Almanya Göç Politikasını Tartışıyor
Almanya'nın göç politikasının yenilemesi konusunda karşılaştığı baskının arttığı belirtildi
Almanya'da nüfusun giderek yaşlanması, göç vermesi, nitelikli iş gücü açığının artması üzerine izlenen göç politikasının yenilemesi konusunda karşılaştığı baskının arttığı belirtildi.
Alman Vakıfları Göç ve Uyum Bilirkişi Konseyi'nın Nisan ayında açıkladığı "Göç Ülkesi 2011" başlıklı raporun, Düsseldorf'ta düzenlenen bir konferansta ele alındığını bildirirken, raporda göçün kontrollü yönlendirilmesi için bir dizi önerinin yer aldığı hatırlatıldı.
Deutche Welle, nitelikli işgücü açığının kapatılması için Fas, Mısır ve Özbekistan gibi yeni kaynak ülkeler ile ilişkilerin geliştirilmesi gibi, Almanya'nın atması gereken adımların da ele alındığını aktardı.
Almanya'da beyin göçünün büyük kaygı yarattığı, nüfusun son 15 yılda 500 bin kişilik açık verdiğine dikkat çekildi. Doktor, mühendis gibi vasıflı işgücünün Almanya yerine ücretlerin çok daha yüksek olduğu İsviçre, Norveç, Kanada ve ABD'ye gittiğine dikkat çekildi.
Bilirkişi Konseyi'nin Başkanı Prof. Dr. Klaus J. Bade, Almanya'nın, yetiştirdiği hem de yurt dışından getirmeyi planladığı nitelikli işgücü için, çok daha cazip bir ülke haline getirilmesi gerektiğini anlatırken, ''Bununla da özellikle Almanya'da yetişen, yeni kuşak seçkin Türkler'i kastediyorum. Yani Thilo Sarrazin'in yol açtığı tatsız tartışmaların da etkisiyle Almanya'yı terk etme düşünceleri güçlenen, nitelikli genç Türkleri" dedi.
Prof. Bade, nitelikli işgücü açığını kapatmak için Almanya'da üniversiteye giden yabancı gençleri kazanmanın büyük önem taşıdığını kaydetti.
Bu öğrencilerin ülkede iş bulup kalmalarının kolaylaştırılması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Bade, mezun olduktan sonra iş bulmaları için kendilerine tanınan sürenin 1 yıldan 2 yıla çıkarılması ve mezun olunan branşta iş bulma koşununun kaldırılması gerektiğini söyledi. Bade, on binlerce mühendis eksiği olan Almanya'nın nitelikli işgücü açığının 2020 yılının ortalarında 6, 5 milyonu bulacağının tahmin edildiğini, bunun ekonomik büyümeyi tehdit ettiğini hatırlattı.
Prof. Dr. Klaus J. . Bade, ''Bu, Bilirkişi Konseyi'nin ekonomik gelişmenin bütününe yönelik çıkardığı çok net ve açık bir bilanço. Eğer Alman ekonomisi, ihtiyacı olan nitelikli işgücünü bulamazsa, ekonomik büyüme felce uğrayacak ve sadece bu nedenle ekonomide yüzde 2'ye varan daralma yaşanabilecektir" diye konuştu.
Yeşiller Partisi'nin ekonomi politikaları sözcüsü Daniella Schneckenburger de Alman eğitim sisteminde köklü reform çağrısında bulundu, Alman toplumunda "hoşgeldin" kültürünün yerleşmesi gerektiğini söyledi. Schneckenburger, "Sanırım daha öğrenmemiz gereken çok şey var. İşletmeler, sorunlara geleceğe yönelik bakmaları gerektiğini anladılar.
Onların da bir parça "hoşgeldin kültürüne" sahip olmaları gerekiyor. Alman toplumu olarak da açık bir ülke olmamız gerektiğini anlamalıyız. Almanya'da istihdamı gelecekte de koruyabilmek için nitelikli işgücü açığının önemi kavranmalı. Çünkü bu bizim sermayemiz'' dedi.
Alman Vakıfları Göç ve Uyum Bilirkişi Konseyi'nin Müdürü Dr. Gunilla Fincke de eskiye oranla göç politikalarının liberalleşmesine rağmen nitelikli işgücünü Almanya'ya çekmeye yeterli olmadığını savundu.
Almanya'nın hâlâ bir göç ülkesi olmakta zorlandığını kaydeden Fincke, Başbakan Merkel'in Almanya'yı daha çok "uyum ülkesi" olarak adlandırmayı tercih ettiğini belirtti. Fincke, politikacıların en büyük sıkıntısını, göçün kontrol edilip edilemeyeceği endişesinin oluşturduğunu ifade ederek şöyle dedi:
'Almanya'ya taşınmayı aklından geçirenleri ürküten iki önemli sebep var. Birincisi, Almanların aslında göç istemediği ve kendi aralarında olmayı tercih ettiği şeklindeki genel algı. Bu maalesef dışarıya verilen çok güçlü ve olumsuz bir sinyal.
Tek başına, "Göçün durdurulması", "İstisnaî yönetmelik" gibi kavramlar bile izinsiz bir şey yapılıyor izlenimi veriyor. Sanki bir canavarmış gibi. Diğer yandan öncelik prensibi, yani yurtdışından gelen birinin bulduğu işe, hiçbir Alman veya diğer öncelikli ülke vatandaşlarının başvurmamış olması gibi şartlar da bir başka itici sebep. '