"Soykırıma Uğramış Ermenilerden Kalanlar Tarihten Silinemez"
BDP Muş Milletvekilleri Çelik ve Sakık: "Göç ettirilmiş, soykırıma uğramış Ermenilerden kalan tarihi ve kültürel yapılar Kentsel Dönüşüm Projesi adı altında tarihten silinemez."
BDP Muş Milletvekilleri Demir Çelik ve Sırrı Sakık, Muş Belediyesi'nin yürüttüğü "Kale Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi"nin "tarihi acıları" yeniden yaşattığını öne sürerek, "Göç ettirilmiş, soykırıma uğramış Ermeni halkından kalan tarihi ve kültürel yapılar Kentsel Dönüşüm Projesi adı altında tarihten silinemez" açıklamasında bulundu.
BDP Muş Milletvekilleri Çelik ve Sakık tarafından yapılan ortak açıklamada, Muş Belediyesi'nin yürüttüğü "Kale Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi"nin tarihi acıları yeniden yaşattığı savunuldu. Her şeyden önce kentsel dönüşüm alanı ilan edilecek yerleşim yerlerinde halkın taleplerinin dikkate alınması gerektiğinin altı çizilen açıklamada, Muş'ta planlanan projede uzlaşma sağlanmadan yıkıma başlandığı belirtilerek, "Kaldı ki uzlaşma sağlansa bile tarihi varlıklar yok edilemez" denildi.
"Tarihin en acı hatıralarının yaşandığı yerlerden biri olan Muş Kale Mahallesindeki yıkımın hem Ermeni toplumunu hem de Ermeni toplumunun acılarına saygı duyan kamuoyunu derinden üzdüğü" kaydedilen açıklamada, şöyle devam edildi:
"TRAJEDİ HALA YÜREKLERİMİZİ KANATMAKTADIR"
"Bu hassasiyete sahip hiçbir yurttaş böyle bir projeyi meşru görüp onaylayamaz. Üzerinden 100 yıla yakın zaman geçmesine rağmen yaşanan trajedi hala yüreklerimizi kanatmaktadır. Göç ettirilmiş, soykırıma uğramış Ermeni halkından kalan tarihi ve kültürel yapılar Kentsel Dönüşüm Projesi adı altında tarihten silinemez.
Tarihi Ermeni evlerinin yıkılmasında izlenen yöntem 98 yıl öncesine benzemektedir. 2942 sayılı kanunun 27. maddesi savaş durumunda başvurulması gereken bir maddedir. Acele Kamulaştırma yetkisi savaş durumunda sadece Bakanlar Kurulu'nun kullanabileceği bir yetkidir. Bu yetki Bakanlar Kurulu Kararıyla Muş Belediyesine devredilmiştir. Muş Belediyesi bu yetkiyle proje alanında sonsuz yıkma, yok etme gücüne kavuşmuştur.
Muş Kale Mahallesindeki evlerin önemli bir kısmına ait tapu bulunmamaktadır. Sadece 3 tescilli yapı bulunmaktadır. Muş'un bağlı olduğu Van Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü 2006 yılında faaliyetlerine başlamıştır. Kurul Bölgede Kültür varlıklarının tespitini halen tamamlayabilmiş değildir.
Muş'ta yıkılan bir kısım yapılar 150 yaşındadır. Bu yapıların 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma kanuna göre koruma altına alınması gerekmektedir. Muş Kale Mahallesinde bulunan kültür varlıklarının tespit edilebilmesi için Muş Belediyesi bir an önce yıkımı durdurmalıdır. Koruma Kurulu bölgedeki tespit çalışmalarını bir an önce sonuçlandırmalı ve kültürel niteliği bulunan yapılar tescil edilerek koruma altına alınmalıdır."
"PROJE BARIŞA HİZMET ETMELİDİR"
Muş Belediyesinin yıkım bedelinin tespitinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın birim değerlerini kullandığı anlatılan açıklamada "Böyle bir tespit belediyeye aşırı inisiyatif tanımaktadır" ifadelerine yer verildi. Yapıların hangi sınıfta yer aldığının belediye tarafından tespit edilmemesi gerektiği aktarılan açıklama şöyle tamamlandı:
"Yapıların niteliğinin ve değerlerinin tespit edilmesi için; Ankara Üniversitesi ya da İstanbul Teknik Üniversitesinin Taşınmaz Geliştirme Anabilim dallarından uzman öğretim üyeleri proje alanındaki taşınmazları incelemeli ve niteliklerini belirlemelidir.
Tarihi belleğimizin acılarla dolu olduğu yerlerden biri olan Muş Kale Mahallesi'nde gerçekleştirilecek proje barışa hizmet etmelidir. Kale mahallesindeki tarihi yapıların yıkılmaya değil restorasyona ihtiyacı vardır. Yıkım acılara şahitlik eden binaları yok edebilir ama acıları daha da derinleştirir. Kale mahallesinde Kültür Sokağı yapılabilir, oradaki kiliseler onarılabilir, tarihi Ermeni evleri onarılıp turizme ve mirasçılarına açılabilir. Ancak böyle projeler acıları bir nebze olsun hafifletebilir. Kamuoyunun beklentileri doğrultusunda projeden kaynaklanan yıkım ve define aramaları bir an önce durdurulmalı ve alan korumaya alınmalıdır."