Dha Yurt Bülten-17

Son Güncelleme:

Şehit Yaşar Çakır'ın cenazesi Kütahya'ya getirildiIRAK'ın kuzeyindeki operasyonlar sırasında PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan Piyade Uzman Çavuş Yaşar Çakır, Hakkari'deki törenin ardından özel uçakla Van'dan memleketi Kütahya'ya getirilerek Altıntaş Devlet Hastanesi morguna götürüldü.

Şehit Yaşar Çakır'ın cenazesi Kütahya'ya getirildi


IRAK'ın kuzeyindeki operasyonlar sırasında PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan Piyade Uzman Çavuş Yaşar Çakır, Hakkari'deki törenin ardından özel uçakla Van'dan memleketi Kütahya'ya getirilerek Altıntaş Devlet Hastanesi morguna götürüldü. Karşılama sırasında şehit Çakır'ın yakınları gözyaşlarına boğuldu.


Irak kuzeyindeki Hakurk bölgesi Kevet üs bölgesine, sızma girişiminde bulunan PKK'lı teröristlere çıkan çatışmada şehit olanlar askerlerden Piyade Uzman Çavuşlar Yaşar Çakır, Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı'nda düzenlenen törenin ardından karayoluyla Van'a, oradan da özel uçakla memleketi Kütahya'ya getirildi. Kütahya Zafer Havalimanı'na getirilen şehit Çakır'ın Türk bayrağına sarılı cenazesini Kütahya Valisi Dr. Ömer Toraman, Kütahya Hava Er Eğitim Tugay ve Garnizon Komutanı Hava Piyade Tuğgeneral Necati Gündüz, Kütahya Jandarma Komutanı Albay Tayfun Dündar, Kütahya Emniyet Müdürü Hasan Çevik, şehidin ailesi ve yakınlarının yanı sıra çok sayıda vatandaş karşıladı.


Şehit Yaşar Çakır'ın cenazesi silah arkadaşları tarafından omuzlarda taşınarak cenaze aracına konuldu. Bu sırada karşılamaya gelenler tekbir getirip, 'Kahrolsun PKK' sloganları attı. Karşılama sırasında şehit Yaşar Çakır'ın babası Kadir Çakır, annesi Hediye Çakır ve abisi eski uzman çavuş Aziz Çakır gözyaşlarını tutamadı. Şehit Çakır'ın cenazesi karşılamanın ardından Altıntaş ilçesindeki Devlet Hastanesi morguna götürüldü.


YARIN TOPRAĞA VERİLECEK


Piyade Uzman Çavuş Yaşar Çakır'ın cenazesi yarın memleketi Kütahya'nın Altıntaş ilçesine bağlı Çayırbaşı köyünde öğlen namazının ardından toprağa verilecek. Bekar ve 4 yıllık asker olan şehit Çakır'ın cenazesine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez de katılacak.


Görüntü Dökümü:


-Zafer Havalimanı


-Karşılayan protokol


-Şehit cenazesinin askerler tarafından taşınması


-Cenaze aracına konması


-Karşılayan kalabalık


-Şehidin ailesi ve yakınları


-Altıntaş Devlet Hastanesi


-Genel görüntüler


Haber-Kamera: Oğuzhan KILIÇ/KÜTAHYA,-


=============


Öykü'ye donör olduktan 39 gün sonra lösemi teşhisi konuldu (2)


NAZLI ÇİÇEK HAYATA TUTUNAMADI


İzmer'de kök hücre nakli olmayı bekleyen 3,5 yaşındaki Öykü Arin Yazıcı'ya donör olduktan 39 gün sonra lösemi teşhisi konulan 21 yaşındaki Nazlı Çiçek Gezginer, tedavisinin sürdüğü Ege Üniversitesi Hastanesi Hematoloji Bölümü'nde hayatını kaybetti. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde sosyal medya hesabından hastane odasında çekilen fotoğrafı paylaşılıp kansere karşı güçlü durduğunu gösteren Nazlı Çiçek'in acı haberi, yakınlarını ve sevenlerini üzüntüye boğdu. Nazlı Çiçek Gezginer'in cenazesinin yarın öğle vakti Alsancak Hocazade Cami'nde kılınacak namazdan sonra Işıkkent Mezarlığı'nda toprağa verileceği yakınlarınca ifade edildi.


Halil İbrahim KARABIYIK/İZMİR, -


==================================


Alzheımer hastası donarak öldü


ERZURUM'da Alzheımer hastası olan Mehrali Sümer (79) evinin yolunu kaybedince arazide donarak öldü. Sümer'in cenazesi köylüler ve AFAD ekipleri tarafından karların içinde bulundu.


Merkez Yakutiye ilçesine bağlı Yolgeçti köyünde yaşayan 4 çocuk babası Mehrali Sümer, 16 Mart günü saat 16.00 sıralarında çıktığı evine bir daha geri dönmedi. Ailenin jandarmaya müracaatı üzerine Yolgeçti ve çevre köylerde arama çalışmaları başlatıldı. Yolgeçti köyüne komşu olan Yeşilyayla köyünde Fatih Kotan adlı vatandaşa ait olan güvenlik kemarası görüntülerinde Sümer'in araziye doğru gittiği belirlendi. Bunun üzerine çalışmalara katılan AFAD ekibi ekibi köylülerle birlikte araziye çıktı. Yeşilyayla köyüne yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta karlar içerisinde Sümer'in cesedi bulundu. İlk belirlemelere göre donarak öldüğü tespit edilen Mehrali Sümer'in cenazesi yolun karla kaplı olması nedeniyle AFAD'ın ait paletli araçla Yeşilyayla köyün getirildi. Mehrale Sümer'in cenazesi burarada bekleyen ambulansla otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu'nun morguna kaldırıldı.


Annsenin yıllar önce öldüğünü babasının ise yaklaşık 1.5 yıl önce hastalığa yakalandığını söyleyen Akın Sümer babasının cansız bedenini görevlilerle birlikte ambulansa taşıdı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


-Yolgeçti köyünde bekleyen köylüler


-AFAD'ın paletli aracının gelişi


-Görevlilerin AFAD'a ait paletli araçla olay yerine gitmesi


-Köylülerle röp


-Paletli araçla cenazesinin getirilimesi ve ambulansa konulması


-Ölen Mehrali Sümer'in vesikalık fotoğrafı ekte geçildi


Haber-Kamera: Salih TEKİN/ ERZURUM,


==================


TBMM BAŞKANI ŞENTOP: BU ANLAYIŞI YEŞERTEN BİR ZEHİRLİ İKLİM VAR BATIDA


TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Yeni Zelanda'da 50 kişinin öldürüldüğü terör saldırısının  vahşet olduğunu belirterek, "Tabi bu sadece bir terörist olsa, böyle bir şahıs olsa, çok fazla belki olayın büyüklüğü ayrı ama zihniyet itibarı ile çok fazla dikkate alınmayabilir. Fakat bu anlayışı yeşerten bir zehirli iklim var batıda." dedi.


TBMM Başkanı Mustafa Şentop, memleketi Tekirdağ'da Trakya lkınma Ajansı tarafından desteklenen ve Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi tarafından yürütülen Naip Mahallesi'nde tam donanımlı ve Türkiye'de bir ilk olan tohum klonlama merkezi Tarımsal Bioteknoloji Araştırma ve Üretim Tesisi'nin açılış törenine katıldı. Yeni Zelanda'da camide düzenlenen 50 kişinin hayatı kaybettiği terör saldırısına değinen Şentop, şunları söyledi:


"Cuma günü Yeni Zelanda'da  çok vahim, belki uzun yıllardır benzerini görmediğimiz bir vahşetle, menfur bir terör saldırısı ile karşı karşıya kaldık. Camide Cuma namazını kılmak için toplanan Müslüman kardeşlerimizin üzerine bir ırkçı İslam düşmanı, İslamofobi diyor batılılar. İslam düşmanı hislerle duygularla yetişmiş birisi, bir saldırı düzenledi o masum insanlardan 50 kişiyi, bugün 50'ye ulaştı sayı katletti, şehit etti, bir o kadar da yaralı kardeşimiz var. Ben öncelikle orada vefat eden, şehit olan kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralılara da cenabı haktan acil şifalar diliyorum. Tabi bu şahsın bazı notları kamuoyuna da yansıdı, koyuldu önümüze. Bunlar içerisinde çok dikkat çekici olan bilhassa silahında yazılı olan isimler hep Osmanlı'nın büyük komutanlarının, padişahlarının katili olan bazı teröristler daha tarih boyunca geriye döndüğümüz zaman 2'nci Viyana kuşatmasına kadar bazı bilgiler vesaire Türkiye ile ilgili, bizim kimliğimiz ile ilgili, tarihimizle ilgili, coğrafyamızla ilgili, Cumhurbaşkanımızla ilgili bir saldırı niyetini gösteren, bir düşmanlık hislerini ifade eden yazılar var. Daha açıkça bunu söylüyor. Türkler ne arıyorlar diyor, boğazların batısında, boğazların doğusuna çekilsinler diyor. Orada istedikleri gibi yaşayabilirler diyen bir adam. Bunları da biraz tarihi bir arka plana işte daha önce burasının adı İstanbul'un Konstantinapol'dü falan diyor. Ne zaman işte olmuş 600-700 sene önce. İyi de bu adam kim? Bu adam İskoçyalı, Avustralya vatandaşı, Yeni Zelanda'da katliam yapıyor. Sen Yeni Zelanda'da ne arıyorsun? Dimi, Avustralya'da ne arıyorsun? Ne münasebetle oraya gittin sen? Senin babaların, ataların oraya gitti. Orasının yerlisi değilsin, İskoçyalı olduğunu söylüyorlar. Niye, işte bir sömürgeci olarak Avustralya'ya gidiyor, gidenlerin neslinden, çocuklarından birileri bunlar. Tabi bu sadece bir terörist olsa, böyle bir şahıs olsa, çok fazla belki olayın büyüklüğü ayrı ama zihniyet itibarı ile çok fazla dikkate alınmayabilir. Fakat bu anlayışı yeşerten bir zehirli iklim var batıda."


TBMM Bakanı Şentop, ABD Başkanı Trump'ın bugün olayla ilgili açıklama yaptığını belirterek, şöyle dedi:


"İslam düşmanlığından, İslamofobi'den hiç bahsetmiyor açıklamalarda.Bu şahısa da terörist demiyor, saldırgan diyorlar. Yine Amerikan basınında da İslamofobi kavramı kullanmadan, İslam düşmanlığı kavramı kullanmadan ve bu şahısa terörist denilmeden bununla ilgili haberler yapılıyor. İşte bu zihniyeti, bu teröristleri İslam karşıtı, İslam düşmanı, Türkiye düşmanı bu teröristlerin yeşermesine,cyetişmesine imkan sağlayan bir zemin bizi rahatsız ediyor bütün dünyada. Bu sadece İslam Dünyası için değil bütün insanlık için bir tehdittir. Bugün bu katliama benzer bir katliamı biliyorsunuz daha önce batıda yaşandı, Norveç'te yaşandı. Orada o terörist o da yabancı düşmanı, o da ırkçı, faşist bir terörist katlettikleri de Müslüman falan değildi. Sadece mesaj vermek için bunu yaptığını söylemişti. Dolayısıyla terörizmin ve teröristin bugün Müslümanları öldürmüş olması, katletmiş olması Müslüman olmayan farklı inançlardan kişiler için bir bana ne denebilecek bir anlayış doğurmamalı. Terör ve teröristin hedefi bugün Müslümanlarsa dünyada yaşayan başka inançtan insanlara da bir gün mutlaka olur, olacaktır. Bu bakımdan top yekun bu teröre ve teröriste, bu ırkçılığa, beyaz ırkçılığına yine bu İslam düşmanlığına karşı toplu bir tavır alınmazsa dünyanın geleceği açısından, dünya barışı açısından çok ciddi bir tehditle karşı karşıya olduğumuzun farkında olmalıyız."


Bu olayda Türkiye'ye yönelik yazılanlara da değinen Şentop, sadece teröristin bir ifadesi, anlayışı olmadığını bazı batılı politikalarda da böyle bir yaklaşım olduğunu vurguladı. Şentop, "bazı batılı medya organlarında Türkiye düşmanlığı aynı şekilde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a olan düşmanlık var. Bu düşmanlığın sebebini de biliyoruz. Türkiye gerçekten itibarlı bir ülke haline geldi. İşte birkaç gün önce Fas'ta bir programdaydım bu programda aşağı yukarı 50 civarı ülkenin temsilcileri vardı. Hepsinin Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanımıza olan muhabbetini saygısını, ismi geçtiği zaman gözlerinin ışıl ışıl bakmasından fark ediyoruz. Dolayısıyla Türkiye güçlü, itibarlı bir ülke haline geldikçe dünyada sadece İslam ülkelerinin değil, bütün mazlumların gözünü diktiği bir ülke, devlet haline geliyor. Bundan rahatsızlık duyan bu tür hastalıklı vicdan ve idrak sahibi insanlar ve çevreler var. Türkiye'ye yönelik olarak tehditlerinde bunları gülerek karşılıyoruz. Biz bu topraklarda bin seneden fazla bir zamandır burayı şehitlerimizin kanlarıyla sulayarak, bir vatan haline getirmiş büyük bir milletin evlatlarıyız. Bu tür ne idüğü belirsiz insanların tehditlerine pabuç bırakacak insanlar değiliz, bir millet değiliz. Burasını ilelebet bu milletin vatanı kılmış bir anlayışın idrakin sahipleriyiz. Dolayısıyla hep söylediğim gibi çok kritik bir dönemden geçiyoruz. Tarihi dönemeçlerden birisinden geçiyoruz. Öncelikle neyle karşı karşıya olduğumuzu tam olarak anlamak, idrak etmek mecburiyetindeyiz. Ama en önemlisi birlik beraberlik içerisinde millet olarak hareket etme mecburiyetiyle karşı karşıyayız. Bu tehditlerden bir haber olan insanlarımız da var ama onları uyarmamız lazım, ikaz etmemiz lazım. Milletimizin birliği beraberliği, bu toprakları vatan kılan anlayış ve idrak bizim için çok önemli" diye konuştu.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-Tesiste toplanan kalabalık


-Şentop'un gelişi ve karşılanması


-Şentop'un konuşması


-Kurdele kesilmesi


-Vali tarafından hediye verilmesi


-Tesisin gezilmesi


-Detay görüntüleri


Haber-Kamera: Ruhan YALÇIN/TEKİRDAĞ,


=================


BBP GENEL BAŞKANI DESTİCİ'DEN, ÜLKÜ OCAKLARI'NA ZİYARET


YEŞİLYURT (Tokat), – Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, MHP ve Ülkü Ocaklarının uzun yıllar boyunca mensubu olduğunu belirterek, "Biz gözümüzü Ülkü Ocaklarında açtık, işin doğrusu bu. Ben, Ankara'da 78 yılında ilk kez Ülkü Ocaklarına gittiğimde 13 yaşındaydımö dedi.


BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, yerel seçim çalışması için gittiği Tokat'ın Yeşilyurt ilçesinde Ülkü Ocakları'nı ziyaret etti. Destici'ye ziyaretinde partisinin Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Mustafa Güler de eşlik etti. Destici, konuşmasında Ülkü Ocağını ziyaret etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Bugün burada Yeşilyurtlu kardeşlerimizle birlikte olduğumuz için mutluyuz, gururluyuz. Belediye Başkan Adayımız Mustafa Bey'in daveti üzerine geldik. Ama burada MHP'nin de Ülkü Ocaklarımızın da yeri var. MHP'nin Belediye Başkan Adayı da burada, o da bizim arkadaşımız. Dolayısıyla,  güzel birlikte bir görüntü vermenin en güzeli olduğunu düşünüyorumö açıklamasında bulundu.


'BİZ GÖZÜMÜZÜ ÜLKÜ OCAKLARINDA AÇTIK'


MHP ve Ülkü Ocaklarının uzun yıllar boyunca mensubu olduğunu aktaran Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Tabi, MHP uzun yıllardır gönül verdiğimiz içinde bulunduğumuz, hizmet ettiğimiz yer. Hem Ülkü Ocakları hem MHP. Biz gözümüzü Ülkü Ocaklarında açtık, işin doğrusu bu. Ben, Ankara'da 78 yılında ilk kez Ülkü Ocaklarına gittiğimde 13 yaşındaydım. Dolayısıyla bu Ocaklarımızın, Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve fazileti üzerine gençler yetiştirmek olduğunu biliyoruz.ö


Alparslan Türkeş, Muhsin Yazıcıoğlu ve diğer ülkücü şehitleri rahmetle andığını söyleyen Destici, "Bu ocaklarımız, bu partilerimiz millete, Türklüğe, İslam'a,  devletimize hizmet yolunda dün olduğu gibi bugün de yarın da yılmadan yorulmadan azimle kararlılıkla mücadele etmeye devam edecektir. İnşallah Rabbim var etsin korusun ve yüceltsinö ifadelerini kullandı.


Görüntü dökümü:


Mustafa Destici'nin konuşması


Haber: YEŞİLYURT (Tokat),


====================


Kılıçdaroğlu ve Akşener'den Balıkesir'de ortak miting (2)


KILIÇDAROĞLU VE AKŞENER, STK VE İŞ DÜNYASI TEMSİLCİLERİYLE BİR ARAYA GELDİ


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Balıkesir'deki mitingin ardından Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ve iş dünyası temsilcileri ile 'Yerel yönetimlerde sivil toplum örgütlerinin önemi' gündemli toplantıda bir araya geldi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan toplantıda ilk konuşmayı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yaptı. Sivil Toplum Kuruluşları'nın başkanlarının kanaat önderleri olduklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Sivil Toplum Örgütlerinin ya da esnaf odalarının başında olan arkadaşlarımız kendi bulundukları camianın kanaat önderleridir. Seçimle gelmişlerdir, kendi tabanlarına karşı sorumlulukları vardır. Kanaat önderlerinin kendi sorumlulukları vardır. İnsanlar herhangi bir sorunla karşılaştıklarında önceden belirledikleri kanaat önderlerine aktarırlar ve onların görüşlerini alırlar. Kanaat önderi toplumda son derece önemlidir. Hepimiz güzel bir ülkede yaşıyoruz. Hepimizin ortak arzusu siyasi görüşümüz ne olursa olsun, kimlik ve inancımız ne olursa olsun bu memlekette huzur içinde yaşamak istiyoruz. Birlikte yaşayalım huzur içinde yaşayalımö dedi.


'YARIN NE OLACAĞINI KİMSE BİLMİYOR'


İnsanların siyasi görüşleri ne olursa olsun birlikte huzur içinde yaşaması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:


"Siyasi görüşümüz kimlik ve inancımız ne olursa olsun birlikte huzur içinde yaşayalım. Elbette insanlar siyasi tercihte bulunacak. Tüm bunlar demokrasinin olmazsa olmaz kurallarıdır. Ama tüm bunların belli bir çerçevede etik olması lazım. Doğruyu bulmak geleceğe yönelik sağlıklı bir çerçeve inşa etmektir. Devletler bunları planlama ile yapar. Hayatı ve insanlar geleceği planlar. Ne için canlılar içinde akıl sadece insanlarda vardır. İnsanlar içgüdü ile değil aklıyla hareket eder. Devlet aklı denen bir olguda var. Planları ona göre yaparız. Önümüzdeki 50 yılda ne olacak, 30 yılda ne olacak, 40 yılda ne olacak diye planlama yapıyoruz. Türkiye Cumhuriyetinin bir planı var mı? Yok. 2018 yılında son kalkınma planının süresi doldu. Yıl 2019 ve 21. yüzyılda Türkiye'nin bir kalınma planı yok. Yarın ne olacağını kimse bilmiyor."


AKŞENER: SAVAŞA MI GİDİYORSUNUZ ?


Kılıçdaroğlu'nun ardından İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener bir konuşma yaptı. Türkiye'nin bir seçime gittiğini, ama savaş havası estirildiğini ifade eden Akşener, "Savaşa mı gidiyoruz? Yerel seçim bu, yerel seçim. Muhtar seçeceksiniz, belediye başkanı seçeceksiniz, belediye meclis üyesi seçeceksiniz. Büyükşehir olmayan yerlerde İl genel meclisi üyesi seçeceksiniz. Neyin konuşulması gerekir? Adayların, projelerinin, hizmetlerinin konuşulması gerekir. Madem Balıkesir'deyiz, adayların sadece Sayın Ok'tan bahsetmiyorum, diğer adayında başka siyasi partilerin adaylarının da projelerini duyabildiniz mi? Bu gürültünün içerisinde duyabildiniz mi? Hayır duyamadınızö dedi.


'STK'LARIN DİRENEBİLMESİ KOLAY DEĞİL'


Akşener, STK'ların demokratik baskı gurupları olduklarını hatırlamaları gerektiğini belirterek, "STK'lar belli grupların hakkını, hukukunu savunan organizasyonlardır. Ama birazcık kafasını çeviren bir STK'nın karşısına Kanarya Sevenler Derneği'de olmak üzere rakibini durduran bir elin karşısında STK'ların direnebilmesi çok kolay değil. Meşhur 28 Şubat sürecinde demokratik kitle örgütü olması gereken grupların o zamanki tutumları nedeniyle çok üzerinde durmuştum. Akademisyenliğim zamanında da STK'ları uzun uzun anlatan, üzerinde çalışan bir hocaydım ben. Toplumsal makyaj malzemesi dışına çıkarılması gereken ama öyle olmalarına iktidar gücüyle kafalarına vurularak baskı yapılan yapılar olması istenen STK'larımız var. Kolay değil ama başarmak zorundasınız, başarmak zorundayızö diye konuştu.


Konuşmaların ardından liderler, davetliler ile yemek yedikten sonra kentten ayrıldı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-Akşener'in konuşması


Salondan detaylar


Devrim DERİN- Fatih Emrah ERDOĞAN/BALIKESİR,


=================================

Kaynak: DHA