Başbakan Yardımcısı Arınç: Suriye'ye Askeri Müdahaleyi ABD Yapacak Gibi Görünüyor

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, ABD Başkanı Barack Obama'nın Suriye'ye olası müdahale konusunda yaptığı açıklamaları, "Bir yaptırım, bir müdahale, cezalandırma olacaksa Esad rejimine karşı, kimyasal silah kullananlara karşı,"...

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, ABD Başkanı Barack Obama'nın Suriye'ye olası müdahale konusunda yaptığı açıklamaları, "Bir yaptırım, bir müdahale, cezalandırma olacaksa Esad rejimine karşı, kimyasal silah kullananlara karşı, bunu ABD yapacak gibi görünüyor" sözleriyle değerlendirdi Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, ABD Başkanı Barack Obama'nın Suriye'ye olası müdahale konusunda yaptığı açıklamaları, "Bir yaptırım, bir müdahale, cezalandırma olacaksa Esad rejimine karşı, kimyasal silah kullananlara karşı, bunu ABD yapacak gibi görünüyor" sözleriyle değerlendirdi.


Bakanlar Kurulu toplantısının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan ve soruları cevaplandıran Başbakan Yardımcısı Arınç, toplantıda, AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın AB ile müzakereler konusunda, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'ın da 2023 yılına kadar milli uçak ve milli uydu konusunda bir sunum yaptığını açıkladı.


Suriye'de yapılan kimyasal silah saldırısı ve bu konuya ilişkin gelişmelerin Bakanlar Kurulu'nda görüşüldüğünü aktaran Arınç, Mısır'daki askeri darbe ve ardından yaşanan gelişmelerin de Bakanlar Kurulu'nun gündemine geldiğini söyledi. Olası müdahale ile ilgili uluslararası toplumda tartışınla konuların görüşüldüğünü ifade eden Arınç, Türkiye'nin alabileceği önlemlerin kapsamlı bir şekilde gözden geçirildiğini anlattı. Arınç, Mısır'da olaylar başladığında Suriye konusunun arka planda kaldığını şimdi de Suriye'deki gelişmelerin Mısır'daki olayların üzerini örtecek noktaya ulaşmasını garip olarak tanımladı.


-"NATO'DAN DA BİR YAPTIRIM BEKLENMİYOR"-


ABD Başkanı Obama'nın Suriye'ye yönelik olası askeri müdahale kararını, kongreye taşımasının Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad'a zaman kazandıracağı yönündeki bir algının olup olmadığının sorulması üzerine, "Kamuoyunun nasıl bir algı içinde olduğunu siz basın mensupları siz daha iyi tespit edersiniz bilirsiniz" dedi. Suriye'de kimyasal silah kullanılmasının sorumlusunun rejim olduğunu belirten Arınç, bunun Obama tarafından ve bilmesi gereken herkes tarafından bilindiğini vurguladı.


BM heyetinin Suriye'de yapacağı incelemelere geç izin verilmesinin, delillerin sağlıklı değerlendirilmesine engel teşkil ettiğini belirten Arınç, kimyasal silah kullanılmasına karşı rejimin cezalandırılması gerektiğini aktardı. BM'nin Rusya ve Çin'in veto kararı ile bu cezalandırmanın mümkün olmadığını söyleyen Arınç, "NATO ülkeleri içlerinde bir anlaşma ile birliktelikle, beraberlikle bir yaptırım uygulayabilirlerdi. Sırf NATO'nun da böyle bir yaptırım uygulamasının mümkün olmadığı görülüyor. Başta Almanya olmak üzere, kendi seçimleri var. Kendi iç politikalarına yönelik bir takım vaatleri ve taahhütleri var. Kendilerini doğrudan ilgilendirmediğini düşünüyorlar. Dolayısıyla NATO'dan da bir yaptırım beklenmiyor. Gönüllüler koalisyonu olabilirdi. O da şuanda muhtemel görünmüyor. En azından yakın bir zamanda. Başkan Obama'nın konuşması önemlidir, konuşmasında yaptığı vurgular da önemlidir. Dolayısıyla bir yaptırım, bir müdahale, cezalandırma olacaksa Esad rejimine karşı, kimyasal silah kullananlara karşı, bunu ABD yapacak gibi görünüyor. Başkan Obama'nın kendi yetkisinde olmasına rağmen Kongre'nin vereceği kararı önceleyeceğini ifade etti" diye konuştu.


-"SEBEBİYET VERENLERİN, SİYASİ SONUÇLARLA KARŞI KARŞIYA KALMASI GEREKİR"-


Obama'nın partisi olan Demokratik Parti'nin Kongre'de koltuk sayısının az olmasına karşın böyle bir karar verdiğine işaret eden Arınç, "Bunun da farklı bir sebebi var, bunlar da konuşuldu, görüşüldü. Hem kendi iç politikası, hem geçmişte alınan kararlar. Hem Demokratlarla, Cumhuriyetçiler arasındaki, zaman zaman dış politikadaki farklılıkları. Onu Kongre'nin onayına ihtiyaç duyduğunu göstermiştir. Bu ne zaman olacak. Görünüyor ki 9 Eylül'de itibaren gündeme gelecek. Nasıl geçecek? Hangi tartışmalar olacak? ve yapılacaksa bir müdahale ne zaman yapılacak, bunlar herhalde, 9 Eylül'den sonra herkesin görebileceği konular" şeklinde konuştu.


Başbakan Erdoğan'ın Suriye'ye olası müdahalede, rejime bırakma noktasına getirecek kadar ağır bir yaptırım uygulanmasına yönelik açıklamalarının anımsatılması üzerine Arınç, "Siyasi bir sonuç meydana getirmesini bekler ve isteriz" ifadesini kullandı.


Esad rejiminin bu güne kadar, 100 binden fazla insanın ölümüne sebep olduğunu aktaran Arınç, Suriye'de bugüne kadar 264 balistik füze kullanıldığını kaydetti. Sadece kimyasal silah kullanılmasının görülmesinin çok doğru ve haklı olmadığını belirten Arınç, "Binlerce insanın hayatını kaybettiği ülkede, eğer yapılacaksa bunlara sebebiyet verenlerin, siyasi sonuçlarla karşı karşıya kalması gerekir. Netice alınmayacak, sadece vur-geç şeklindeki bir müdahalenin Suriye'deki kaosu daha da büyüteceği endişesi içindeyiz. Çünkü esasen bu geçen zaman zarfında, önceden belirlenen hedeflerin o güne kadar kim birkaç defa yer değiştireceği tahmin etmemekte mümkün değil" değerlendirmesinde bulundu.


-"AMA TÜRKİYE'NİN TEK BAŞINA YAPABİLECEĞİ VEYA YAPMAK İSTEDİĞİ BİR KONU DEĞİL"-


Suriye'de kimyasal silah kullanılmasına karşı daha sert tepki verilmesi gerektiğine işaret eden Arınç, "Öyle bir sonuç meydana getirmeli ki bu zulmü işleyenler, bir daha ayağa kalkamamalı. Ama görüyoruz ki dünya özellikle siyasiler, ülkelerin yönetiminde bulunanlar, sanki bu olaylara da gerek ciddiyeti ve vahameti gösterememişler gibi. Herkes kendi ülkesinde iç politika kaygılarıyla "benim işime gelmez, başkaları ne yaparsa yapsın' havası içersine girebilmişlerdir. Türkiye her zamanki vakarını duruşunu, bu olayda da ortaya koyuyor. Ama Türkiye'nin tek başına yapabileceği veya yapmak istediği bir konu da değil. Dolayısıyla biz dış dinamiklerin uluslararası uzlaşmanın bu konuda hayata geçmesini bekliyoruz" dedi. (ANKA/DEVAM)


(OLÇ/HF) - Ankara

Kaynak: ANKA