Çsgb Bakan Yardımcısı: İşkur, İş Bulmada Doğrudan, Eş Bulmada İse Dolaylı Bir Fonksiyona Sahip
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Halil Etyemez, İŞKUR'un bireyin işini, aşını ve eşini bulmadaki rolüyle sosyal bir sorumluluğu yerine getirdiğini ifade ederken, "İŞKUR, bireysel ve toplumsal huzurun sağlanmasına da katkı sunmaktadır."
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Halil Etyemez, İŞKUR'un bireyin işini, aşını ve eşini bulmadaki rolüyle sosyal bir sorumluluğu yerine getirdiğini ifade ederken, "İŞKUR, bireysel ve toplumsal huzurun sağlanmasına da katkı sunmaktadır. Neticede İŞKUR; iş bulmada doğrudan, eş bulmada ise dolaylı bir fonksiyona sahiptir" diye konuştu.
Türkiye İş Kurumu'nun (İŞKUR) 7. Genel Kurulu Ankara'da yapıldı. Genel Kurula Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Halil Etyemez, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, TİSK Genel Başkanı Tuğrul Kudatgobilik, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, DİSK Genel Başkanı Kani Beko ve Türk-İş Genel Sekreteri Pervul Kavlak katıldı.
Genel Kurul açılışında konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Halil Etyemez, İŞKUR'un görevleri irdelendiğinde, esasında hepsinin iki temel amaca hizmet ettiğini belirterek, "Bunlardan birincisi istihdamı korumak ve arttırmak, ikincisi ise işsizliği azaltmaktır" dedi. İşsizlik sorunu; bireyin aile içindeki konumunu, sosyal hayattaki yerini ve geleceğe dair umutlarını doğrudan etkileyen bir sorun olduğunu ifade eden Etyemez, "Kız istemeye gidilirken bile karşılaşılan iki sor vardır: Birincisi "oğlunuz askerliğini yaptı mı? İkincisi ise "oğlunuz ne iş yapar?' sorusudur. Her iki soru da 50 puan değerindedir ve 100 puan almayan gence kız verilirken zorlandığını görüyoruz. Bu sınavı hemen hemen herkes yaşamıştır. Bu açıdan bakıldığında İŞKUR; bireyin işini, aşını ve eşini bulmadaki rolüyle sosyal bir sorumluluğu yerine getirmekte, bireysel ve toplumsal huzurun sağlanmasına da katkı sunmaktadır. Neticede İŞKUR; iş bulmada doğrudan, eş bulmada ise dolaylı bir fonksiyona sahiptir" diye konuştu.
Etyemez, İŞKUR'un değişen ve daha etkin hale gelen kurumsal yapısıyla birlikte, yüklenmiş olduğu toplumsal misyonunu başarıyla yerine getirdiğini belirtti. Etyemez, 2002'den 2011 yılına kadar 218 bin kişiye iş ve meslek danışmanlığı veren İŞKUR'un, son iki yılda 1 milyon 900 bin kişiye iş ve meslek danışmanlığı hizmeti verdiğini bildirdi.
-KÜRESEL İŞSİZ SAYISI 197 MİLYONA ULAŞTI-
İşsizliğin, Türkiye'nin olduğu kadar dünyanın da bir sorunu olduğunu ifade eden Etyemez, küresel işsiz sayısının 197 milyona ulaştığını ve önümüzdeki 5 yıl içinde de 210 milyon kişiye çıkmasının beklendiğini kaydetti.
Etyemez, İŞKUR'un aktif işgücü programlarının yanında pasif işgücü programlarını da yürüttüğünü belirterek şunları kaydetti:
"İşsizlik sigortası fonunun hayata geçtiği günden bu yana toplam 3 milyon 110 bin kişiye 6 milyar 450 milyon lira işsizlik parası ödendi. özellikle küresel kriz döneminde aktif hale getirdiğimiz kısa çalışma ödeneğinden bu güne kadar 227 bin kişi faydalanmış ve bu kişilerin kriz döneminde işlerini kaybetmelerinin önüne geçilmiştir."
Etyemez, işsizlikle mücadelenin siyaset üstü bir konu olduğunu, bu konuda herkesin inisiyatif alması ve projeler üretmesi gerektiğini belirterek, "İşsizlikle mücadele konusunda yapmamız gereken daha çok şey var. 2023 yılında istihdam oranını yüzde 55'e yükseltmeye, işsizlik oranını yüzde 5'e kayıt dışı istihdam oranını da yüzde 15'lere indirmeyi hedefliyoruz. Kadınların işgücüne katımını yüzde 30'lardan alıp yüzde 40'ların üzerine çıkartmamız gerekiyor. Çünkü batıda bu oran yüzde 60'ların üzerinde" diye konuştu.
-"DOĞRU İŞE DOĞRU KİŞİYİ ÖNEM VERDİĞİMİZ KONULARDAN"-
İŞKUR Genel Müdürü Nusret Yazıcı ise açılışta yaptığı konuşmada "Doğru işe doğru kişiyi yerleştirmek, piyasanın talep ettiği mesleklerde işgücü temin etmek, eğitim hayatından istihdama geçiş sürecini kolaylaştırmak, istihdamında güçlük çekilen grupları özel programlar yoluyla işgücü piyasasına kazandırmak, üzerinde önemle durduğumuz konulardan" dedi.
Yazıcı, küreselleşme sürecinin işgücü piyasalarının ekonomik ve teknolojik gelişmelere olan duyarlılığı artırdığını belirterek, buna bağlı olarak işgücü talebinin, gelişen teknoloji ve yeni üretim biçimleriyle gün geçtikçe değiştiğini ve daha da karmaşık bir hale geldiğini söyledi ve bu durumun işsizliği tüm platformlarda tartışılan temel bir sorun haline getirdiğini ifade etti.
Bu yıl uygulamaya koydukları yeni düzenlemelerle mesleki eğitim kurslarının etkinliğini ve niteliğini yükseltirken, kursiyerlerin daha uzun süre istihdamda kalmalarına yönelik de ciddi tedbirler aldıklarını bildiren Yazıcı,"Bu çerçevede işgücü arz ve talebini en etkin şekilde eşleştirmek ve işveren taleplerine en uygun işgücünü yetiştirmek için, uluslararası normları da esas alan yeni bir anlayışla Aktif İşgücü Hizmetleri mevzuatı hazırlanarak yürürlüğe konuldu" dedi.
Yazıcı, işsizlerin mesleğini işyerinde öğrenmelerine ve pratik kazanmalarına imkan sağlayan "İşbaşı Eğitim Programı"nı son iki yıl içerisinde yaygınlaştırdıklarını belirterek, aldıkları tedbirlerle 2011'de 16 bin civarında kişinin yararlandığı bu programlardan bu yılın ocak-ekim döneminde yaklaşık 57 bin kişinin yararlanmasını sağladıklarını dile getirdi.
Aktif İşgücü Piyasası Programlarından 2007'de 22 bin kişi faydalanırken, bu yılın 10 ayılık döneminde 288 bin kişinin yararlandığını vurgulayan Yazıcı, konuşmasına şöyle devam etti:
"Kurumumuz 2007 yılında özel sektörde 111 bin kişiyi işe yerleştirmişken, 2013 yılının ilk 10 ayında 596 bin kişi işe yerleşmiştir. Türkiye tarihinin en kapsamlı İşgücü Piyasası Talep Araştırması, 2013 yılında İŞKUR tarafından yapılmıştır. Türkiye genelinde 10 ve daha fazla sayıda işçi çalıştıran 100 bin özel sektör işyerleri ziyaret edilerek işgücü piyasasının gereksinim ve talepleri ortaya konulmuştur. Bununla birlikte, İşgücü piyasasına ilişkin bilgileri toplayan temel aktörlerin istatistiklerini derleyecek ve yayımlayacak olan 'İşgücü Piyasası Bilgi Sistemini' oluşturma çalışmalarına ayrıca devam etmekteyiz."
İŞKUR'un hizmet ağını işgücü piyasasının nispeten daha eğitimli kesimlerine yönelik genişlettiğini ve amaçlarının genç işgücünün doğru yönlendirmesi olduğunu vurgulayan Yazıcı, "Bu doğrultuda, üniversite gençlerine ulaşmak ve Kurumsal hizmetlerimizi tanıtarak işgücü piyasasına daha bilinçli adım atmalarını sağlamak amacıyla şimdilik 48 üniversitede İŞKUR irtibat noktaları oluşturulmuştur. Bu sayı her geçen gün artmaktadır" dedi.
Yazıcı, istihdam alanında dünyadaki gelişmeleri ve yenilikleri yakından takip ettiklerine ve İŞKUR'un 2003 yılında üye olduğu Dünya Kamu İstihdam Kurumları Birliği'nde 2012'den beri yönetimde bulunduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Geçtiğimiz ay sonunda Dünya Kamu İstihdam Kurumları Birliği'nin Fas'ta düzenlenen 25. yıl kutlamalarında büyük bir başarıya imza atarak, 2015'de yapılacak olan Dünya Kongresi'nin Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da yapılmasını sağlamış bulunmaktayız."
-BEKO: İŞKUR'UN SORUMLULUĞU İNSAN ONURUNA YARAŞIR İŞ EKSENİNDE ELE ALINMALIDIR-
DİSK Genel Başkanı Kani Beko, giderek artan sorunların karşısında İŞKUR ve sendikalar arasındaki ilişkilerin çalışma yaşamında anahtar bir rol oynayacağını belirterek, "Bu anlamda İŞKUR"un görevi sadece iş bulma faaliyeti olarak görülemez" dedi ve şöyle devam etti:
"İŞKUR'un temel faaliyet alanını oluşturan istihdam meselesi elbette ki, hükümetlerin istihdam stratejilerinden bağımsız değildir. Ancak hükümetin stratejisi ne olursa olsun İŞKUR'un sorumluluğu insan onuruna yaraşır iş ekseninde ele alınmalıdır. Konfederasyonumuz, İŞKUR ile bugüne kadar sürdürdüğü kurumsal ilişkiyi geliştirmek istemektedir. Özelikle, güvencesiz, kayıtdışı çalışmayla mücadeleye ve dezavantajlı kesimlerin çalışma yaşamına insan onuruna yaraşır biçimde dahil olmasına, sendikal hakların alanını genişletmeye katkı vermeye hazırız."
-ARSLAN:SOSYAL PAYDAŞLARIN DAHA FAZLA SORUMLULUK ALMASI GEREKİYOR-
Genel Kurul açılışında konuşan bir diğer isim olan Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan da "Hak-İş olarak kadınıyla erkeğiyle, gençleriyle engellileriyle, dezavantajlı kesimleriyle işsizlerimizi kısaca tüm ülkemizi ilgilendiren bu adımların ve İŞKUR çalışmalarının daha etkin sonuçlar verebilmesi için sosyal paydaşların bu süreçte daha fazla sorumluluk alması gerektiğine inanıyoruz" dedi ve şöyle devam etti:
"Başarı için sosyal paydaşların daha demokratik ve katılımcı ortamlarda Türkiye İş Kurumu ile işbirliği içinde çalışması son derece önem taşıyor. Bunun için yapısal bazı atılımların atılması, İŞKUR'un geleceğine yönelik çizdiğimiz vizyon ve misyonla bağdaşmayan bazı dar kalıpların kırılması gerektiğine inanıyoruz."
Taşeron işçilerinin durumunun düzeltilmesi anlamında 94 sayılı İLO sözleşmesi önemine vurgu yapan Arslan şunları kaydetti:
"Hak-İş olarak, kamudaki asli görev ve süreklilik arz eden işlerin kamu işçileri eliyle görülmesini, taşeron çalıştırılmamasını ve kamudaki geçici işçilere kadro verilmesini talep ediyoruz. Biz, kıdem tazminatı haklarımızın garanti edilmesinden yanayız. Kıdem tazminatının kaldırılması, yok edilmesi, düşürülmesi gibi bir yaklaşımı asla kabul etmeyiz. Hak-İş olarak, kıdem tazminatının alınması konusunda yaşanan sorunları ortadan kaldıracak, 30 gün üzerinden kıdem tazminatını istisnasız her bir çalışan için güvence altına alacak, haksızlıkların, adaletsizliklerin olmadığı, uygulanabilir, sürdürülebilir güçlü bir sistemin kurulmasından yanayız."
-PALANDÖKEN: MESLEK ÖRGÜTLERİYLE DAHA FAZLA İŞBİRLİĞİ YAPILMALI-
TESK Genel Başkanı Pendevi Palandöken ise istihdam ve mesleki eğitimle ilgili sorunları çözmek için ayrılan bütçeyi ne kadar artırırsanız artırın, sadece devlet eliyle bu sorunların altından kalkmanın mümkün olmadığını vurgulayarak, "Bu çerçevede yerel düzeyde yapılan iş ve meslek edindirme faaliyetlerinin istenilen seviyeye gelebilmesi için meslek örgütleriyle daha fazla işbirliği yapılması gerektiği kanaatindeyim. Esnaf ve sanatkâr teşkilatı olarak var olan işbirliğinin artırılmasına hazır olduğumuzu özellikle belirtmek isterim" diye konuştu.