Danıştay'ın Kuruluşunun 144. Yıl Dönümü
Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu, yargı mercileriyle ilgili güven ve itibar duygularını sarsıcı nitelikte demeçler vermenin, değerlendirmeler, yayınlar yapmanın kamunun yararına olmadığını belirterek, "Bu noktada tuzu kokutmamak gerekir."
Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu, yargı mercileriyle ilgili güven ve itibar duygularını sarsıcı nitelikte demeçler vermenin, değerlendirmeler, yayınlar yapmanın kamunun yararına olmadığını belirterek, "Bu noktada tuzu kokutmamak gerekir. Zira bundan herkes zarar görür" dedi.
Karakullukçu, Danıştay'ın 144. kuruluş yıl dönümü nedeniyle düzenlenen törende yaptığı konuşmada, yargı mensuplarının gelişen ve yenileşen mevzuatı esas almak suretiyle karar vermeleri gerektiğini söyledi.
Yargıda yapılacak reform çalışmaları kapsamında, hakimlerin hukuka ve kendi vicdani kanaatlerine göre karar verebilmeleri için bağımsızlıklarının ve tarafsızlıklarının devamının ve bu kavramların güçlendirilmesinin zorunlu olduğunu vurgulayan Karakullukçu, "Hakimlerin kendilerini etkileyebilecek her türlü müdahaleye karşı özerkliklerinin devamı lazımdır. Bağımsızlıklarını ve tarafsızlıklarını daha da güçlendirecek yönde atılacak her türlü adımın desteklenmesi gerekir" diye konuştu.
Karakullukçu, Danıştay olarak dosyaların süratle karara bağlanması için ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini belirterek, Danıştay'ın geçen yıl 110 bin 22 dosyayı karara bağladığını, bu rakamın son yıllar içindeki en yüksek sayı olduğunu ifade etti.
İdari yargıda istinaf mahkemelerinin derhal kurulması gerektiğine işaret eden Karakullukçu, 1982'de kurulan bölge idare mahkemelerinin istinaf mahkemeleri olarak yeniden yapılandırılabileceğini kaydetti.
Karakullukçu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"İdari yargıda davalı her zaman idaredir ve idarenin desteği olmaksızın sorunların bütünüyle giderilmesi mümkün değildir. Bizim idareyi anlama ve ondaki gelişmeleri takip etme gayretimiz bulunduğu gibi idarenin de Danıştay'ı takip etme ve ona göre faaliyette bulunmasını beklemekteyiz. Kuşkusuz her hüküm ancak o somut olayda bağlayıcı olur. Bizim beklentimiz ise istikrar kazanmış kararlarımızın idarece tüm emsal olaylara uygulanması ve bunların tekraren davaya dönüşmesine engel olunmasıdır. Benzer şekilde idarenin kararlarından memnun olmayanlar ile idare arasında uzlaşmayı sağlayacak Kamu Denetçiliği Kurumu'nun hayata geçirilmesinde yarar vardır. Etkin işleyecek denetçiliğin idari yargının yükünün hafiflemesine katkı sunacağını düşünmekteyiz."
-"Adalet hızlı yapılacak yargılamaya kurban edilemeyecek kadar değerlidir"
Adaletin dağıtılmasında süratin önemli olduğunu, ancak bunun adalet hizmetinin nitelik ve kalitesinde bir geriye gidiş oluşturmaması gerektiğini ifade eden Karakullukçu, "Yargının önüne gelen uyuşmazlıkları süratle sonuçlandırma kaygısı nedeniyle hak, hak sahibi ve hakkın teslim usulünü belirleme aşamalarından birini atlayarak ya da analiz etmeyerek geçiştirmesi kabul edilemez. Adalet hızlı yapılacak yargılamaya kurban edilemeyecek kadar değerlidir" dedi.
Karakullukçu, yargılamanın adaletle hızlandırılması kapsamında idari yargılama usul ve esaslarının bir kez daha gözden geçirilmesi gerektiğini ifade ederek, yürütmenin durdurulması istekleri üzerine verilen kararların maddi olayda ya da hukuki durumda sonucu etkileyecek bir değişiklik olmadığı müddetçe itiraza konu edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Eleştirinin, gelişmenin temeli olduğuna işaret eden Karakullukçu, "Evrensel hukukun geldiği noktada temel hak ve özgürlüklere saldırı niteliğinde olmaması koşuluyla şok edici ve sarsıcı bile olsa eleştirinin tam bir korumadan yararlanacağı kabul edilmektedir" dedi.
Karakullukçu, devletin faaliyetlerinden dolayı eleştirilmesinin bireyler için bir hak ve yükümlülük olduğunu belirterek, bireylerin kendileriyle alakalı kararlar hakkında düşüncesini ifade etmesinin saygıyla karşılanması gerektiğini kaydetti.
Yöneticilerin bundan memnun olmaları ve doğruya varabilmek adına eleştirileri birer ihtar olarak değerlendirmelerinin bekleneceğini ifade eden Karakullukçu, şunları söyledi:
"Bu açıklamalar yargı bakımından da aynen geçerlidir. Yargı kararlarının eleştirilmesi ve bilimsel kritiğe tabi tutulmasından rahatsızlık duymak, hukuk devletini yeterince anlayamamaktır. Ancak yargının özellikli bir durumu söz konusudur. Yargının adalet adına son sözü söyleyen merci olması nedeniyle kamuoyundaki itibarının korunması lazımdır. Zira yargının adil, tarafsız ve bağımsız olması yetmez, kamuoyu nezdinde saygın ve güvenilir algısına sahip olaması da gerekir. Kamuoyunu etkileyen aktörlerin çoğunun yargının itibarının korunması adına dikkatli olduklarını memnuniyetle görmekteyiz. Bunun için kendilerine teşekkür ediyoruz ancak yargı organlarıyla ilgili değerlendirmelerde bu sorumluluğun ve özenin bazılarınca yeterli oranda gösterilmediğini de ifade etmem gerekir. 'Mahkeme kadıya mülk değildir', hakimler gelip geçicidir. Ancak yargı herkese lazım olacak şekilde varlığını devam ettirecektir. Yargı mercileriyle ilgili güven ve itibar duygularını sarsıcı nitelikte demeçler vermek, değerlendirmeler, yayınlar yapmak kamunun yararına değildir. Bu noktada tuzu kokutmamak gerekir. Zira bundan herkes zarar görür."
Törende konuşmaların ardından "Kuzeyin Uşakları" adlı halk oyunları ekibi gösteri sundu.
Törene katılanlar Polis Bandosu eşliğinde karşılandı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, mehter marşı ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Ayten Alpman'ın "Memleketim" adlı şarkının müziğiyle karşılandı.
- ANKARA