Başbakan Davutoğlu Canlı Yayında
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Sayın Bahçeli, kendi partisinin içindeki tartışmaları örtbas edebilmek için başka tartışma konuları açmaya niyetleniyor ama beşinci parti bugün çıkacak olursa herhalde bu gidişatla MHP içinden çıkar diye düşünüyorum" dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Sayın Bahçeli, kendi partisinin içindeki tartışmaları örtbas edebilmek için başka tartışma konuları açmaya niyetleniyor ama beşinci parti bugün çıkacak olursa herhalde bu gidişatla MHP içinden çıkar diye düşünüyorum" dedi.
Davutoğlu, Best FM ve Baba Radyo ortak yayınında katıldığı "Seçim Özel" programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
AK Parti olarak gençlere yönelik önemli vaatlerde bulunduklarını anlatan Davutoğlu, ücretsiz internet, uçak biletlerinde indirim, iş kurmak isteyenlere karşılıksız destek, çeyiz hesabına yüzde 20 katkı, ilk defa ev alacaklara da yüzde 25'lik peşinatın yüzde 15'ini karşılama gibi desteklerde bulunacaklarını aktardı.
Gençlerin kefili olacaklarını anlatan Davutoğlu, bu durumun gençlere verilen bir güveni yansıttığını vurguladı.
Tüm bu vaatlerin gerçekleşebilmesi için gençlerden AK Parti'ye oy vermelerini isteyen Davutoğlu, "Gençlerimize sesleniyorum, her ne surette olursa olsun oylarınızı kullanın, ülkenin kaderine sahip çıkma iradenizi gösterin, biz her zaman sizin yanınızda olacağız" diye konuştu.
Yurt dışında seçime katılımın yüksek olduğunun belirtilmesi üzerine Davutoğlu, 7 Haziran seçimlerine göre yüzde 3-4 civarında katılımın fazla olduğunu belirtti. Seçimlerde gördükleri aksamalarla ilgili olarak gerekli tedbirlerin alındığını ve halkın da sisteme alıştığını ifade eden Davutoğlu, katılımın yüksek olmasından ötürü memnun olduğunu bildirdi.
Devlet Bahçeli'nin açıklamaları
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, "beşinci parti" sözlerinin hatırlatılması üzerine Davutoğlu, "Sayın Bahçeli, kendi partisinin içindeki tartışmaları örtbas edebilmek için başka tartışma konuları açmaya niyetleniyor ama beşinci parti bugün çıkacak olursa herhalde bu gidişatla MHP içinden çıkar diye düşünüyorum" ifadesini kullandı.
"Bahçeli'nin, 'Bizim içimizde, teşkilatımızın içinde AK Parti ile koalisyonu arzu eden çok insan varmış' sözü hakkında ne diyeceksiniz?" sorusuna ise Davutoğlu, bunu bir itiraf olarak değerlendirdi. Başbakan Davutoğlu, "Sayın Bahçeli kendi teşkilatının nabzını bile tutamadığını gösteriyor bu. Kendi teşkilatının nabzını tutamayan bir lider, halkın nabzını tutabilir mi? İkincisi teşkilatın bu konuda tepki göstermesi haklı" dedi.
Kişilerin iktidar olmak ya da iktidar ortağı olmak için siyaset yaptıklarını aktaran Davutoğlu, "İktidara niyeti olmayan bir teşkilatı diri tutmak mümkün mü? Yani lideri diyecek ki 'Biz ne olursa olsun elimizi taşın altına koymayacağız, iktidar olmayacağız.' Teşkilat niye motive olsun, niye siyaset yapsın. Yani sadece Sayın Bahçeli, genel başkan olarak otursun diye siyaset yapılır mı?" diye sordu.
Bahçeli'ye önce koalisyon kurmayı ve kısa dönemde seçim hükümeti kurmayı teklif ettiklerini ancak her ikisinde de "hayır" yanıtı aldıklarını ifade eden Davutoğlu, Bahçeli'nin kendilerinin önerdiği her teklife "hayır" cevabı verdiğini söyledi.
Bahçeli'nin açıklamalarını bir zaaf olarak nitelendiren Başbakan Davutoğlu, "Olayları okuyamadığı, kendi tabanının nabzını bile tutamadığını gösteren çok açık bir gösterge bu itiraf. Dolayısıyla kendisine teşekkür etmek gerekir veya 'günaydın' demek gerekir" değerlendirmesinde bulundu.
Bahçeli'nin, "Bizi 'hayırcı' olarak suçluyorlar, oysa biz görüşmelere çantamızla gitmiştik" yönündeki açıklamalarının sorulması üzerine de Davutoğlu, çanta konusunun da farklı bir itiraf meselesi olduğunu aktardı.
Bahçeli'nin görüşmeye geldiğinde çantanın bir kenarda durduğunu anlatan Davutoğlu, şunları söyledi:
"Çantayı bir ara açtı, 'bazı hazırlıklar yaptık ama' dedi, 'konuşmaya bile gerek yok' dedi ama çantayı, içindeki dosyaları göstermedi, dosyalardan bir şey söylemedi. Çünkü, 'Biz şuna, şuna, şuna (hayır) diyeceğiz' dedi. 'Dolayısıyla bunları konuşmaya da gerek yok' dedi. Şimdi orada açık detaylarına girmediği çantayı bu sefer aradan 3 ay geçmiş neredeyse, bir televizyon programında açıyor. Bu kadar gayri ciddilik olur mu? Peki bu hazırlıkları niye yaptınız, bizimle müzakere etmeyecekseniz. Yok değilse 3 ay sonra bu çantayı göstermenin alemi ne? Bizim yanımızda açılıp, konuşulmayan çantanın bir anlamı olur mu? Demek ki kendi teşkilatının nabzını tutamadığı gibi halktan gelen tepkileri görüyor, halkı ikna etmeye çalışıyor, yani 'ben hazırlık yapmıştım.' Kullanılmayan hazırlığın ne anlamı var, masaya konulmayan dosyaların çantada olmasının ne anlamı var? Biz oraya niye gittik, bir masa, hükümet kurma masasına gittik. Çıkarsaydın onları masanın üstüne koysaydın, beraber açsaydık. Benim dosyalarım da hazırdı, karşılaştırsaydık. Yol alabilseydik hükümeti kurardık, alamazsak CHP gibi 'anlaşamadık' derdik. Şimdi hiç kimse CHP'yi suçlamıyor. AK Parti'yi de suçlamıyor. Anlaşamadık, anlaşmak zorunda değiliz ama iyi niyet göstermek zorundayız. Herkes Türkiye'de elini taşın altına koymak durumunda. Sayın Bahçeli, çantada tuttuğu dosyaları, masaya bile getirme ihtiyacı hissetmeden siyaset yapmaya kalkıyor. Bugünkü açıklaması da ortaya koyuyor, kendisi de o zaman hata yaptığını görüyor. "
Terörle mücadele konusu
Başbakan Davutoğlu, çözüm sürecinin devam edip etmeyeceği yönündeki bir soruya ise terörle mücadelenin devam edeceğini belirtti.
Terörle mücadele bağlamında bir sürecin yürüyebilmesi için silahın bırakılması gerektiğine dikkati çeken Davutoğlu, "Silah bırakılmayınca, iyi niyet gösterilmeyince terörle mücadeleden artık kaçınılmaz ama öbür yandan da 13 yıldır uyguladığımız demokratikleşme paketleriyle ve diğer birçok uygulamalarla ortaya koyduğumuz demokrasi iradesi de devam edecek. Dikkat ederseniz bu süreç başta demokratik açılım dendi, sonra milli birlik, kardeşlik dendi, sonra Çözüm Süreci... Önemli olan milletimizin her ferdinin kendi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, dolayısıyla mutlu, huzurlu ve onurlu hissetmesi, kimsenin dışlanmamış hissetmesi. Bizim çözümden anladığımız bu. Herkesin düşüncelerini, görüşlerini açıkça ifade edebilmesi, etnik ya da mezhebi geçmişi dolayısıyla kimsenin tahkir edilmemesi, horlanmaması. Bu konuda da zaten büyük mesafeler alındı. Talepler gelirse onları da değerlendirebiliriz ama talepleri yerine silahlar gelirse o silahları susturmasını da biliriz" diye konuştu.
(Sürecek)