Gebelikte Gelişme Geriliği Uyarıları

Son Güncelleme:

Gebelikte gelişme geriliği konusunda uyarılarda bulunan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.değerler arasında seyreder" dedi."

Gebelikte gelişme geriliği konusunda uyarılarda bulunan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Murat Bozkurt, "Annenin yapısı


bebeğin genetik olarak kodlanan


gelişme potansiyeli


ile her


toplum için belirli üst ve alt


değerler arasında seyreder" dedi.


Malatya Universal Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Murat Bozkurt, "İntrauterin (rahim içi) gelişme geriliği anne karnındaki bebeğin o toplum için belirlenmiş gelişme


aralıklarında büyümediğini ifade eder. Günümüzde gerilik kelimesi yerine kısıtlılık


ifadesi


kullanılmaktadır. Anne


karnındaki bir bebeğin gelişimi anne yaşı, bebeğe ait genetik özellikler, annenin yapısı


bebeğin genetik olarak kodlanan


gelişme potansiyeli


ile her


toplum için belirli üst ve alt


değerler arasında seyreder.


Bebeğin gelişiminin alt değerlerinde altında seyretmesi intrauterin


(rahim içi) gelişme kısıtlılığı denilir.


Bu gelişim kısıtlılığı gösteren her bebek anormal ve sağlıksız değildir. Hatta çoğunda bu durum yapısal (yüzde 30) ve plasenta ile ilgilidir (yüzde 60)."dedi.


Bozkurt, bebeğin beslenmesini sağlayan plasenta ve eklerinin bebeğin gelişimini önemli ölçüde etkilediğini ifade ederek, plasentnın damar yetersizliği adı verilen bir grup hastalıklarda bebeğin gelişimini önemli ölçüde geri kalabileceğini söyledi.


Bozkurt, "Beklenildiği gibi bu hastalıkların ağırlık düzeyleri de


gelişim kısıtlılığının


derecesini belirler.


Aslında burada


önemli olan gelişme kısıtlılığı gösteren bebeklerin yüzde 10 ile 20'sinde görülen aneuploidi yani


kromozom bozukluklarının tespiti ve bu bebeklerin ihtiyacı olan gelişmiş yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin sağlanmasıdır.


Bir çok trizomi (down sendromu dahil) olgusunda, triploidi olgusunda


ve çeşitli kromozom


bozukluklarında


intrauterin gelişim kısıtlılığı görülebilir.


Dolasıyla ikili tarama testi sırasında bakılan PAP-A


nın düşük olması


ve


serbest b HCG ' nin,


alpha-fetoprotein,


dimeric


inhibin


A' nın yüksek olması intrauterin gelişim kısıtlılığı açısından da


bir ipucu olabilir" dedi.


"KADIN DOĞUM UZMANLARI VE HASTALAR AÇISINDAN EN ÖNEMLİ


KONU DOĞUM ZAMANLAMASIDIR"


Op. Dr. Murat Bozkurt daha sonra şunları söyledi:


"İntrauterin gelişme kısıtlığı için anneye ait bazı risk faktörleri tanımlanmıştır.


Bunlar annenin önceki gebeliğinde intrauterin


gelişme kısıtlılığı öyküsünün bulunması, yapısal olarak küçük vücut ölçülerine sahip anne, gebelik öncesi düşük kiloya sahip olma,g ebelikte yeterli kilo alınamaması ve günlük


1500 kalorinin altında beslenme, düşük sosyoekonomik durum, anne yaşının 16 dan küçük olması, 35 yaştan


büyük olması annenin bebeğin gelişimini etkileyecek ilaçlar kullanması ( epilepsi- kanser önleyici ilaçları kullanması) anneden hipertansiyon olması,


annede diyabet kollejen doku hastalıkları


,böbrek hastalıkları, talesemi gibi bazı kan hastalıkları bulunması


ve günümüzde sıkça uygulanan


tüp bebek tedavileri bunlardan bazılarıdır. Unutulmamalıdır ki gelişme longitüdinal (devam eden ) bir durumdur. Yani bebeği bir seferlik değerlendirmeyle tanı koymak çoğu kez doğru olmaz. Dolayısıyla bebeğin gelişimi dikkatli bir şekilde izlenerek tanı netleştirilir. İntrauterin gelişme geriliğinde yanlış tanı konulmasına neden olan


en önemli sorun


hastanın son adet tarihini bilmemesinden ve ilk yapılan ultrasonografilerinin kaybedilmesinden kaynaklanan, gebelik haftasının


yanlış hesaplanmasıdır. Son yıllarda 2. Trimester de de


gebelik haftasını belirleyebilecek bazı


ölçümlerin tanımlanması ( transvers serabellar çap, fetal karaciğer hacmi, humerus


kemiği uzunluğu, subcutan doku kalınlığı)


bu sorunu da önemli ölçüde çözmüştür. Ultrasonografi fetal büyümeyi değerlendirerek


bebeğin gelişiminin o hafta için tanımlanan


tabloda nerede olduğunu göstererek tanı koymamızdaki en önemli araçtır.


Aynı zaman da bebeğin anatomisine, sıvısına


ve kan değerlerine (doppler uygulamaları)


bakılarak ileri değerlendirmelerde


bulunulabilir.


İntrauterin gelişme kısıtlılığında ultrasondan başka NST


testi, biyofizik profil


uygulamaları anne karnındaki bebeğin o anlık ve kısa dönemde sonuçları


hakkında bize bilgi vererek doğumun


planlanmasına yardım eder.


Bu konuyla ilgilenen kişiler tarafından daha sağlıklı uygulanan ductus venozus (damar) doppler değerlendirmeleri doğum olayının aciliyeti hakkında daha sağlıklı bilgiler verebilir.


Kadın doğum uzmanları ve hastalar açısından en önemli


konu doğum zamanlamasıdır.


Ciddi gelişim


kısıtlılığı ve kanlanma bozukluklarında;


erken doğurtulan bebeklerde doğumdan sonra çok çeşitli sorunlar çıkabileceği gibi doğumu geciktirilen bebeklerde anne karnında


kaybedilme ihtimali vardır."


"YENİDOĞAN BAKIM ÜNİTELERİNİN YAYGINLAŞMASININ BU OLUMLU GELİŞMEYE KATKISI İNKAR EDİLEMEZ"


Doğum şekli hakkında da bilgi veren Malatya Universal Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Murat Bozkurt, "Doğumun normal vajinal yolla mı yoksa


sezaryen ile mi olacağı konusunda bebeğin ve annenin tıbbi durumu ve ailenin bilgilendirmesi sonrası hekim ile


birlikte verilen karar, yeni doğan yoğun bakım ünitesinin durumu yol gösterici olacaktır. Neyse ki çoğu gelişme kısıtlılığı dikkatli gözlem ve takiple sorunsuz olarak doğurtulur. Günümüzde modern 2- 3. basamak yenidoğan bakım ünitelerinin yaygınlaşmasının bu olumlu gelişmeye katkısı inkar edilemez. Doğumdan hemen sonra;


bir sonraki gebelikler hakkında bilgi verebileceği için bazı hastalarda plasentanın makroskopik


ve mikroskopik incelenmesi gerekebilir" şeklinde uyarılarda bulundu. - MALATYA

Kaynak: İHA