Dha Yurt Bülteni - 8

Son Güncelleme:

Heyelanlı mahalle için afet başvuru masası oluşturuldu Ordu'nun Aybastı ilçesinde meydana gelen ve 22 bina ile 1 caminin yıkıldığı, 61 binadaki 80 konutun tahliye edildiği Sağlık Mahallesi'ndeki heyelanla ilgili afet başvuru masası oluşturuldu.

Heyelanlı mahalle için afet başvuru masası oluşturuldu


Ordu'nun Aybastı ilçesinde meydana gelen ve 22 bina ile 1 caminin yıkıldığı, 61 binadaki 80 konutun tahliye edildiği Sağlık Mahallesi'ndeki heyelanla ilgili afet başvuru masası oluşturuldu. Mahallede başlatılan zemin etüt ve hasar tespit çalışmaları da sürüyor.


Ordu'nun Aybastı ilçesine bağlı Sağlık Mahallesi'nde 2015 yılında küçük çaplı heyelan meydana geldi. Daha önce 3 kez zeminde etüt çalışması yapılan mahalledeki binalarda 3 ay önce de çatlaklar oluştu. Bunun üzerine 17 bina tahliye edildi. 89 binanın olduğu mahallede önceki gün meydana gelen heyelanda 22 bina ile 1 cami tamamen yıkıldı. Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü ile AFAD ekiplerinin başlattığı zemin etüt çalışmaları sürüyor. İlçede kaymakamlık bünyesinde afet başvuru masası oluşturuldu.


HER TÜRLÜ TALEPLER KARŞILANIYOR


Kaymakamlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, vatandaşların her türlü ihtiyaçlarının karşılanacağı belirtilerek, "Vatandaşlarımızın talep, ihtiyaç veya isteklerinin daha ivedi ve koordineli bir şekilde karşılanması maksadıyla kaymakamlığımız İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünde afet başvuru masası oluşturulmuştur. Oluşturulan başvuru masasındaki görevli personel vatandaşlarımızın taleplerini almak ve yardımcı olmak üzere başvuru masası 25 Mayıs tarihine kadar açık bulunacaktır. Vatandaşlarımızın imsak vaktine kadar her türlü talep, istek ve ihtiyaçlarının bildirilmesi konusunda Kaymakamlığımız tarafından gerekli koordinasyon sağlanacaktır" ifadelerine yer verildi.


AFET KONUTLARI YAPILACAK


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na bağlı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü'nden de bir ekip bölgeye gelerek yeni heyelan zedeler için yapılacak afet konutları için çalışma başlattı. Zeminde inceleme yapacak olan ekiplerin hazırlayacağı raporun ardından konut yapımına başlanılacak. Yeni konutlar yapılana kadar mağdur vatandaşların misafirhane ve otellerde kalacağı, kendilerine ayrıca AFAD tarafından kira yardımında bulunacağı da belirtildi. Bölgede barınma ve diğer ihtiyaçların karşılanabilmesi içinde ilk etapta AFAD tarafından Ordu Valiliği'ne 1 milyon lira ödenek gönderildi.


Görüntü Dökümü


---------


-Vatandaşlarla röportaj


-Heyelan bölgesinde taşınan vatandaşlardan görüntü


-Heyelan bölgesinden görüntü (drone)


Süre: 3: 16 DK Boyut: 486 MB


Haber-Kamera: Nedim KOVAN-ORDU-DHA


========================


Muradiye'de 2,4 ton kaçak avlanan inci kefali ele geçirildi


Van'ın Muradiye ilçesinde polis, kaçak avlanmış 2 ton 460 kilogram inci kefali ele geçirdi.


Van Gölü'nde yaşayan ve her yıl 15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında avlanma yasağı getirilen inci kefalinin bu dönemde avlanmaması için mücadele veren güvenlik güçleri, çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Yenişehir Mahallesi Bendimahi Çayı çevresinde devriye görevi yapan Muradiye İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 41 çuval içerisinde toplam 2 ton 460 kilogram kaçak avlanmış inci kefali ele geçirdi.


Ele geçirilen balıklar İlçe Tarım Müdürlüğü'ne teslim edilirken, kaçak avlanma yapan şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.


GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR


Haber-Kamera: Orhan AŞAN/ VAN,-


=====================


Yemekhanede hazırlandı, Barselona'dan madalyayla döndü


Denizli'nin Serinhisar ilçesinde yaşayan 18 yaşındaki Merve Erden, eğitim gördüğü lisenin dart salonu olarak da kullanılan yemekhanesinde hazırlanarak katıldığı 18. Akdeniz Kupası Dart Şampiyonası'nda bronz madalya kazandı. Denizli'nin dart sporunda ilk ve tek milli sporcusu Erden, daha çok çalışarak ülkesine altın madalyalar kazandırmak istediğini söyledi.


Serinhisar'daki Yatağan Müftü Arif Akşit Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 4. sınıf öğrencisi Merve Erden'in hayatı, okula başladığında, beden eğitimi öğretmeni Murat Dirier'in kendisini dart sporuyla tanıştırmasıyla değişti. Hedef tahtasına yaptığı birkaç başarılı atışın ardından dart sporuna gönül veren Erden, dart salonu olarak da kullanılan okul yemekhanesinde sıkı bir çalışma temposuyla kendini geliştirdi. Kent ve bölge genelinde düzenlenen turnuvalarda birincilikler kazanan Erden, ulusal turnuvalarda da dereceler elde etti. Beden eğitimi öğretmeni Dirier'in yönlendirmesiyle bu yıl seçmelere katılan ve milli takıma seçilen Erden, İspanya'nın Barselona kentinde düzenlenen 18. Akdeniz Kupası Dart Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı. Erden, turnuvada genel klasmanda üçüncü olarak bronz madalya kazanıp, Türk bayrağını dalgalandırdı.


'KÖY ÇOCUĞUYUM, DAHA ÖNCE HİÇ OYNAMAMIŞTIM'


Dart sporuna 9'uncu sınıftayken başladığını belirten milli sporcu Merve Erden, "Daha önce dart hakkında hiçbir bilgim yoktu. Köy çocuğuyum, daha önce hiç oynamamıştım. Bir gün hocamız bir tahta ve 3 okla yanımıza geldi ve 'Sende atmak ister misin' diye sordu. İlk atışımda hedefi vuramadım. Hocama beceremediğimi söylediğimde o bana 'Pes etme devam et' dedi. Sonraki atışlarımda isabet sağladım ve bu sporu çok sevdim. Kendime 10 liraya 3 ok aldım. Hocamın sayesinde girdiğim birçok turnuvada dereceler elde ettim, il birincisi oldum" dedi.


HEDEF DÜNYA ŞAMPİYONLUĞU


Kendini geliştirmek için çok çalıştığını ifade eden Erden, "Okulumuzda spor salonu yoktu. Çalışmalarımı yemekhanede bir board ve 3 okumla yaptım. Bu yıl milli takım seçmelerine girdim ve başarılı olup ay yıldızlı formayı giymeye hak kazandım. Barselona'daki turnuvaya katıldım ve üçüncü oldum. Çok gurur verici bir duyguydu. Türk bayrağını omzuma alınca çok daha duygulandım. Hedefim dünya şampiyonu olup, ay yıldızlı bayrağı dalgalandırmak" diye konuştu.


'MERVE'YLE GURUR DUYUYORUM'


Okulun beden eğitimi öğretmeni Murat Dirier ise, okul yemekhanesinin bir bölümünde, tek bir dart tahtasıyla antrenmanlar yaptıklarını, daha sonra bu sayıyı arttırdıklarını söyledi. Öğrencisi Merve Erden'in geleceğinin parlak olduğunu belirten Dirier, "Merve başarıya aç bir sporcu ve çok çalışkan. Azimli olduğu için başarılı sonuçlar aldı. Önce milli takıma seçildi ardından İspanya'da elde ettiği başarı ile bizi çok mutlu etti. Kendisiyle gurur duyuyorum" dedi.


Görüntü Dökümü


---------


Merve Erden'in ok dart oynaması


Merve Erden'in hedefe atışlar yapması


Beden eğitimi öğretmeni Murat Dirier'in öğrencisini çalıştırması


Merve Erden ile röp.


Murat Dirier ile röp.


Haber- Kamera: Deniz TOKAT/ DENİZLİ,


======================


El-Cezeri'nin 9 asır önce yaptığı 'Filli Su Saati'ni yapıyorlar (ÖZEL)


İstanbul'da kimya mühendisi Necati Ön ve süs eşyası ustası Mirza Algansüs, Müslüman bilim insanı Ebü'l İz İsmail İbni Rezzaz El Cezeri'nin, 9 asır önce icat ettiği 'Filli Su Saati'ni yapıyor. Tarihi Kapalı Çarşı'daki atölyede 8 aydır çalışma yapan ikili, El Cezeri'nin kendi eliyle yazılan kitabından faydalanıyor.


Kimya mühendisi Necati Ön ve 25 yıllık süs eşyası ustası Mirza Algan, geçen yıl sibernetiğin dahisi ve ilk robotu yapıp çalıştırdığı kabul edilen 1136 Cizre doğumlu Müslüman mühendis ve fizikçi Ebü'l İz İsmail İbni Rezzaz El Cezeri'nin, Ortaçağ'da icat ettiği 'Filli Su Saati'ni yapmaya karar verdi. İkili, 8 ay önce Tarihi Kapalı Çarşı'daki atölyelerinde çalışmalara başladı. El Cezeri'nin, bilim dünyasında çığır açan 'Kitab-ül Hiyel' isimli yazılı eserinden faydalanan ikili, büyük oranda yaptıkları saati, kısa sürede tamamlamayı planlıyor.


10 LİTRE SU VE 30 TOP İLE 1 SAAT ENERJİSİZ ÇALIŞABİLECEK


Yaptıkları saatin, 10 litre su ve 30 top ile 1 saat boyunca enerji olmadan çalışabileceğini anlatan Necati Ön, yapılacak eserin Batman'da sergileneceğini söyledi. Saati tamamlamak için yoğun çaba harcadıklarını belirten Ön, "Filli Su Saati'nde dışarıdan fazla bir şey gözükmese de El-Cezeri, aslında iç kısımda çok dar bir alanda mükemmel bir mekanizmayı geliştirmiştir. Yaklaşık 10 litre su ve 30 top ile 1 saat boyunca elektriksiz, kendi kendine, otomatik bir sistem yapmayı başarmıştır. Mekanizma en uzun günü tespit edebiliyor. O günkü saati yarım saatte bir gösterebilir bir tertibat geliştirmiştir. El Cezeri bu sanatında fili kullanması soyluluk ve iktidar anlamındadır. Filin üzerine elinde kalemi ile katibi koyması çalışan bir devlet memuru örneği vermiştir. En üstte de toplara yön veren Selahaddin-i Eyyubi'yi koyması ona olan saygıyı göstermiştir. Ama esas en üstte kubbenin üzerinde duran bir Zümrüd-ü Anka kuşunu koyması ise çok değişik efsaneleri kültürleri kapsamıştır. Zümrüd-ü Anka çok farklı kültürler ve hikayelerde yer alan bir efsanevi kuştur" dedi.


Görüntü Dökümü


----------


Atölyeden görüntü


Filli su saatinden görüntü


Ön ve Algan'ın atölyede çalışmaları


Necati Ön'ün konuşması


Genel ve detay görüntüler


GÖRÜNTÜ BOYUTU: 456 MB + 376 MB


DHA


====================


Suriye'de doktor sayısı, 31 binden 5 bine düştü


Suriye'de doktor sayısı, 31 binden 5 bine düştüTÜRK Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık, iç savaşın sürdüğü Suriye'de sağlık sisteminin çöküş yaşadığını, ülkedeki 90'ı aşkın hastanenin 80'inden fazlasının saldırılardan dolayı hizmet veremediğini belirtti. Kınık, ülkedeki 31 bin kayıtlı hekim sayısının ise 5 binlere düştüğünü kaydetti.


Türk Kızılayı, iç savaşın 8 yıldır sürdüğü Suriye'de zorunlu göçe maruz kalmış ihtiyaç sahiplerinin tedavilerinin gerçekleştirilmesi amacıyla 'mobil klinik' projesini uygulamaya koydu. Proje kapsamında 1 dorse üstü multi klinik, 2 diş kliniği ve 1 göz kliniğinin yer aldığı Suriye'nin Azez bölgesinde bulunan Türk Kızılayı'nın Dostluk Kampında düzenlenen törenle faaliyete başladı. Törene katılan Türk Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık, amaçlarının iç savaş mağduru yaralı ve hastaların sağlık hizmetinden yararlanması olduğunu söyledi.


Mobil kliniklerde temel sağlık hizmetlerinin uzman hekimler tarafından günde 500 kişiye verileceğini anlatan Kerem Kınık, "Mobil kliniklerimiz ile Suriye genelinde sıkıntılı olan bölgelerde sağlık hizmetleri vermiş olacağız. Suriye'de sağlık sistemi maalesef çöktü. Ülkedeki 90'ı aşkın hastanenin 80'den fazlası çalışmıyor. Savaş öncesi 31 bin olan hekim sayısı şu an 5 bine düştü ve hekimlerin çoğu ülkeyi terk etti. Suriye'de hala ilaç sıkıntısı var sağlık hizmetleri üretilemiyor. Savaş ve saldırılar nedeniyle yaralı ve hastalar var. Sağlık Bakanlığı ve Kızılay işbirliği ile ülke genelinde 34 hastane ve sağlık merkezi işletiyoruz. Suriye'de halen 2 bin 152 Kızılay sağlık personelimiz iç savaş mağdurlarına sağlık hizmeti vermek için çalışıyorö diye konuştu.


SAVAŞ MAĞDURLARI 'SEVGİ BUTİK' İLE GİYİNİYOR


Kerem Kınık ve beraberindeki Kızılay heyeti, Azez'deki programın tamamlanmasının ardından bu kez son günlerde Rusya destekli Esed güçlerinin bombardımanı altındaki İdlib kentine gitti. İdlib'in Türkiye sınırına yakın noktasında kurulu olan ve ihtiyaç sahipleri için hizmet veren Sevgi Butik mağazasını ziyaret eden Kınık, mağazadan kamplarda yaşayan sivillerin yararlandığını söyledi. Kamplarda veya kendi imkanlarıyla çadırlarda kalan savaş mağdurlarının, mağazadan aile ferdi sayısına göre yararlandığını anlatan Kınık, "Suriye'de şu anda 6 adet Sevgi Butik mağazamız bulunuyor. Zorlu koşullarda yaşam mücadelesi veren Suriyeli ihtiyaç sahipleri ihtiyaç duydukları giysileri mağazadan kendi beğenileri doğrultusunda seçerek ücretsiz olarak alabiliyor. Bugüne kadar bu mağazalarımızdan 438 bin 597 kişi yararlandı ve 2 milyon 115 bin 198 giyim malzemesi aldıö dedi.


YETİMLERLE İFTAR YAPTI


Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, son olarak İdlib'de bulunan 450 yetim ile ailesinin barındığı Taybe Yetimhanesi'ni ziyaret etti. Burada yetimlerle birlikte iftar yapan Kınık, İdlib bölgesinde 2017 yılından bu yana yetimhane kurduklarını ve 7 bin ailenin barınmasını sağladıklarını ifade etti. İç savaşta ailelerini kaybeden yetimlere destek verdiklerini anlatan Kınık, burada yaşamını sürdüren yetim çocuklar ile ailelerin ihtiyaçlarının ise Türkiye'deki bağışçılar aracılığıyla karşılandığını sözlerine ekledi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


-------


Mobil sağlık TIR'ları


TIR'larda hastaların muayene edilmesi


Klinik projesinin açılışı


Çadır kentte kalan aileler ve çocuklar


Kerem Kınık'ın konuşması


Çadırlarda kalan ailelere gıda yardımı yapılması


Sevgi Butik Mağazasından kıyafet alanlar


Kerem Kınık'ın konuşması


Yetimhanede kalan çocuklar


Çocuklar ile Kızılay ekibinin iftar yapması


Genel ve detay görüntüler


GÖRÜNTÜLER DHA DIŞ HABERDEN GEÇİLDİ


Haber: Hasan KIRMIZITAŞ - Kamera: İbrahim MAŞE-GAZİANTEP-DHA)


=====================


Leylekler 7 yıl sonra dolan göle gelmeye başladı


Gaziantep'in İslahiye ilçesinde, etkili olan yağışlarla birlikte 7 yıl sonra dolan Fevzipaşa Gölü leyleklerin uğrak noktası oldu.


İlçe merkezine 10 kilometre uzaklıkta Fevzipaşa Mahallesi'ndeki gölet 7 yıldır yaşanan kuraklık nedeni ile kurudu.  Fevzipaşa Gölü, bu yılkı yağışlarla yeniden dolarak leyleklerin uğrak noktası haline geldi. Çok sayıda leyleğin gölün üzerinde uçması görenleri hayran bırakan manzara oluşturdu. Mahalle sakinleri de leylekleri görmek için gölet kenarına akın etti.


Görüntü Dökümü


--------


Fevzipaşa Gölü


Leylekler


Genel ve detay görüntüler


GÖRÜNTÜ BOYUTU: 47MB


Haber- Kadir ÇELİK-Kamera: GAZİANTEP-DHA)


======================


Taş işçileri, tarihi bilek gücü ile yaşatıyorlar (ÖZEL)


Gaziantep'te yıllardır tarihi ve kültürel restorasyon çalışmalarında yer alan taş işçileri, tarihi adeta bilek gücü ile yaşatıyor. 15 yıldır taş ustalığı yapan Ersin Akgül, "İşimiz çok yorucu fakat tarihi mekanlara yeniden hayat verdiğimiz için severek yaptığımız bir meslek" dedi.


Kentte tarihi binaların restorasyonunda çalışan taş işçileri, geleneksel yöntemler ve bilek gücüyle taşları yontuyor. Taşlar yontulduktan sonra ince işçilikle yüzeyine 'tarak' yardımı ile suyolları açılıyor. Son olarak kente 1725 yılında yapılmış olan Mecidiye Hanı'nın restorasyon çalışmalarında çalışan taş ustaları, kireç taşlarını elleri ile yontarak tarihi yaşatmaya çalışıyor. Bir dönem ilgisizlikten kaderine terk edilen hatta otopark olarak da kullanıldığı için büyük tahribata uğrayan tarihi yapının restorasyonunda kullanılan kireç taşlarını sabır ve özveri ile işleyen taş ustaları yaptıkları işin zor fakat keyif verici olduğunu söyledi.


'EKMEĞİMİZİ TAŞTAN ÇIKARIYORUZ'


15 yıllık taş ustası Ersin Akgül, ekmeklerini taştan çıkardıklarını ifade ederek, "İşimiz çok yorucu bir iş. Özellikle bazı taşlar çok sert oluyor. Taşları tarak ile yontuyoruz. Bunu da bilek gücü ile yapıyoruz çünkü başka yolu yok. Eski taşların bir kısmı çürüdüğü zaman da onları tarak ile düzeltiyoruz. Tarak dediğimiz olay taşın yüzeyindeki suyollarını açmak ve taşın yüzeyindeki su birikmesini engellemek için yapıyoruz. Yani 15 yıldır ekmeğimizi taştan çıkarıyoruz. İşimiz yorucu fakat tarihi mekanlara yeniden hayat verdiğimiz için severek yaptığımız bir meslek" dedi.


'TAŞ USTALARININ BÜYÜK EMEĞİ VAR'


Şahinbey Belediyesi tarafından restore edilen Mecidiye Han'da görevli Mimar Serdar Polat ise "Bu taşlar blok olarak geliyor. Sonra kesim atölyelerinde boyutlandırılıyor daha sonra ise yerine göre çürütme dediğimiz aşamaya geçiyoruz. Tek tek taşlar belirlendikten sonra milimetrik olarak ölçülüyor. Daha sonra taş ustaları tarafından yerleştiriliyor. Ustaların ciddi bir emeği var. Yeni yapı imalatı dediğimiz briket ve tuğla ile yapılan metraj ile taş ustalarının yaptığı arasında çok fark var. Çünkü diğer yapı malzemelerinin ağırlığı hafif iken taşlar ciddi anlamda ağır. O yüzden çok zahmetli ve çok süre isteyen uygulamaö şeklinde konuştu.


Görüntü Dökümü


------------


Taş Ustalarının çalışması


Taşların el işçiliği ile yontulması


Taş Ustası Ersin Akgül Röp.


Mimar Serdar Polat Röp.


Han'ın Görüntüleri


Genel ve detay görüntüler


GÖRÜNTÜ BOYUTU: 550 MB


Haber-Kamera: Kadir GÜNEŞ-İbrahim MAŞE-GAZİANTEP-DHA)

Kaynak: DHA