her yerinde sadece ve sadece hakkı savunmaya devam edeceklerini belirterek, "Biz bitaraf olamayız, bitaraf olan bertaraf olur. Biz Türkiye olarak her zaman hakkın yanında olduk, haklının yanında olduk. Yine hakkın ve haklının yanında olacağız. Defalarca ifade ettim, eğer bugün Mısır'da oyları hiçe sayılan, kendilerine darbe yapılan eğer Tahrir'dekiler olsaydı, Türkiye hiç tereddüt etmeden onların haklarını savunacaktı. Türkiye'nin ilkleri bellidir. Türkiye seçimle iş başına gelmiş yöneticilerin sadece seçimle gönderilmesini savunur" dedi.


-"Millet arkamızda durduğu sürece mazlumları için de mücadele devam edeceğiz"


AK Parti'nin Genişletilmiş İl Başkanlığı toplantısında verdiği örneği anımsatan Erdoğan, Mersin'e bağlı Arslanköy'de 1947 yılındaki seçimlerde hile yapılınca "sandık namusumuzdur" diyen köylü kadınların kendilerine tarihi bir sorumluluk yüklediğini ifade ederek, konuşmasına şöyle devam etti:


"Her yerde sandık namustur. Türkiye'de olduğu kadar dünyanın her ülkesinde sandık namustur. Ama egemen güçlerin 'benim istediğim yerde namustur, benim istediğim yerde değildir' yaklaşımı bize yol çizemez, çizmemelidir. Biz de Türkiye olarak sandığın namus olduğunu hem içeride hem de dışarda en güçlü şekilde savunmaya devam edeceğiz. Hiç kimse Türkiye'nin bu tarafsız ve barışçıl tutumundan rahatsız olmasın. Yaşanabilir bir dünya, kardeşlik, dostluk ve barış içinde bir yeryüzü hayalinden başka hiçbir hayal, hiç bir niyet taşımıyoruz. Burada içeride Türkiye'yi dönüştürürken, Türkiye'yi hayalleri ve hedefleriyle buluştururken, özellikle de dışarda değişim ve dönüşümün önemli bir unsuru olmak için samimi bir mücadele veriyoruz. Allah imkan verdiği sürece, millet arkamızda durduğu sürece Türkiye için olduğu kadar dünya mazlumları için de çalışmaya, mücadele etmeye, sesimizi yükseltmeye ve hakkı söylemeye devam edeceğiz."


- Ankara

Kaynak: AA