Ey Türk Faşisti...

Son Güncelleme:

Erdoğan, Grup Toplantısında CHP'ye Aziz Nesinin Mısralarıyla Cevap Verdi.

Paketin 2. tur oylamaları öncesinde geçen Pazar günü parti grubunu toplayan Başbakan Erdoğan, sürpriz bir karar aldı ve bugün grubu yeniden topladı. Toplantıda CHP'ye yönelik eleştirilerde bulunan Erdoğan, konuşmasının sonunda gazetecilerin dışarı çıkmasını istedi. Erdoğan şu anda vekillere kapalı oturumda hitap etti.


Anayasa teklifinin 'parti kapatma davalarının açılabilmesini TBMM'nin izin vermesi' şartına bağlayan 8. madde, 330 barajını aşamadığı, için paketten düştü. İlk turda 5 vekiliyle 8. maddeye destek veren BDP, ikinci tura katılmadı. Ak Parti asgari 8 fire verdi. Bu gelişmeler üzerine Başbakan Erdoğan, sürpriz bir gelişme üzerine parti grubunu topladı. Erdoğan, saat 11.30'da başlayan grup toplantısında önemli değerlendirmelerde bulunuyor.


İşte Erdoğan'ın açıklamasından satırbaşları:


KALBİMLE KONUŞUYORUM


Anayasa değişikliğine yönelik çalışmalarımızı görüşmek üzere toplandık.


Bu yüce Meclis'in çatısı altından nice insanlar geldi geçti. Ancak ben bugün özellikle sizlere beylik sözlerin ötesinde kalıplaşmış ifadelerin ötesinde sizlere gönlümle kalbimle konuşmak istiyorum.


Samimi hissiyatımla konuşacağım. Bu millet çok büyük acılar yaşadı. Çok büyük acılar yaşamış bir milletiz. Bugün Anadolu ve Trakya'nın her köyünde dedesini savaşlarda kaybeden insanlarımız var. Nice yetimler var, dul kalmış kardeşlerimiz var.


Bu ülkeyi kötü yöneten siyasetçiler yüzünde ağır faturalar ödedik.


Yoksulluğu bu ülkenin kaderi haline getirdiler


10 sene öncesine kadar yurtdışından borç alamayacak hale getirdiler bu ülkeyi. Bizi delikli kuruşa muhtaç edenleri hatırlayın. O zamanlar kim vardı başta düşünün.


Enflasyonun 3 haneli günlere ulaştığı günleri hatırlayın. Bu ülkeden özgürlükleri esirgediler. Konuşanların susturulduğu, yazarların tutuklandığı günlerden geçtik.


Milleti rengine, düşüncesine, rengine göre ayırmak istediler. Ama onlara karşı direnen bir Ak Parti iktidarı var.


Avrupa teknolojiyle yaşarken bizi gerilemeye mahkum ettiler. Bizi çaresiz bir tabloya mahkum ettiler


Ben bu ülkeyi il il, köy köy dolaşıyorum. Bunu yapan bir siyasetçi olmadı. Arkadaşlarımızla yollara düştük


Benim partimin mitinglerine mezralardan, köylerden koşarak geldiklerini gördüm


Ellerine tutuşturduğum oyuncakları ilk kez görmenin mutluluğunu yaşadılar


7.5 yıldır başımızı yastığa koyduğumuzda vatandaşlarımız gözümüzün önüne geliyor. Sizlerde gördüklerinizle yüzleşiyorsunuzdur


Değişimi dönüşümü reddeden, ilerlemeyi durduran bir anlayış var. Milletimiz bizi bu zinciri kırsın diye iktidara getirdi.


Eğer başımızı öne eğersek, eğer vazgeçersek milletimizin yolundan saparsak, o çocukların elleri yakamıza yapışacaktır


Biz bu şuurla hareket ediyoruz.


Bundan 7-8 yıl önce kendisine uzattığımız oyuncağı şaşkın gözlerle alan çocuk, bugün bize "Dizüstü bilgisayarı alabilir misiniz?" diye soruyor.


TÜRKLER PASAPORTUNU ARTIK GURURLA TAŞIYOR


Dün köyüne ulaşamayan vatandaş, bugün uçağa biniyor, asfaltlı yollardan geçiyor.


Dün hapisteki yavrusuyla ana dilinde konuşamayan anne bugün bize hayır duası ediyor


Haksızlığa benimle birlikte siz sesinizi yükselttiniz, sizler haykırdınız


Türkler artık pasaportlarını gururlar gösteriyor


Sivil derneklerimizle Gazze'ye önce biz ulaştık. Biz içimize kapanmadık, kapanamayız dedelerimiz gibi


Biz duvarların içine, Ankara'ya hapis olamayız


SİZ NE YAPTINIZ?


Ama Ankara'ya sığınan parlamentoyu burada görüyoruz


Ne yaptıklarını, ortaya ne koyduklarını gördük


Bu ekibi yolsuzlukla suçlayanlar sizler ne yaptınız?


Bu iktidarın elinin değmediği bir il yoktur. 81 ile eserimizi koymuşuzdur. Bu iktidar bunları yaptı, eserlerimiz ortada


NANKÖRLÜK YAPMAYIN


Ana dilini öğrenmek istiyorsan git kursunu aç diye bir Ak Parti var


Biz Allahtan başka kimseden korkmayız ve Allah'tan başka kimseye de muhabbetimiz yok. Hakkı olan muhabbeti kimseyle tartışamayız.


Bu ülkede yayın yapan TRT Şeş var, nankörlük yapmayın. Bu ülke 7.5 yılda tarihi reformlar yaptı


Çok engeller aştık, zor dönemler geçirdik. Hakaretlere, kötülüklere rağmen yolumuzdan şaşmadık. Ağır bedeller ödedik.


'Ergenekon sizin neyinize?' dediler. 'Ergenekon'un altına imza atarız' diyenler gördü bu ülke.


Siyaset yollarını kapatmak istediler. Partilerinin kapatılmasından yararlananları gördü bu ülke.


Çünkü onlar için partilerinin kapanması önemli değil. Onlar için kapanan bakkal dükkanıydı.


DANIŞTAY SALDIRISI

Ama biz böyle değiliz. Herkes unutsa biz Danıştay saldırısında yapılan yorumları, atılan manşetleri, yazıları, yalanları unutmadık, unutmayacağız. Aziz milletimize de unutturmayacağız.


Milletin iradesine nasıl ipotek koyulduğu unutulmasın


Siz diğer parti liderlerini konuşturmayacak kadar demokratiksinizdir. Konuşturmadılar.


CHP VE BDP TALİMATLA HAREKET EDİYOR


CHP bunları duymayabilir, BDP bunları görmeyebilir. Çünkü onlar talimatla hareket ediyorlar.


Bize halkımızdan başka talimat verecek güç yok, farkımız bu


"Millete gidelim" diyoruz bakın gidemiyorlar.


Hiç kimse bizi CHP ve MHP'yle bir tutmasın, bizi onlarla benzetmesin. Biz yastığa kafamızı koyduğumuzda çeteleri, şahsi çıkarları görmüyoruz


Biz itibar kazanmaya uğraşan bir partiyiz, zihniyetiz. Farkımız bu.


Tek hedefimiz Türkiye'yi her açıdan geliştirmek, ayağındaki prangaları söküp atmak.


İNÖNÜ, ATATÜRK'ÜN RESMİNİ PARADAN ÇIKARDI


Bırakın Anayasa değişikliğini, siz bugüne kadar neye destek verdiniz? Siz bu ülkeye fakirlik getirdiniz, darbeyi getirdiniz. Yapıcı hiçbir emek vermezler.


İnönü, Atatürk'ün resmini paradan ve posta pulundan çıkaran siyasetçidir. Atatürk vefat edince TL'deki resimleri çıkarıldı. Kim tarafından? Ey CHP sen bunu çok iyi bilirsin


2. Dünya Savaşı'nda taş üzerinde taş kalmadı. Türkiye'ye ne kazandırdınız? CHP lideri Başbakan'ı Hitler'e benzetiyor. Biz de diyoruz ki siz tarihinize bakın.


CHP ÇOK KURCALARSA SÖYLEYECEĞİM ÇOK ŞEY VAR


Ey CHP sen bunları çok iyi bilirsin. Neler var neler, daha söyleyeyim mi? Bak bu konularda CHP bu konuyu kurcalarsa söyleyeceğim çok şey var. Bu noktada dosyam arşivim kabarıktır.


Pek çok gerçeği bizim milletimizin bilmesi lazım. Gelecek bununla aydınlanacak. Biz geçmişin karanlıklarını aydınlatamadığımız sürece geleceğe yürüyemeyiz.


Dün bir gazete 'yakışıksız ve düzeysiz' diye manşet atmıştı. Çok ilginçtir, aynı gazete 1939'da Hitler'in doğum gününü manşetten veriyordu.


Türkistan Mücadelesi eserinden aynen aktarıyorum. 1945 Haziran ayında hükümetin aldığı bir kararla, savaş boyunca Türkiye'ye sığınmış 195 mülteci Türk, Sovyetler'e geri teslim edildi. Tekirdağ milletvekili Şevket Mocan, 1951 yılında dönemin başbakanına yönelttiği soru önergesi üzerine TBMM'de ortaya çıkmış. Bakın burası ve konuşması zabıtlara aktarıldı.


Siyasi mültecileri bir mabuda kurban sunar gibi sunmaya götüren yüz kızartıcı, hicabaver, yani utandırıcı bir hadise daha yoktur diyor.


Milli şef hükümeti tarafından Sovyetlere teslim edilen Türk kökenli mültecilerin akıbetleri, almanya'dakilerden farklı olmamıştır. Elbette geçmiş dönemlerin şartları olabilir, ancak geçmişinde tartışılan çok şey olanlar, başkalarını suçlamadan önce, dönüp kendi tarihlerine bir baksınlar.


AZİZ NESİN'DEN ALINTI


İşte Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın grup konuşmasında okuduğu Aziz Nesin'in 5 Şubat 1948 tarihli yazısı.


'..Ey Türk Faşisti!


Birinci vazifen Türk matbaalarını yıkmak, makineleri ısırmak, demirleri dişleyip duvarlara saldırmaktır. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli, gazeteleri çamurlara serip, üzerlerinde ağzın köpürünceye kadar tepinmektir. Bu temel partinin hazinesidir..


Bir gün nümayiş yapmak için emir alırsan, bütün polisleri yanı başında bulacaksın.


Meydanlarda, kitaplarını yaktığın, namuslu insanlar, bütün dünyada eşi emsali görülmemiş şekilde işkenceye tabi tutulabilirler. Emniyet müdürlüğümüzde dövülebilir. Demir ahmet tarafından sövülebilir. Bütün malları mülkleri zaptedilmiş, matbaaları yakılmış, gazeteleri kapatılmış, evleri tarumar edilmiş , çoluk-çocuğu dağıtılmış , haneleri işgal, kendileri perişan edilmiş olabilir.


Bütün bu şartlardan daha elim ve daha vahim olmak üzere, Amerika'dan borç dahi alınabilir. hatta bu borç alınan paralar ziyafetlerde yenebilir.


Ey faşist yumurcakları ! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi bütün bu yapılanları kafi görmeden, vazifen matbaaları yıkmak, makineleri ısırmak, namuslu vatanperverleri parçalamaktır. Muhtaç olduğun kazma, balta halk partisinin ambarlarında mevcuttur..'


Kaynak: Diğer