DHA YURT BÜLTENİ - 1
ŞEHİT RECEP ÖZMEN'İN CENAZESİ KONYA'YA GETİRİLDİHakkari'de, yol kontrol noktasında piyade tüfeğine monte edilen bomba atar mühimmatının patlaması sonucu göğsünden yaralanan ve kaldırıldığı hastanede şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Recep Özmen'in (25) cenazesi, düzenlenen törenin ardından...
ŞEHİT RECEP ÖZMEN'İN CENAZESİ KONYA'YA GETİRİLDİ
Hakkari'de, yol kontrol noktasında piyade tüfeğine monte edilen bomba atar mühimmatının patlaması sonucu göğsünden yaralanan ve kaldırıldığı hastanede şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Recep Özmen'in (25) cenazesi, düzenlenen törenin ardından askeri uçakla memleketi Konya'ya getirildi.
Şehit Özmen'in cenazesini Konya Havalimanında protokol üyeleri, ailesi, yakınları ve askerler karşıladı. Şehit Özmen'in cenazesinin uçaktan indirildiği sırada eşi Beyza Özmen ve yakınları gözyaşlarına hakim olamadı. Cenaze aracına konulan Özmen'in naaşı baba ocağı Akşehir'e götürüldü. Şehit Özmen'in cenazesi bugün İmaret Camii'nde öğle namazı sonrası düzenlenecek dini ve askeri törenin ardından Akşehir Şehitliği'ne defnedilecek.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------Şehidin cenazesinin uçaktan indirilmesi Cenaze aracına alınması Eşi ve ailesinden detayHaber- Kamera: Mehmet IŞIK/ KONYA,
===================================ŞEHİT UZMAN ÇAVUŞ, HATAY'DA TOPRAĞA VERİLDİ
BARIŞ Pınarı Harekatı'nda terörden arındırılan Tel Abyad kentinde PKK/PYD'li teröristlerin havanlı saldırısında şehit olan Uzman Çavuş Harun Çınar (22), Hatay'da gözyaşları arasında toprağa verildi.
Suriye'nin Tel Abyad kentinde PKK/PYD'li teröristlerin havanlı saldırısında şehit olan Uzman Çavuş Harun Çınar'ın cenazesi, Antakya ilçesi Bitiren Mahallesi'ndeki baba ocağına getirildi. Şehit Çınar için baba ocağında alınan helalliğin ardından Bitiren Mahallesi Camii'nde tören düzenlendi. Törene Adalet Bakanı Yardımcısı Zekeriya Birkan, Hatay Valisi Rahmi Doğan, AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, Büyükşehir Belediyesi Başkanı Lütfü Savaş ile çok sayıda kişi katıldı. Törende bekar olan şehit Çınar'ın annesi Emine ve babası Hikmet Çınar, güçlükle ayakta durabildi. Şehit oğullarının tabutunun başında gözyaşlarına boğulan anne Emine Çınar'ı kadın askerler teselli etti. Şehidin ağabeyleri İhsan ve Gökhan Çınar da bir an olsun tabutun başından ayrılmadı. Şehit Çınar, kılınan cenaze namazının ardından Bitiren Mahallesi Mezarlığı'nda toprağa verildi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------Cenaze törenine katılan kalabalıkŞehit anne ve baba ve kardeşlerinden görüntüŞehit annesinin tabuta sarılarak ağlamasıAskerlerin annesi teskin etmeye çalışmasıCenaze namazıŞehidin tabutunun omuzlara alınmasıMahalle mezarlığına götürülmesiHaber-Kamera: Halil İbrahim KARAÇAY - Hüseyin BOZOK/ HATAY,
=============================================TUNCELİ'DE ASKERLERİ TAŞIYAN ZIRHLI ARAÇ DEVRİLDİ: 13 YARALI
TUNCELİ'de, operasyondan dönen askerlerin taşındığı, askeri zırhlı aracın devrilmesi sonucu meydana gelen kazada, 13 asker yaralandı.Kaza, dün öğle saatlerinde, Pülümür Vadisi'nde meydana geldi. Pülümür ilçesi kırsalındaki terör operasyonundan dönen askerlerin taşındığı zırhlı araç, kontrolden çıkıp, devrildi. Kazada 13 asker yaralandı. Kazanın ardından bölgeye sevk edilen sağlık görevlileri, yaralı askerleri olay yerindeki ilk müdahale sonrası ambulanslarla Tunceli Devlet Hastanesi'ne kaldırdı. Acil serviste tedaviye alınan yaralı 13 askerden 1'i, helikopterle Elazığ'daki Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi. VALİ SONEL'DEN YARALI ASKERLERE ZİYARETTunceli Valisi Tuncay Sonel, beraberindeki Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Turgay Aras ile Tunceli Devlet Hastanesi'ne gelerek, yaralı askerleri ziyaret etti. Askerlere 'geçmiş olsun' dileğinde bulunan Vali Sonel, gazetecilere yaptığı açıklamada, sağlık durumlarının iyi olduğunu söyledi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
--------------------------------Kaza yerinden görüntü-Ambulanslar -Yaralı bir askerin helikopter ile Elazığ'a sevk edilmesi-Genel ve detay görüntülerHaber-Kamera: Ferit DEMİR/ PÜLÜMÜR(Tunceli),
===========================================EVİNİN ÖNÜNDE BIÇAKLANAN GENÇ BALERİN, HAYATINI KAYBETTİ
ORDU'da, evinin önünde bir saldırgan tarafından bıçaklanan balerin Ceren Özdemir (20), ağır yaralandı. Şüpheli kaçarken, genç kız ise hastanede tedaviye alındı.Olay, dün saat 19.30 sıralarında Altınordu ilçesi Zaferi Milli Mahallesi'nde meydana geldi. Balerin Ceren Özdemir, antrenman sonrası geldiği evinin önünde kimliği belirsiz bir kişinin bıçaklı saldırısına uğradı. Vücuduna aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralanan genç kız, kanlar içerisinde yığıldı. Saldırgan kaçarken, çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesini yaptığı Özdemir, Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Özdemir'in hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma başlatan polis, çevredeki iş yerlerinin güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Ekipler, saldırganın kimliğini belirlemeye çalışıyor.GENÇ KIZ KURTARILAMADI
Ordu'da, evinin önünde bir saldırgan tarafından bıçaklanan balerin Ceren Özdemir (20), ağır yaralı olarak kaldırıldığı Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Ordu Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Müzik Bölümü 2'inci sınıf öğrencisi Özdemir'in ölüm haberini alan yakınları hastane önünde sinir krizleri geçirdi. Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Hakan Timur, saat 19: 50 sıralarında Ceren Özdemir'in yaralı olarak hastanelerine geldiğini belirterek "Göğsünde ve karnında kesici ve delici alet yaralanması vardı. Acil serviste gerekli müdahaleyi yaptık. Ameliyathaneye alındı. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kızımızı kurtaramadık. Üzgünüz" dedi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
--------------------------------Hastane acil servis detaylarıHaber-Kamera: Nedim KOVAN - Ahmet BAYRAK/ ORDU,
=======================================OTOMOBİL SÜRERKEN TÜFEKLE VURULARAK, ÖLDÜRÜLDÜ
ANTALYA'nın Manavgat ilçesinde, Deniz B. (28), boşanma aşamasında olduğu eşi M.B. ile otomobiliyle giderken, tüfekle vuruldu. Deniz B., ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken, beraberindeki eşi gözaltına alındı.
Dün saat 13.00 sıralarında Manavgat ilçesi Kavaklı Mahallesi'nde yaşanan olay iddialara göre şöyle gelişti: Beraberinde boşanma aşamasında olduğu eşi M.B. de bulunan Deniz B., 07 ACB 271 plakalı otomobiliyle yola çıktı. Ancak araç içinde henüz kim tarafından ateşlendiği belirlenemeyen tüfekten çıkan saçmalar tarafından vuruldu. Deniz B.'nin direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil, bir apartmanın istinat duvarına çarparak durabildi. Olayı görenlerin ihbarıyla olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sürücü koltuğunda ağır yaralı halde bulunan Deniz B., gelen sağlık ekipleri tarafından ambulansla Manavgat Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.EŞİ GÖZALTINA ALINDI
Olay anında otomobilde olan M.B., polis tarafından gözaltına alındı. Otomobilde ele geçirilen tüfeğe de el konuldu. Otomobilde yapılan incelemede çok sayıda saçma izi tespit edildi. Parmak izi incelemesinin ardından otomobil, çekiciyle emniyet otoparkına götürüldü.'BABANIN LEŞİNİ YERE SERECEĞİM'
Eşinin cesedi Manavgat Devlet Hastanesi morgunda teşhis ettirilen M.B., polise verdiği ilk ifadesinde, Deniz B. ile boşanma aşamasında olduklarını, 2 gün önce evde şiddetli bir tartışma yaşadıklarını ve olayın polise intikal ettiğini anlattı. Deniz B. ile dün sabah yolda karşılaştıklarını ifade eden M.B., kocasının babasını tehdit ettiğini, sonra da kendisini cep telefonundan arayıp, "Bunlar iyi günleriniz. Babanın leşini yere sereceğim" dediğini öne sürdü. Eşiyle daha önce de kavgaları olduğunu, bu kavgaların da polise intikal ettiğini kaydetti. Soruşturma sürüyor.POLİS MERKEZİNE GÖTÜRÜLDÜ
Eşi Deniz B.'yi öldürmek suçlamasıyla polis tarafından gözaltına alınan M.B. (24) sağlık kontrolü için Manavgat Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Üzerinde 'Bye, see you later' yazılı bir tişört bulunan M.B. hastane çıkışında kendisini görüntüleyen gazeteciye hareket etti. Polisin güçlükle araca bindirdiği M.B., merkeze götürüldü.SALDIRI EŞİNİN AİLESİNİN EVİNİN ÖNÜNDE GERÇEKLEŞTİ
Antalya'nın Manavgat ilçesinde, silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Deniz B.'nin, seyir halindeki otomobilin içinden açılan ateş sonucu değil, dışarıdan tüfekle açılan ateş sonucu yaşamını yitirdiği ortaya çıktı. Deniz B.'nin, boşanma aşamasında olduğu eşi M.B.'nin anne ve babasının oturduğu evin önüne otomobiliyle geldiği, bu sırada eşinin bir akrabası olduğu belirlenen ve kimliği açıklanmayan 19 yaşındaki erkek şüpheli tarafından tüfekle Deniz B.'nin otomobiline ateş açıldığı belirlendi. Otomobiliyle kaçmaya çalışan Deniz B.'nin kurşunların hedefi olduğu kaydedildi. Olayın ardından kaçan saldırgan ise polis tarafından kısa sürede yakalanarak, gözaltına alındı. Polis merkezine götürülen şüphelinin işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Aynı soruşturmada daha önce gözaltına alınan M.B.'nin de ifade işlemlerinin devam ettiği kaydedildi.OLAY ANI GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI
Manavgat'ta, Deniz B.'nin yaşamını yitirdiği silahlı saldırı anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Benzerine film senaryolarında rastlanabilecek görüntülerde Deniz B.'nin eşinin ailesinin oturduğu evin önüne gelip durduğu sırada, eşinin araca doğru yaklaştığı, hemen arkasından da araca doğru yaklaşan bir erkek şüphelinin elindeki tüfekle ateş etmeye başladığı yer aldı. Açılan ateşin ardından Deniz B.'nin otomobiliyle kaçmaya çalıştığı, saldırganın ise aracın arkasından birkaç el daha ateş attığı görüldü. Deniz B.'nin bulunduğu otomobilin bir süre ilerledikten sonra bir apartmanın bahçe duvarına çarparak durduğu anlar kameraya yansıdı. Olayın ardından saldırgan kaçarken, Deniz B.'nin eşi M.B.'nin ise tüfeği eline alıp, otomobilin yanına geldiği görüntülerde yer aldı.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------Aracın çekiciye yüklenmesiMorg önünden detay+++Manavgat Devlet Hastanesi acil servisinin dış görünüşüM.B.'nin dışarı çıkarılmasıM.B.'nin hakaret etmesi (küfürlü)M.B.'nin binmemekte direndiği otomobile güçlükle bindirilmesiOlay yerinden otomobilin görüntüsüYıkık duvarın görüntüsüOtomobilin çekiciye bindirlmesiMorgdan görüntü+++Otomobilin sokağa gelerek durmasıM.B.'nin otomobilin yanına yaklaşmasıArkadan çıkan şahsın tüfekle ateş etmesiHaber-Kamera: Mithat ABAKAN/ MANAVGAT(Antalya),
====================================AİLE KAVGASI İHBARINA GİDEN POLİS, SİLAHINI ALAN KİŞİ TARAFINDAN VURULDU
BURSA'da, komşular arasında yaşanan kavga ihbarı üzerine olay yerine giden polis memurlarından Alaattin Özdemir, yaşanan arbede sırasında kendi tabancası ile başından vuruldu. Hastaneye kaldırılan Özdemir'in hayati tehlikesinin bulunduğu belirtilirken, şüpheli Murat D. gözaltına alındı. Olay, dün saat 19.40 sıralarında Yıldırım ilçesi Yavuzselim Mahallesi Su deposu Caddesi'ndeki apartmanda meydana geldi. Apartmanda komşular arasında çıkan kavga nedeniyle polise ihbarda bulunuldu. Kısa sürede olay yerine giden polis ekipleri, tarafları ayırmaya çalıştı. Bu arada yaşanan arbede sırasında iddiaya göre kavga eden apartman sakinlerinden Murat D., polis memuru Alaattin Özdemir'in silahını almaya çalıştı. İddiaya göre yaşanan arbede sırasında tabancanın ateş alması sonucu polis memuru Alaattin Özdemir, başına isabet eden kurşunla yaralandı.Meslektaşlarının ihbarı üzerine Özdemir, olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldü. Tedaviye alınan Özdemir'in hayati tehlikesinin bulunduğu bildirildi. Olaydan kısa süre sonra Bursa Valisi Yakup Canpolat da hastaneye gelerek, doktorlardan yaralı polisin durumu hakkında bilgi aldı.Polis memuru Özdemir'in yaralanmasına yol açan Murat D. ise olay yerindeki polisler tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor. BURSA VALİSİ CANBOLAT VE EMNİYET MÜDÜRÜ ASLAN, HASTANEYE GELDİKavga ihbarına giden polis memuru Alaattin Özdemir'in tabancasını belinden alan kişi tarafından başından vurulmasının ardından Bursa Valisi Yakup Canbolat ve İl Emniyet Müdürü Tacettin Aslan ile birçok şubede görevli polis müdürleri, Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne geldi. Hastane başhekiminden bilgi alan Vali Yakup Canbolat, hastane çıkışında gazetecilere açıklama yaptı. Olayın iki aile arasında, adi bir kavga olduğunu belirten Canbolat, ailelerin bir tanesinin olay yerinden ayrılıp karakola gittiğini, polisin diğer aile ile ilgili işlem yaptığı sırada olayının gerçekleştiğini ifade etti."POLİSİMİZİN BELİNDEN SİLAHINI ALIP ATEŞ EDİYOR"
Vali Canbolat, polisin sağlık durumunun ağır olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Ameliyattan çıktı. Allah'tan şifa diliyoruz. Yıldırım ilçesi, Yavuzselim Karakolu'na yapılan bir aile kavgası ihbarı çerçevesinde ekiplerimiz, oraya gidiyor. İlgili faili ikna etmeye çalışırken polisimizin belinden silahını alıp ateş ediyor; tam tespit edilemedi. Bunun üzerine polis memurumuz Alaattin Özdemir, beyninden, kafasından ağır yaralanıyor. Acilen buraya getirildi ve ameliyata alındı. İlgili fail şuan, gözaltında. Elim, acı bir olay. Allah'tan şifa diliyoruz ama durumu ağır gözüküyor."GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
--------------------------------Bursa Valisi Canbolat'ın açıklaması-Hastaneden detaylar-Olayın gerçekleştiği yerden detaylar-Polis ekiplerinden görüntü-Hastane önündeki kalabalıktan detaylarHaber-Kamera: Berktuğ ÖNCÜ - Semih ŞAHİN - İsmail Hakkı SEYMEN/ BURSA,
=======================================================AYRILMAK İSTEDİĞİ SEVGİLİSİNİN ÖLDÜRDÜĞÜ KADIN, BOŞANMA DAVASI AÇMIŞ
ADANA'da, ayrılmak istediği sevgilisi Yakup E. (29) tarafından pompalı tüfekle başından vurularak, öldürülen Leyla B.'nin (30) evli olduğu, cezaevindeki kocasından boşanmak için dava açtığı ortaya çıktı. Olay, önceki gün saat 19.30 sıralarında, merkez Seyhan ilçesine bağlı Mithatpaşa Mahallesi 58167 Sokak'ta meydana geldi. Hatay'ın Dörtyol ilçesinden Adana'daki ablasının yanına gelen, 2 çocuk annesi Leyla B., iddiaya göre, burada tanıştığı Yakup E. ile sevgili oldu. Leyla B., bir süre sonra Yakup E.'ye ayrılmak istediğini söyledi. Ayrılık talebini olumsuz karşılayan Yakup E., Leyla B.'ye kendisini evden alıp, Hatay'daki ailesine götüreceğini söyledi. Leyla B., bunu kabul edince Yakup E. de eve geldi. Burada ikili arasında, bilinmeyen nedenle tartışma başladı. Tartışma, kısa sürede büyüyüp, kavgaya dönüşürken Yakup E., yanında getirdiği pompalı tüfekle Leyla B.'yi başından vurdu. Yakup E., daha sonra aynı silahı kendisine çevirip, ateşledi. Silah seslerini duyan komşuların ihbarıyla olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İçeri giren ekipler, yaptıkları kontrolde, Leyla B. ile Yakup E.'nin yaşamını yitirdiğini belirledi. Leyla B. ve Yakup E.'nin cansız bedenleri, otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Dün sabah saatlerinde, Adli Tıp'a gelen yakınları, Leyla B. ile Yakup E.'nin cenazelerini teslim aldı. Leyla B. ve Yakup E.'nin, iki aile arasında gerginlik olmaması için farklı saatlerde toprağa verildiği öğrenildi.CEZAEVİNDEKİ KOCASINDAN BOŞANMAK İÇİN DAVA AÇMIŞ
Öte yandan Leyla B.'nin evli olduğu ve cezaevindeki kocasından boşanmak için dava açtığı; ancak henüz sonuçlanmadığı öğrenildi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------Cenazelerin adli tıp kurumundan alınmasıAdli tıp tabelaHaber-Kamera: Ruşan Anıl ATAR - Eser PAZARBAŞI/ ADANA,
==========================================HAFİF TİCARİ ARACIN ÇARPTIĞI KİŞİ, ÖLDÜ
BURSA'nın İnegöl ilçesinde, yolun karşısına geçmeye çalışırken hafif ticari aracın çarptığı Mustafa Su (49), hayatını kaybetti.Kaza, dün akşam saatlerinde Bursa Ankara karayolu üzeri İnegöl'ün Mezit-1 mevkiinde meydana geldi. İnegöl'den Ankara istikametine seyir halinde olan İsmail Döngel yönetimindeki 16 Y 9374 plakalı hafif ticari araç, yolun karşısına geçmeye çalışan Mustafa Su'ya çarptı. Çarpmanın şiddetiyle 30 metre sürüklenen Su, olay yerinde hayatını kaybetti. Su'nun cansız bedeni olay yerinde yapılan incelemenin ardından morga kaldırılırken, sürücü İsmail Döngel ise gözaltına alındı.Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
--------------------------------Olay yerinden görüntüler-Polis ekipleri inceleme yaparken-DetaylarHaber-Kamera: Yavuz YILMAZ/ İNEGÖL(Bursa),
==========================================TELEVİZYONDAN ÇIKAN ALEVLER EVİ SARDI, YAŞLI KADINI KOMŞULARI KURTARDI
DÜZCE'de, 90 yaşındaki Cemile Kocaoğlu'nun evindeki televizyon aniden alev aldı. Yangını söndürmek isterken dumandan etkilenen Kocaoğlu, komşuları tarafından kurtarıldı.Düzce Dedeler Mahallesi 5291 Sokak'taki evinde tek başına yaşayan Cemile Kocaoğlu, dün öğle saatlerinde seyrettiği televizyonun alev almasıyla korku dolu anlar yaşadı. Yaşlı kadın yangına müdahale etmek isteyince dumandan etkilendi. Dumanları görerek eve giren komşuları Cemile Kocaoğlu'nu dışarı çıkardı. Haber verilmesi üzerine gelen 112 Acil ekibi Cemile Kocaoğlu'na müdahalede bulundu. İtfaiye ekipleri ise yangını büyümeden kontrol altına alarak söndürdü. Düzce Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırılan Cemile Kocaoğlu tedavi altına alınırken, hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtildi. Yangınla ilgili inceleme başlatıldı.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
--------------------------------İtfaiye ve sağlık ekiplerinden görüntü-Sağlık ekiplerinin yaşlı kadına müdahale görüntüsü-Yaşlı kadının ambulansa götürülürken görüntüsü-Evin içinden görüntü ve detaylarHaber-Kamera: Tezcan SOLMAZ/ DÜZCE,
======================================MAHALLENİN FUTBOL SAHASINA DEV KAYA PARÇASI DÜŞTÜ
DENİZLİ'nin Honaz ilçesinde taş ocağında dinamitle yapılan kontrollü patlatma sırasında dağdan kopan tonlarca ağırlığındaki dev kaya parçası, mahallenin futbol sahasına düştü. O anlar, cep telefonu kamerasınca görüntülendi.Olay, önceki gün saat 17.00 sıralarında, Aşağıdağdere Mahallesi'nde meydana geldi. Kelkaya Dağı'ndaki özel taş ocağında dinamitle kontrollü patlatma yapıldı. Bu sırada dağdan kopan tonlarca ağırlığındaki kaya parçası, mahallenin futbol sahasına düştü. Büyük bir toz bulutu oluşturarak dağdan yuvarlanan kaya kütlesi, mahallede korku yarattı. Devasa kayanın düştüğü alanda kimsenin olmaması olası bir faciayı önledi. Kayanın yuvarlanma anı, mahalle sakinleri tarafından cep telefonu kamerasına kaydedildi. Olayın bildirilmesi üzerine jandarma ekipleri tutanak tutup soruşturma başlattı. Mahalle sakinlerinin futbol sahasının ortasında duran kaya parçasının kaldırılması için bekleyişi sürüyor.'VATANDAŞLARIN CAN VE MAL GÜVENLİĞİ YOK'
Aşağıdağdere Mahallesi Muhtarı Murat Efe, mahalle olarak facianın eşiğinden döndüklerini belirterek, "Taş ocağı açıldığından beri bu sıkıntıyı yaşıyoruz. Mahalle sakinleri korku ve panik içerisinde. Yaklaşık 150- 200 ton ağırlığında olan kaya parçası sahanın içerisine düştü. 25 metre daha gitseydi mahallenin içine girecekti. Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği yok. Taş ocağının kapatılmasını istiyoruz" dedi. Mahalle sakinlerinden Mustafa Yılmaz, olay sırasında çok korktuklarını belirterek, "Mahalle olarak diken üstünde yaşıyoruz. Çocuklarımız dışarı çıkamaz oldu. Tedirginiz, korku içerisinde yaşıyoruz. Her an bir kaya parçası mahalleye gelip evlerimizi yıkmasından endişeleniyoruz" diye konuştu. Mustafa Yılmaz ise kopan kaya parçasının evinin 25 metre yakınına düştüğünü söyledi. Yılmaz, mahalle olarak yetkililerden çözüm beklediklerini ifade etti.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------Dev kaya parçasından detaylarMahalleden detay görüntüMahalle sakinlerinden görüntüMuhtar Murat Efe ile röp.Mahalle sakinleriyle röp.Haber-Kamera: Deniz TOKAT/ DENİZLİ,
====================================KAVŞAK İSTEYEN KÖYLÜLER YOLU TRAFİĞE KAPATTI
ADIYAMAN'da, yola kavşak yapılmasını isteyen köylüler yolu trafiğe kapattı.
Adıyaman-Şanlıurfa karayolunun 25'nci kilometresinde bulunan Turuş ve Gümüşkaya köylerinin girişlerinde kavşak olmadığı için ters yönden gitmek zorunda kaldıklarını belirten köylüler yolu trafiğe kapattı. İhbarla olay yerine gelen jandarma ekiplerinin ikna etmesiyle yol yeniden trafiğe açıldı.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
--------------------------------Olay yeri-Jandarma ekipleri-Köylülerden görüntü-Yolun kapatılması-Köylülerin yolda oturması-Araçlardan görüntü-Jandarma ekipleri-Köylüler ile jandarma ekiplerinin tartışması-Köylüler ile röportaj-Genel ve detay görüntüHaber-Kamera: Mahir ALAN/ ADIYAMAN,
=====================================İNTİHAR İÇİN ÇATIYA ÇIKTI, MERAKLILAR O ANLARI KAMERAYA KAYDETTİ
SİVAS'ta, 6 katlı apartmanın çatısına çıkarak intihara kalkışan T.G., polis ve yakınlarının çabasıyla ikna edilerek çatıdan indirildi. Meraklılar, bu anları cep telefonları ile görüntülemeye çalıştı.Olay, dün saat 16.30 sıralarında Sularbaşı Mahallesi Hikmet Işık Caddesi üzerinde bulunan 6 katlı apartmanın çatısında meydana geldi. Bir süredir psikolojik sorunları olduğu öne sürülen T.G., intihar girişiminde bulunmak için apartmanın çatısına çıktı. Çatıda birinin olduğunu görenler durumu polis ekiplerine haber verdi. Olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Polis ve olay yerine çağrılan yakınları, T.G.'yi intihar girişiminden vazgeçirmek uzun süre çaba harcadı. İntihar girişimi sırasında caddede yoğunluk oluşurken, bazı meraklıların ise cep telefonu kamerası ile intihar girişimini görüntülemeye çalıştığı görüldü.Ekipler ve yakınlarının yaklaşık 1 saat süren çabasıyla ikna edilerek çatıdan indirilen T.G., ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
--------------------------------Çatıdaki kişinin görüntüsü-Polis ve yakınlarının ikna çabası-Caddede oluşan yoğunluk-Meraklıların cep telefonu ile kayıt yapması-İndirilip götürülmesiHaber-Kamera: Hüsnü Ümit AVCI/ SİVAS,
=====================================CHP HEYETİ, DEMİRTAŞ'I CEZAEVİNDE ZİYARET ETTİ
EDİRNE F Tipi Cezaevi'nde rahatsızlanan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı ziyaret eden CHP heyetindeki Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Demirtaş'ın moralinin iyi olduğunu gördüklerini söyledi.Edirne F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, rahatsızlanmasının ardından önceki gün Trakya Üniversitesi Tıp Hastanesi'nde götürülerek kontrolden geçirildi. Önceki gün akşam saatlerinde yeniden cezaevine götürülen Demirtaş'ı dün Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, İstanbul Milletvekili Zeynel Emre ve Gaziantep Milletvekili Bayram Yılmazkaya'dan oluşan CHP heyeti, cezaevinde ziyaret etti.Demirtaş'ı ziyaretin ardından Ağbaba, gazetecilere yaptığı açıklamada. Demirtaş'ı kamuoyuna yansıyan sağlık sorunlarıyla ilgili partilerinin görevlendirmesiyle ziyaret ettiklerini söyledi. Ağbaba, şöyle dedi: "Öncelikle Demirtaş'ın moralinin iyi olduğunu gördük. Sayın Demirtaş geçtiğimiz salı günü sabah doğru bir sağlık sorunu yaşıyor. Sabaha doğru nefesi kesilip bayılıyor. Birlikte kaldığı Abdullah bey (Zeydan) tarafından doktora haber verilmesi neticesinde ambulansa götürülüp sağlık kontrolü yapılıyor. Burada ise cezaevi yönetimi hastaneye sevk edilmesini istiyor. Öncelikle şunu söyleyelim, sayın Demirtaş Edirne'deki cezaevi yönetimiyle ilgili bir şikayeti yok, onların bir sorumluluğu olmadığını düşünüyor. Birkaç gün geçiyor ve bu sefer avukatı aracılığıyla kamuoyuna bilgilendirme yapıyor. Aslında bu durumu kamuoyuyla paylaşmayacağını ancak 4 -5 gün geçince paylaştığını söylüyor. Bu konuda Adalet Bakanlığı'nın bir ihmali olduğunu düşünüyor. Sayın Selahattin Demirtaş böyle bir rahatsızlığı 20 yıldan beri çektiğini söylüyor. Kalp rahatsızlığı ve nefes kesilmesinin 20 yılda, 20 kez olduğunu ancak 3 yıldan beri cezaevinde 20'nin üzerinde yaşadığını, yani 20 yılda yaşamış olduğu şeyi 3 yılda daha fazla yaşadığını söylüyor. Dolayısıyla cezaevi koşullarının da etkisi olduğunu söylemek mümkün."Ağbaba, Demirtaş'ın sorunun sadece kendisiyle ilgili bir mesele olmadığını, mahpusların ciddi sağlık problemlerinin olduğunu söylediğini ifade ederek, "Maalesef gündeme gelmediği için yüzlerce insanın cezaevinden ölüsünün çıktığını söylüyor. Bu konunun gündeme gelecekse tüm mahkumların gündeme getirilmesi gerektiğin düşünüyor. Ayrıca burada sayın Demirtaş eğer kendisine bir şey olursa, ölüm olması halinde bunun sorumlusunun da kendisini buraya atanlar olduğunu söylüyor. Maalesef sayın Demirtaş bir zorlama hukukla burada bulunmaktadır. Kendisi dün sağlık kontrolünden geçiyor, kalp, nöroloji ve gastroya gidiyor ve hastalığıyla ilgili bir şikayeti olmadığını söylemek mümkün. Burada tabi Türkiye'de, CHP Cezaevi Komisyonu olarak yazdığımız raporlar var. Maalesef hasta, mahpus meselesi cezaevlerinin en önemli meselesi. İnsanlar kolay kolay sevke çıkamıyor. Bunun tekrar söylüyorum, sorumlusu buradaki cezaevi değil, sorumlusu bakanlıktır, her şeyi planlayan kişidir. Temel bir mesele, insanlar hem sevk problemi yaşıyor hem temel sağlık haklarından faydalanamıyor" dedi.Ağbaba, şöyle devam etti: "Bizim burada söyleyeceğimiz son söz; aslında hukuk herkese eşit uygulanırsa problem kalmayacak. Eğer Türkiye'yi yönetenler anayasanın 10'uncu maddesine uyarlarsa Türkiye'de temel olarak sorun çözülür. Biz zorlama hukukla içeride tutulan, tamamen hukuksuz bir şekilde içeride tutulan bir yargı düzeninin son bulmasını istiyoruz. Maalesef yargı siyasetin emrine girmiştir. Bu düzenin son bulmasını istiyoruz. Siyasi kararlarla içeride tutulanların da bir an önce serbest bırakılmasını bekliyoruz. Parti olarak bütün cezaevinde yatan insanların sağlık konusundaki sorunlarının takip edileceğinin bilinmesini istiyoruz. Selahattin Demirtaş'ın problemi ciddi. Eğer bir tedbir alınmazsa hayati riskinin olduğunu da doktor olan arkadaşımız sayın Bayram Yılmazkaya da ifade etti. Selahattin Demirtaş'ın, bundan sonra eğer böyle bir şey olursa, örneğin bir dil kayması olsaydı belki bugün çok farklı bir manzarayla karşı karşıya kalacaktık. Selahattin Demirtaş, 'Ölüm çıksa bile ben sağlık nedeniyle bir tahliye talebinde bulunmayacağım' diyor. 'Böyle bir şeyi kendime zül sayarım' diyor. Onu da buradan belirtmek istiyorum."GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
--------------------------------CHP heyetinin gelişi-Ağbaba'nın açıklama yapması-DetaylarHaber-Kamera: Ali Can ZERAY - Olgay GÜLER/ EDİRNE,
=====================================PROF. DR. ÇOMAKLI: FETÖ, HRİSTİYAN DÜNYASINDAN ELEMAN KAZANMAYA ÇALIŞIYOR
ANADOLU Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı, FETÖ/PDY mensuplarının, İslam dünyasında kaybettiği zemini Hristiyan dünyasında kazanmaya çalışmak için sosyal medyadan faaliyetlerde bulunduğunu tespit ettiklerini söyledi. Üniversite bünyesinde kurulan Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Uygulama Merkezi (SODİGEM) Bilim Kurulu'nca yapılan analizleri anlatan Çomaklı, "FETÖ, özellikle 'Şükran Günü'nde eleman kazanabilmek, bu dünyaya girebilmek, Hristiyan dünyasında da gelecek 20- 30 seneyi planlamak için adımlar atıyor" dedi.
Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı, senato toplantı salonunda gazetecilerle bir araya geldi. Çomaklı, üniversite bünyesinde kurulan SODİGEM Bilim Kurulu'nun, FETÖ/PDY mensuplarının hareketlerini analiz ettiği sosyal medya mesajları üzerinden yeni bilgiler edindiklerini söyledi. Prof. Dr. Şafak Çomaklı, firari olan ve Amerika'da yaşayan örgüt üyelerinin, Hristiyanların 'Şükran Günü'nü eleman kazanmaya yönelik kullandığını anlattı. Çomaklı, "Türk tarihinde eşi benzeri görülmemiş şekilde, millete ve devlete çılgınca saldıran FETÖ, şu anda ülkemiz aleyhinde birçok faaliyet yapıyor. Türkiye'de bulamadığı, kaybettiği ortamı başka yerlerde kazanmaya çalışıyor. Merkezimizin yaptığı çalışmalarda FETÖ'nün İslam dünyasında kaybettiği zemini Hristiyan dünyasında kazanmaya çalışmak üzere birtakım faaliyetlerde bulunduğunu tespit ettik. Bu yaptığımız çalışma Hristiyan alemine de bir uyarı niteliğindedir. Bunlar çünkü Hristiyanları kendilerine hedef seçmişlerdir. İslam dünyasını 40 sene önce kendi çemberlerine alarak, zarar vererek, hareket etmişlerse şu an da aynısını Hristiyan dünyasına yapmak için harekete geçtiler" diye konuştu.'HRİSTİYAN DÜNYASININ 20-30 SENESİ İÇİN ADIM ATIYORLAR'
Özellikle kasım ayı sonu itibarıyla örgüt mensuplarının, yoğun olarak bulunduğunu belirttiği ABD'deki 'Şükran Günü' etkinliklerine nasıl dahil olduklarını analiz ettiklerini kaydeden Çomaklı, şunları söyledi: "FETÖ, özellikle 'Şükran Günü'nde eleman kazanabilmek ve bu dünyaya girebilmek, Hristiyan dünyasında da gelecek 20-30 seneyi planlamak için adımlar atıyor. FETÖ mensuplarının yurt dışında 'Şükran Günü'ne ait paylaşımlarında eleman kazanma, terör örgütü faaliyetlerini güzel gösterme çabası ve bu faaliyetlerin Hristiyan aleminde kabul göreceği bazı hesaplardan paylaşımlar yaparak yayılmayı hedefledikleri ortaya çıkmıştır. Gülşah Ç. İsimli FETÖ mensubunun sosyal medyadan 'Şükran Günü'nde nasıl kalp kazanalım' gibi paylaşımları mevcut. Örgütün azılılardan firari Ali Y. bunu değerlendirerek Şükran Günü itibarıyla içselleştirmeye gidiyorlar. Hristiyan alemine girmeye çalışıyorlar. Bu uygulamanın aynısını 40 yıl önce Türkiye'de yaptılar. Şimdi 'Şükran Günü'nde nasıl kalp kazanalım' diyenler, 'Biz gönüllüyüz, hizmet erleriyiz' adı altında yaptılar. Türkiye'de toplumsal destek alması mümkün değil, firari bulundukları ülkelerin manevi değerlerine bir saldırı yaptıklarını çok net bir biçimde SODİGEM olarak ortaya çıkardı."EBEVEYNLER İÇİN 'OYUNLARA DİKKAT' KİTAPÇIĞI
Anadolu Üniversitesi bünyesinde kurulan Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Uygulama Merkezi'nin (SODİGEM) Bilim Kurulu, çocukların oynadığı bilgisayar ve cep telefonu oyunlarını incelemeye aldı. Komutlar verip, çocukların ölümüne neden olan 'Mavi Balina' ve 'Momo'nun da aralarında olduğu 7 oyun hakkında ebeveynler için bilgilendirme kitapçılığı hazırlandı. Dijital dünya ve tehlikeleri konusunda toplumu bilinçlendirmek, yaşanabilecek tehlikeleri en aza indirmek amacıyla hazırlanan 17 sayfalık 'Ebeveynler için tehlikeli dijital oyunlar' kitapçığında; hangi oyunları kimlerin oynadığı, oyunlardaki komutlar ve ailelerin bu oyunlarla nasıl mücadele etmesi konusunda bilgiler yer alıyor. SODİGEM Bilim Kurulu tarafından hazırlanan kitapçıkta 'Mavi Balina', 'Momo', 'Mariam', '48 Hours Challenge', '72 Hours Challenge', 'The Aerosol Challenge', 'Fire Challenge', 'Pass-out Challenge' gibi oyunların tehlikeli olduğu, ailelerin bu oyunlara dikkat etmesi gerektiği belirtiliyor.LİSE ÖĞRENCİLERİNE SOSYAL MEDYA EĞİTİMİ
Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çomaklı, hazırladıkları kitapçık üzerinden Eskişehir'deki tüm lise öğrencilerine eğitim vermek için Eskişehir Milli Eğitim Müdürlüğü ile protokol yaptıklarını söyledi. Gelecek yılın Mayıs ayına kadar tüm liselerde öğrencilere sosyal medya meslekleri, sosyal medya hastalıkları, sosyal medya algı yönetimi, dijital oyunlar, mahremiyet, estetik algısı, güvenlik ve medya hukuku konularında eğitim vereceklerini kaydeden Çomaklı, "Anneler, babalar çocuklarını susturmak için ellerine tablet veriyor. Eskiden emzik verirlerdi şimdi tabletlerle susturuyor. Çocukların elinden tablet almak çözüm değil. Bunlarına çözümlerini lise öğrencilerine anlatacağız. Merkezde araştırmacı olarak çalışan personelimiz bu eğitimleri verecek" dedi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
--------------------------------Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü-Kampüsten detaylar-Rektörün açıklaması-FETÖ mensuplarının sosyal medya paylaşımları-Rektörün açıklaması-Rektör ve SODİGEM Çalışanları-Genel görüntülerHaber-Kamera: Engin ÖZMEN - Hakan TÜRKTAN/ ESKİŞEHİR,
=======================================ERDOĞAN'IN 'VETO' KARARI, ZONGULDAKLILARI SEVİNDİRDİ
CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan'ın termik santrallere filtre takılmasının ertelenmesine ilişkin yasayı veto etmesi, 7 üniteden oluşan toplam 3 bin 90 megavat enerjili 2 termik santral şirketinin bulunduğu Çatalağzı beldesinde yaşayanlar tarafından sevinçle karşılandı. 7 bin nüfuslu beldede 1946'da faaliyete geçen, 2014'te özelleştirilen 2 üniteli ve 300 megavat gücündeki Çatalağzı Termik Santrali'nin (ÇATES) filtresiz çalıştığı biliniyor.Kilimli ilçesine bağlı Çatalağzı beldesinde, 1946 yılında faaliyete geçen ve 2014'te özelleştirme sonucu Elsan Enerji'ye satılan, 2 üniteden oluşan, 300 megavat gücündeki Çatalağzı Termik Santrali'nin yanında; 2010'da Eren Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından 3 üniteden oluşan, 1390 megavat gücünde ve 2017'de ise 2 üniteden oluşan 1400 megavat gücünde termik santraller kuruldu. Toplam 3 bin 90 megavat gücünde, 7 üniteden oluşan 2 termik santral şirketinin bulunduğu beldede halk ve sivil toplum kuruluşlarının üyeleri, hava kirliliği nedeniyle şikayetlerini dile getiriyor. Özellikle ÇATES'in satın aldığı termik santralin filtresiz çalışmasıyla oluşturduğu kirlilik, beldede tepki çekiyor.'TEMİZ HAVA HAKTIR'
TBMM'de yapılan oylamada kabul edilen, 15 termik santrale baca filtresi takma zorunluluğunun 2,5 yıl daha ertelenmesini öngören yasanın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından veto edilmesi, belde sakinlerince sevinçle karşılandı. Belde halkı ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, karar için Erdoğan'a teşekkür etti. TEMA Zonguldak Temsilcisi Berran Aydan, "Türkiye'nin 15 farklı santralini özelleştirilirken devlet, şirketlere hak tanıdı. 2 yıl hiçbir çevre yatırımı yapmadan her türlü denetim ve cezadan muaf olarak çalışma izni tanındı. Şirketler kardan zarar etmemek adına bunu iyi kullanmadılar. Şimdiye kadar 3 kez bu karar toplam 6 yıl uzatıldı. Bu sürede hiçbir şirket, çevre yatırımı için adım atmadı. 21 Kasım'da filtresiz çalışma hakkı 15 santral için uzatılmıştı. Cumhurbaşkanı'mızın bunu veto ettiğini öğrendik. Güzel bir gelişme ama nihai sonuç değil bana göre. Takipte olacağız. Bu karar Meclis'e gelecektir. Orada birtakım düzenlemeler yapılacaktır. Biz bu güzel gelişmeyi takip etmeye devam edeceğiz. Temiz hava haktır"dedi. Çatalağzı beldesinde yaşayan Aydemir Akbaş ise halk olarak santrallerin filtreli çalıştırılmasını talep ettiklerini söyledi. Bunun, sağlık açısından çok önemli olduğunu belirten Akbaş, "Bölgemizdeki santrallerle mücadelemizde birinci planda filtrelerin devrede olarak çalışması yani insan sağlığı gözetilerek çalışmalarını talep ettik. Cumhurbaşkanı'mız daha önce ertelenen filtresiz çalışma hakkının bir kez daha ertelenmesini veto etmesi bölgemizde umut uyandırdı. Burada ÇATES'in filtresiz çalıştığı biliniyor. Bununla birlikte Türkiye'de 15 santral böyle çalışıyor. 2,5 yıllık uzatma kararının Cumhurbaşkanı'mızın veto etmesi demek insan sağlığının daha öne çıkması demek. Cumhurbaşkanı'mıza teşekkür ediyoruz. Devlet bu şirketlere birçok haklar tanıdı ama filtrelerini neden takmadıklarına anlam veremiyoruz. Bundan sonra filtrelerini takarak çalışacaklarını düşünüyoruz" diye konuştu.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
--------------------------------Drone ile santrallerin görüntüsü-Drone ile filtresiz çalışan çatesin görüntüsü-Aktüel kamera detaylar-Berran Aydan ile röp.-Aydemir Akbaş ile röp.Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/ ZONGULDAK,
=============================TÜBİTAK'TAN RAF ÖMRÜ 3 AYA ÇIKARTILAN YOĞURT
KOCAELİ'nin Gebze ilçesinde kurulu bulunan TÜBİTAK MAM Gıda Enstitüsü tarafından raf ömrü 3 aya uzayan yoğurt üretildi. Yoğurt firmalarla anlaşma sağlandığı taktirde seri üretime geçilerek marketlerde satışa sunulacak.TÜBİTAK MAM Gıda Enstitüsü'nde Dr. Mehlika Borçaklı ve ekibi tarafından Anadolu'nun birçok köylerinden örnekler toplanarak yoğurt üretildi. Raf ömrü 3 aya çıkan yoğurt, denizaltı, savaş gemileri ve sivil ihtiyaçlarda kullanılabilecek. Aynı zamanda da firmalarla anlaşma sağlandığı taktirde seri üretime geçilerek marketlerin raflarında satışa sunulacak.RAF ÖMRÜ 3 AY
Ürettikleri yoğurdun raf ömrünün 3 ay olduğunu söyleyen Mehlika Borçkalı, "Yoğurtlar starter kültür denen bakterilerle yapılıyor fakat bu bakteriler yurtdışından ithal edilmekte. Dolayısıyla biz de buradan hareketle, yerli starter kültürlerimizi geliştirmek için çalışmalara başladık. Anadolu'dan çeşitli yerlerden, köylerden, yaylalardan ithal kültürlerle üretilmemiş olan yoğurtlardan aldık ve onların içinden bakterileri ayırdık. Daha sonra onları saflaştırarak çeşitli testleri yaptık. Teknolojik özelliklerini belirledik ve içinden uygun olanları bularak starter kültürümüzü geliştirdik" dedi.'KATKISIZ VE DOĞAL'
Yoğurdun katkısız olduğunu söyleyen Borçkalı, "Bu kültürler tamamıyla doğal ve yapılan yoğurtlarda da hiçbir katkı maddesi bulunmamakta. Üretilen bu yoğurtlar katkısız olmasına rağmen raf ömrü 3 ayı buluyor. Yani uygun soğutma koşullarında aynı ilk günkü lezzet 3 ay sonunda elde edilebiliyor."ANLAŞMA SAĞLANIRSA MARKETLERDE SATILACAK
Seri üretime geçilince yoğurdun marketlerde de satılacağını ifade eden Borçkalı, "Bu yoğurdun seri üretimi için biz kültürleri vermeyi düşünüyoruz. Bu kültürlerden yoğurt üretilmesi gerekiyor. Dolayısıyla bunu alabilecek yoğurt firmaları seri üretim yapabilir. Şu an için ilgilenen firmalar var ama henüz bir anlaşma yapılmadı. İlana çıktı ve bunun sonunda da anlaşma yapabilirsek, anlaşma yaptıktan sonra lisanslayarak sözleşmeyle verebileceğiz. Vatandaşlar bu yoğurtları anlaşma olması halinde firmaların satış yerlerinde bulabileceklerdir" dedi.İZOLE YOĞURT
Borçkalı yoğurtta kullanılan bakteri kültüründen farklı olduğunu belirterek, "Bu buluş Anadolu'da doğal olarak üretilen yoğurtlardan izole edilmiş, tanımlanmış, karakterize edilmiş ve duyusal özelikleri ile geleneksel damak tadına uygun yoğurt sağlayan kültürlerden seçilmiş bakteriler ile raf ömrü en az 3 ay olan bir yoğurt üretimini konu almaktadır. Piyasada üretilen yoğurtlarda kullanılan bakteri kültürlerinin çoğunluğu genetik değişikliğe uğratılarak bir kez yoğurt yapımında kullanıldıktan sonra gelişmeyecek şekilde hazırlanıyor" diye konuştu.EVDE YOĞURT
Ev hanımlarının yoğurdun bir kısmını derin dondurucuda beklettikten sonra yeniden sütte canlandırmalarını tavsiye eden Borçkalı, sözlerini şöyle noktaladı: "Yoğurtlar 2 bakteriden oluşuyor, yoğurtta bu bakterilerin oranı çok önemli. Ev yoğurtlarında, bir yoğurdun bir kısmını saklayıp yeniden yoğurt yaptığınız zaman bu oran bozulabiliyor. Dolayısıyla her seferinde biz aynı oranlarda, aynı miktarda bakteri içeren starterleri vermek istiyoruz. Öbür türlü belki yoğurdun içinden bir kısmı ayrılıp derin dondurucularda bekletilebilir. Daha sonra çıkartılıp sütün içinde yeniden canlandırdıktan sonra yoğurt olarak kullanılabilir. Raf ömrü uzun olan yoğurtlarımız, uzun yolculuk gerektiren durumlarda soğutma koşullarını sağladıktan sonra güvenle kullanılabilir. İhracatta etkisi olabilir, kurumsal yerlerde tüketimi uygun olabilir. Savaş gemilerinde ve denizaltılarda uygun soğutma imkanları bulunduğu için orada yer de sınırlı oluyor ve dolayısıyla uzun süre depolayabilmek avantaj oluyor."GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
--------------------------------Labaratuvardan görüntüler-Üretilen yoğurtlardan-Dr. Mehlika Borçkalı ile röp-Anons-TUBİTAK detaylarıHaber-Kamera: Ergün AYAZ - Alişan KOYUNCU/ GEBZE(Kocaeli)
============================================KENDİSİNİ POLİS OLARAK TANITTIĞI KADININ 230 BİN TL'SİNİ ALIRKEN SUÇÜSTÜ YAKALANDI
AFYONKARAHİSAR'da, kendisini polis olarak tanıttığı kadını, 'kimlik bilgilerinizle kuyumcu soyuldu' diyerek, 230 bin TL'sini almaya çalışan M.O. (42), polis tarafından suçüstü yakalandı.Afyonkarahisar'da oturan N.Ş. adlı kadını arayarak kendisini polis olarak tanıtan M.O., "Kimlik bilgilerinizle kuyumcu soyuldu. Bundan dolayı evinizde arama yapacağız. Banka hesabınızda bulunan tüm parayı çekip göndereceğim arkadaşa verin" dedi. Devriye görevinde olan polis ekipleri, dün saat 15.00 sıralarında telaşlı şekilde telefonla konuşan N.Ş.'yi görünce durumdan şüphelendi. Kadının dolandırılabileceği ihtimali üzerinde duran ekipler, kadını takibe aldı. Polis ekiplerinin takibi sırasında minibüs durağına giden kadın, burada bir erkekle buluşarak çantasındaki yüklü miktarda parayı çıkarıp, verdi. Olayı gören polis ekipleri harekete geçerek, şüpheliyi gözaltına alırken, kadına ise polis kimliklerini gösterip, dolandırılabileceğini söyledi.Ekiplerin konuştuğu N.Ş., kendisini telefonla arayan şüphelinin kimlik bilgileri kullanılarak kuyumcu soygunu yapıldığını söylemesi üzerine korktuğunu ve bankaya gidip 230 bin TL çektiğini söyledi. Gözaltına alınan dolandırıcılık şüphelisi M.O.'nun üzerinde bir polis derneğine ait 2 adet kimlik kartı ile 2 adet cep telefonu ele geçirildi. Soruşturma sürüyor.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------Şüpheliyi yakalayıp yere yatıran polisin sorgulamasıŞüphelinin ekipler tarafından götürülmesiHaber-Kamera: Satılmış AKKAŞ/ AFYONKARAHİSAR,
================================ÇÖP KUTUSUNDA 2 BİN 300 YILLIK TARİHİ ESER ELE GEÇİRİLDİ: 3 GÖZALTI
KAHRAMANMARAŞ'ta, tarihi eser kaçakçılarına yönelik bir kahvehaneye operasyon düzenleyen polis, çöp kutusuna gizlenmiş 2 bin 300 yıllık Helenistik döneme ait olduğu değerlendirilen 88 sikke ile 2 heykel ele geçirdi, 3 kişi gözaltına alındı.Karacaoğlan Mahallesi'ndeki bir kahvehanede çalışan M.K.'nın kaçak kazı yaparak tarihi eser aradığı bilgisin ulaşan Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, şüpheliyi takibe aldı. Polis, dün öğle saatlerinde M.K.'nın çalıştığı kahvehaneye operasyon düzenlendi. Kahvehaneyi didik didik arayan polis, masanın altındaki bir çöp kutusunda siyah poşet ele geçirdi. Poşetin içerisinden 2 bin 300 yıllık Helenistik döneme ait olduğu değerlendirilen 88 sikke ile 2 küçük heykel ele geçirildi. Tarihi eserlere el koyan polis, M.K.'yı gözaltına aldı. Emniyete götürülen M.K., sorgusunda tarihi eserlerin bir kısmını kazı yaparak çıkardığını, bir kısmını da B.K. ve V.D.'den aldığını ileri sürdü. Bunun üzerine çalışmalarına genişleten ekipler 2 kişiyi yakalayarak gözaltına aldı.3 şüphelinin emniyetteki sorgularının devam ettiği, ele geçirilen tarihi eserlerin ise Kahramanmaraş Müze Müdürlüğü'ne teslim edileceği belirtildi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------Polisin kahvehanede arama yapmasıÇöp kutusundan poşeti çıkarmasıPoşetin içinden çıkan sikkelerAramadan detayEle geçirilen tarihi eserlerTarihi serlerden detayHaber-Kamera: Ömer KOÇ/ KAHRAMANMARAŞ,
===========================================TARİHİ ESER KAÇAKÇILARINA OPERASYON: 2 GÖZALTI
BURSA'da, tarihi eser olduğu tahmin edilen 3 tabloyu satmak için müşteri aradıkları tespit edilen 2 şüpheli jandarma ekiplerince yakalandı.Bursa İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, alınan bir ihbarı değerlendirerek merkez Nilüfer ilçesi Alaaddinbey Mahallesi'nde M.E.B. ve H.A.'nın tarihi eser olduğu tahmin edilen 3 tabloyu satmak amacıyla müşteri aradıklarını belirledi. Bunun üzerine harekete geçen ekipler, şüphelilerin evlerine baskın yaptı. Operasyonda tarihi eser olduğu tahmin edilen 3 tablo ele geçirilirken M.E.B. ve H.A. gözaltına alındı.Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığına götürülen şüpheliler hakkında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefetten işlem başlatılırken, el konulan 3 tablo da incelenmek üzere Müzeler Müdürlüğü'ne teslim edildi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
--------------------------------Tarihi tablodardan görüntülerHaber: Mehmet İNAN/ BURSA,
=============================KAHRAMANMARAŞ'TA YILBAŞI ÖNCESİ SAHTE İÇKİ OPERASYONU: 2 GÖZALTI
KAHRAMANMARAŞ polisi, yılbaşı öncesi sahte içki üreticilerine karşı etkin mücadele başlattı. Bu kapsamda gerçekleştirilen ilk operasyonda 33 şişe sahte içki ele geçiren polis, 2 kişiyi de gözaltına aldı.Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri yaptıkları çalışmada şehre sahte içki getirileceği bilgisine ulaştı. Çalışma sonunda plakası tespit edilen otomobil, Kahramanmaraş-Gaziantep karayolunda yapılan operasyonda durduruldu. Araçta arama yapan polis, 33 şişe sahte içki ele geçirdi. Ekipler, araçta bulunan K.Y. ve A.T.'yi gözaltına alarak sorgulamak üzere emniyete götürdü.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------KOM tabelasıMasaya dizilmiş içkilerİçkilerden detayHaber-Kamera: Ömer KOÇ/ KAHRAMANMARAŞ,
===========================================