Erdoğan: Bu Olaylar Doğrudan Türkiye Ekonomisini, Demokrasisini Hedef Alıyordu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gezi Parkı olaylarını değerlendirerek, "Son olaylarda sadece içerideki ve dışarıdaki dostlar değil, Türkiye'nin ekonomisi ve demokrasisi de çok önemli bir sınavdan geçti."
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gezi Parkı olaylarını değerlendirerek, "Son olaylarda sadece içerideki ve dışarıdaki dostlar değil, Türkiye'nin ekonomisi ve demokrasisi de çok önemli bir sınavdan geçti. Bu olaylar doğrudan doğruya Türkiye ekonomisini, demokrasisini hedef alıyordu" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da, Yurtdışı Vatandaşlar Danışma Kurulu Toplantısı'na katıldı. Toplantıda konuşan Erdoğan, Gezi Parkı olayları sürecinde yurtdışında kendilerine destek için yapılan mitingleri hatırlatarak, şunları söyledi:
"Türkiye'de yaklaşık 3 hafta boyunca çevre duyarlılığı ile başlayan, ancak daha sonra demokrasiye, milli iradeye, seçimle gelmiş hükümete karşı, son derece içeride ve dışarıda organize eylemler haline dönüşen, aynı zamanda son derece karanlık odaklardan beslenen bazı çirkin olaylar yaşandı. Milletimiz tüm bu eylemleri büyük bir sabırla takip etti. Ankara'da ve İstanbul'da yaptığımız mitinglerde, bunun yanında İstanbul, Adana, Mersin, Ankara'da yapılan karşılama törenlerinde halkımızın bu eylemlerden nasıl rahatsız olduğu çok açık bir şekilde tezahür ettirildi. Ancak bizi asıl duygulandıran dünya genelinde dost ve kardeşlerimizin bize destek için yapmış oldukları gösterilerdir. Dünyanın başka ülkerinde, şehirlerinde ağırbaşlılıkla, ülkeleri, hükümetleri lehine gösteriler yapan vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum."
'GERÇEK YÜZLERİNİ DE BU ARADA GÖSTERDİLER'
Dostun iyi günde değil kötü günde anlaşılacağını kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:
"81 vilayetin, 76 milyonun vandallık, barbarlık, yağmacılık olarak tezahür eden bu eylemlerin karşısında durması elbette önemlidir. Ancak Lahor'dan Saraybosna'ya, Süleymaniye'den Bakü'ye, Erbil'den Sana'ya kadar vatandaşlarımızın, dostlarımızın, kardeşlerimizin sesini duyabilmek, onların duasını alabilmek, onların desteklerine mazhar olmak çok daha önemli. İyi günde dostu nerede olursa olsun bulursunuz. Dostun dostluğunu sınayan, pekiştiren aslında kötü günlerdir. Türkiye'deki küçük çaplı bir toplumsal hareket bazılarınca doğru okunamayınca Kuzey Afrika ve Ortadoğu'daki toplumsal hareketlere benzetildiği için dost görüntüsü altındaki bazıları ne kadar samimiyetsiz, ne kadar yapay olduklarını anında gösterdiler. Kimi uluslararası medya kuruluşları, kimi Avrupalı siyasetçiler ve kurumlar, olayları anlamadan, dinlemeden, analiz etmeden, biraz da olayları tahrik etmek için anında maskeleri indirdiler. Gerçek yüzlerini de bu arada gösterdiler. Ancak Türkiye'yi tanıyan, gelişen, güçlenen demokrasimizi takip eden dost ve kardeşlerimiz süreç boyunca bizlerden desteklerini, dünyaya da yapıcı tavsiyelerini esirgemediler."
'GÜNDEM BELİRLEYEN BİR TÜRKİYE VAR'
'Türk baharı'nın 2002'nin Kasım ayında yaşandığını savunan Başbakan Erdoğan şunları söyledi:
"Türkiye öyle bir ülkeydi ki uluslarası medya, kuruluşlar ve sermaye çevreleri, Türkiye üzerine senaryolar yazıp, bunları da maalesef başarıyla uygulayabiliyorlardı. Hatırlayın, 10,5 yıl öncesine kadar, Batı'da herhangi bir gazetede çıkan 3 satır yazı ya da yoruma, Türkiye'de haftalarca gündem konusu olabiliyor, sevinç vesilesi oluyordu. Avrupa'dan, Amerika'dan, oradaki siyasetçiler tarafından yapılan yorum, borsanın çökmesine ya da yükselmesine sebep oluyordu. Kendisine güveni olmayan ekonomimiz ve dış politikamız vardı. Hamdolsun bütün bunları geride bıraktık. Artık gündemi belirlenen bir Türkiye yok, gündem belirleyen bir Türkiye var. Son olaylarda sadece içerideki ve dışarıdaki dostlar değil, Türkiye'nin ekonomisi ve demokrasisi de çok önemli bir sınavdan geçti. Bu olaylar doğrudan doğruya Türkiye ekonomisini, demokrasisini hedef alıyordu. Ama kurduğumuz sağlam temel sayesinde, üzerine inşa ettiğimiz sağlam yapı sayesinde ne ekonomimiz, ne demokrasimiz bu saldırılardan yara almadı."
'HER BİRİNİZ GAZİ MUSTAFA KEMAL OLMALISINIZ'
Başbakan Erdoğan, yurtdışında yaşayan Türklere önemli görevler düştüğünü dile getirerek, şöyle konuştu:
"Hepimiz artık nasıl bir Türkiye'de yaşadığımızın idrakinde olmak zorundayız. Hepimiz tam bir özgüven içersinde ülkemizle gururlanmak, iftihar etmek durumundayız. Demokrasisinden, ekonomisinden, aktif dış politikasından güç alan Türkiye, yeryüzüne dağılmış vatandaşlarına dost ve kardeşlerine el uzatmaya, onların hakkını savunmaya başlamıştır. Dünya üzerindeki her mazluma, mağdura ulaşmak, el uzatmak, inanıyorum ki bunu hep birlikte yapacağız. Böylece gönüller fethetmenin mücadelesini de birlikte gerçekleştireceğiz. Yurtdışı Vatandaşlar Danışma Kurulu içindeki her bir vatandaşımızın öncelikle böyle bir şuur içinde hareket etmesini arzuluyorum. Her biriniz, kendi alanınızda birer Fatih'siniz. Unutmayın, her biriniz kendi alanınızda gönüller kazanmak için ter döken birer akıncı, öncüsünüz. ve unutmayın, her biriniz kendi alanınızda Cumhuriyet'in banisi gibi Gazi Mustafa Kemal olmalısınız. Dışardaki bu çalışmaları daha da yoğunlaştıracağız, Türkiye'nin imajını daha da güçlendireceğiz. Türkiye'ye karşı kötü niyetli, hasmane tutumu olan çevreleri de sabırla çalışmak suretiyle ikna edeceğiz. AB Parlementosu'nda alınan kararı görüyorsunuz, bunlar şaşırmış. Bunlarda dürüstlük diye bir şey yok. Sizin bir defa bizimle ilgili böyle bir karar almaya yetkiniz var mı? Sizin demokrasiye saygınız yok. Böyle bir AB Parlementosu'nu ben tanımıyorum. Sadece orada bir tabelan olur. Dürüst olacaksınız. Omurgalı olmaya mecbursunuz, mecburuz. Yani uysal koyun olmayacaksınız, zulmü alkışlamayacaksınız. Mazlumun yanında olacaksınız, ama hakkı tutup kaldıracaksınız. Dışarıda bu yapılan çalışmalara karşı bu süreçte bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız."
Başbakan Erdoğan ayrıca, CNN International kanalının yayınlarını eleştirerek, "Biz Kazlıçeşme'de 'Milli İradeye Saygı' mitingi yaptık. ve o miting alanında 1 milyonu aşkın insan vardı. ve CNN, 'Türkiye hükümetine karşı protesto mitingi' diyor. Düşünebiliyor musunuz? CNN'in yayını bu. Herkes biliyor ki oraya gelenlerin hepsi, bu ülkedeki anti demokratik uygulamalara karşı toplandılar. Hükümetlerine, bayrağına, devletine, vatanına sahip çıktılar" dedi. - Ankara