Başbakan Yardımcısı Bozdağ Açıklaması

Son Güncelleme:

"(Yeni anayasa) Partilerin üzerinde uzlaştığı kısımlar var. Biz tamamını yapamadık, o zaman uzlaşılan kısımları hiç olmazsa hayata geçirelim. En azından milletimiz bizim uzlaşarak adım atabileceğimizi de görmüş olur" "Sporun içine şiddetin karıştırılması, ideolojilerin karıştırılması, siyasetin karıştırılması, en evvela o spor kulüplerine herkesten daha fazla zarar verir. Taraftarlara en büyük zararı verir" "Kulüpleri siyasete, ideolojiye birileri bulaştırıyorsa kulüpler onunla ilgili de tedbirlerini almalıdır. Çünkü bunlar bir ideolojinin kulüpleri değil"

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin, "Partilerin üzerinde uzlaştığı kısımlar var. Biz tamamını yapamadık, o zaman uzlaşılan kısımları hiç olmazsa hayata geçirelim. En azından milletimiz, bizim uzlaşarak adım atabileceğimizi de görmüş olur" dedi.


Bozdağ, NTV'de canlı yayınlanan "Günün İçinden" programında soruları yanıtladı.


Başbakan Yardımcısı Bozdağ, yeni anayasa konusunda samimi olunması durumunda bu samimiyetin gereğinin yapılması gerektiğini belirtti.


Anayasa konusunda yaklaşık iki yıldır çalışıldığını söyleyen Bozdağ, "Bu masadan bir ürün çıkması lazım. Şimdi yaklaşık iki yıldır bu masa çalışıyor, işte bu Ekim'de tam iki yıl olacak, yaklaştı. Eğer biz bu masadan Türk Milleti'nin önüne hakikaten emek ürünü birşey çıkaramazsak, görevimizi layıkıyla yapmış değiliz demektir" diye konuştu.


Bozdağ, anayasada kısmi değişikliğin gündeme gelip gelmeyeceği yönündeki soru üzerine, şunları söyledi:


"Sayın Başbakanımız, 48 madde üzerinde bir uzlaşmanın olduğu dönemde 'biz bunu yapalım' dedi, böyle bir çağrısı oldu. Yeni anayasa eğer ortaya çıkarsa ki çıkması bizim temel arzumuzdur, uzlaşmayla yapılacak yeni anayasayı biz Parlamentodan süratle geçirmeye razıyız ve bu konuda her türlü adımı atarız. Fakat eğer olmazsa, sayın Başbakanımız da söyledi, 2 yıldır çalışıyor bu komisyon, belki daha da fazla çalışacak. O zaman bu komisyondan ortaya çıkan bir ürün var. Partilerin üzerinde uzlaştığı kısımlar var. Biz tamamını yapamadık, o zaman uzlaşılan kısımları hiç olmazsa hayata geçirelim. En azından milletimiz, bizim uzlaşarak adım atabileceğimizi de görmüş olur. Anayasada da bu anlamda uzlaşılan konularda, hiç olmazsa önemli reformları beraber yapmış olursunuz."



"Karşısında durmamız lazım"



"Beşiktaş- Galatasaray derbisinde çıkan olayların Çarşı grubunun pasifize edilmesi için organize edildiği" yorumu yapıldığı belirtilerek, olaylara ilişkin görüşü sorulan Bozdağ, yaşananların çok çirkin olduğunu dile getirdi.


Olayları tasvip etmenin mümkün olmadığını aktaran Bozdağ, şöyle devam etti:


"Sporun içine şiddetin karıştırılması, ideolojilerin karıştırılması, siyasetin karıştırılması, en evvela o spor kulüplerine herkesten daha fazla zarar verir. Taraftarlara en büyük zararı verir ve milletimizin birlik ve dirliğine de en büyük zararı verir. Onun için ben her zaman söylüyorum, buradan bir kez daha söylüyorum: Spora kim siyaseti bulaştırmak istiyorsa, bulaştırıyorsa, kim ideolojik kavgalarını, takımlar, kulüpler üzerinden yapıyorsa, yapmak istiyorsa, kim statlara, spor alanlarına küfürü, hakareti, şiddeti sokuyorsa, sokmak istiyorsa, hep beraber onların karşısında durmamız lazım. Takımları, bir takım ideolojik grupların, marjinal grupların arka bahçesi veya eylem yapmak istediği zaman taşeron eylemcilerin devşirildiği alanlar haline birileri getirmek istiyorsa, evvela o takımlara, herkese zarar verir."


Başbakan Yardımcısı Bozdağ, bazı futbolcuların "Rabia işareti" yaptığı hatırlatılarak, bunun da siyasi mesaj sınıfında mı değerlendirilmesi gerektiği ve sporda siyasetin çerçevesinin ne olduğu yönündeki soru üzerine, "Bazısı haç çıkarıyor, bazısı dua yapıyor, bazısı secdeye kapanıyor. Onlar da siyaset ararsanız, onlara siyaseti yamarsanız, o zaman siz herşeyi siyasallaştırmış olursunuz. Yani siyasetin sınırlarını bizim iyi çizmemiz lazım" dedi.



"Takımların, siyasetin ayrıştırdığı Türkiye'yi birleştiren bir fonksiyonu var"



Bozdağ, takımların herkesin ortak değeri olduğuna dikkati çekerek, "Benim üç tane yavrum var. Biri Galatasaraylı, biri Fenerbahçeli. Şimdi üçüncüsü var, ikisi uğraşıyor 'bizim takımdan olsun' diye. Beşiktaş Kulübü'nün taraftarları arasında AK Parti'liler var, CHP'liler var, MHP'liler var, BDP'liler var. Galatasaraylılar'ın arasında da öyle, herkes var. Fenerbahçeliler'in arasında da öyle, herkes var, her parti var. Nasıl yapacağız? Bakın takımların esasında siyasetin ayrıştırdığı Türkiye'yi birleştiren de bir fonksiyonu var. Çünkü bir takımın içinde bütün partilere, bütün ideolojilere, sahadaki takımın taraftarları arasında bütün partilere, idelojilere sahip insanlar var. O yüzden bu gibi çalışma yapan ve yaptıranlar karşısında, partiler olarak bizlerin, hükümet olarak hepimizin, basının ama herkesin mutlaka karşı durması lazım" değerlendirmesinde bulundu.


Bir spor kulübünün taraftarlarının kulübün birtakım isimlerini, sıfatlarını kullanarak eylemlere girmesini doğru görmediğine vurgu yapan Bozdağ, "Ona da herkesin tavır koyması lazım. Çünkü bu kulübü, siyasete bulaştırmaktır, ideolojiye bulaştırmaktır. Kulüpleri siyasete, ideolojiye birileri bulaştırıyorsa, kulüpler onunla ilgili de tedbirlerini almalıdır. Çünkü bunlar bir ideolojinin kulüpleri değil" ifadelerini kullandı.


Bekir Bozdağ, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ABD'de yaptığı konuşmada Gezi Parkı eylemlerine ilişkin açıklaması hatırlatılarak yöneltilen soru üzerine, "Sayın Cumhurbaşkanımızın görüşüdür. Onun üzerine bir değerlendirme yapmayı doğru görmüyorum" dedi.



"İnsanlar, sahip oldukları pozisyonlara göre konuşuyor"



"Toplumda kutuplaşma tartışması Gezi Parkı eylemlerinden bu yana devam etmekte ve spor salonlarına ya da sahalara kadar yansıyacak şekilde bu kutuplaşmanın tezahürlerinin ortaya çıktığı söyleniyor. Bu sert halin ya da yüksek tansiyon halinin aşılması için bir şey yapılması gerekiyor mu ?" sorusu üzerine Bozdağ, şunları kaydetti:


"Türkiye'de kutuplaştırma olayı yeni değil. Esasına bakarsak insanlar, birbirinin karşısında sahip oldukları pozisyonlara göre konuşuyorlar. Diyelim benimle ilgili birisi görüş beyan ediyor. Bekir Bozdağ'ı tanır mı? Tanımaz. Adam oturduğu zaman, masada benim aleyhime bir sürü şey söylüyor. Yahu tanıştın mı? Yok. Konuştun mu? Yok. Kitabı var, okudun mu? Yok. Görüşlerine baktın mı? Yok. Konuşuyor, nereden kaynaklanıyor? Kategorize etmişiz. AK Parti'deyse şurada oluyor. Örneğin şimdi medyadan birisi kalkıyor, diyor ki; 'Ben AK Parti'ye oy verdim'. Ona 'yalaka' demeyen neredeyse kalmıyor. 'Vay sen de mi yalakasın?' CHP'ye oy verdim dediği zaman kimse hiçbir şey demiyor. Yani mahalle baskısı, kutuplaştırma, ötekileştirme dediğiniz şey bu."


İnsanların, hükümetin icraatlarını başarılı bulduğunu söylediklerinde "Sen de yandaş gruba katıldın" şeklinde itham edildiğini anlatan Bozdağ, " Sezen Aksu, hatırlarsanız Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi ile ilgili olumlu açıklamalar yaptı. Neler söylendi. Baktığınız zaman pek çok şeyde sanat camiasından, siyasetten, medyadan her alanda biz toplumu ne yapıyoruz? İnsanlar öyle, böyle bölüyor bir şekilde. Onun için Türkiye'de insanları kategorize ederek, ben, sen, o, bu, şu, falan gibi algılamanın ötesine geçip, yapılanlar doğru mu? yararlı mı? gerekli mi? Yapanın kim olduğuna bakmaksızın doğruysa alkışlamayı başardığımız zaman, biz iyi bir noktaya gideriz" diye konuştu.


Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, AK Parti ve hükümet olarak, insanların doğru ve iyi olanları yapan kim olursa olsun alkışlayan bir noktaya gelmesini arzu ettiklerini kaydederek, politikalarını o anlamda uyguladıklarını sözlerine ekledi.


- İstanbul

Kaynak: AA