Emeklilerden Enflasyon Zamına Tepki

Son Güncelleme:

Diyarbakır Emekli Meclisleri, TÜİK'in enflasyon ve zam oranını eleştirerek eylem yaptı.

Haber: Ahmet ÜN – Kamara: Serhat YETÜT

(DİYARBAKIR) - Diyarbakır Emekli Meclisleri Sendikası Aktivistleri, TÜİK'in açıkladığı enflasyon rakamı ve emekli aylığına yapılacak zam oranını, "Şimdi yaşadığımız açlık olayı bitti. Artık bizi herhalde ölüme mahkum edecekler gibi geliyor. Açıklanan zam oranı bizi tekrar hayal kırıklığına uğrattı. TÜİK bu verileri nereden aldığını bilmiyoruz" sözleriyle tepki gösterdi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayına ilişkin enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 32,11, aylık yüzde 0,99 arttı. Açıklanan verilerle, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin temmuz ayı maaş artış oranı yüzde 17,76 olarak gerçekleşti.

ANKA Haber Ajansı'na konuşan Diyarbakır Emekli Meclisleri Sendikası Aktivistleri, TÜİK'in verilerine tepkilerini dile getirdi.

Emekli Meclisleri Sendikası Aktivistlerinden Eşref Bozkurt, TÜİK'in bu verileri nereden aldığını bilmediklerini, açıklanan tablonun utanç verici olduğunu ifade ederek "Ocak ayında yüzde 4,18, şubatta haziranda yüzde 0,99. Haziranda yüzde bir bile vermediler. Bu insanlar bu şekilde nasıl geçim sağlayacak, bu parayla artık nerede tatil yapacak. Ben şimdiden onu düşünüyorum.  Yani bu parayı nasıl bitireceğiz. Gerçekten de utanç verici bir tablodur. Bu kadar da olamaz. Muktedirler televizyona çıktığı zaman işte biz Türkiye'de diyor kişi başına milli gelirin, pay oranı yıllık yüzde 19 diyorlar. Bu da aylık 2 bin 153 dolara denk geliyor. Yani Türk lirasıyla ayda 72 bin lira para yapıyor" dedi.

"HERKES EŞİT ŞEKİLDE YAŞAMINI SÜRDÜRÜRSE BUNLARA BİAT EDECEK İNSAN KALMAYACAK"

Milli gelirden herkesin eşit pay alması çağrısında bulunan Bozkurt, "Biz artık zam veya seyyanen zam falan istemiyoruz. Bunları istemiyoruz. Madem öyle gelsinler bize bu milli gelirden payı sadece biz emekliler değil, bütün Türkiye'deki herkese eşit şekilde dağıtılsın. Onu da yapmazlar. Çünkü o da onların işlerine gelmez. Niye? Çünkü Türkiye'de herkes eşit şekilde yaşamını sürdürürse bunlara biat edecek insan kalmayacak. Onun için bunları yapmak istemiyorlar. Bu da onların işine gelmiyor. Açıkçası budur yani. Yoksa bugün dedikleri daha veriler açıklanmadan televizyon karşısına çıkıyor diyor ki 'Biz emeklileri enflasyona karşı ezdirmeyeceğiz'. Bu sanki bize verilmiş bir mesajdır. 'Biz ne diyorsak onu yapın' demek istiyorlar.  Bugün bunlar hangi verileri nereden buluyorlar? Hani haziran ayının, enflasyon oranı yüzde 1 bile değil yani. Bu kadar da merhametsiz olunmaz" ifadelerini kullandı.

"EMEKLİLER ÖRGÜTLENİRSE HEM TÜRKİYE'NİN HEM DE KENDİ KADERLERİNİ DEĞİŞTİR"

Türkiye'deki emeklilerin örgütlenmesinin önemine değinen Bozkurt, şöyle konuştu:

"Türkiye'de 17 milyona yakın emekli kitlesi var. Ama hep örgütsüz. Yani Türkiye'deki en büyük sorunlarımızdan biri de işte bu örgütsüz olmamızdan kaynaklanıyor.  Eğer Türkiye'de gerçekten de bu emekliler bir örgütlenebilseler, bir çatı altında birleşebilseler bugün Türkiye'nin hem kaderini hem kendi kaderini hem Türkiye'nin kaderini komple değiştirebilirler. O kadar güçleri var ama işte kendi güçlerinin farkında değiller. Biz bunu bir şekilde şey yapacağız. Yani biz bu gücünün, farkına varabilmesi için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Türkiye'de bir ilki de belki gerçekleştirdik. Türkiye'de üç tane emekli sendikasını birleştirdik. Birleşen emekli sendikası artık Türkiye'de, bir nevi artık yani devrim yapacak güce sahip olacak."

"TÜİK DEDİĞİMİZ BU KURUM İSTENİLEN NEYSE ONU AÇIKLAMIŞTIR"

Aktivistlerden Şahabettin Çelik ise, bugün açıklanan enflasyon verilerini, "TÜİK dediğimiz bu kurum istenilen neyse onu açıklamıştır. Bugün 0,99 olarak açıklanan, yüzde 1'i bile bulmayan bir zam olayını bize açıklattırmıştır. Ama emeklilerin, işçilerin ve çalışan kesimin bütün haklarını bu şekilde ellerinden almaya çalışmışlardır" sözleriyle tepki gösterdi.

"2002'DE EMEKLİLİK MAAŞIYLA 7 TANE ÇEYREK ALABİLİRKEN BUGÜN 2 TANE ALAMAYACAK DURUMDAYIZ"

"Şimdi yaşadığımız açlık olayı bitti. Artık bizi herhalde ölüme mahkum edecekler gibi geliyor" diyen Çelik, "Düşünün, 2002'de aldığımız bir emeklilik maaşıyla 7 tane çeyrek alabilirken bugün 2 tane çeyrek alamayacak duruma gelmişsek bu hükümetin ayıbı olarak bilinmesi gerekiyor. Ama en önemli özellik, emeklilerin ve çalışan kesimin bir araya gelerek mümkün olduğunca seslerini duyurmaları gerekmektedir. Aksi takdirde hükümetin ne çalışan kesime ne de emeklilere hiçbir şey vermeye niyeti yoktur. Yani biz, 2002'de aldığımız 257 liralık bir maaşı bile bugün arar duruma geldik. Çünkü hükümet bizlere 'Artık siz fazlasınız, siz yaşamayın.  Emekliler olarak yaşama hakkınız da yoktur' demiştir. Artık emeklilerin birlik olma zamanı, birbirine kenetlenme zamanı geldiğini söylemek istiyorum. Açıklanan her enflasyon ve zam olayları geldiği zaman bizi daha da kötü duruma düşürmeye başlamıştır. Her gün alım gücümüz, her gün açlığımız ve nefesimizin koktuğu bir duruma düşürüldük" diye konuştu."

"HER GÜN EKMEĞİMİZ DAHA DA KÜÇÜLÜYOR"

Bugün kendilerinin yaşadığı sorunları yarın çocukları daha kötü sorunlar yaşayacağını anlatan Çelik, şöyle konuştu:

"Maalesef bunu bugün için yaşıyoruz ama gelecekte de bizim çocuklarımız daha kötü bir şekilde yaşayacaklar. Biz Emekli Meclisleri olarak Türkiye'de gidişatın iyi bir durumda olmadığını belirtmek istiyoruz. Eğer bir örgütlenme, bir araya gelme olmazsa daha da kötü durumlara düşeceğiz.  Bugün açlığa mahkum edilmişsek yarın artık ölüme mahkum edileceğiz bana göre. Yalnız hükümetin verdiği bu açıklanan zam komik bir zam. Yani bir çocuğa bile düşünün harçlık verdiğiniz zaman onun harçlığını, günlük harçlığını yüzde 50, yüzde 60 artırmak zorunda kaldığınız için onlara harçlık da veremiyorsunuz."

Ama hükümet gelmiş bize açıkladığı zammı, altı aylık zammı yüzde on yedi olarak açıklıyor ve bu da bizi üzüyor. Bizim gibi emeklilerin, yani hükümete veya ödenen bu emekli me-maaşlarına bağlı olan insanlara büyük bir zulüm demektir. Büyük bir yani yıkım demektir. Her gün ekmeğimiz daha da küçülüyor. Her gün alacağımız filenin yarısından daha yarısına düşürülmek zorunda bırakılmışız. Bunun için tüm insanların artık bu işte ses vermeleri gerektiğine inanıyoruz. Ne yaparsanız yapın, bu gelecek seçim olsun, bugün olsun her daim artık kendinizi gösterin. Aksi takdirde hükümetin bize ve çalışan kesime hiçbir şekilde hiçbir şey verme gibi bir durumu yoktur."

"AÇIKLANAN ZAM ORANI BİZİ TEKRAR HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATTI"

Emekli Meclisleri Sendikası Aktivistlerinden Murtaza Aydeniz, 2 aydır bugünü dört gözle beklediklerini ifade ederek, hayal kırıklığı yaşadıklarını söyledi. "Şu anda açıklanan zam oranı bizi tekrar hayal kırıklığına uğrattı" diyen Aydeniz "Yine binlerce memur emeklisi yine sokaklarda yaşamaya mahkum edildi. Niye? Çünkü bize, memura, memur emeklisine yüzde 17 gibi bir zam verirken kiralar yüzde 33 olarak kira artışı ortaya çıktı. Bu ne demek? Yine binlerce memurun tekrar sokaklarda, tekrar köprü altlarında yaşamaya mahkum olacaklar. Şimdi ben 44 yıl prim ödemiş biri olarak örnek vereyim. Ben eğer ki bu primlerimi zamanında bir bankaya yatırmış olsaydım şu anda 3,5 milyon birikimim olacaktı ve o birikimimi ben şimdi bir bankaya yatırmış olsam 135 bin lira ben maaş almış olacaktım. Bunu sosyal hizmetler veya uzmanlar hesaplayabilirler. Yani bu en düşük memur emeklisi bile bu kadar şeyi hak etmiş. Yani 135 bin lira maaş almayı hak etmiş. Ama bize şimdi ne verildi? 25 bin lira verildi. Geriye kalan 110 bin liramız nereye gitti? Kimler bu paramızı çaldılar? Kim yedi bu parayı? Biz bu paranın hesabındayız. Biz onun, o paranın peşindeyiz" dedi.

"BU BİZİM KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR. BİZ BUNUN İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ"

Memurlara verilen seyyanen zamın memur emeklilerine verilmemesine tepkisini dile getiren Aydeniz, "Bu nasıl bir mantıktır? Anayasada şöyle bir madde vardı: Memura verilen her hak memur emeklisine aynı şekilde yansıtılır. Ama bundan bir, iki sene önce iktidar bunu, bu yasayı değiştirdi. Bu maddeyi yararlanmayacak şekilde bunu önümüze koydu. Şimdi de vermemek için direniyor. Ama biz bunun için, bu bizim kırmızı çizgimizdir. Biz bunun için mücadele edeceğiz, direneceğiz" ifadelerini kullandı.

"ÖGRÜTLÜ OLURSAK BİZ BU ÜLKEYE BARIŞI DA GETİRECEĞİZ, DEMOKRASİYİ DE GETİRECEĞİZ"

Sendika olarak sadece ekonomi alanında mücadele etmediklerini aktaran Aydeniz, şöyle devam etti:

"Biz burada bir tek ekonomik konusu değil. 17 milyon emekli örgütlü olduğumuz zaman biz bu ülkeye barışı da getireceğiz, demokrasiyi de getireceğiz. Hak, hukuk, adaletin gelmesini de zorlayacağız. Bu kadar bir gücümüz vardır. Biz işçilerin, memurların, yoksulların, emeklilerin, özellikle kadınların, gençlerin, ezilenlerin, esnaf ve sanatkarların, köylü ve çiftçilerin sesi olacağız. ve biz bunlara yol göstereceğiz. Demek bu Türkiye'deki demokrasi mücadelesi, Türkiye'deki ekonomi mücadelesi, bu yaşlı emeklilere kaldı. Biz geleceğimize ışık olmak için biz bu üç sendikayla şu anda yola çıktık. Ama onlarca sendika daha bu platforma üye olacak. ve biz bunu halledeceğiz. Biz direneceğiz. Biz korkmuyoruz. Örgütlü toplum her zaman ezilmeye mahkumdur. Her zaman yok olmaya mahkumdur. Biz bunu kabul etmiyoruz. Reddediyoruz."

Kaynak: ANKA