Bir Buçuk Asırlık Rum Yapılarına Gözleri Gibi Bakıyorlar
Özgün Tiran - Kırklareli'nin Demirköy ilçesine bağlı Hamdibey köyünde, mübadeleden önce Rumlar tarafından yaptırılan bir buçuk asırlık ahşap ve taş yapılardan 10 kadarı halen dimdik ayakta.
Özgün Tiran - Kırklareli'nin Demirköy ilçesine bağlı Hamdibey köyünde, mübadeleden önce Rumlar tarafından yaptırılan bir buçuk asırlık ahşap ve taş yapılardan 10 kadarı halen dimdik ayakta.
Bir zamanlar Rumların yaşadığı Trulya (Güzel Kız) kasabasının adı, mübadeleden sonra Türk vatandaşlarının iskan edilmesiyle Hamdibey köyü olarak değiştirildi.
Trulya kasabası geçmişi eski Roma, daha sonra Bizans dönemine dayandığı ve yoğun olarak Rumların yaşadığı bir bölge. Trulya kasabasının dönemin ekonomik, sosyal ve dini etkinlikler açısından bölgenin en ileri yerleşim merkezi olduğu bilinmekte. Rumlar tarafından inşa edilen iki katlı taş ve ahşap yapılar, çağının en güzel mimari eserleri olarak bu gün karşımıza çıkmakta.
1900'lü yılları başında bin hanelik bir yerleşim yeri olan Trulya kasabasında, her evin alt katında sanatkar, tüccar ve benzeri ticari iş kollarına ait isletmelerin faaliyet gösterdiği, bu gün bile belli olmakta. Bu mevcut binalarda halen eskiye ait çok sayıda ticari yazı ve tavan işlemelerini görmek mümkün.
Hamdibey köyü yaşlıları, mübadelen önce Trulya kasabasında çok büyük bir kilise, iki manastır ve iki su değirmeni bulunduğunu ancak dedelerinin köye yerleştirilmelerinden sonra cemaati kalmayan kilise, manastır ve su değirmenlerin bakımsızlıktan yıkıldığını belirtti.
-Köy turistlerin ilgi odağı oldu-
Hamdibey Köyü eski muhtarı 77 yaşındaki Halim Büyükuysal, AA muhabire yaptığı açıklamada, Rumların yaptığı iki katlı evde halen oturduğunu ve çok mutlu olduğunu söyledi.
150 yıllık binaların bir kısmının hiç restore edilmediği için aslına uygunluğunu koruduğunu ifade eden Büyükuysal, küçük onarımlar görenlerin de dimdik ayakta olduğunu belirtti.
Binaların çok sağlıklı olduğunu anlatan Büyükuysal, köylerinin özellikle yaz mevsiminde otobüslerle yerli ve yabancı turistlerin akınına uğradığını kaydetti.
Yunanistan'da yaşamını sürdüren bir Rum vatandaşının, kendisini ziyaret ettiğinde oturduğu köy evinde babasının dünyaya geldiğini ifade ettiğini bildiren Büyükuysal, şöyle devam etti:
"Yunan vatandaşı evi satılığa çıkardığım takdirde almak istediğini söyledi. Ben de kendisine babamdan kalan ocağı satmayacağımı belirttim. Bayramlarda ve yılbaşlarında o kişi bana mektup yazıyor ve çeşitli hediyeler gönderiyor. Bu çok güzel bir duygu. Evimi eğer satacak olsam o kişiye satarım. Çünkü biliyorum ki o da benim gibi baba ocağına gözü gibi bakacaktır. Köyümüz gerçekten tarih kokuyor."
-Veresiye defteri gibi kullanılan duvar, ilgi odağı oluyor-
Mübadeleden önce bir Rum tarafından bakkal dükkanı olarak işletilen binanın, veresiye defteri gibi kullanılan duvarı, ilgi odağı oluyor.
O dönemde bakkal işletmecisi Rum vatandaşının, kendisinden alışveriş yapanların borçlarını yazdığı duvar günümüze kadar geldi.
Köyde yaşayan 60 yaşındaki Recep Çokun da duvarlarında veresiyelerin yazıldığı bakkal dükkanının bulunduğu binanın bugün mesken olarak kullanıldığını ve yapının dış duvarına Rumca yazılan borç listesinin ilgi odağı olduğunu söyledi.
Çokun, Rumların o dönemlerde alışveriş yapan kişilerin borçlarını görüp zamanında ödemesi için veresiyeleri deftere değil de, işletmenin dış duvarına yazdığını belirtti.
- KIRKLARELİ