AK Parti Grup (2/son)başbakan'dan Cemaate: Elinizden Güç Kuvvet Gidiyor Diye Hoplamaya Zıplamaya...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Siz paralel devleti oluştururken sizin zihniyetinizde olmayan kimseyi devlete almak istemediniz, bunun adımlarını attınız. Şimdi elinizden bu güç, kuvvet gidiyor diye çılgına döndünüz. Onun için şimdi bu kadar bağırıp çağırıyorsunuz. Bu ülkede bunları yaptınız ve şimdi de bunlar elinizden gidince hoplamaya zıplamaya başladınız" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Siz paralel devleti oluştururken sizin zihniyetinizde olmayan kimseyi devlete almak istemediniz, bunun adımlarını attınız. Şimdi elinizden bu güç, kuvvet gidiyor diye çılgına döndünüz. Onun için şimdi bu kadar bağırıp çağırıyorsunuz. Bu ülkede bunları yaptınız ve şimdi de bunlar elinizden gidince hoplamaya zıplamaya başladınız" dedi.
Erdoğan, Meclis'te AK Parti Grup toplantısında konuştu, Cemaate yakın basın kuruluşlarını ve medyayı eleştirdi. Erdoğan "Bu makamlara, medyanın üfürmesiyle değil, sermayenin desteğiyle değil, milletin mührüyle geldik" dedi.
Medyaya rağmen iktidara geldiklerini vurgulayan Başbakan şöyle dedi:
"28 Şubat döneminde bu medya bize en alçakça saldırıları yaptı. Ceza aldığımda 'muhtar bile olamaz' diyerek adeta zil takıp oynadılar. Onların 'muhtar bile olamaz' diye alay ettiklerini bu millet başbakanlık makamına yükseltti. AK Parti'nin kapatılması için ellerinden geleni yapmalarına rağmen yine bugün buradayız. Şu anda o malum medya koro halinde hep bir ağızdan bize saldırıyor. 28 Şubat'ta yaptılar, partimize açılan dava sürecinde yaptılar, başörtüsü oylaması sırasında yaptılar, milletten cevabı aldılar. Her seçim koro halinde saldırdılar, cevabını aldılar. Hiç endişe etmeyin işte bu medya 30 Mart'ta da gereken cevabı milletten alacak. Bunlar hangi manşeti atarsa atsınlar son manşeti sandıkta millet atacak, aziz vatandaşlarım atacak."
-MÜPTEZEL GİRİŞİM-
Erdoğan, Kabataş görüntülerini anımsatarak, son günlerde medya tarihinin en aşağılık, en alçakça, en müptezel linç girişiminin yapıldığını belirtti. "Tarihte bunun başka bir örneği görülmeyecek" diyen Erdoğan, "Bir kadıncağız, bizim Bahçelievler Belediye Başkanımızın gelini. Kabataş'ta yanındaki 6 aylık çocuğuyla linç girişimine maruz kalıyor. Bunu ifade vererek izah ediyor. Yetmedi Adli Tıp raporuyla kendisinin ve bebeğinin vücudundaki darp izlerini belgeliyor" dedi.
"Haziran ayındaki bu linç girişimi yetmezmiş gibi 8 ay sonra bu sefer o malum medya yeniden linç girişimine başladı" diyen Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: "O malum gazeteler, televizyonlar, aynı yerden emir ve talimat alarak, aynı cümlelerle, aynı manşetlerle genç bir kadın üzerinden linç kampanyası başlatıyor. Allah aşkına, sizin insanlığınız öldü mü? Sizin vicdanınız bu kadar mı? Akşam eve gidince çocuklarınızın, eşinizin, anne, babanızın yüzüne nasıl bakabiliyorsunuz? Aynı hadise Allah korusun sizin çocuklarınızın başına gelseydi, böyle mi davranırdınız? Şimdi iki hafta sonra 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlanacak. Hangi yüzle kadın haklarından bahsedeceksiniz. Hangi yüzde 'kadına şiddete hayır' diyeceksiniz? Bundan sonra her tecavüze uğrayan kadın bunları ikna etmek için elinde görüntü kaydıyla mı dolaşacak? Kocasından şiddet gören, eli yüzü kan içindeki kadın iddiasını ispat etmek için elinde kayıtla mı gelecek? Sokakta kurşunla öldürülmüş kadın cesedinin yanına artık görüntü kaydı mı koyacak? Ortada ifade tutanağı var, Adil Tıp raporu var, linç edilmiş bir kadın var, darp edilmiş bir bebek var, bunlar çıkmışlar olayın nasıl olmadığını ispat etmeye çalışıyorlar. Vicdan vicdan vicdan. Eğer o kadıncağız başörtülü olmasaydı bu linç olur muydu? Dün başörtüsüne füruat diyenler işte bugün başörtülü bir kadın üzerinden başörtüsü düşmanlığını sürdürüyorlar. Bunu yapanların ilkeleri yok, sınırları yok. Bunlar için helal, haram yok. Bunlar her işi meşru görüyorlar. Çünkü anlayış, ilke şu: Amaca ulaşmak için her yol meşrudur. Gerektiğinde Hazreti Peygamberi Miraç'tan indirip kamyonete bildiriyorlar, o şekilde her istediklerini meşru hale getiriyorlar. Ama ben diğerlerine sormak istiyorum: Siz, bunların arkasına niye takıldınız? Sizin bunlarla ne işiniz var? Cevabı çok basit: Gezicilerle paralel örgütün patronu bir. Bunlar zaten ezelden kardeştirler. Şimdi de dayanışma içinde millete karşı, milli iradeye karşı birlikte operasyon yürütüyorlar."
-YUSUF ÖRNEĞİ
Paralel yapı ile işbirliği içerisinde olanlara, "Yusuf" örneği ile karşılık veren Başbakan, "O ihaneti, hançeri 28 Şubatçılarla yaptılar, o işbirlikçi tavrı bu millet unutmadı ve asla unutmayacak. Hazreti Yusuf'u kuyuya kardeşleri atmıştı. Allah o Yusuf'u kuyudan çıkardı Mısır'a vezir yaptı. Kardeşlerinin kuyuya attığı Yusuf'u kör kuyulardan çıkaran Allah, kadiri mutlaktır. Unutmayın, manşetlerin dediği değil milletin dediği olur. Allah'ın dediği olur. Bu alçaklığın, bu ihanetin hesabı da er ya da geç bu hainlerden sorulur" diye konuştu.
-"GÜCÜNÜZ KUVVETİNİZ AZALDI HOPLAMAYA ZIPLAMAYA BAŞLADINIZ"-
Başbakan Erdoğan, Cemaate, "gücünüz kuvvetiniz elinizden gidiyor" sözleriyle seslenirken, bir gazete AK Parti'ye yönelik çizilen bir karikatür üzerinden yüklendi. Erdoğan şöyle dedi:
"Bugün baktım şöyle bir karikatür var malum medyada: İşe alımda ya da memur alımında jüri karşısında imtihana girecek olan güya üç tane önünde kendilerine göre AK Parti kartı koymuşlar. Üç tane AK Partili, dolayısıyla onlar devlete alınıyor... Bunu siz yaptınız siz. Şecaat arz ederken sirkatin söylüyorsunuz. Siz paralel devleti oluştururken sizin zihniyetinizde olmayan kimseyi devlete almak istemediniz, bunun adımlarını attınız. Şimdi elinizden bu güç, kuvvet gidiyor diye çılgına döndünüz. Onun için şimdi bu kadar bağırıp çağırıyorsunuz. Bu ülkede bunları yaptınız ve şimdi de bunlar elinizden gidince hoplamaya zıplamaya başladınız. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. İşinizde bundan dolayı sadece bedduaya kaldı. Biz bedduayla değil duayla yürüyoruz, biz milletin duasıyla yürüyoruz. Hamdolsun, bizim arkamızda 77 milyonun duası var. Bizim arkamızda Filistinli, Mısırlı, Somalili, Açeli, Myanmarlı mazlumun duası var. Bizim arkamızda önünde parçalanmış bebeğinin başında ellerini havaya, Rabbe açarak feryat eden, aynı zamanda da bize hayır duaları eden o tertemiz, o samimi, yüreği paramparça Suriyeli annelerin duaları var. İşte onun için açık açık burada ifade ediyorum: Kimin elinde ne varsa, hiç çekinmesin ortalığa döksün. Hangi görüntü, hangi ses kaydı varsa, hepsini ortalığa saçsınlar."