Gazze'de Çocuklar İçin Çadır Sineması

Son Güncelleme:

İsrail saldırılarının etkilediği Gazze'de çocuklar için kurulan çadır sineması, onlara neşe sundu.

Gazze kentindeki bir mülteci kampında kurulan çadır sineması, İsrail'in yıkım ve saldırıları altında büyüyen çocukların yüzlerini bir süreliğine de olsa güldürdü.

İsrail ordusunun taş üstünde taş bırakmadığı Gazze Şeridi'nde işlediği soykırımdan yediden yetmişe herkes etkileniyor. İsrail teröründen en çok zarar gören kesimi çocuklar oluşturuyor.

Birleşmiş Milletlere göre, son iki yıl boyunca çocuklar bu soykırımın "en ağır bedelini" ödedi. İsrail 20 binden fazla çocuğu öldürdü, 56 bin 348'den fazlasını ise yetim ya da öksüz bıraktı.

Filistin Merkezi İstatistik Kurumunun geçen yıl nisan ayında yayımladığı açıklamaya göre, çocuklar 2,4 milyonluk Gazze Şeridi nüfusunun yüzde 47'sini, yani yaklaşık 980 bin kişiyi oluşturuyor.

"Küçük Kanatlar Sineması"

Gazze kentinin Rimal Mahallesi'nde yer alan Ard Seraya Mülteci Kampı'nda zor şartlar altında yaşayan çocukları biraz olsun mutlu edebilmek için çadır sineması etkinliği düzenlendi.

Sinema olarak hazırlanan geniş bir çadırda toplanan yüzlerce çocuk, heyecanla beyaz perdenin karşısına oturarak sinema etkinliğine katıldı.

Enkazlar arasında kurulan ve zorla yerinden edilenlerin kaldığı çadırlar, çocukların neşeli sesleriyle farklı bir atmosfere büründü.

"Küçük Kanatlar Sineması" girişimi kapsamında düzenlenen etkinlik çocuklar için bir buluşma ve nefes alma noktasına dönüştü. Film izlemek için bir araya gelen çocukların yüzleri boyandı, şarklar söylendi, oyunlar oynandı."

Ramazan programı sinema etkinliğiyle taçlandı

Meşheravi Vakfı Halkla İlişkiler Müdürü Nehil Ezbeki, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocuklara yerinden edildikleri alanlarda ulaşmayı hedefleyen bir ramazan programı düzenlediklerini ve sinema etkinliğinin de bu programın bir parçası olduğunu anlattı.

Ezbeki, Seraya Kampı'nın tercih edilmesinin, olağanüstü koşullarda yaşayan çocuklara dikkat çekme amacı taşıdığını ifade etti.

"Sinema sadece bir eğlence aracı olmanın ötesinde çocuklara neşelenebilecekleri, umut edebilecekleri bir alan sunuyor, çocukların yüzlerinde bir tebessüm oluşturuyor." ifadesini kullanan Ezbeki, çocukların oyun ve yaşam hakkının ellerinden alınamayacağını vurguladı."

Bu girişimin öneminin sadece çocukları eğlendirmekle sınırlı olmadığına işaret eden Ezbeki, aynı zamanda sürekli baskı altındaki bir ortamda bulunan çocuklara psikolojik ve sosyal destek sağlayacak bir alan oluşturmaya çalıştıklarını kaydetti.

Ezbeki, sanatı çocukların yaşamına, geçici de olsa yeniden dahil etmenin, onların uyum sağlama yeteneklerini güçlendirdiğini ve duygularını dolaylı yoldan ifade edebilmeleri için araçlar sunduğunu belirtti.

"Film başlayınca çadır bambaşka bir yere dönüştü"

Çadırda sinema için bir araya gelen Filistinli çocuklardan Sabrin Ebu Asiye, saldırılardan sonra mülteci kampında yaşadıklarını aktardı.

Ebu Asiye, önceden evlerinde televizyon seyrettiklerini, oyunlar oynadıklarını ancak İsrail saldırılarından televizyonlarının kullanılmaz hale geldiğini, elektrik de olmadığı için artık hiç seyredemediklerini söyledi.

Yeniden evlerini dönmek, önceki gibi televizyon izlemek istediğini dile getiren Ebu Asiye şunları söyledi:

"Bugün sanki başka bir gün. Oyun oynayarak, resim yaparak ve şarkı söyleyerek başladı. Bunların ardından film başlayınca çadır bambaşka bir yere dönüştü."

Ebu Asiye çizgi filmlerin kendisini ve arkadaşlarını çok mutlu ettiğini; yorgunluğunu unutturduğunu ve çocuk gibi hissettirdiğini söyledi.

"Çok özel bir deneyim"

Bir başka Filistinli kız çocuğu Nahle Sukker ise bu deneyimin çok özel olduğunu belirtti.

İlk kez bir projeksiyon cihazıyla çizgi film izlediğini anlatan Sukker, ortamın çok farklı olduğunu dile getirdi.

Filistinli kız, Gazze'de oradan oraya göçe zorlandıkları bir dönemde sinemanın kendilerine umut verdiğini; hayatın güzel yönlerini görme fırsatı sunduğunu söyledi.

Kaynak: AA