Başbakan Erdoğan: En Az Çocuk Tavsiye Etme Benim En Doğal Hakkım
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, vatandaşların "yaşam tarzına müdahale, en az üç çocuk" şeklindeki eleştirileri değerlendirirken, "Ben sadece bir başbakan olarak ne diyorum; en az çocuğu tavsiye ediyorum Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,"...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, vatandaşların "yaşam tarzına müdahale, en az üç çocuk" şeklindeki eleştirileri değerlendirirken, "Ben sadece bir başbakan olarak ne diyorum; en az çocuğu tavsiye ediyorum Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, vatandaşların "yaşam tarzına müdahale, en az üç çocuk" şeklindeki eleştirileri değerlendirirken, "Ben sadece bir başbakan olarak ne diyorum; en az çocuğu tavsiye ediyorum. Bu benim en doğal hakkımdır. Bunu yapıyorum. Kimseye kalkıp da silah dayatmıyoruz. Yasal bir mecburiyet de yok. Bunu Rusya Federasyonu'nda Putin söylediği zaman oluyor da Türkiye'de Tayyip Erdoğan söylediğinde niye rahatsız oluyorsunuz?" dedi.
Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'ndaki bayramlaşma törenine katılarak bir konuşma yaptı. 76 milyonun bu topraklarda bir olduğunun altını çizen Erdoğan, "Türkiye'nin sahibi 76 milyonun tamamıdır. Her ne olursa olsun bu vatan toprakları, ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde, herkes birdir, beraberdir, herkes bu ülkenin birinci sınıf vatandaşıdır" dedi.
-"ALEVİLER DE AYNI BAYRAMI İDRAK EDİYOR"-
Ramazan Bayramı'nın Türkiye'de yaşayan herkesin bayramı olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bu ülkedeki her dinin mensubu, aleviler de aynı bayramı idrak ediyor, aynı ortak sevinci yaşıyorlar. Ramazan bizleri nasıl ortak bir atmosferde bir araya getirdiyse, bayram bugün nasıl hepimize ortak bir sevinci yaşattıysa, her gün, her hafta, her ay, her yıl bizim bu ortaklığı yaşatıp, yüceltmemiz gerekiyor. Bu topraklar üzerinde her günümüzü bir bayrama çevirebilir, her günümüzü bir bayram coşkusunda yaşayabiliriz. Bunu başarabiliriz" diye konuştu.
Üstünlük taslamanın şeytandan olduğunu dile getiren Erdoğan, "Birbirimize öfkeyle değil merhametle, hoşgörüsüzlükle değil hoşgörüyle yaklaşacağız. Birbirlerimizin farklılıklarını, değerlerini, yaşam tarzlarını aşağılayarak değil, saygı duyarak geleceğe yürüyeceğiz. Bu ülkede herkesin yaşam tarzları teminat altına alınmış bir şekilde yaşamalarını sağlayacağız. Bunda kararlıyız. Bize zulüm ettiler ama biz sabrettik ve kimseye zulüm etmedik. Kimsenin kendisini üstün görmesine rıza göstermedik. Biz nasıl ki başkalarının yaşam tarzlarına saygı duyuyorsak başkaları da bize karşı, hem 76 milyona karşı aynı hissiyatı taşımak zorundadır. Biri çıkar da ben üstünüm, hukukun üzerindeyim, ben bu ülkenin sahibiyim, ben seçkinim, böyle bir yanlışın içerisine girecek olursa, hatta ben elitim derse, bunu başkalarına dayatma girişiminin içine girerse orada özgürlük ortadan kalkar, orada saygı ortadan kalkar, birlik ve beraberlik ortadan kalkar, bizi bir arada tutan vatanımızdır, bayrağımızdır, şehitlerimizdir, ortak değerlerimizdir, hukuktur. Vatanımızı, bayrağımızı, şehitlerimizi, ortak değerlerimizi ve hukuku incitmeden, onları çiğnemeden, onları itibarsız hale getirmeden ancak ve ancak ortak bir geleceği inşa edebiliriz."
-"YENİ BİR TAVIR BEKLİYORUZ"-
Ramazan Bayramı'nda vatandaşlardan "birbirlerine karşı anlayışı, hoşgörüyü" yüceltmelerini isteyen Erdoğan, "Özellikle siyasi partilerimizden, sivil toplum örgütlerimizden, kanaat önderlerimizden, medyamızdan artık farklı bir dille, farklı bir üslupla bu ülkede kardeşliği daha da yüceltecek, birliğimizi daha da güçlendirecek, büyük Türkiye idealine bizi daha da yaklaştıracak yeni bir tavır beklediğimizi ifade etmek istiyorum" dedi.
-"PUTİN SÖYLEDİĞİ ZAMAN OLUYOR"-
"Bizim yaşam tarzımıza karışıyor", "Nerden çıktı bu üç çocuk meselesi" şeklindeki eleştirileri anımsatan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Böyle bir yasa yok, ben sadece bir başbakan olarak ne diyorum; en az çocuğu tavsiye ediyorum. Bu benim en doğal hakkımdır. Bunu yapıyorum. Kimseye kalkıp da silah dayatmıyoruz. Yasal bir mecburiyet de yok. Ben bu davaya gönül vermiş hanım kardeşlerime, "En az üç çocuk gelin bu millete hibe edin, lütuf edin' diyorum. Bu milletin güçlü olması lazım. O da insan denilen o şerefli mahluktan geçiyor. Eşref-i mahluk olan bu insanı işte bu anneler yetiştirecek. Onun için ben bu annelerden bunu istiyorum. Biz AK Parti olarak böyle bir teklifi yapıyoruz, böyle bir yasa da getirmedik, isteğe bağlı. Bunu da müsaade edin de söyleyeyim. Bu kadar da hakkım olsun. Bunu Rusya Federasyonu'nda Putin söylediği zaman oluyor da Türkiye'de Tayyip Erdoğan söylediğinde niye rahatsız oluyorsunuz? Avrupa ülkelerinin birçoğunda doğumla ilgili ciddi parasal destekler de veriliyor, onlar bu desteği verdikleri zaman oluyor da, biz daha bu desteklere girmedik. Böyle bir şey yok, niye rahatsız oluyorsunuz? Bu milletin güçlenmesi lazım. Ben annelerimize, AK Parti'ye gönül veren annelerimize güveniyorum. İnşallah bunun onurlu, haysiyetli mücadelesini verecek olan annelerimize tabi ki babaların da ciddi manada destek olmasının gereğini de hatırlatmak istiyorum. Parti olarak teşkilat olarak bu güne kadar yaptığımız gibi bundan sonra da bizler her attığımız adımda ülkemizin geleceğini inşallah yapıcı adımlarla tesis etmeye çalışacağız."(ANKA/DEVAM)
(HM/ÖZK) - Ankara