Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: (2)

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, bin 128 akademisyen tarafından imzalanan Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi'nin bildirisine ilişkin, "Sonuçta halkı yanıltıcı ve Türkiye'de şu anda bölmek için, bu kadar çok halka karşı mücadele eden bir terör örgütüne ilişkin bir cümle, bir kelime söylemeyen bir bildiri, herhalde çok geniş kitleler tarafından eleştiri alırdı ve nitekim o eleştiriyle karşı karşıya kaldı" dedi.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, bin 128 akademisyen tarafından imzalanan Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi'nin bildirisine ilişkin, "Sonuçta halkı yanıltıcı ve Türkiye'de şu anda bölmek için, bu kadar çok halka karşı mücadele eden bir terör örgütüne ilişkin bir cümle, bir kelime söylemeyen bir bildiri, herhalde çok geniş kitleler tarafından eleştiri alırdı ve nitekim o eleştiriyle karşı karşıya kaldı" dedi.


Kurtulmuş, Kanal 7 televizyonunda gündeme ilişkin soruları yanıtladı ve değerlendirmelerde bulundu.


Bin 128 akademisyenin imzaladığı bildiride "devletin katliam yaptığı" yönündeki ifadelerin ciddi tepki çektiği belirtilerek, "Üniversitelerden atılıyor bazıları, gözaltılar var. Tepkiyi veriş biçimini biraz abartılı buluyor musunuz?" sorusu üzerine Kurtulmuş, fikir olarak herkesin fikrini özgürce söylemesinden yana olduklarını, insanların fikrini söylüyor olmasından endişe ya da rahatsızlık duymadıklarını söyledi.


Kurtulmuş, bunun ölçüsünün terörün desteklenmemesi, bir başkasının hakkının, onurunun zedelenmemesi olduğunu, bu sınıra kadar herkesin her şeyi söyleyebileceğini belirtti.


Bildiride rahatsız olunan hususun insanların fikrini söylemesi olmadığını ifade eden Kurtulmuş, şöyle konuştu:


"Bu bildiri son derece yanlı, son derece yanıltıcı -yanlı olur da bir de yanıltıyor, kamuoyunu da yanıltıcı- sanki orada kusura bakmasınlar devlet durduk yerde 'Silopi'de, Cizre'de operasyon yapalım' demedi. Orada güvenlik kuvvetleri, kazılmış çukurlarda, hendeklerde adım adım ilerleyerek, hem terör örgütünü etkisiz hale getirmek hem de bunu yaparken sivil vatandaşlara hiçbir şekilde zarar vermemek için maksimum hassasiyetle milim milim ilerleyerek bu mücadeleyi sürdürüyor. Sanki burada hiç terör örgütü yokmuş, bir terör saldırısı altında Türkiye değilmiş, şehirler, güvenlik kuvvetleri, oradaki sivil halklar, o şehirlerdeki tarihi miras terör örgütünün saldırısı altında değilmiş gibi son derece yanıltıcı bir açıklama yapılması, Türkiye'de kamuoyu vicdanını rahatsız eden esas husus burasıdır."


Geçmişte de çok bildiriler gördüklerini, kendilerinin de bildiriler imzaladıklarını ifade eden Kurtulmuş, bunun ayrı bir şey olduğunu söyledi. Kurtulmuş, ancak bu bildirinin bir fikir söylemenin ötesinde haksız ve tarafgir olduğunu kaydederek, "Ama sonuçta halkı yanıltıcı ve Türkiye'de şu anda bölmek için, bu kadar çok halka karşı mücadele eden bir terör örgütüne ilişkin bir cümle, bir kelime söylemeyen bir bildiri, herhalde çok geniş kitleler tarafından eleştiri alırdı ve nitekim o eleştiriyle karşı karşıya kaldı" diye konuştu.


Bildiriye imza atanlardan gözaltına alınanlar, üniversitelerden atılanlar olduğu aktarılarak, "Bunları yerinde tepkiler olarak görüyor musunuz?" soruna karşılık Kurtulmuş, "Üniversiteler kendi elemanlarıyla ilgili birtakım soruşturmalar yapıyorlar. Burada aslolan -gerçekten bu bildiriye imza atanların belki bir kısmı neye imza attığını da bilmiyor- bu insanların tekrar yaptıklarını gözden geçirmeleridir. 'Böyle hassas bir durumda böyle bir bildiri yayınlamaya gerek yoktu. Biz bu görüşlerimizden vazgeçtik' ya da 'bu imzayı keşke atmasaydık' şeklinde bir eğilimin içerisine girmelerini tercih ederiz" diye konuştu.


İmzasını geri çekenler de bulunduğunu, doğrusunun bu olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Tabii ki böyle bir konu üzerinden Türkiye'de bu kadar çok problemle Türkiye uğraşırken bir bildiri üzerinden yeni bir gerilim yaşanmasını gerçekten doğru bulmuyoruz" ifadelerini kullandı.


-"Bu açıklamalar gerçeği ortadan kaldırmaz"


Konunun uluslararası boyut kazandığı belirtilerek, ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün açıklamaları hatırlatılan Kurtulmuş, bunların bir başka ülkenin yetkililerinin yaptığı açıklamalar olduğunu ve açıklamayı yapanları bağladığını ancak bu açıklamaların gerçeği ortadan kaldırmayacağını söyledi.


Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bu bildirinin içerisinde aynı şekilde diyelim ki PKK terörünün yaptığı baskılardan da bahsediliyor olsaydı kamuoyunda bu kadar büyük bir huzursuzluk ortaya çıkartmazdı. Dolayısıyla 'taraflı' lafını onun için ısrarla söylüyorum, yanlı ve yanıltıcı. Yanlı olur ama yanıltıcı olmaz. Hem yanlı hem yanıltıcı bir bildiridir. Bunu da bu açıklamayı yapan sözcüler herhalde okumuşlardır. Aynı şey Amerika'da olsaydı nasıl davranırlardı ya da Amerikan kamuoyu ya da başka bir ülkenin kamuoyu nasıl davranırdı? Hangi demokratik ülkede böyle bir bildiri sadece demokrasinin sınırları içerisinde kalmış olarak görülebilir?"


"Kim peki sizce bu imzacılar?" sorusu üzerine Kurtulmuş, şunları söyledi:


"Bizim de şahsen tanıdığımız insanlar var. Çok sayıda insanlar var. Bu imza atanların çok büyük kısmı belki şuradan yola çıkmış olabilirler, 'bir an evvel bu işler bitsin, Türkiye'de barış, huzur, sükunet sağlansın.' Ama o zaman bunun doğru ifade edilmesi gerekirdi. Bu bildiride eğer bunu söyleyen bir ana fikirle yola çıkılmış olsaydı hiç kimsenin diyecek bir şeyi olmazdı. Ama siz burada sadece devlet terörü varmış gibi ve olayların tek sorumlusu devlet terörü gibi gösterirseniz, öteki tarafta yapılan PKK terörünü hiç görmezseniz, burada yapılan terörle mücadeleyi de sanki haksız bir mücadele gibi lanse ederseniz bu nereden kaynaklanırsa kaynaklansın, kim imza atarsa atsın haksız ve taraflı bir tavır olur. Gördüğüm, bildiğim kadarıyla çok farklı kanaatlerde olan insanlar var, bir araya gelmişler. Niyetlerini sorgulamıyorum bir kısmı için en azından belki iyi niyetle barış olsun diye bunları imzalamış olabilirler keşke metni iyi okusalardı ya da metnin tarafsız bir metin olması için katkı sağlasalardı. Böyle bir noktaya düşmezlerdi."


"Hükümet karşıtı bir havanın oluşmasını sağlamak isteyenler olabilir"


Kurtulmuş, "Hükümete karşı Gezi'de olduğu gibi böyle bir kampanyanın kıvılcımı olsun gibi, daha organize, örgütlü bir şey... Böyle bir hissiyatınız var mı?" sorusu üzerine, şöyle konuştu:


"Bunu söylemek için bilgi sahibi olmam lazım ama bu tür işlerde bunlar da olur. Kimin iyi niyetli, kimin art niyetli olduğu tespit etmeniz zor olabilir ama belli yerlerden, burada şuna bakmak lazım, nereden, nasıl bu fikir ortaya çıktı ve bu fikir nasıl canlanarak sonuçta somut bir metne döndü ve bu imzalar nasıl toplandı. Türkiye çok kısa bir süre önce bunları yaşadı. Gezi olayları sırasında, 17-25 Aralık olayları sırasında bu tür işler yapılmaya çalışıldı. Birileri Türkiye'deki bu gerginlikleri vesile kılarak Türkiye'de durumdan vazife çıkarmaya ve hükümeti, hatta siyaseti, hatta demokrasiyi bloke etmeye kalktılar. Dolayısıyla burada bu imzayı atanların hepsi bunu düşünüyorlardır demiyorum, yanlış anlaşılmasın. Dikkat ederseniz sözlerimi de büyük hassasiyetle seçerek konuşuyorum. Ama sonuçta aslolan ana çerçeveye bakmak lazım. Ana çerçeveye baktığınız zaman belki bundan böyle bir bildiri üzerinden bir tartışma ortamının ortaya çıkması ve bundan da hükümet karşıtı bir havanın oluşmasını sağlamak isteyenler olabilir. Nitekim bu bildiri olmasaydı, diyelim ki Türkiye, sizin örnek olarak verdiğiniz iki tane açıklamayla karşı karşıya kalmayacaktı ve belki başka açıklamalar gelecekti. Bu bildiriyi yapanlar bunu da hedeflemiş olabilirler. Bir kısmı en azından, en azından bazıları. Dolayısıyla burada hem doğru bir şekilde konu gündeme getirilmemiştir hem doğru ifade edilmemiştir. Bizim üzerinde hassasiyetle durduğumuz nokta burasıdır."


(Sürecek)

Kaynak: AA