Dha Yurt Bülteni-7
1)YERALTINDA İŞE BAŞLAMAK İÇİN YER ÜSTÜNDE SIRAYA GİRDİLERZONGULDAK'ta, Türkiye Taş Kömürü Kurumu'na (TTK) alınacak 1000 yeraltı üretim işçisi arasında yer almak için Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'nde gece sıraya girenlerin oluşturduğu yoğunluk sürüyor.
1)YERALTINDA İŞE BAŞLAMAK İÇİN YER ÜSTÜNDE SIRAYA GİRDİLER
ZONGULDAK'ta, Türkiye Taş Kömürü Kurumu'na (TTK) alınacak 1000 yeraltı üretim işçisi arasında yer almak için Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'nde gece sıraya girenlerin oluşturduğu yoğunluk sürüyor. Başvuruları takip eden Vali Erdoğan Bektaş, "Akşamdan gelen, soğukta bekleyen arkadaşlarımız oldu. Üzüldük. Buna hiç lüzum yoktu. Birçok başvuru noktası oluşturduk. Başvuruların tamamını alacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen yıl düzenlediği Zonguldak mitinginde, TTK'ya ilk etapta 1000, ikinci etapta 500 olmak üzere toplam 1500 yeraltı üretim işçisi alımı sözü verdi. İlk 1000 işçi için Zonguldak'a 700, Bartın'a 200 ve Karabük'e 100 kontenjan ayrıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile TTK Genel Müdürlüğü yetkilileri; 18 yaşını tamamlamış, 32 yaşından gün almamış ve diğer şartları taşıyan adayların başvurularını 12 Şubat Salı günü saat 00.01'den itibaren Çalışma ve İş Kurumu'nun (İŞKUR) internet sitesi ile 'Alo 170'ten almaya başladı. İşe başvurmak isteyenler ise gece saatlerinden itibaren Zonguldak ve Bartın'daki Çalışma ve İş Kurumu il müdürlükleri önünde uzun kuyruklar oluşturdu. İl müdürlüklerindeki yoğunluk, sabah saatlerinde de sürdü. Çalışma ve İş Kurumu Müdürü Gönül Demirsu'nun internetten, 'Alo 170'ten, ilçe ve belde belediyeleri ile Ticaret Sanayi Odalarından başvuruların alındığını duyurmasına rağmen yeraltı üretim işçisi olmak isteyenler, beklemeyi sürdürdü.
VALİ BEKTAŞ, ÇALIŞMALARI TAKİP ETTİ
Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş da Çalışma ve İş Kurumu'na gelerek, çalışmaları yerinde takip etti. Başvurularda yoğunluk olacağını tahmin ederek, gerekli önlemleri aldıklarını kaydeden Vali Bektaş, "Bütün müracaatlar aynı. Her yerdeki müracaatlar, aynı sisteme kayıt ediliyor. Bugün başvuranla en son başvuran arasında da hiçbir fark yok. Belediye, TSO'larda müracaat noktaları kurduk. Biz bunu başından sonuna kadar olabildiğince objektif, herkesi tatmin edecek nesnellikte takip edeceğiz; gözlemleyeceğiz ve sonuçlandıracağız. Herkesin içi rahat olsun. Akşamdan gelen, soğukta bekleyen arkadaşlarımız oldu. Üzüldük. Buna hiç lüzum yoktu. Burası kalabalık görüldüğünde gidilip, ertesi gün gelinebilir. Burada bir sıkıntımız yok. Vatandaşımızın hizmetindeyiz. Tamamını alacağız. En son gün buradaki kalabalık bitene kadar başvuruları alacağız. Çok şükür iyi gidiyoruz, hayırlı olsun" diye konuştu.
SİSTEME 60 BİN GİRİŞ
İŞKUR yetkililerinden alınan bilgiye göre, diğer başvuru noktalarıyla birlikte gece alınmaya başlanan başvurular sonucu sisteme saat 10.00 itibarıyla 60 bin giriş oldu. Yetkililer, girişin başvuru anlamına gelmediğini, başvuru sayısının son gün olan 18 Şubat Pazartesi saat 00.00'dan sonra açıklanabileceğini kaydetti.
GECEDEN SIRAYA GİRDİLER
Başvuru için gece saatlerinde sıraya girdiğini anlatan Muhammet Demir (28), internetten veya farklı yöntemlerle başvuruya güvenmediğini söyledi. Bire bir başvuru yapmak için geldiğini dile getiren Demir, "Şimdi bir yoğunluk var, gidiyor. TTK'dan başka şansımız yok. İnşallah, iyi bir kura çekimi olur" dedi. Ereğli'de de Belediye Başkanı Hüseyin Uysal, sırada bekleyen gençlere çorba dağıttı.
BARTIN'DA DA YOĞUNLUK VAR
Bartın'a ayrılan 200 kişilik kontenjan için Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'nde gece başlayan yoğunluk, gündüz de devam etti. İş başvurusu yapmak isteyenler, uzun kuyruklar oluşturdu. Başvuru yapacaklar, gruplar halinde içeri alındı.
Görüntü Dökümü:
----------------------ZONGULDAK
-İşkur önünde uzayan kuyruk
-Sırada bekleyenlerle röp.
-Vali Erdoğan Bektaş ile röp.
-İşkur içinde başvuruların alınması
-Ereğli Belediye Başkanının çorba dağıtması
Süre: (7.10) Boyut: (811 MB)
Görüntü Dökümü: BARTIN
-Başvuranlardan detay
-İzdiham yaşayan işçiler
Süre: 3.11 Boyut: 357 MB
Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN-SİNAN KABATEPE-Ayhan ACAR/BARTIN,
==================================================
2)MALATYALI ÇİFTÇİ 70 YILDIR GÜNLÜK TUTARAK TARİHE TANIKLIK EDİYOR
MALATYA'da çiftçilik yapan Reşat Yüzgeç (80), 10 yaşında günlük tutmaya başladı. 70 yıldır günlük tutarak yakın tarihe tanıklık eden Yüzgeç, bu alışkanlığın dayısının bir kağıda doğum tarihini yazmasıyla başladığını söyledi. Reşat Yüzgeç, dayısının doğduğu günü ve saati bir kağıda yazmasından esinlenerek 10 yaşından itibaren günlük tutmaya başladı. Günlük yaşamının yanısıra ülke ve dünya gündeminden de notlar yazdığı günlükleri itina ile saklayan Yüzgeç, günlüklerinin tarihe miras kalmasını istiyor. Yakın Türk siyasi tarihinin detaylı olarak yazıldığı günlükleri çok nadir olarak çevresine açan Yüzgeç'in notları arasında 27 Mayıs 1960 ihtilalinde dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar ile dönemin Başbakanı Adnan Menderes'in tutuklanarak cezaevine konuluşu gibi bilgiler de yer alıyor. Günlükte ayrıca Türk ve dünya sanatındaki önemli olaylar ile ünlülerin ölümü ile ilgili bilgiler de detaylı olarak yer alıyor.
70 yıllık alışkanlığının sürdüğünü söyleyen Yüzgeç, "Dünyaya geldiğimi nahiye olan dayım bir not defterine günü gününe hatta saatine kadar yazmış. Ben ilkokulun 4'üncü sınıfındayken bundan esinlenerek o günkü cep takvimlerine tarih düşmeyi adet haline getirdim. Son yıllara doğru daha da güzel ajandalara halen yazıyorum" dedi.
18 Ocak 1962'de eşi Fatma Yüzgeç ile evliliğini yaşamının en mutlu günü olarak günlüğüne kaydettiğini belirten Yüzgeç, en üzücü olayın ise 13 Ocak 2019'da eşinin kalp krizi geçirmesinden dolayı hayatını kaybetmesi olduğunu söyledi. Günlüğe üzülerek yazdığı konuları dile getiren Yüzgeç, "Kayınbiraderim rahmetli Bedri abinin ölümüydü. Malatyalı Hamit Fendoğlu bilinen adıyla 'Hamido'nun ölümü de acılı bir ölüm bunu da üzülerek yazdım. Ama en çok üzülerek yazdığım eşimdi. 1857'de eşimle evlendim ve 2019'un 13 Ocak'ında eşimi kaybettim. Bu da bahsettiğim acıların devamı ve en acısıydı. Unutamadıklarımdan Bingöl'de o terhis olan 33 askerin şehit edilmesi oldu. Öyle bir acı ki hepsine eş değer bir acı" diye konuştu.
Dünya ve ülke gündemine ilişkin günlüğüne kaydettiği bazı başlıkları okuyan Yüzgeç, "1973'te '40 milyon Türkiye'nin büyük acısı. Yaslı gün. Sayın İsmet İnönü saat 16.10'da öldü. Yurtta bir tarih göçtü. Allah rahmet eylesin' demişim" diye konuştu.
Günlük tutma alışkanlığını ölene kadar devam ettireceğini dile getiren Yüzgeç, kendisinden sonra bu alışkanlığını 12 yaşındaki torunu Anıl Yüzgeç'in sürdüreceğini ifade etti.
Görüntü Dökümü:
----------------------
Reşat Yüzgeç'ten görüntüler
Günlükler
Günlük yazması
Yazdığı günlük sayfları
Torunlarının Yüzgeç'i izlemesi
Yakınlarından detaylar
Yüzgeç günlüğüne yazdığı önemli günleri okuması
Reşat Yüzgeç röp.
Torunu Anıl Yüzgeç röp.
Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Taha AYHAN-MALATYA-DHA
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 694 MB
================================================
3)TRABZON'DA TEFECİLİK OPERASYONU: 6 GÖZALTI
TRABZON'da polis ekiplerince tefecilere yönelik gerçekleştirilen operasyonda, çok sayıda ruhsatsız tabanca, mermi, boş senet ve başkasına ait kimlik fotokopisi ele geçirildi, 6 şüpheli gözaltına alındı, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ekipleri, Ortahisar ve Akçaabat ilçelerinde 'Örgütlü olarak tefecilik yapmak', 'tehdit' ve 'yağma' suçlarını işledikleri iddia edilen şüphelileri yakalamak için harekete geçti. Bir süre teknik ve fiziki takipte bulunan ekipler, belirlenen adreslere eş zamanlı baskın düzenlemek için düğmeye bastı. Özel Harekat Timlerinin de eşlik ettiği operasyonda, 'örgütlü olarak tefecilik yapmak', 'tehdit' ve 'yağma' suçlarını işledikleri öne sürülen şüpheliler G.P., U.P., Ş.P., S.E., A.A. ve K.T., gözaltına alındı.
Baskın yapılan evlerde polis ekiplerince yapılan aramalarda da, 3 ruhsatsız tabanca, 51 mermi, üzerinde 25 bin lira yazılı çek, isim yazılı 2 boş senet, başkasına ait kimlik fotokopisi, alacaklara karşılık zorla alıkonulan araç, borçluların isimlerinin yer aldığı 2 kağıt ile alacak ve vereceklerin yazıldığı 6 ajanda ele geçirildi. Gözaltına alınan şüpheliler, sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.
Öte yandan operasyon anı da polis kamerasınca görüntülendi. Görüntülerde, baskın yapılan evde bulunan çekmecelerde saklanan silah, suç unsuru belgeler ile silaha ait mermilerin bulunduğu görüldü.
Görüntü Dökümü:
----------------------
-Emniyet müdürlüğünün operasyondan çektiği görüntüler
-Baskın anı görüntüleri
-El konulan silah ve dökümanlar
HABER KAMERA: TRABZON
================================================
4)RİBAUNT KRALİÇELİĞİNDEN LEZZET KRALİÇELİĞİNE
Türk kadın basketbolunda bir dönem yıldızı parlayan, performansıyla umut vaat etmesine karşın yaşadığı trafik kazası ve geçirdiği sakatlıklar nedeniyle sporu erken yaşta bırakmak zorunda kalan Asena Erdinç (30), parkelerdeki hayallerini mutfağına taşıdı. 'Ribaunt kraliçesi' Erdinç, 17 yaşında açtığı kendi işletmesiyle şimdilerde 'lezzet kraliçesi' olarak adlandırılıyor.
Sporcu bir aileden gelmesiyle henüz 2 yaşında yüzme sporu ile tanışan Asena Erdinç, 6 yaşından itibaren kendisini parkeler üzerinde buldu. Aynı zamanda profesyonel basketbolcu olan babası Mehmet Erdinç'in yol gösterdiği Erdinç, 12 yaşında doğduğu Sivas'tan İstanbul'un yolunu tuttu. Kendi yaş grubunda bonservisi alınarak transfer edilen ilk kadın basketbolcu olan Erdinç, o günleri, "Gerçek hayatıma 12 yaşımda atıldım" diyerek anlattı. Asena Erdinç, "Basketbola ilk başladığım andan itibaren kendi yaşımın üzerindeki sporcularla oynuyordum. İlk transfer teklifi aldığımda 10 yaşındaydım, ancak ailem erken olduğunu söyledikleri için bu gerçekleşmedi. 2 yıl sonrasında ise ailemden ayrılarak İstanbul'da oynamaya başladım. Bir yandan okuyor, diğer yandan antrenmanlara katılıyordum. O sıralar Ulusal Kadın Basketbol Birliği'nde (WNBA) oynamayı ve 35 yaşında kariyeri noktalayarak bir restoran açmayı hayal ediyordum" dedi.
'21 GÜN KOMADA KALDIM, İLK HATIRLADIĞIM BASKETBOL YETEKENLERİMDİ'
2000 yılından itibaren İstanbul Üniversitesi basketbol takımı ile birlikte İstanbul serüvenine başlayan, ribaunt kraliçesi seçilerek dikkatleri üzerine çeken Asena Erdinç, 3 yıl boyunca çeşitli başarılar elde ederken kendisine milli takım yolu da açılmış oldu. Ancak tatil için ailesinin yanına gittiği Sivas'ta 23 Nisan 2003'te bir trafik kazası geçiren Erdinç, bu zorlu süreci ise "Yaya olarak dururken 60 kilometre hızla gelen bir araç belimden çarptı. Ezilmekten o an kurtuldum ancak ayağa kalkmaya çalışırken tekrar düşünce beyin kanaması geçirdim. 21 gün komada kaldım. Kafatasımın sol tarafı çatlamış, mucizevi bir şekilde beyin fonksiyonlarım yeniden tekrar çalışmaya başladı. Antrenmanları kaçırdım. O zamanlar herkeste cep telefonu olmadığı için benim için öldü diye haber gitmiş İstanbul'a, spor camiasına başsağlığı mesajları verilmiş. 2 ay sonrasında hastaneden çıktım. Sonra hafızam yavaş yavaş yerine gelmeye başladı. Hafızam yerine gelmeye başladığında, yakınlarımdan önce, ilk bastetbol yeteneklerimi hatırladım" dedi.
KENDİ İŞLETMESİNİ AÇTI
İyileşmesinin ardından yeniden spora tutunan Asena Erdinç, daha sonra Fenerbahçe ve Galatasaray'dan teklif aldığını belirterek, "Öncelikle Fenerbahçe'ye gittim, çünkü o dönem daha başarılıydı, ancak sonrasında Avrupa yakasında olduğu için Galatasaray'a gittim. Sezon başladı, kadın basketbol şubesi maddi sıkıntılara girdi. Ben de ara transfer döneminde Balıkesir'deki Güre Belediyesi'ne geçtim. Sonrasında ise ailemi de ikna ettim ve Bursa'ya taşındık. O dönem karar sürecindeydim, WNBA hayalim yavaş yavaş uzaklaşınca, bir diğer hayalimi gerçekleştirmek istedim. 17 yaşımda 30 metrekare küçük bir dükkan kiraladım ve o dönemde iş hayatına da atılmış oldum" diye konuştu.
'İNSANLARIN GÖRÜP BEĞENMESİ ÇOK GÜZEL BİR DUYGU'
Bir süre daha spor ve iş hayatını birlikte sürdüren Asena Erdinç ardından kendini gıda sektörüne adadı. İlk senesinde yalnızca kendi üreterek satışını gerçekleştirdiği börek, içli köfte ve mantı gibi gıdaları ev usulüyle yaparak satan Erdinç, gün geçtikçe işlerini büyütmeye başladı. 2008 yılında 3 şubesi bulunan Erdinç, "Yoğun tempodan ötürü yorulmaya başladım. 2013'te marka olmaya karar verdim ve patent başvurusunda bulundum. Lezizar markasını tescil ettirdim. İşlerimi tek bir yere odaklamak istedim" dedi.
Asena Erdinç, şu anlarda ise restorana gelenler tarafından 'lezzet kraliçesi' olarak adlandırılırken, yaşadığı zorlukların üstesinden gelmesini ise şu şekilde özetledi:
"Başıma gelen talihsiz olaylar, sadece benim başıma gelmedi. Bunu biliyordum. Küçük yaşta ailemden ayrılmamın verdiği olgunluğun da etkisi var. İnsanların başlarına gelen kötü şeylerin aslında onları olgunlaştırmak ve daha büyük başarılara imza atabilmeleri adına geldiğini düşünüyorum."
Görüntü Dökümü;
------------------------
-Restorandan detaylar
-Basketbol oynarken detaylar
-Basketbol maçından detaylar
-Açıklamalar
Süre: 5 dakika 53 saniye, Boyut: 775 MB
Haber: Gürkan DURAL - Kamera: Semih Şahin/ BURSA,
================================================
5)KEFİRDEN DONDURMA İÇİN PATENT BAŞVURUSU YAPTILAR
AKDENİZ Üniversitesi'nde (AÜ), sağlık açısından birçok faydası bilimsel çalışmalarla kanıtlanan süt ürünü kefirden yapılan dondurma için patent başvurusunda bulunuldu.
AÜ Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Ahmet Küçükçetin ve Dr. Emine Mine Çomak Göçer ile araştırma görevlisi Firuze Ergin ve doktora öğrencisi Merve Al, kefirden yaptıkları dondurma için patent başvurusunda bulundu. Prof. Dr. Küçükçetin, kefirin fermente süt ürünü olduğunu belirterek, çok uzun yıllar önce Kafkasya'da tüketildiğini söyledi.
Türkiye'de de son yıllarda tüketiminin artarak, devam ettiğini belirten Prof. Dr. Küçükçetin, "Beslenmenin yanı sıra faydalı unsurları içeren gıdalara eğilimin artmasıyla kefir ve benzeri ürünlerin tüketimine ilgi arttı" dedi.
'KEFİR DONDURMASI' SAĞLIKLI
Kefirin sağlıkla ilgili birçok olumlu özelliği olduğunu anlatan Prof. Dr. Küçükçetin, kolesterol mekanizmasına, sindirim ve sinir sisteminin düzenlenmesine yönelik bilimsel çalışmaların var olduğunu kaydetti. Ekşi olduğu için bazı tüketicilerin tercih etmediğini dile getiren Küçükçetin, "Kefiri, daha sevilen bir ürün olan dondurma formuna dönüştürdük. 'Kefir dondurması' adı altındaki çalışmanın sonuçlarıyla patent başvurusunda bulunduk. Ortaya dondurmanın ferahlatıcı, besleyici, insana hoş gelen özelliklerinin yanı sıra sağlıkla ilgili birtakım unsurları daha fazla ihtiva edebilecek bir ürün ortaya çıktı" diye konuştu.
TADAN ÖĞRENCİLER BEĞENDİ
Prof. Dr. Ahmet Küçükçetin, sonuçların endüstriye de aktarılabileceğini belirterek, "Güzel bir ürün oluştu. Çocukların çok sevdiği dondurma, bu çeşidiyle daha faydalı olacak. Kendi yakınlarımız, öğrencilerimiz denedi ve çok beğendi" dedi.
Görüntü Dökümü;
------------------------
Laboratuvardan detay
Hazırlanma aşaması
Prof. Dr. Ahmet Küçükçetin
Dondurma görüntü
Dondurmadan görüntü
Haber: Hasan DEMİRBAŞ- Kamera: Alparslan ÇINAR/ANTALYA-DHA)