Fintech Forum'16

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Mehmet S¸ims¸ek, Türkiye'de Anayasa değişikliği ile yönetimde istikrarın sağlanacağını ve bunun bir reform olduğunu söyledi.

Başbakan Yardımcısı Mehmet S¸ims¸ek, Türkiye'de Anayasa değişikliği ile yönetimde istikrarın sağlanacağını ve bunun bir reform olduğunu söyledi.


S¸ims¸ek, Start Up Dergisi tarafından desteklenen, Fintech İstanbul ve Bizz Consulting tarafından düzenlenen Fintech Forum'16'da yaptığı konuşmada, fintech ekosisteminin oluşturulması için çabaların yoğunlaştırılması gerektiğini kaydetti.


Son dönemde yaptıkları çalışmalardan bahseden Şimşek, fintech ile ilgili, ekosistemin bütün oyuncularının iş birliği yapması gerektiğini dile getirdi.


Şimşek, Türkiye'nin fintech ve benzeri alanlarla ilgili çok geride olmadığını, çünkü bu teknolojilerin nispeten yeni olduğunu ifade etti.


"Hala biz bu yarışın içindeyiz, aynı şey elektrikli otomobiller için bile söylenebilir." diyen Şimşek, bu alanlar iyi kurgulanırsa, Türkiye bu zor dönemini bir an önce geride bırakırsa, Türkiye'nin bu yarışta ilk 15 ülke arasında olacağına inandığının altını çizdi.


Mehmet Şimşek, sözlerine şöyle devam etti:


"Türkiye bu yarışın içinde, biz de bu sektörün, bu ekosistemin oluşması noktasında sizlerle birlikteyiz. Önerileriniz varsa her zaman kapımız açık, memnuniyetle değerlendiririz. Bankacılık sistemine de buradan önerim; korkmasınlar, tam aksine otursunlar 'Biz nasıl birlikte çalışabiliriz', ona baksınlar, çünkü kaçınılmaz bir son. Yani mutlaka birlikte çalışmaları gerekir diye düşünüyorum."


"Yeni modelde Meclis fonksiyonu itibariyle daha güçlü hale gelecek"


Başbakan Yardımcısı Şimşek, siyasi istikrar konusunun sağlam bir şekilde teminat altına alınması gerektiğini söyledi.


"Burada korkularınız olabilir, ama şunu net olarak söylüyorum; Türkiye'nin, siyasi istikrarı teminat altına alacak bir Anayasa değişikliğinin arifesinde olması sizi korkutmasın." diyen Şimşek, Türkiye'de Anayasa değişikliği ile yönetimde istikrarın sağlanacağını ve bunun bir reform olduğunu dile getirdi.


Şimşek, milletin desteğini alan bir Cumhurbaşkanının kendi ekibini serbest bir şekilde oluşturacağını ve 5 yıllığına programını uygulayabileceğini, bunun çok önemli olduğunu ifade etti.


Burada bir anlamda koalisyon riskini sıfırlayan bir model olması hasebiyle bile tek başına bunun Türkiye için bir kazanım olduğuna inandığını vurgulayan Şimşek, yeni modelde Meclis'in fonksiyonu itibariyle daha güçlü hale geleceğinin altını çizdi. Mehmet Şimşek, çünkü Cumhurbaşkanının yasa teklifinde bulunamayacağını, güçlü grubu varsa bunu yapabileceğine dikkati çekerek, "Aslında mevcut sistemden, yönetimde istikrar boyutu ile daha ileri gidebileceğiz." ifadelerini kullandı.


Temsilde adalet meselesine de değinen Şimşek, yüzde 10 olan barajın da yumuşatılabileceğini ya da kaldırılabileceğini bildirdi.


Şimşek, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Anayasa değişikliğine, bu iki boyutuyla, piyasalar ve girişimciler açısından bence pozitif yaklaşımımızı sağlayacak yeterince sebep var. Bu çok önemli. O nedenle bence geleceğe ilişkin en önemli husus bu, bir an önce bu Anayasa değişikliğinin bu Meclis gündeminden önce çıkması, ki müzakereler başladı biliyorsunuz, ardından referandum sonucuna bağlı olarak bu faslın geride bırakılması. Bu Türkiye'nin en az bunun kadar önemli ikinci bir alana yoğunlaşmasını sağlayacaktır."


"Son yıllarda Türkiye, büyük stres testlerinden geçti"


Mehmet Şimşek, yapısal dönüşümün çok kritik olduğunu, Türkiye'nin çok ciddi yapısal sorunlarını aslında 2000'li yılların başında çözdüğünü söyledi.


O dönem Türkiye'nin imkansız gibi görünen birçok konuda inanılmaz mesafe katettiğini belirten Şimşek, "Çok değil 14-15 yıl öncesinden bahsediyoruz. O zamanlar enflasyonu tek haneye indirmek bir hayaldi. Enflasyonu tek haneye indirme hayali gerçekleşti, bu kurumsal reform ve doğru uygulamalar sayesinde." dedi.


Şimşek, o dönemde kamu maliyesi ve borç sürdürülebilirliği meselesinin en can alıcı noktalar olduğunu anımsattı.


O dönemde devletin 1970'li yılların sonunda olduğu gibi iflas eder diye bakıldığını aktaran Şimşek, ama bugün Türkiye'nin bu endişeleri tamamen ortadan kaldırmayı başardığını, bugün kamunun brüt borç stokunun milli gelire oranının yüzde 27,5 olduğunu, son yıllarda bütçede denge sağlanarak fazla verildiğini dile getirdi.


Şimşek, bunun önemli bir başarı olduğunu, bazı ülkelerin bunu yapamadığını hatırlatarak, "Yanı başımızdaki bazı ülkeler, Avrupa'dan aldıkları çok büyük desteklere rağmen, o faiz dışı fazlayı sağlayıp, borcu sürdürülebilir bir patikaya oturtamadılar ama Türkiye bunu başardı." ifadelerini kullandı.


Son yıllarda Türkiye'nin büyük stres testlerinden geçtiğini anlatan Şimşek, sistemin güçlü bir şekilde konumunu koruduğunun, büyük direnç gösterdiğinin altını çizdi.


- "Bir miktar odaklanmak, bir miktar da zaman gerekiyor"


Başbakan Yardımcısı Şimşek, Türkiye'nin katma değer zincirinde yukarı çıkmayı başarabileceğini söyledi.


Türkiye'nin birçok sorunu çözdüğünü ama çözebileceği birçok sorununun bulunduğunu ve bunların hepsinin çözümünün olduğunu belirten Şimşek, "Bir miktar odaklanmak, bir miktar da zaman gerekiyor." dedi.


Şimşek, reform yapmanın zor olduğunu ama imkansız olmadığını dile getirdi.


Bir an önce Anayasa değişikliğinin aradan çıkması, hemen akabinde de diğer reformların çok güçlü bir şekilde uygulanması gerektiğini vurgulayan Şimşek, 2016 yılının çok sıkıntılı bir yıl olduğunu, ona rağmen birçok reform yapıldığına işaret ederek, yapılan reformları anlattı.


Şimşek, istihdamı artırmanın önemine işaret ederek, "İstihdamı nasıl artıracağız? Tabi ki daha hızlı büyüyerek. Ama bazen hızlı büyümek de yetmiyor. Sizin iş gücü piyasasında da reform yapmanız gerekiyor. İşte iş gücü reformunun neredeyse yarısını mayıs ayında yaptık." diye konuştu.


"Nerede terör örgütü varsa koalisyon halinde Türkiye'ye saldırdı"


Şimşek, tasarruf açığının önemli bir sorun olduğunu belirterek, Bireysel Emeklilik Sistemine (BES) otomatik katılımın önemini vurguladı.


Birçok sorunun kaynağının düşük tasarruflar olduğunu ifade eden Şimşek, "Birçok sorunun çözümü de orada yatıyor. Diyelim ki bankacılık sisteminde kredi mevduat oranı çok yüksek, bu sıkıntı, bunu belki kısmen bununla aşacağız." diye konuştu.


Şimşek, Türkiye'nin bu yıl reformları konuşmakla kalmayıp birçoğunu hayata geçirdiğini aktararak, "Fakat takdir edersiniz ki gündem, jeopolitik gerginlikler, hain darbe girişimi gibi hususlar gündemi meşgul ettiği için bu yapılan reformlar yeterince belki algılanmadı, takdir edilmedi. Ama önemli değil, önemli olan bunların yapılmış olmasıdır. Şimdi önümüze bakacağız ve kalan reformları tamamlayacağız." ifadesini kullandı.


Türkiye'de hemen hemen her alanda ilerlemenin olduğuna dikkati çeken Şimşek, "İnanmıyorsanız, en kötü yılımızın Avrupa Birliği İlerleme Raporunu okumanızı tavsiye ederim." dedi.


Mehmet Şimşek, Anayasa değişikliği reformundan sonra geri kalan bütün diğerlerinin de toptan bir anlayışla güçlü bir şekilde 2017'de devreye sokulup, 2018, 2019'da uygulama yapılarak Türkiye'nin tekrar yüzde 5'in üzerinde büyüme patikasına oturması meselesinin bulunduğunu kaydetti.


2016 yılını zor kılan terör tehdidi ve yakın coğrafyadaki sıkıntıların iç içe olduğunu belirten Şimşek, "Büyük bir komplo teorisyeni değilim ama şunu görün 100 yıl sonra çok büyük bir oyun sahneleniyor gibi. Biz de ister istemez bu coğrafyada önemli bir bileşeniz. O nedenle görüyorsunuz FETÖ, PKK, PYD/ YPG, DEAŞ… Yani dünyada nerede azılı bir terör örgütü varsa koalisyon halinde son dönemde Türkiye'ye saldırdılar ve saldırmaya da devam ediyorlar. Bu bir gerçek. İsterseniz bunu komplo olarak düşünün ama bu realite. İş birliği de yaptıkları açık ve net. Yakın coğrafyamızda devlet niteliğini kaybetmiş ülkeler var. Bu terör örgütlerine verimli bir zemin hazırladı."


Şimşek, Türkiye'nin şu anda gerçekten bu riskleri daha yönetilebilir kılmak için ve gelecek dönemde bu risk ve tehditlerin Türkiye'nin performansını aşağı yönlü çekmemesi için rasyonel, pragmatik yaklaşım içerisinde olduğunu anlatarak, Rusya ile olan diyaloğun, DEAŞ ve PKK'ya karşı verilen mücadelenin bu çerçevede düşünülmesi gerektiğini söyledi.


Batı'nın anlamakta belki zorluk çektiği ama gelirlerse rahat bir şekilde anlatabilecekleri FETÖ ile mücadelenin de bu çerçevede olduğunu aktaran Şimşek, sözlerine şöyle devam etti:


"Devletin içine 40-50 yıl boyunca neredeyse nakış işlercesine girmiş bir ihanet şebekesi bu bir gerçek. Türkiye bunu yaşıyor. Devletin riskleri azaltması tehditleri bertaraf etmesi yani dışarıda başka türlü bir propaganda çerçevesinde sunuluyor ama bu bir gerçek. Ben merak ediyorum Avrupa, Batı, ABD veya dünyanın herhangi bir ülkesinde bu kadar yoğun terör tehdidi olsaydı bu ülkeler nasıl tepki verirlerdi? Onlara 'biraz empati yapın' diyorum."


Şimşek, terör ile mücadelede küresel iş birliğinin kaçınılmaz olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: AA