BDP Milletvekillerinin Tahliye Talebinin Reddine İtiraz Edildi

Son Güncelleme:

Diyarbakır Barosu avukatları, tutuklu BDP milletvekillerinin tahliyesi isteminin reddine itirazda bulundu.

Diyarbakır Barosu avukatları, tutuklu BDP milletvekillerinin tahliyesi isteminin reddine itirazda bulundu. Sanık avukatları, tahliye istemlerini reddeden Diyarbakır 5'inci ve 6'ıncı Ağır Ceza Mahkemeleri hakkında da HSYK'ya şikayette bulundu.


Diyarbakır 5 ve 6'ıncı Ağır Ceza Mahkemeleri, tutuklu Milletvekilleri Selma Irmak, Faysal Sarıyıldız, Kemal Aktaş, İbrahim Ayhan ve Gülser Yıldırım'ın tahliye istemlerini dün reddetti. Sanık avukatları, İbrahim Ayhan ve Gülser Yıldırım için Diyarbakır 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Faysal Sarıyıldız, Selma Irmak ve Kemal Aktaş için ise 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne itirazda bulundu. Kararı veren mahkemelerin üst mahkemesi konumunda olan 6 ve 4'üncü Ağır Ceza Mahkemeleri'nin itiraz başvurularını değerlendirerek, önümüzdeki günlerde karara bağlaması bekleniyor.


HSKY'YA ŞİKAYET


Diyarbakır Barosu, tutuklama istemini reddeden Diyarbakır 5'inci ve 6'ıncı Ağır Ceza Mahkemeleri hakkında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na şikayette bulundu. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesirdeki Adalet Bakanlığı kalemine yapılan şikayet başvurusunda, iki mahkemenin de Anayasa Mahkemesi kararına uymadıkları suretiyle görevi ihmal ettikleri öne sürüldü


BARO BAŞKANI: ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARI KÖŞE YAZISI DEĞİLDİR


Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi bir basın toplantısı düzenleyerek, KCK davalarından tutuklu bulunan milletvekillerinin tahliye taleplerinin reddedilmesine tepki gösterdi. Diyarbakır Barosu'nda yapılan toplantıya, milletvekillerinin avukatları da katıldı. Elçi, mahkemelerin verdiği kararları 'hukuki dayanaktan yoksun' olarak değerlendirdi. Anayasa Mahkemesi kararlarının tüm kurumlar üzerinde bağlayıcı etkisi olduğunu belirten Elçi, "Anayasa'nın 153'üncü maddesi bunu açıkça hüküm altına almıştır. Anayasa Mahkemesi en üst yargı organıdır ve herhangi bir mahkeme değildir. "dedi


"GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇUNUN OLUŞTUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ"


Anayasa Mahkemesi kararlarının köşe yazısı olmadığını belirten Elçi, "Hiç bir makam Anayasa Mahkemesi kararlarını görmezden gelemez. Hukuk devletinde Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması ürkütücü bir durumdur. Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı bir düzende özgürlükten söz edilemez. Tahliyesini talep ettiğimiz Kemal Aktaş ve Selma Irmak 4 yıl 8 aydan bu yana tutukludur. Balbay'ın tahliyesi doğru ve yerinde bir karardır. Mustafa Balbay, hakkında verilmiş bir hüküm olmasına rağmen tahliye edildi. Tahliyesini talep ettiğimiz milletvekillerinin ise haklarında verilmiş bir hüküm yoktur. Tahliye taleplerinin reddi kararını, hakimlerin yorum farklılığı olarak değerlendirmiyoruz. Bu karara imza atan yargıçların tümüyle hukuka aykırı düşüncelerle, müvekkillerin siyasal düşüncesi ve etnik kimliğini gözeterek böyle bir karara gittiklerini düşünüyoruz. Bu kararlarla, görevi kötüye kullanma suçunun oluştuğunu düşünüyoruz. Hukuken garip bir durum mevcuttur" diye konuştu.


"KARARLAR TOPLUMSAL BARIŞA ZARAR VERMEKTEDİR"


Diyarbakır 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi kararlarının itiraz merciinin 6'ıncı Ağır Ceza Mahkemesi olduğunu belirten Elçi, "Biz bu iki mahkemenin de bu davalarla ilgili hiç bir karar vermemesi gerektiğini düşünüyoruz. Yargıçların bu davalardan çekilmesi gerektiğini, bu yargılamayı yapmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu kararlar Türkiye'de toplumsal barışa zarar vermektedir.Yurttaşların bu kararlar nedeniyle yargıya olan güveni tümüyle ortadan kalkmıştır. Toplum böyle bir yargıya ve kararlarına güvenmemektedir. Bu mahkemeler Anayasa Mahkemesi'nin kararını dikkate almadılar. Anayasa Mahkemesi kararları, başta yargı olmak üzere herkesi bağlar. Bu karar Türkiye'de bir süredir oluşan pozitif atmosferi olumsuz etkilemiştir. Toplumun adalete olan güvenini etkilemiş, çözüm sürecine negatif etki etmiştir. Anayasa Mahkemesi bu toplumsal sorunu çözecek nitelikte karar tesis etmişti. Ama mahkemeler bunu engellemiş oldu" dedi.


ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURU YAPILACAK


Kürtlere Anayasanın uygulanmadığını ileri süren Elçi, tutuklu milletvekilleri ile ilgili AİHM'de başvuru olduğu için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmadıklarını ifade ederek, "Bu durumu değerlendireceğiz. İhtiyaç duyarsak AİHM'in yanı sıra Anayasa Mahkemesi'ne de başvuru yapabiliriz. Bir süredir özel yetkili mahkemelerde görev yapan savcı ve yargıçlarla ilgili çeşitli spekülasyonlar var. Bazı savcı ve yargıçların bir cemaatin mensubu olduğu, hükümetle güç çekişmesi içinde oldukları iddiaları var. Bir hukukçu olarak bu tür tartışmaları duymak bile bizi ürkütüyor. Böyle bir durum varsa hükümet ve yasama derhal gereğini yerine getirmelidir. Aslında bizce Türkiye'de bu mahkemelere ihtiyaç kalmamıştır. Yasal düzenleme ile bu mahkemelerin derhal kaldırılması lazım"dedi.


BEŞTAŞ: BU ÜLKEDE YARGI HERKES İÇİN EŞİT KARAR VERMİYOR


Toplantıda konuşan BDP Genel Başkan Yardımcısı ve milletvekillerinin avukat Meral Danış Beştaş ise verilen kararın hukuk tarihine bir ibret vesikası olarak geçeceğini belirterek, "Aslında bu kararda mahkum etmenin gerekçesi şimdiden yazılmıştır. Faysal Sarıyıldız'ın tutuklu kalmasının kamu lehine olduğu belirtilmiştir. Bu karar aslında kamu zararınadır. Bu ülkede yargı herkes için eşit karar vermiyor. Herkesin Türk olmadığı bir ülkede, Türkler ve diğerleri diye ayrımcılık yapılıyor. İtirazdan sonuç alabileceğimize yönelik umudumuz yok. Ancak bu mekanizmayı işletmek zorundayız"dedi.

Kaynak: DHA