Bazı Kurumlarda İş Bırakma Eylemi Var

Son Güncelleme:

SES Urfa Şube Eşbaşkanı Kılınç, savaşa karşı barış için DİSK, KESK ve TMMOB olarak hizmet vermeyeceklerini açıkladı.

Şanlıurfa'da Aralarında Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) ve Türk Mimar Mühendisler Odaları Birliği'nin (TMMOB) bulunduğu sendika ve meslek odaları bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirecek.

Yapılacak olan bir günlük iş bırakma eylemiyle ilgili Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri (SES) Şanlıurfa Şubesinde basın açıklaması yapan SES Urfa Şube Eşbaşkanı Ruken Kılınç, savaşa karşı barışı haykırmak için üretim güçlerini kullanarak bir gün iş bırakacaklarını söyledi.

Kılınç, "Biz emek ve meslek örgütleri olarak, sadece üyelerimize değil, halkımıza karşı da duyduğumuz sorumluluk ve vicdanlarımız gereği, bugün burada bir kez daha ülkemizin yüz yüze kaldığı bu trajediyi dile getirmek, sizin aracılığınızla kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Doğu ve Güneydoğu'da uygulanan sokağa çıkma yasakları, savaş halini andıran askerî yığınaklar, okulların, hastanelerin ve devlet, dairelerinin karargahlara dönüştürülerek çalışmaların bütün bölgeye yayılmasıyla birlikte ilçeler, şehirler abluka altına alınıp boşaltılmakta, yüzlerce insan evlerinden alınarak kapalı spor salonlarına hapsedilmekte, çocuklar ve kadınlar hedef alınarak katledilmektedirler. İnsan cesetleri günlerce sokaklarda bırakılmakta, almaya çalışan yakınlarına ateş açılmaktadır" dedi.

'DEVLET ÇOK TEHLİKELİ BİR MESAJ VERMİŞTİR'

Eğitim ve sağlık başta olmak üzere tüm kamu hizmetlerinin savaş düzenine göre yeniden dizayn edildiğini dile getiren Kılınç, uygulamalarla bölgenin büyük bir savaş alanı haline getirilmek istendiğini söyledi. Kılınç, "Devlet, yaklaşık 3 bin 800 öğretmeni savaş boyutundaki operasyon öncesi hizmet içi eğitim adı altında ilçelerden çıkarırken 40 bin öğrenciyi kaderlerine terk etmekle ve sağlık emekçilerini hastanelere hapsetmekle çok tehlikeli bir mesaj vermiştir. Bölgede belediye eş başkanlarının tutuklanması, eğitim ve sağlık emekçilerinin can güvenliklerinin ortadan kaldırılarak kamu hizmeti yapamayacakları hale getirilmeleri, sokaklara topların, tankların yerleştirilmesi, iktidarın iddia ettiği gibi sorunun sadece 'hendek' olmadığını; asıl niyetlerinin Güneydoğu'dan Ortadoğu'ya uzanan büyük bir bölgenin savaş alanı haline getirmek olduğunu göstermektedir" diye konuştu.

'DEMOKRASİ GÜÇLERİ SİNDİRİLMEYE ÇALIŞILMAKTADIR'

Bölgede uygulanan savaş pratiklerini eleştiren Kılınç, bu tür uygulamalarla farklı kesimlerin sindirilmeye çalışıldığını kaydetti. Kılınç, şunları ifade etti: "Tarihi eserlerin dahi tahrip edildiği bu süreçte, ardı ardına yapılan operasyonlarla elektriksiz, susuz kalan, açlık tehlikesiyle burun buruna gelen, evleri kurşunlanan, bombalanan, keskin nişancıların hedefi olan insanlarımızı çok daha büyük tehlikeler beklemektedir. Dünün 'Beyaz Toros'larının yerini bugün 'Siyah-Beyaz Ranger'lar almıştır. Tüm illerde yaygın gözaltı ve tutuklama operasyonlarıyla da AKP'nin savaş politikalarına karşı çıkan, mezhepçi, baskıcı, otoriter rejimlerini tesis etme doğrultusunda 'pürüz' olarak görülen emek ve demokrasi güçleri sindirilmeye çalışılmaktadırlar.

Siyasi iktidar, Türkiye'nin saygın emek ve meslek örgütlerinin tüm bu endişelerine, taleplerine ve çözüm önerilerine gözünü kulağını kapatarak tam aksini yapmakta yani savaş ve baskı politikalarını artırmakta, barış yanlılarına operasyonlar düzenlenmektedir. AKP iktidarının gözünü kan bürüyerek içeride ve dışarıda yaptığı tüm bu akıldışı politikaları sonucunda, dışarıda neredeyse kriz yaşamadığımız komşu kalmadı, içeride ise muhalif görülen her kesim baskı ve operasyonlarla sindirilmeye çalışıldı, düşman ilan edildi.Açık miting yapmanın, sokağa çıkmanın, hatta pencereden dışarıya bakmanın dahi ölümü göze almakla eşdeğer olduğu bir Türkiye'de yaşamaktayız. Hatla bırakın muhalif olmayı, akıl tutulması yaşadığımız bu süreçte Temmuz'dan Kasım'a kadar 44 çocuğun öldürüldüğü, 52 çocuğun da yaralandığı medyada yer almaktadır.Bu bir abartı sayılmasın. Türkiye'nin doğusunda il il, ilçe ilçe, mahalle mahalle, sokak sokak bu gerçeklik yaşanırken, Türkiye'nin batısında da muhalif olmak, bir gece yansı yargısız infazlarda katledilmeniz anlamına gelmektedir."

'ALANLARDA OLACAĞIZ'

"Bugün barış demek, yolsuzluklara, adaletsizliklere, hukuksuzluklara isyan etmek demektir" şeklinde konuşan Kılınç, "Bütün bu nedenlerle biz, savaşa karşı barış için 29 Aralık 2015 Salı günü (bugün) DİSK, KESK ve TMMOB olarak üretimden gelen gücümüzü kullanarak hizmet üretmeyeceğiz. Aynı gün, öğle saatlerinde yerel örgütlerimizin belirleyeceği merkezi yerlerde kitlesel basın açıklamaları ile alanlarda olacağız. Bütün emek ve demokrasi güçlerini savaşa karşı kardeşliği ve barışı inşa etmek için alanlarda yan yana olmaya davet ediyoruz. Ayrıca yarın saat 10,00 ile 18,00 saatleri arasında Rabia Meydanı'ndaki sağlık ocağının yanında beyaz önlüklü eylemlerimiz olacak" diye belirtti.
(Kaynak: Gazeteipekyol)

Kaynak: Temsilci