Başbakan Erdoğan (2): Ayak Bağı Olan Cerahat Mutlaka Sökülüp Atılacak

Son Güncelleme:

Başbakan Erdoğan, terörle mücadele konusuna değinirken, "Bugün ya da yarın er ya da geç, Türkiye'nin huzuruna, kardeşliğine, büyümesine ve kalkınmasına ayak bağı olan bu cerahat mutlaka sökülüp atılacak" dedi Başbakan Erdoğan, terörle mücadele...

Başbakan Erdoğan, terörle mücadele konusuna değinirken, "Bugün ya da yarın er ya da geç, Türkiye'nin huzuruna, kardeşliğine, büyümesine ve kalkınmasına ayak bağı olan bu cerahat mutlaka sökülüp atılacak" dedi Başbakan Erdoğan, terörle mücadele konusuna değinirken, "Bugün ya da yarın er ya da geç, Türkiye'nin huzuruna, kardeşliğine, büyümesine ve kalkınmasına ayak bağı olan bu cerahat mutlaka sökülüp atılacak" dedi.


Erdoğan, Anadolu Aslanları İşadamları Derneği'nin (ASKON) 8'inci Olağan Genel Kurul'unda yaptığı açılış konuşmasına, Zonguldak'ta metan gazı patlaması ve göçük kazaları nedeniyle hayatını kaybeden 9 işçiye rahmet dilediğini ve minnetle andığını söyleyerek başladı. ASKON'un Genel Kurul'unda son derce anlamlı ve umut verici bir tabloya şahit olacağını belirten Erdoğan, bir işçi sendikaları konfederasyonu olan Hak-İş'in Genel Başkanı'nın, bir işadamları örgütünün genel kurulunda divan başkanlığı yapacağını söyledi. Endüstri ilişkilerinde, çalışma hayatında özlenen bu tablonun, iş barışına olduğu kadar, iş sağlığı ve güvenliğine de yansımasını yürekten temenni ettiğini dile getiren Erdoğan, hükümet olarak, iş sağlığı ve güvenliği noktasında gerekli adımları attıklarını söyledi. Ancak sadece hükümetin girişimleri ile bu meselenin çözüme kavuşamayacağını vurgulayan Erdoğan, "İşçi ve işverenlerimizin daha fazla gayreti, daha fazla yol göstermesi ile çalışma hayatındaki acı kayıpları asgariye indirebileceğimize ben yürekten inanıyorum" diye konuştu.


-"AFRİKA'DA 300'E YAKIN İŞADAMI İLE VERİMLİ TEMASLARDA BULUNDUK"-


ASKON'un Genel Kurulu'na Afrika'nın tozu ile geldiklerini söyleyen Erdoğan, temasları kapsamında 300'e yakın bir iş adamı heyeti Gabon, Nijer ve Senegal'de çok verimli temaslarda bulunduklarını söyledi. Her üç ülkede de sıcak ilgi ve samimiyetle karşılandıklarını söyleyen Erdoğan, bu ilgi ve samimiyet karşısında özellikle Türkiye Cumhuriyeti'nin bir ferdi olmaktan bir kez daha iftihar edip, gurur duyduğunu vurguladı.


-"SENEGAL İLE ACI HATIRAMIZ VAR"-


Senegal'de tekrar ettiği sözlerini, ASKON Genel Kurulu'nda da tekrar etmek istediğini dile getiren Erdoğan, sömürgecilerin Afrika kıtasına geldiğini, çok büyük hırs aç gözlülük ve tatminsizlikle elmas, altın ve diğer madenleri alıp götürdüklerini söyledi. Kıtanın altını boşaltmanın tatmin etmediğini, üzerinde yaşayan insanları da köleleştirmek suretiyle gemilere doldurup ülkelerine götürdüklerini dile getiren Erdoğan, gerçekten çok büyük acılar, dramların yaşandığını söyledi. Bununla da yetinmediklerini belirten Erdoğan, "Afrikalıları köleleştirdikleri yetmezmiş gibi, bir de zorla köylerinden toplayıp, askere alıp ceplerinde kendileri savaştırmak istiyorlar. Kendi ceplerinde İstedikleri gibi yöneterek savaştırmak istiyorlar. İşte Senegal'le, bizim böyle acı bir hatıramız var. 1915'te gemilere doldurdular. " Osmanlı'nın yanında savaşacaksınız' diye ikna ettiler. Binlerce Müslüman Senegalli asker Çanakkale önlerinde bizim karşımıza dikildi. Senegalli askerler Seddülbahir'de ezan sesini duyduklarında, Müslümünlar ile savaştırıldıklarını anlayıp, silahlarını bırakıyor. İngiliz ve Fransız toplarını imha etmeye başlıyorlar. Bu hareketleri karşısında da geri cepheye alınıyor, ardından Gökçeada'ya sürgüne gönderiliyorlar. İşte Afrika'nın ne yazık ki böyle kara mı kara bir tarihi var" diye konuştu.


-"AFRİKA'DA BÜYÜK ELÇİLİK SAYISI 34'E ÇIKACAK"-


Türkiye olarak Afrika ile yeni bir sürece başlattıklarını açıklayan Erdoğan, 2008'de Türkiye- Afrika İş Birliği Zirvesine ev sahipliği yaptıklarını, bu yıl ekim ayında da bu zirvenin ikincisini düzenleyeceklerini bildirdi. Afrika'da 2009 yılında 12 olan büyük elçilik sayısını şu anda 31'e ulaştırdıklarını açıklayan Erdoğan, birkaç ay içinde bu sayısı 34'e çıkartacaklarını, hedeflerinin Afrika'nın tamamında büyükelçilik açabilmek olduğunu söyledi.


-"AFRİKA İLE HAKKANİYET HATTI KURMANIN MÜCADELESİNİ VERİYORUZ"-


TİKA'nın Afrika'da 8 koordinasyon ofisi açtığını, 2010'da 390 Afrikalı öğrenciye yüksek öğrenim bursu verdiklerini, bunu bu yıl yaklaşık 3 kat artışla bin 36 öğrenciye çıkardıklarını açıkladı. Afrika'ya iharcatın 2012'ni ilk 11 ayında 12 milyar dolara yükselttiklerini belirten Erdoğan, böylelikle Afrika'ya ihracatın 7 kattan fazla artırıldığını kaydetti. Erdoğan, bugün Afrika'ya bir elmaslar, tabi kaynaklar katısı olarak değil, kardeşlerinin yaşadığı bir yer olarak baktıklarını söyledi. Afrika ile ilişkiler konusunda Erdoğan, "Afrika ile bir hakkaniyet hattı kurmanın mücadelesini veriyoruz" dedi. Erdoğan, hükümet olarak yollar açmaya ve yollardaki engelleri kaldırmaya, var güçleri ile devam edeceklerini vurguladı.


-İSTANBUL İLE NEİJER'DEKİ İSTANBULEVA ARASINDA 450 KİLOMETRE YOL YAPILACAK-


Nijer'de 15'inci asırda Sultan Yunus'un (Beyazıt'ın oğlu) oraya gittiğini belirten Erdoğan, Sultan Yunus'un gidişiyle beraber İstanbul ile kardeş şehir ilan edildiği ve İstanbuleva (İstanbul'dan gelenler) adı verildiğini ifade ederek, şunları söyledi:


"İstanbul ile burayı kardeş ilan etmiş, Sultan Yunus. ve İstanbuleva adını da koymuşlar. Cumhubaşkanı'nın ilk söz şu oldu: 'Burası arasında 450 kilometre yolu yaparsanız bu bizim için çok çok anlamlı olacak' dediler. Biz de iş adamlarımıza söyledik. "Biz Türk Eximbank olarak bu işin arkasında olacağız. Gelin siz de bu işe girin, burayı kısa zamanda yapıp bitirelim' dedik. Sağ olsun arkadaşlarımızı sözünü verdiler. Şimdi planlamasını yapıp biran önce bu adımı atacağız ve bu 450 kilometrelik yolu Türkiyeli girişimciler olarak halledeceğiz. Elimiz her yere inşallah değecek. Ayağımız, bu can bu tende oldukça her yere inşallah ulaşacak."


-"IMF'YE 5 MİLYAR DOLAR BORÇ İÇİN TEKNİK GÖRÜŞMELER BİTİYOR"-


Türkiye'nin ekonomisine de değinen Erdoğan, Merkez Bankası'nın döviz rezervini 22 milyar dolardan 122 milyar dolara çıkardıklarını ve IMF'ye olan 23.5 milyar dolar borcun 890 milyon dolara indiğini belirterek, "İnşallah Mayıs ayında bu sıfırlanıyor. Bitiyor. Kaldı ki IMF bizden borç talebinde bulundu. Teknik görüşmeler bitiyor ve biz kendilerine 5 milyar dolar borç vereceğiz. Buraya geldik" diye konuştu. Türkiye'nin turizm gelirlerinin 8.5 milyar dolardan 31.5 milyar dolara çıktığını ve turist sayısının da 13 milyon kişiden 30 milyonun üzerine yükseldiğini dile getiren Erdoğan, borsanın da rekorlar kırdığına dikkat çekerek, "Borsamız bugünlerde rekor üstüne rekor kırıyor. Bir zamandan adın canavara çıkan enflasyonu yüzde 6'lar düzeyine çektik. Cari açık sorun deniyordu, o konuda da önemli mesafeler kat ettik" dedi.


-"KRİZ TEĞET GEÇECEK DEDİĞİMDE HERKES DALGA GEÇTİ, KRİZ TEĞET BİLE GEÇMEDİ"-


Bütün bunları geçen dört yıldır dünyayı kasıp kavuran küresel ekonomik krize rağmen başardıklarını söyleyen Erdoğan, "Dünyanın en en gelişmiş ekonomileri küresel krizin önünde yaprak gibi savrulurken, biz gerekli önemleri alıp kararlılıkla yolumuza devam ettik. "Bu kriz Türkiye'yi teğet geçecek' dediğimiz zaman, bazıları dalgasını geçiyordu. Evvel Allah teğet bile geçmedi. Biz dimdik ayakta yolumuza devam ettik. Ondan sonra herkes "Ya, siz nasıl atlattınız, nasıl bu işi başardınız' diye bize sormaya başladılar " dedi.


Türkiye'nin G-20'ye girmesinin de sıradan bir olay olmadığını ifade eden Erdoğan, bu işin temelinde güven ve istikrarın bulunduğunu kaydetti. Bunun için de yolsuzlukla mücadele dediklerini ve bu konuda çok büyük başarılar elde ettiklerine dikkat çeken Erdoğan, "İşte mafyaya, çeteye şuraya buraya giden o imkanlar elhamdülillah bunların hepsi, devletin milletin kasasına girmeye başladı" dedi. Erdoğan, Türkiye'yi 2023 yılı için ilan ettikleri hedeflere ulaştırmakta kararlı olduklarını vurguladı.


-"4+4+4'LE ÇOK FARKLI BİR KUŞAK GELİYOR"-


Erdoğan, göreve geldiklerinde toplanan verginin, devletin faiz giderlerini dahi karşılamakta zorlandığını, şu anda topladıkları vergiden faiz giderlerini oranladıklarında yüzde 15-16 olduğunu bildirdi. Doğu ve Güneydoğu'ya eski rakamla 36 katrilyon yatırım yaptıklarını açıklayan Erdoğan, "Devlet adeta Güneydoğu ve Doğu'yu unutmuştu" dedi. Erdoğan, sağlık ve eğitimde attıkları adımlarında ortada olduğunu ifade ederek, "Eğer bugün 444 kod numarası uygulamaya geçtiyse, 4+4+4 işte bütün bunlar bunun neticesidir. Şimdi çok farklı bir kuşak, uzun aralıklı bir kesintiden sonra geliyor ve bu kuşak inanıyorum ki Türkiye'yi geleceğe çok daha farklı hazırlayacak" dedi.


-"2015'DE TÜP GEÇİDİN AÇILIŞI OLACAK"-


Türkiye'yi önümüzdeki 10 yılda da 3 kat büyüteceklerini ve millete verdikleri sözleri yerine getireceklerini açıklayan Erdoğan, şunları söyledi:


"İşte bakın bu yıl 29 Ekim'de Marmaray'ın açılışına hazırlanıyoruz. 2015'de biraz daha güneyinde çift katlı tüp geçidin, denizin altından inşallah onun açılışı olacak. Yine ayın yıl yetiştirmeye çalışacağız, üçüncü köprüyü bitireceğiz. Bütün bunlar adete bir zihniyet devrimidir. Bu araya, yıllık kapasitesi 100 milyon olan İstanbul havalimanını inşallah bitireceğiz. Bu arada bu yıl içinde inşallah ilk çeyrekte yetiştirmeye çalışıyoruz. İstanbul Kanalıyla ilgili Kanal İstanbul projesinin de hazırlıkları yapılıyor ve onun da ihalesini inşallah yapacağız."


-"KÜRT KARDEŞİM DEVLETTE EN ÜST DÜZEYDE YER ALDI"-


Terör konusuna da değinen Erdoğan, terörün Türkiye'nin yükselmesi, büyümesinin önünde bir bariyer, pranga olduğunu ifade ederek, "Türkiye'nin bu terör meselesi ile meşgul olarak, bu terör meselesine büyük kaynak ve mesai sarf ederek yoluna devam etmekte çok güçlük geçer. Terör hiçbir zaman hedefine ulaşamadı ve ulaşması da mümkün değil. Terör benim Kürt kardeşlerime de acıdan, ölümden başka hiçbir şey ama hiçbir şey vermedi. Terörün hiçbir mazereti olamaz" diye konuştu. Terörün hiçbir şekilde makul ve mantıklı gösterilemeyeceğinin altını çizen Erdoğan, "Devletin kademelerinde yer almaksa, benim Kürt kardeşim en üst düzeylerde yer almıştır. Ülkemde parlamenter sistem içinde parlamentoda yer almasa benim Kürt kardeşim parlamentoda yer almış, bunun yanında bölücü terör örgütünün uzantıları da parlamentoda yer almıştır" diye konuştu.


-"TERÖRLE MÜCADELEDE MEDYA DESTEK VERMEDİ"-


Asimilasyon, ret ve inkarı kendilerinin de yaşadığını, birçok iş adamının fişlendiğini alışverişlerinin engellendiğini belirten Erdoğan, siyasete girdikleri ilk gençlik yıllarından itibaren hep itelenip ötelendiklerini ancak şiddeti hiç düşünmediklerini, şiddetin, arkasında hayır duaları olmayanların yöntemi olduğunu savundu. Terör meselesini çözmek için çalıştıklarını dile getiren Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu'yu gezdiklerini, olağanüstü hali bir ayda kaldırdıklarını hatırlattı. İşin bitmediğini belirten Erdoğan, terör bataklığını azimle, sebatla kurutmak için çalıştıklarını söyledi.


Terörle mücadele konusunda hep yalnız bırakıldıklarını savunan Erdoğan, yazılı ve görsel medyanın bu mücadelede gerekli desteği vermediğini, tam aksine adete bunların propagandasını yaptığını kaydetti. Erdoğan, şöyle devam etti:


"Attıkları başlıklarla, köşe yazarları ile hep buna destek vermişlerdir. Gerçekler çok açık net ortadayken bile bunu yapmışlardır. Buna halen devam ediyorlar. Bunlarla konuşuyor musunuz? Tabi konuşuyoruz. Zaman zaman samimi olanlar, gerçekten bu konuda irtibat halinde de oluyorlar ve müşterek neler yapabiliriz bunları onlarla da konuşuyoruz."


-MUHALEFETE ELEŞTİRİ-


Bu süreçte muhalefeti de destek vermemekle suçlayan Erdoğan, tam aksine onların da köstek olduğunu iddia etti. Erdoğan, "Öneri yok. Bak şu anda üç arkadaşınızla geldiniz. Hemen görevi verelim. Hemen müşterek çalışma başlasın ve hükmet olarak yapmamız gereken neyse, yasaysa yasa, bunları yapalım. Ama dürüstlük başka bir şey. Bunların herhangi bir önerisi falan yok" dedi.


Bu konuda Milli Birlik ve Kardeşlik projesini "ihanet planıdır" diyecek kadar haddini bilmeyenlerin çıktığını söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Nasıl bir ihanet projesi bu? Bunu söyle? Adı üzerinde Milli Birlik. Buna karşı mısın? Kardeşlik. Buna karış mısın? İçeriğinde ne var ihanet planı olarak bunu açıkla? Yine bir şey yok. Sadece çamuru at, çıkmasa iz bırakır. Mantık bu. Bütün bunlara rağmen, benim vatandaşım hamdolsun bunlara prim vermiyor. Biz samimiyetle bu çalışmalarımızı sürdüreceğiz ve inanıyorum ki bu sıkıntıyı da er veya geç Allah'ın izniyle aşacağız. Bütün saldırılara, tahriklere, provokasyonlara ve bütün tehditlere rağmen her zaman çözümü savunduk, her zaman çözümden yana olduk. Bir tek güvenlik görevlimiz şehit düşmesin. Bir tek genç bile dağa gitmesin. Nerede olursa olsun bir tek anne ağlamasın diye gece gündüz mücadelenin içinde olduk. Bir kez daha ifade ediyorum. Allah'ın izniyle bu mesele çözülecek. Bugün ya da yarın er ya da geç, Türkiye'nin huzuruna, kardeşliğine, büyümesine ve kalkınmasına ayak bağı olan bu cerahat mutlaka sökülüp atılacak. Ben buna böyle inanıyorum. Şu anda devam eden süreçte, kararlılıkla yol alıyoruz. Umutluyuz. Umudumuzu en kötü şartlarda bile kaybetmedik. Umutluyuz ama aynı zamanda temkinliyiz. ve dikkatliyiz. Geçmişte başlattığımız süreçlerin, iyi niyetli girişimlerin nasıl provoke edildiğini, sabote edildiğini çok iyi biliyoruz. Önümüzdeki süreçte bu tür vakaların yaşanabileceğini de ihtimal dahilinde görüyoruz. Her ne olursa olsun, hangi engel çıkarılırsa çıkarılsın, vazgeçmeden, yılmadan ve yıkılmadan, inatla kardeşlik için mücadeleye devam edeceğiz. Bu işin kuralları neyse, en iyi şekilde kullanıyoruz, kullanacağız bundan kimsenin endişesi olmasın. " (ANKA/DEVAM)


(HMD/OE) - İstanbul

Kaynak: ANKA