Akdoğan "Anadolu Soruyor" Programına Katıldı
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, terörle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlara ilişkin, "Avrupa'nın eleştiri getirmemesinin sebebi, onlar da gördüler.
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, terörle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlara ilişkin, "Avrupa'nın eleştiri getirmemesinin sebebi, onlar da gördüler. Türkiye'de hükümet ne yapmaya çalışıyor, iyi niyetle bu sorunu çözmek için neler yaptı ve ne yapmaya çalışıyor, ona rağmen süreci kimlerin bozduğunu gördüler. Görüyorlar, açık bir şekilde terör örgütlerinin Türkiye'yi nasıl hedef aldığını. Bunu bizimkiler göremedi ama onlar görüyor" diye konuştu.
Akdoğan, 30 yerel televizyon kanalının ortak yayınında "Anadolu Soruyor" isimli programdaki canlı yayında, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.
Terör örgütüne yönelik operasyonlara ilişkin Avrupa'dan eleştiri gelmemesinin sebebinin sorulması üzerine Yalçın Akdoğan, "Avrupa'nın eleştiri getirmemesinin sebebi, onlar da gördüler. Türkiye'de hükümet ne yapmaya çalışıyor, iyi niyetle bu sorunu çözmek için neler yaptı ve ne yapmaya çalışıyor, ona rağmen süreci kimlerin bozduğunu gördüler. Onlar da Türkiye'nin eleştirilebilecek bir tarafı kalmadığını... Türkiye hep bir şey yapmaya çalışıyor ama birileri bozuyor. Açıktan terör eylemleri oldu. Biz bu şeyin hedefiyiz, mağduruyuz. Bu yüzden aradılar taziyede bulundular. Görüyorlar, açık bir şekilde terör örgütlerinin Türkiye'yi nasıl hedef aldığını. Bunu bizimkiler göremedi ama onlar görüyorlar" diye konuştu.
Bütün toplum kesimleriyle görüşüldüğüne, toplumu muhatap aldıklarına dikkati çeken Akdoğan, bu süreçlerde bunun bir ayağını terörün son bulmasının oluşturduğunu, bunu da çok boyutlu yürütmek gerektiğini vurguladı.
Bunun bir ayağının İmralı'daki görüşmelerin oluşturduğunu ifade eden Akdoğan, "Bu şu demek değil, 'Bütün toplum kesimlerinin muhatabı olarak orası alındı. Onunla oturdular bir masa başında pazarlık yapıyorlar'. Böyle bir şey yok. Biz bugüne kadar bir sürü düzenleme yaptık, toplum kesimleri ile ilgili. Bir pazarlık yaparak mı gerçekleştirdik. Kürt meselesinde onlarca adım attı bu hükümet, pazarlıkla mı attı? İnsanımız hak ettiği için. Bu bir lütuf değil ki, Allah'ın verdiği haktır. Devletin görevi ona hizmet etmektir" değerlendirmesinde bulundu.
Ortada "al-ver" pazarlığı gibi bir şeyin olmadığını vurgulayan Akdoğan, bu hükümetin bu sorunları çözmek için legal, meşru her yola başvuracağını ancak milletin rıza göstermeyeceği hiçbir taahhüdün altına girmeyeceğini kaydetti.
Başbakan Yardımcısı Akdoğan, 1 Kasım genel seçimlerine ilişkin de şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu, ülkenin mukadderatı meselesi. Büyük bir oyun oynanıyor. Ülkeye istikamet vermek istiyorlar, bir eksene oturtmak istiyorlar. Türkiye'de iç siyaseti dizayn etmek için, terör kullanılan bir enstrüman. Niye iç siyaseti dizayn etmek istiyorlar, dış politikasına da yön vermek için. 'AK Parti'den kurtulursak, yeni bir vesayet düzeni kurarız. Dış politikayı da biz belirleriz. İstediğimiz eksende Türkiye'yi tutarız' diyorlar. Bu yüzden bir memleket meselesi olarak görüyoruz."
- "Siz nasıl Türkiye partisisiniz arkadaş?"
7 Haziran genel seçimi sonrasında gerçekleşen koalisyon görüşmelerinde her şeye 'hayır' dendiğini anımsatan Akdoğan, "Tavanda bir araya gelme olamadı ama tabanda oluyor. Tabanda çok ciddi şekilde AK Parti'ye katılım var. Bu sadece o partiye destek vermek değil, oynanan oyunu görüyorlar" diye konuştu.
MHP'nin bir oyun oynadığını ifade eden Akdoğan, MHP'nin "Bunları, HDP ile hükümet kurmuş gibi göstereyim" diyerek üye vermediğini ancak oyununun boşa çıktığını belirtti.
"Şimdi millet ona pazar günü bir oyun oynayacak" diyen Yalçın Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye hükümetsiz kalmasın diye AK Parti çaba gösteriyor. Her şeye 'yok' diyorsun. Terör hep istismar ettiğin bir konu. Bir olay oluyor gelip görüşmeye tenezzül etmiyorsun. Peki vatandaş bunun hesabını sana sormayacak mı, bu nasıl bir milliyetçiliktir demeyecek mi?"
Cumhuriyet Bayramı törenlerine katılmayan partilerin bulunduğuna dikkati çeken Akdoğan şunları kaydetti:
"Kimse bunu sorguluyor mu? Siz nasıl Türkiye partisisiniz arkadaş? Sen Bahçeli nasıl milliyetçisin ya..? Cumhuriyet Bayramı, Anıtkabir'e gelmiyorsun, törenlere gelmiyorsun. Orada, bu milletin yavruları geçit töreni yapıyor. Bunun siyasi bir tarafı yok ya...Cumhuriyet Bayramı her türlü siyasi polemiğin ötesinde bir olgudur. Sen ortak acıyı paylaşamıyorsun, ortak sevinci paylaşamıyorsun, milli bir şuurla bugünde bu doğru tavrı sergileyemiyorsun. Peki insanlar sana bunun hesabını sormayacak mı? AK Parti bu törenlerden birine katılmasa kıyameti koparırlar. Bunlar hiçbirine gelmiyor. Kimse de demiyor (sen nasıl bir parti başkanısın?)"
"Ülkücü camia, milliyetçi hareket senin esirin mi"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 'iktidar korkusu' olduğunu belirten Yalçın Akdoğan konuşmasına şöyle devam etti:
"Daha önce koalisyon olduğunda başına ne geldi bilmiyorum ama iktidar korkusu var. Bir türlü yönetme sorumluluğuna gelmek istemiyor, kaçıyor. Küçük olsun benim olsun. Eleştiren kim varsa 'defolup gitsinler' anlayışında. Ülkücü camia, milliyetçi hareket senin esirin mi? Sen yokken bu hareket vardı. 11 tane seçim kaybettin sen. İnsan der ki 'tamam ben bu işi beceremiyorum. Daha çok özverili, daha çok bu milli günlerin anlamını bilen başka birisi gelsin' der. Onu da demiyor. Bu yüzden bu seçimde özellikle o kitlede çok ciddi bir tepki var. Ondan dolayı dedim bu seçimden sonra çok şeyler değişebilir siyasi tabloda."
Geçmişte, Paralel Yapı'nın ve PKK'nın 'hangimiz burada Paralel Yapı kuracağız?' mücadelesinde oldukları için bölgede birbirlerini sevmediğini ifade eden Akdoğan, "Baktılar ki ortada bir devlet var ikisine de izin vermiyor. Dediler ki 'birlikte olalım, bu hükümeti devirelim, sonra bakarız kim burada paralel bir şey kuracak" dedi.
Paralel Yapı'nın bir ihanet şebekesine ve casusluk faaliyetine dönüştüğünü anlatan Yalçın Akdoğan, bu nedenle bütün örgütlerle eş zamanlı mücadelenin önemli olduğunu kaydetti.
(Sürecek)