Babacan: Son 10 Yılda Dünyada Ekonomik Dengeler Değişti

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, New York'ta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi'nde düzenlenen 'BM ve Küresel Ekonomi Yönetimi' konulu toplantıda yaptığı konuşmada, son 10 yılda küresel ekonominin görünümünün değiştiğini söyledi.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, New York'ta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi'nde düzenlenen 'BM ve Küresel Ekonomi Yönetimi' konulu toplantıda yaptığı konuşmada, son 10 yılda küresel ekonominin görünümünün değiştiğini söyledi.


Konuşmasında, gelişmekte olan ve yükselen pazar ülkelerinin, gelişmiş ülkeler ile dünya gelirini daha fazla paylaşmaya başladığına değinen Babacan, küresel ekonomik güç ekseninin Doğu'ya kaydığını belirtti ve "Bu nedenle gelişmiş ülkelerin küresel ekonomik payı 2000 yılında yüzde 63 iken, bu oran 2011'de yüzde 51'e düştü. Küresel ekonomik kriz, gelişmekte olan ülkelerin paylarının daha da artmasını beraberinde getirdi" dedi.


Babacan, küresel ekonomik yönetime ve yaşanacak krizlere çözüme katkı sağlayabilmek için, BM'nin de 2'nci Dünya Savaşı sonrası oluşturulan ayrıcalıklı sitemi bir kenara bırakıp, yeni çağa ayak uydurması ve yapısını değiştirmesi gerektiğini söyledi. G 20'nin, küresel ekonomik krizin daha da kötüleşmesinin önüne geçtiğini anlatan Babacan, şöyle devam etti:


"G-20, hem G-7'den hem de G-8'den daha çok insani temsil etmektedir. G-20 içine kapanık bir yapılanma değildir. Tersine 2008 yılından itibaren sürekli diğer yapılarla diyalog halinde olmuştur. G-20 üyesi ülkelerin kendi komşularıyla sürekli iletişim halinde olmaları da teşvik edilmektedir. G-20'nin çabaları kapsamında kalkınmaya özel önem verilmelidir. Bütün ülkelerin yer aldığı bir platform olan BM ile, kalkınma konusunda yürütülen çalışmalar hayatı önem taşımaktadır. Türkiye olarak G-20'nin kalkınma hedeflerinin bütün ülkelere ulaştırılmasına büyük önem veriyoruz. Bu bağlamda bugüne kadar birçok üst düzey toplantıya önayak olduk. 2011 yılında İstanbul'da gerçekleştirdiğimiz En Az Gelişmiş Ülkeler Zirvesi buna bir örnektir."


Kurumsal iyi yönetişim yapısına katkıda bulunabilmelerini sağlamak için gelişmekte olan ülkelerin sürecin bir parçası olmasını desteklemek gerektiğini belirten Babacan, Türkiye'nin gelişmekte olan ülkelerin, IMF ve Dünya Bankası dahil, uluslararası örgütlerde daha yüksek sese sahip olmalarını desteklediğini anlattı. Babacan, uluslararası finans örgütlerinin üst düzey yönetimin daha şeffaf bir şekilde belirlenmeli ve hak edenler bu pozisyonlara getirilmesi gerektiğini de dile getirdi. Babacan, "Başarılı bir küresel ekonomik yönetişim ve sürdürülebilir kalkınmayı elde etmek için ekonomik, sosyal ve çevre faktörlerinin birlikte gözönüne alınması gerekir. Sürdürülebilir kalkınma insan odaklı olmak zorundadır. Yoksulluğu ortadan kaldırmaya, üretim ve tüketim alışkanlıklarını değiştirmeye, doğal kaynakları korumaya ve yönetmeye ve yeşil bir kalkınma hedefine yoğunlaşmalıyız. Sürdürülebilir kalkınmayı elde etmek için daha etkili, şeffaf, sorumlu ve gelişmiş bir uluslararası kurumsal sisteme ihtiyacımız vardır. BM'nin bu yönde harcanacak çabaları koordine etmesi hayatı derecede önemlidir. Serbest, kurallara dayalı bir uluslararası ticaret sisteminin sürdürülebilir kalkınma açısından elzem olduğuna ayrıca dikkat çekmek isterim" dedi.

Kaynak: DHA