Başbakan Yardımcısı Arınç : Asgari Ücrette 3 Çocukludan da Vergi Alınmayacak
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, asgari ücret alan çalışanlardan dört çocuğu olanların vergi ödemediğini hatırlatarak, "Bunun üç çocuk olarak değiştirmek suretiyle Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki bir kanun içerisinde de üç çocuğu olandan da vergi talep edilmemesi için ayrıca bir kanun talep edilecek.
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, asgari ücret alan çalışanlardan dört çocuğu olanların vergi ödemediğini hatırlatarak, "Bunun üç çocuk olarak değiştirmek suretiyle Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki bir kanun içerisinde de üç çocuğu olandan da vergi talep edilmemesi için ayrıca bir kanun talep edilecek. 40-50 liraya yaklaşan ayrıca bir gelire sahip olacaklar. Bu konuyla ilgili bakan arkadaşlarımızın sunumu olumlu karşılandı" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Başbakanlık Merkez Bina'da toplanan 2013 yılının son Bakanlar Kurulu'nun ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu ve sorularını cevaplandırdı.
Kabine revizyonun ardından yeni görevine başlayan bakanlara başarılar dilediklerini söyleyen Arınç, 2013 yılının son Bakanlar Kurulu olması nedeniyle iç ve dış gelişmelerin tekrar gözden geçirildiğini ifade etti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın üç kanun tasarısı taslağı üzerinde bilgi sunduğunu kaydeden Arınç, bu konulardan birinin Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görev kanunu olduğunu diğerinin ise Nükleer Enerji Proje Uygulaması Dairesi ile ilgili olduğunu anlattı. Kamu kurum ve kuruluşlarınca, süresi 5 yılı geçmemek üzere enerji performans sözleşmelerinin yapılabileceğini dile getiren Arınç, doğal mineralli su arama işlerine ilişkin olarak da bakanlardan oluşan bir kurulun meydana getirilmesi üzerine, taslaklağın olumlu görüldüğünü fakat ek çalışmaların yapılabileceğini belirtti.
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz'ın 12 Eylül 2010 Referandumuyla Anayasa'da yapılan değişiklikler üzerine bir sunum yaptığını söyleyen Arınç, "Ekonomik ve sosyal konseylerin yeniden düzenlenmesine ilişkin bir taslağı Bakanlar Kurulu'na sunduk ve olumlu karşılanmakla birlikte bazı bakanların koordinasyonunda tekrar gözden geçirilmesi kararlaştırıldı" dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in ise iş hayatını ilgilendiren konular üzerinde bir sunum yaptığını ifade eden Arınç , "Yapılan sunumlar içinde içlerinde taşeron işçilerimizi de içine alan fevkalade önemli konular vardır. Bu çalışmaların yakın zamanda sonuçlandırılarak kurulumuza sunulması ilke olarak benimsendi" dedi.
Son zamanlarda en çok merak edilen konunun asgari ücrete yapılacak zam olduğunu belirten Arınç, "Sayın Bakanımız bu konuda da gelişmeleri özetledi. Bildiğiniz gibi komisyonda farklı kesimlerden temsilciler var bunların görüşleri, talepler ve mümkün olan gelişmeler konusunda Sayın Bakan bir açıklama yaptı. Sanıyorum komisyon yarın veya sonraki günlerde bu konuyla ilgili bir açıklanma yapacaktır. Ama prensip olarak asgari ücretinde tespitinde mümkün olabildiğince yüksek tutulması prensip olarak kabul edildi" ifadelerini kullandı.
-"ARTIK ÜÇ ÇOCUĞU OLANDAN DA VERGİ ALINMAYACAK"-
Asgari ücret alan çalışanlardan dört çocuğu olanların vergi ödemediğini hatırlatan Arınç, "Bunun üç çocuk olarak değiştirmek suretiyle Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki bir kanun içerisinde de üç çocuğu olandan da vergi talep edilmemesi için ayrıca bir kanun talep edilecek. 40-50 liraya yaklaşan ayrıca bir gelire sahip olacaklar. Bu konuyla ilgili bakan arkadaşlarımızın sunumu olumlu karşılandı" diye konuştu.
-"HALKIMIZIN HÜKÜMETİMİZE KARŞI OLAN SEVGİSİNDE YÜZDE YÜZLÜK ARTIŞ"-
İki gün boyunca Başbakan Erdoğan'ın Manisa'yı merkez almak suretiyle beşe yakın ilçede halkla yakın temas kurduğunu belirten Arınç, "Bunları bizzat gözlemlediğim için sevinçle söylemeliyim ki halkımızın Hükümetimize, Başbakanımıza ve partimize karşı olan sevgilerinde hiçbir eksilme olmadığı gibi tam tersine yüzde yüzlük daha büyük bir artış ve büyük bir ilgi vardı" şeklinde konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı yurtiçi gezilerinde, vatandaşlardan Türkiye'nin illerine ve ilçelerine doğalgaz verilebilmesi isteğiyle karşılaştıklarını vurgulayan Arınç, bu sorunun illerde büyük ölçüde tamamlandığını, ancak bazı ilçelerde doğalgazla ilgili bir çalışma olmadığını belirtti. Bu konuda şimdiye kadar doğalgaz gidemeyen ilçelerin ihtiyaçlarını karşılamak üzerede Botaş'a verilen sürenin 28 Haziran 2014'e kadar uzatıldığını söyleyen Arınç, bu 6 aylık yeni sürede doğalgaz talep eden ilçelerimiz için doğalgaz teminin sağlanmasının hedeflendiğini belirtti.
-"KURUL BÖYLE BİR KARAR ALAMAZ"-
Yaptığı açıklamaların ardından soruları da cevaplandıran Arınç, Başbakan Erdoğan'ın, 17 Aralık sürecinden sonra gündeme getirdiği Adli Kolluk Yönetmeliği'ndeki değişikliğin yürütmesinin durdurulmasının ardından, yasal süreç konusunda bazı adımlar atılabileceği yönünde açıklamalar yaptığının anımsatılması üzerine, Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararının çok büyük bir eleştiriyle karşılandığını ifade etti.
Adli Kolluk ile ilgili yönetmeliğin, İçişleri ve Adalet bakanlığının ortaklaşa değiştirdiği bir konu olduğunu belirten Arınç, "Bununla ilgili olarak Barolar Birliği ve bir iki kuruluş, Danıştay 10. Dairesi'nde dava açtılar ve bu yönetmelik değişikliğinin iptalini istediler. Bu hukuki bir konudur. Elbette Danıştay bu konuyu inceleyecek ve bu konunun, yasalara uygunluğunu denetleyecekti. Verilecek kararı da hepimiz saygıyla karşılayacaktık. Ancak beklenmedik bir gelişme oldu. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu karardan bir gün önce bir tavır ortaya koydu. HSYK'da belli sayıdaki üyenin yaptığı açıklamayı, hepimiz hayretle ve üzüntüyle karşıladık. Adalet bakanımız, bakan arkadaşlarımızla bir aradaydık. Adalet Bakanımız o gün sabah devir teslim yapmış öğlen MGK toplantısına katılmıştı. 12 Eylül 2010 referandumuyla yeniden hayat bulan HSYK'nın kanuna baktığımız zaman, başında Adalet Bakanı'nın bulunduğu bir kurul böyle bir karar alamaz. Böyle bir kararı da açıklayamaz" dedi.
-"HSYK BİLDİRİ YAYIMLAYANA KADAR DEMOKRATİK BİR YAPIYA KAVUŞTUĞUMUZU ZANNEDİYORDUK"-
Bu durumun Anayasa normlarına, hukuk normuna ve kurallara aykırı olduğunu dile getiren Arınç, bu açıklamaları bazılarının "korsan bildiri" bazılarının ise "yasalara uymadığı" şeklinde değerlendirdiğini anımsattı. Kedisinin de içinde bulunduğu bazı kişilerin ise bu konuyu doğrudan yargıya müdahale olarak anlaşılması gerektiğini söyledi. HSYK'nın açıklama yaptığı süreçte, Adli Kolluk Yönetmeliği'nin yürütülmekte olan bir dava olduğunu hatırlatan Arınç, "Görülmekte olan bir dava hakkında hiçbir kurum, kuruluş ve kişi yargıyı yönlendiremez, yargıyı baskı altına alamaz. Bu HSYK'nın saygıdeğer üyeleri olsa bile" dedi.
Geçmişte şikayet edilen fakat sonradan yapılan değişiklikler ile HSYK'nın AB'den bile tebrik alan bir kurum haline getirildiğini kaydeden Arınç, "HSYK'dan, her yaptığı işlemden sıkıntı duyan, üzüntü duyan insanlar, bu üye sayısını 22'ye çıkarmak suretiyle, bir kısmının birinci sınıf hakimler tarafından seçimle gelmesi, bir kısmının da belli kişilerin ve kurumların atamasıyla gelmiş olmasını demokratik tabanının zenginleşmesi olarak görmüşlerdi" diye konuştu.
Yargıda HSYK'da yapılan değişikliklerin önemli görüldüğünü kaydeden Arınç, "Beş kişilik HSYK'nın zamanında militan yargıçları desteklediği çünkü içersinde bulunanların ifadesi budur. Al gülüm, ver gülüm şeklinde Yargıtay üyesi olarak seçtikleri insanların, kendilerini HSYK üyesi yapmaları karşılığında antidemokratik hangi uygulamaları yaptığının adeta çetelesini tutmuştuk. Bundan kurtulduğumuzu ve demokratik bir yapıya kavuştuğumuzu zannediyorduk. Bu bildiri yayımlanıncaya kadar" diye konuştu.