Bursa2arınç: Öyle Şeyler Yapmalıyız Ki Artık Hiç Bir Kürt Genci Dağa Çıkmamalı"

Son Güncelleme:

Bursa'da konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, alınacak ekonomik sosyal ve siyasi tedbirlerle terörle mücadelede yeni bir sayfa açmaları gerektiğini bildirdi.

Bursa'da konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, alınacak ekonomik sosyal ve siyasi tedbirlerle terörle mücadelede yeni bir sayfa açmaları gerektiğini bildirerek, 'Öyle şeyler yapmalıyız ki artık hiç bir Kürt genci dağa çıkmaktan vazgeçmeli. Dağa çıkmayı istememeli. Orada olanlar da silah bırakarak, terör eylemlerine son verecek bir kararla Kandil'den aşağıya inmeliö dedi. Seçim bölgesi olan Bursa gezisini sürdüren Arınç, Bursa'daki hemşehri dernekleri başkan ve yöneticileriyle Holiday Inn Otel'de düzenlenen kahvaltıda bir araya geldi. Toplantıda ağırlıklı olarak terörle mücadele konusunu ele alan Arınç, terörün bir sebep değil sonuç olduğunu ve bu sebeplerle mücadele edilmediği taktirde sonucun ortadan kaldırılamayacağını söyledi.


"GÖZÜMLE GÖRMEDİM AMA BİLİRİM"


Arınç, bir insan kendi kimliğini rahatlıkla ifade edemiyorsa, kimliğini ifade ettiği zaman hakaretle karşılaşıyorsa, yasakla karşılaşıyorsa, buna isyan eden bir insanın neler yapabileceğini tasavvur edilebileceğini kaydederek, 'Ben Şerafettin Elçi'nin Bayındırlık Bakanı olduğu zaman, 'Ben Kürtüm ve Türkiye'de şu kadar Kürt yaşıyor' sözünü söylemesinden dolayı 80 darbesinden sonra cezaevinde yattığını bilirim. Kürtçe'nin resmen yasak olduğu günleri bilirim. Diyarbakır cezaevinde bu sebeple doldurulan insanlara ne işkenceler yapıldığını bilirim. Gözümle görmedim ama bilirimö dedi.


"30'U DA HATA YAPTIK DİYOR"


öKimliklerini ifade edemeyen, kültürlerini, anayasal haklarını vermediğiniz insanlardan her şey bekleyebilirsinizö diyen Arınç, Milliyet Gazetesi Yazarı Fikret Bila'nın 30 kişiyle yaptığı röportaja gönderme yaparak, ' 'Terörle mücadelede kim nerede yanlış yaptı' Siyasetçilere, genelkurmay başkanlarına, kolordu komutanlarına hepsine sordu. Be mübarekler. 30 kişiyle konuşmuş, 30'u da şunlarda hata yaptık diyor. bir tanesi hata yapmadık demiyor. Bu bize bir şunu gösteriyor terörle mücadelede bugüne kadar kullanılan yöntemler netice vermiyorö diye konuştu. Arınç, bir yerde hata yapıldığını ve bu hatanın süratle telafi edilmesi gerektiğini anlatarak, şöyle devam etti: öSilahla mücadele. Silaha karşı silah, daha güçlü silah, oradan 3 kişi olursa oradan 5 kişi, böylece hesaba dayalı bir mücadelenin 30 yıl sonra bile çok güçlü bir netice vermediğini düşününce biz demokratik açılım sürecinde iki sene çalıştık. Günün birinde sebepler dağa sıçmaya yol açıyorsa burada bir yerlerde hata yapılmıştır denmesi gerekiyor. Bu hatayı telafi etmek hükümete ve devlete düşen görevdir. İki konuda biz bir şeyler yapabiliriz diye düşündük. Bir insan kendi kimliğini rahatlıkla taşımalı. Edebiyatı yazısı alfabesi dili folkloru neyse, yani günlük hayatta bir insan neler yapabilecekse, neler yapması gerekiyorsa bunu yapmalıö


"HABUR'DA YAŞANAN ÇİRKİN OLAY VE GÖRÜNTÜLER ADETA BU İŞİ BERBAT ETMEK İÇİN BİR YERLERİN HAZIRLIK YAPTIĞINI GÖSTERDİ"


Alacakları ekonomik, sosyal ve siyasi tedbirlerle terörle mücadelede yeni bir sayfa açılması gerektiğini ifade eden Arınç, 'Öyle şeyler yapmalıyız ki artık hiç bir Kürt genci dağa çıkmaktan vazgeçmeli. Dağa çıkmayı istememeli. Orada olanlardan silah bırakarak terör eylemlerine son verecek bir kararla Kandil'den aşağıya inmeli. Mahmur'da olanlardan oradan gelenlerin kesinlikle eyleme karışmadıklarını bildiklerimiz. Yani eylem yapmışsa yani öldürme eylemlerine katılmışsa, belki onları yargılamadan bırakmak mümkün değil ama bir şekilde çıkmış, bizim kayıtlarımızda istihbaratımızda hiç bir eylemle bağlantısı olmadığı bilinenler, oradan geleceklerse gelebilmeliler.


Mutlaka eylemsizlik silah bırakmak terör örgütünün silahlı faaliyetlerine son verecek, bir takım yasal tedbirler almak ve bunu özendirmek lazım. Eylem yapmaktan vazgeçmeleri halinde terör sorunun büyük bir ölçüde çözüleceği yönünde bir amaç var. Bunun için yola çıktığımızda hem CHP'den hem MHP'den hem de başka yerlerden büyük bir dirençle karşılaştık. Hadi bakalım tam 35 kişi gelmek istiyor. 'Gelsinler' dediğimiz anda Habur'da yaşanan çirkin olay ve görüntüler adeta bu işi berbat etmek için bir yerlerin hazırlık yaptığını gösterdiö dedi. Herkesin arzusunun cenaze başında ağlayan insanların artık gözyaşlarının dinmesini sağlayacak tedbirlerin alınmasını olduğunun altını çizen Arınç, bunun yeni anayasa ile ivme kazanacağını söyledi. Arınç, 'Bu sıkıntıyı çözmek için herkes aklını ortaya koymalı. Ortak akılda birleşmeliyiz. Türkiye bizimdir Türkiye'nin sorunlarına akılcı çözümler bulmalıyız. Yurttaşlarımızla tekrar kucaklaşmamız birbirimizden helallik dilememiz gerekiyorö diye konuştu.


"DARBE YAPANA, 'NİYE YAPTIN' DİYE SORULUYOR"


Meclisteki güçleri ve halkın yüzde 58 oyuyla darbecileri koruyan hükümlerin anayasadan çıkarıldığını kaydeden Arınç, 'Yaşı ne olursa olsun darbenin güçlü generallerini 'gel bakalım, sen bu işi neden yaptın' diyebiliyor. Çok şükür, . 8-10 sene evvel bunu biri söylese 'geç kardeşim senin üstün açıktı herhalde kötü rüya görmüşsün' diyeceklerdi. Bak şimdi bir tanesinin ömrü yetmedi. Allah taksiratını affetsin. Öbürlerinden bir tanesi aceleyle GATA'ya yattı. Bir tanesinin ise kaybedecek bir şeyi yok. 'İsterseniz siz gelin ben size konuşayım' demeye başladı. Darbe yapana, 'gel bakalım sen bu haltı niye işledin. Sen bunu neden yaptın milletin seçilmiş hükümetine karşı onları haklarından mahrum edecek, anayasal düzeni ortadan kaldıracak bu darbeyi niye yaptın" diye soruyor Bu muhteşem bir gelişme Ama bunu biz sağladık. CHP oylamalara katılmadı aleyhimizde bulundu MHP tüm oylamalara katılmadı BDP katılmadı. Bizim 336 tane oyumuz olmasaydı milletin önüne götüremiyorduk. 6 kişi daha hayır oyu verse böyle bir şey olmayacaktı. Çok şükür vekiller sadakat gösterdiler. Oyumuzu verdik. ve milletin önüne gelince bir gürültü olmaz milleti bölüyorlar memlekete şöyle yapıyorlar hakaretler, tehditler ama millete sökmedi. Yüzde 58'i verdiniz ve memlekette bugün yeni bir dönem açıldı "


YENİ YARGITAY BAŞKANI ARINÇ'IN SINIF ARKADAŞI


Arınç, Nazmi Kaynak'ın Yargıtay Başkanlığı'na getirilmesinden mutlu olduğunu ifade ederek, bu sabah yapılan seçimlerde başkanlığa getirilen Kaynak'ın sınıf arkadaşı olduğunu söyledi. Arınç, 'Hasan Gerçeker 60 turda seçilmişti. Hatta telefon dinleme kayıtlarına düştü bir aralar. 'Ne olur bir oy bir oy' diye harekete geçiriyordu. Çok şükür birinci turda. Allah'a hamdolsun ki Türkiye bu cesaretli adımlarla bu anayasa değişikliğiyle çok şeyler kazandı. 12 Haziran'dan sonra gücümüz olursa destek büyük olursa bu yoldan şaşmayacağız. Doğru bildiğimizi bağırmadan çağırmadan yapacağız. Neye mal olursa onun gereğini yapacağız diyeceğizö dedi. Toplantıda konuşan Diyarbakır Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Şehmuz Seviş ise Bursa'daki doğu ve Güneydoğu kökenli insanların sosyal, ekonomik ve siyasal yönden istedikleri yerlere gelmeleri konusunda sıkıntılar olduğunu ileri sürdü. Başkan Seviş, "Ustalık döneminde AK Parti, baş örtüsü, Alevi ve Kürt sorunu ve yeni anayasayı mutlaka düzenleyecektir. Doğu ve Güneydoğu'da anneler eşarplarını yerlere atmış durumda. Artık anneler bu kanın durmasını istiyor. Evlat acısı dünyanın en büyük acısı. Kürt sorunun çözümü, bu gözyaşını dindirmesi sizin döneminizde gerçekleşecektirö diye konuştu.

Arınç daha sonra Özdilek fabrikasına giderek işçilerle birlikte öğle yemeği yedi. Arınç burada yaptığı konuşmada da 18 yaşını bitiren gençlere gönderdiği mektup konusuna değindi. Arınç, 'O mektup oy dilenciliği yapan bir mektup değil, ilk defa oy verecek bir kişiye onun sorumluluğunu hatırlatan ağabeyinin ağzından yazılmış bir mektup. Çünkü benim yaşadığım Türkiye ile bugünkü Türkiye arasında çok büyük mesafeler var bu mesafeleri görmelerini istedimö dedi.


İşçilerle hatıra fotoğraf çektiren Arınç, daha sonra yeni kurulan Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Sürmen'i makamında ziyaret ederek basına kapalı bir görüşme yaptı.

Kaynak: DHA