Bakan Çağlayan: Amerika Pazarına Türkiye Mutlaka Girecek
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, "Dünyanın önde gelen firmalarına yaptığım ziyaretler kısa sürede meyvesini verecek.'' dedi.
ABD'nin San Francisco ve Seattle kentlerinde işadamları ve sanayicilerle ticari ilişkilerin geliştirmesi için temaslarda bulunan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, "Dünyanın önde gelen firmalarına yaptığım ziyaretler kısa sürede meyvesini verecek. Amerika pazarına Türkiye mutlaka girecek" dedi.
ABD ile ticaret konusunda Türkiye'nin bugüne kadar bir rotasının bulunmadığını belirten Bakan Çağlayan, San Francisco ve Seattle'de ziyaret ettiği firmalar hakkında şu değerlendirmelerde bulundu: "Keşke ABD'ye gelen ilk ekonomi bakanı olmasaydım. Keşke, bu köprüleri daha önce kurabilseydik. Bu nedenle yoğun bir çaba içerisindeyiz. Yıllara dayanan dostluğumuz bulunan stratejik ortağımız ABD ile ticaretin gelişmesi konusunda gerekli alt yapıyı süratle kurmamız gerek. Amcamın kızının oğlu Perkin Elmer firmasında genel müdür olarak çalışıyor.
Türkiye'ye yatırım yapmak istiyorlar. Sağlık alanında devrim niteliğinde yenilikler yapacaklarını söylüyorlar. PE röntgen sistemleri ve kanser tarama konularında maliyeti düşüren ürünlere sahip olduklarını söyledi. Ben de onarla sağlık bakanımızdan randevu alacağım. Hakikaten söyledikleri gibiyse ve mevcut sağlık sistemiz de böyle bir şey yoksa ortak çalışma neden olmasın. Bu şirket General Elektric'e private label üretim yapıyor.
Biz 'Gelin Türkiye'ye yatırım yapın, buradan da dünyaya ihracat gerçekleştirin" dedik. Şirketin 3 bin adet patenti var. 6 bin 200 çalışanıyla yıllık 2 milyar doların üzerinde gelir elde ediyor. İnsan ve çevre sağlığı konusunda uzmanlar. Tek tek kanser hücrelerini tespit edip yok eden teknoloji üretiyor. "
TEMAS EDİLEN FİRMALAR
Çağlayan diğer firma temasları ile ilgili olarak da şu bilgileri verdi: " Intel'de, başkan yardımcısı ile görüştük. Gördük ki Türkiye ekonomisiyle bizim kadar ilgileniyorlar, bizim kadar bilgileri var. Fatih Projesi herkesin ilgisini çekiyor. Ancak benim hassasiyetim cari açık olmaması. Üretimin maksimum seviyede Türkiye'de gerçekleşmesi. 'Neden Türkiye'de Ar-Ge merkeziniz yok' dedim.
Eskiden dezavantajımız dil bilmeyen gençlerimiz olmasıydı. Hindistan'ın bu avantajı vardı. Artık onu da aştık. Ar-Ge teşviklerimizi anlattığımda dudaklarını ısırarak dinlediler. Ar-Ge yasamızdan birçok firma faydalandı. Ar-Ge merkezi getirme konusunda ciddi istekli gördüm.
Cisco, bu yıl Ar-Ge için 6 milyar dolar ayırmış. Geçen yılki cirosu 42. 9 milyar dolar. Kobiler konusunda çok önemli çalışmaları var. Eğitim sağlık ve enerji gruplarının başkanlarıyla görüştük. Türkiye'deki yatırımın çok yatırım olmadığını söyledim, bugüne kadar 150 milyon dolarlık yatırım yaptılar ama ben çok daha büyük rakamlardan bahsetmek istiyorum dedim. KOBİ'ler konusunda çok ciddi çalışmalar yapmak istiyorlar. Türkiye'ye 150 milyon dolar yeterli değil.
Apple, 1776'dan beri var olan şirket son 5 yılda cirosunu katlayarak artırmış. Geçen yıl 65. 2 milyar dolar ciroya ulaşmış. 2011 sonunda 80 milyar doları geçeceklerini öngörüyorlar. Bu şirketin sadece Ar-Ge'sin de 6 bin 200 çalışan var. 220 milyon ürün satmışlar bugüne kadar. Burada da kıdemli başkan yardımcısıyla görüştük. 4 bin 500 yan ürünü ve aksesuarı mevcut. 425 bin Iphone uygulaması şimdiye kadar 15 milyarın üzerinde indirilmiş.
Bunlar 'Türkiye'de üreticiler aksesuar üretebilir' diyor. 'Biz elimizden gelen yardımı yaparız. Biz kontrol ederiz üreticiler kendileri yapar ve satar. Üretim Türkiye'de yapılsın, biz 3'ncü ülkelere satış ve pazarlama için destek veririz' dediler. 'Bu konularda iş işlem yapmak isteyen varsa, onları görürüz, bakarız ve kendileri satıp kendileri ticaretini yaparlar, biz o işlere karışmıyoruz' diyorlar. 'Yazılımı da yazsınlar, hazırlasınlar, gelsinler pazara girsinler. Biz onlara alanı açarız' diyorlar. 'Türkiye'de insanların teknolojiye olan bağlılıklarının gittikçe arttığını görüyoruz, bu bizi sevindiriyor' dediler.
Apple, Fatih Projesi ile yakından ilgileniyor. Milli Eğitim Bakanlığı ile yakın temas halindeler. Çok iyi bir e-book yazılımı yapmışlar. Kitapları bilgilendirici videolar ile besliyorlar. Türkiye'ye yatırım yapmaları için teşvikler içeren Ar-Ge Yasası'ndan bahsettik. Bilmiyorlardı. Bunların da Ar-GE merkezi yok. Benim buradaki gayem bu firmaların Ar-Ge merkezlerini Türkiye'ye çekebilmek.
Microsoft'ta kıdemli başkan yardımcısı ile görüştük. Başbakanımızın Bill Gates ile görüştüğünde Bilişim Vadisi'ne yatırım konuşulmuştu. 'Şimdi yeriniz hazır Microsoft'u bekliyor' dedim. Fatih Projesi hakkında en iyi çalışan ödevlerini en fazla yapan şirket Microsoft. 'Sadece eğitime odaklı ekibimiz var' diyorlar. '105 ülkede iletişimimiz var. Sizinde etkileşim kurmanıza yardımcı oluruz' diyorlar. 'Biz pilot çalışma yapalım siz deneyin ve karar verin' dediler. Microsoft, bu projeye en hazırlıklı ekip. Home of the future inanılmaz bir tasarım yapmışlar, insanın gelecekte yaşam kalitesini en üst seviyeye çıkaracak bir sistem yapmışlar.
Bu firmaların hepsinde Türkiye'ye ilgi büyük. Çevre ülkelerimize baktıklarında Türkiye'yi merkez olarak görüyorlar. Bu konuda yapılan işbirlikleri hem eğitimde çığır açacak hem de yeni bir sektör doğuracak. Fatih Projesi fitil ateşleyecek.
Bakan Çağlayan, Türkiye ve Seattle'daki dev firmalar arasında ne tür anlaşmalar yapılabilirliği konusunda çalıştıklarını da vurgulayarak şunları söyledi: "Buranın Ticaret Odası Türkiye ile ilgileniyor. 27 Ekim-7 Kasım arası İstanbul-Kapadokya ve Ege'ye 60 kişilik bir grupla kültür turuna gelecekler. Kültür ve Turizm Bakanlığı, TİM ve TOBB destek verecek. Daha önce Teksas eski valisi Rick Terry ile görüşmüştük. O da Amerika'da iş yapmak isteyen iş adamlarımıza yakın çalışacaklarını bildirmişti.
Fatih Projesi Türkiye için eğitim için çok önemli bir açılım. Dünyanın IT sektöründe yer alan tüm firmalar konudan fazlasıyla haberdar. Bu konuda yapılan işbirliklerinin hepsinde Türk bilişim sektörüyle bir araya gelmelerini söyledik. Bu konu bizim sektörümüzde ciddi bir patlatma yapacak. Bizim insanlarımızı yeni, yeni programlar yapmaya itecek. "
İFTAR YEMEĞİNE KATILDI
Bakan Çağlayan kaldığı Fairmont Olympic Oteli'nde Türk-Amerikan Derneği'nce düzenlenen iftar yemeğine katılarak bir konuşma yaptı. Bakan Çağlayan yemeğe girerken ayakta alkışlanırken, çok sayıda Türk ve iş adamları ile ABD yetkililerinin katıldığı yemekte, her iki ülke arasında 60 yıla dayanan önemli bir dostluk ve stratejik işbirliği bulunmasına rağmen, bunun ticari ilişkilere yansımadığının altını çizerek, bu konuda bundan böyle çok sıkı bir çalışma temposu içinde olacaklarının altını çizdi.
- Mersin