Çelik (3/son): Yeniçerilerin Kelle İstemesi Gibi Gelirse, Hükümet Nezdinde Yansıma Bulmaz

Son Güncelleme:

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, makul ve mantıklı talepleri dinlemeye hazır olduklarını açıklayarak, "Ancak yeniçerilerin kelle istemesi gibi gelirse, kusura bakmayın bu da hükümet nezdinde yansıma bulmaz" dedi...

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, makul ve mantıklı talepleri dinlemeye hazır olduklarını açıklayarak, "Ancak yeniçerilerin kelle istemesi gibi gelirse, kusura bakmayın bu da hükümet nezdinde yansıma bulmaz" dedi AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, makul ve mantıkları talepleri dinlemeye hazır olduklarını belirterek, "Ancak yeniçerilerin kelle istemesi gibi gelirse, kusura bakmayın bu da hükümet nezdinde yansıma bulmaz" dedi.


Çelik, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan, AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından basının karşısına çıkarak açıklamalarda bulundu ve ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gezi Parkı olaylarının MKYK toplantısında gündeme geldiğini açıklayan Çelik, zaman zaman "şu' veya "bu' meseleden dolayı gayrimemnun olan vatandaşların, demokratik kurallar çerçevesinde, meşruiyetine çıkmadan, asla şiddete, kırıp dökmeye başvurmadan tepkilerini dile getirmelerini de her zaman saygıdeğer bulduklarını savundu.


-BAŞBAKAN'IN 3-5 ÇAPULCU AÇIKLAMASI-


Bundan sonra da böyle yapacaklarını söyleyen Çelik, "Değerli basın mensupları Allah aşkına, şu dükkanı paramparça edilen, camı çerçevesi indirilen esnafı hiç mi görmüyoruz. Şu parçalanan kaldırımları, tahrip edilen yeşili, yakılan belediye otobüsleri, vatandaşa ait olan araçları, ters çevrilen ambulansları görmüyor muyuz? Dünya kadar maddi külfetle karşı karşıya bırakmışlardır, asgari 70 trilyon zarar meydana gelmiştir. Hayatını kaybeden insanımız olmuştur. Bunlara sebebiyetler veren, özellikle masum bir taleple başlayan bir hareketi, bir vandalizme dönüştürenler, kesinlikle millet vicdanında mahkum edilecektir ve bunları da bizim görmemiz gerekiyor. Esasen, Sayın Başbakan'ın da "birkaç çapulcu' diye nitelendirilen insanlar bunlardır. Sayın Başbakan "3-5 çapulcu' demiştir. Sayın Başbakan, bu olaylara katılan kimselerin 3-5 kişi falan olmadığının farkındadır" dedi.


-"TWİTTER'DA İFTİRA, KÜFÜRLER HAVADA UÇUŞTU"-


Bu konuda İngiltere'de meydana gelen bir olaydan bahseden ve dönemin İngiltere Başkanı'nın tahripkar tutumla ortaya çıkanları "3-5 çapulcu" diye isimlendirdiği sözlerine işaret eden Çelik, "Çapulcu kelimesinin sözlükteki karşılığı da bellidir. Sayın Başbakan, sanki bütün bu eylemlere katılan insanlara, çevre, yeşil duyarlılığı olan insanlara, öyle veya böyle demokratik yollarla, efendice, olması gerektiği şekilde tepkisi ortaya koyan insanlara da sanki çapulcu demiş gibi maalesef sosyal medyada çok ciddi bir fırtına kopartıldı. Yalan, fiskos, iftira makinesi çalıştırıldı. ve gittikçe olaylar büyütüldü, öfke kabartıldı insanlar galeyana getirilmeye çalışıldı. Sosyal medyada özellikle Twitter'da, ne tür yalanların, iftiraların, hakaretlerin ve küfürlerin hava uçuştuğunu takip ettik. Dolayısıyla ülke bizimdir, insan bizimdir, polistir. Kendi kendimize zarar vermeyelim" uyarısında bulundu.


-"ELİNİ VİCDANINA KOYMALI"-


Çelik, aslında bu hareketi yapanlar, özellikle yıkıp dökenlerin AK Parti'ye zarar verdiğini zannettiğini dile getirerek, "Aslında kendi geleceğimize ve ülkemize zarar veriyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Çelik, göstericinin itirazcı, protestocu ve işi terör derecesinde şiddete götürmesi halinde, haklı olduğu konuda bile haksız konuma düşeceğini söyledi. İnsanların hükümeti şu veya bu şekilde elbette eleştirebileceğini dile getiren Çelik, ancak çevre üzerinden eleştirilerde ise önce elini vicdanına koyması gerektiğini savundu. Çelik, Türkiye'de her şeye karşı çıkan hastalıklı bir zihniyet olduğunu, bu zihniyetin de kimlerden oluştuğunu ve hangi siyasi partiler bünyesinde olduğunun çok iyi bilindiği iddiasında bulundu. İçki düzenlemesinin, birileri tarafından içki yasağı olarak dünyaya sunulmasında iyi niyetin aranamayacağını savunan Çelik, "Hepimiz ne yaptığımız çok iyi bilmeliyiz" dedi.


-"HERKESİN DİNİNE, DİNSİZLİĞİNE SAYGI DUYARIZ"-


Türkiye'de 12 Eylül 1980 darbesinden önce kaşınan, insanların birbirine düşmesine yol açan bazı hassasiyetlerin birileri tarafından tahrik edildiğini öne süren Çelik, "Bazı illerimizde maalesef mezhep çatışmasına dönebilecek olan kışkırtmalar yapılıyor. Biz herkesin diline, mezhebine, dindarlığına, herkesin dinsizliğine de ibadetini yapmasına da yapmamasına da saygı duyarız. Bizim bu konuda böyle bir derdimiz yok" dedi.


AKM konusuna da değinen Çelik, "Depreme karşı dayanıksızlığı ortaya konmuş. Uzun boylu ayakta durmaz. Daha özgün mimari ile yapılarak, tekrar Atatürk Kültür Merkezi adı altında bunun açılmasının kime ne zararı var. İşte "istemezük'çü lobi, bu lobidir. Bu "istemezük'çü lobi, köprülere de Keban Barajı'na da karşı çıkmıştı. Cumhuriyet Halk Partisi'ni sorumluluk içinde hareket etmeye davet ediyoruz" dedi.


-"CHP 63 YILDIR KAYBEDİYOR"-


Konuşmasında CHP'ye de sert yüklenen ve Gezi Parkı olaylarında tahrik etmekle suçlayan Çelik, öte yandan illegal örgütlerden, vatandaşlara verdikleri zararlardan dolayı özür falan beklemediklerini, adı üzerinde illegal örgüt olduklarını ifade etti. Çelik, şöyle devam etti:


"Kendine sivil toplum örgütü diyen, bu hareketlerin kışkırtıcısı konumunda olan bazı kuruluşlar var. Hayatını zindana çevirdikleri insanlara karşı bir özür borçları yok mudur? Dükkanı, cam çerçevesi parçalanan insanlara özür borcu yok mudur? CHP sandıkta bulamadığını sandıkta aramamalıdır. Yedi sefer sandıkta yenilmenin verdiği bir hırçınlık içinde olan CHP, şunu unutmasın, son yedi seçimde değil 63 yıldır siz sandıkta kaybediyorsunuz. 63 yıldır siz milletin vicdanında mahkum ediliyorsunuz. Bu siyaset tarzınızla, "şu komşunun evi yansa da ben de yumurtamı pişirsem' zihniyetinizle siz iktidar olamazsınız. Tahrik etmeyin varsa bir mesele gelin bizimle paylaşın" ifadelerini kullandı.


-"ERKEN SEÇİM GEREKTİRECEK BİR DURUM YOK"-


Soruları da yanıtlayan Çelik, Ak Parti MKYK'nın İstanbul'da düzenlenmesinin özel bir nedeninin olup olmadığının sorulması üzerine, "Yok. Zaman zaman bu tip şeyler gerektiği zaman yapılır. İstanbul en büyük metropollerden biri. Bakanlar Kurulu'nu da daha önce Sivas'ta yapmıştık. MKYK üyesi olan arkadaşlarımızın önemli bir kısmı İstanbul'da oturuyorlar. İstanbul'da ikinci kez yapılıyor. Altı yıl önce bir kez daha yapılmıştı. Çok özel bir anlamı yok bunun" yanıtını verdi.


-MHP'YE ELEŞTİRİ-


Çelik, AK Parti'de üç dönem görev yapanların durumuna ilişkin konunun MKYK'da gündeme gelmediğini açıkladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Başbakan Erdoğan'a yönelik dile getirdiği, "Başbakan miyadını doldurmuştur" sözleri ile erken seçime işaret ettiğinin hatırlatılması üzerine Çelik, "Sayın Bahçeli, 57.Hükümetin Başbakan yardımcısıydı. Kendisi ile herhalde sayın başbakanı karıştırıyor. O gün "biz Türkiye'yi yönetemiyoruz' dediler ve derhal erken seçim kararı aldılar. O erken seçimden sonra da AK Parti tek başına iktidar oldu" yanıtını verdi.


Bugün erken seçime ihtiyaç olmadığını savunan Çelik, "Parlamento saat gibi çalışıyor. Çok şükür memleketimizde erken seçimi gerektirecek hiçbir sebep yok. Sokaklarda bazı gösteriler yapıldı diye veya birileri yürüdü diye ertesi gün seçim kararı alınmaz. Bunu gerektirecek bir ortam kesinlikle söz konusu değil" yanıtını verdi.


-"YENİÇERİLERİN KELLE İSTEMESİ GİBİ GELİRSE"-


Toplantıda orantısızı güç kullanımının gündeme gelip gelmediğine ilişkin olarak Çelik, "Normal vatandaşımız, habir hakkını kullanan, talebini dile getiren vatandaşımız, esasen bizim korumakla yükümlü olunan vatandaşımızdır. Polisin ona şiddet değil, şefkat göstermesi gerekiyor. Burada bir problem yok. Ancak, ortam tahrip eden, molotof kokteyli atanların da herhalde karşılığın görmesi gerekiyor. Tekrar söylüyorum. Bizimle meselesini paylaşmak isteyen, makul, meşru, mantıklı taleplerle bize gelenlere kapımız açık. Ancak böyle, yeniçerilerin kelle istemesi gibi gelirse, kusura bakmayın bu da hükümet nezdinde yansıma bulmaz. Ben yıllardır Sayın Başbakanı tanırım. Sayın Başbakan suçlu olmadığını inandığı bir arkadaşın kellesini, birileri istiyor diye hiçbir zaman vermedi ve vermez. Birin hatası, kurusu, kastı varsa, kimsenin bir şey söylemesine gerek yok hükümet zaten onu cezalandırır" dedi. (ANKA/SON)


(HMD/OLÇ) - İstanbul

Kaynak: ANKA