Gösteriler Trienali Galeriye Hapsetti
Taksim Meydanı'ndaki Cumhuriyet Sanat Galerisi'nde açılan II. Uluslararası İstanbul Trienali de Gezi olaylarından nasibini aldı.
Ressam Hülya Yazıcı’nın küratörlüğünü yaptığı II. Uluslararası İstanbul Trienali, Taksim’deki gösteriler sırasında saldırıya uğradı. Pazar akşamı Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi’ndeki güvenlik görevlilerini döven eylemciler sergide yer alan eserlerden bazılarını ve projeksiyon cihazlarını da tahrip ettiler. 28 Mayıs’ta açılışı yapılan ancak Cumartesi günü güvenlik gerekçesiyle kapalı tutulan serginin bulunduğu mekana giren eylemciler Feridüddin Attar’ın kuşlarından esinlenerek yapılan bir çalışmadaki kağıttan kuşları söküp yerlere attılar.
Saldırılar antidemokratik
Bir buçuk yıl emek verdiği trienalin böyle bir saldırıya maruz kalmasından üzüntü duyduğunu ifade eden sanatçı Hülya Yazıcı, “Memleketin durumuna daha çok üzüldüğüm için bunu ikinci plana atmış durumdayım. Masum bir çevreyi koruma hareketi olarak başlayıp böyle her şeyi ezip geçen, kamu mallarını tahrip eden antidemokratik bir harekete dönüşen bu duruma son derece karşıyım” diyor. Trienal’e yönelik saldırı sonucu ortaya çıkan tabloyu ise şöyle özetliyor Yazıcı, “Sergi alanında resimler çok fazla zarar görmemiş. Altı tane projeksiyon cihazımız kırılmış dolayısıyla video artlarımız gösterilemeyecek. Sergi içerideki tahribat ve güvenlik dolayısıyla açılamıyor. Cumartesi günü zaten hareketlilik nedeniyle kapatılmıştı, Pazar günü de bu saldırı olmuş. Oradaki güvenliği dışarı çıkarıp dövmüşler sonra da içeriyi tahrip etmişler.” “Londra’dan gelen Lana Al Sami’nin resimlerini yerlere düşürmüşler, camları kırılmış. Sanatçı işlerini alıp ülkesine döndü. Emeka Ogboh’un yerleştirmesinde kapıda bir şifre vardı. Şifre yazılıp içeri giriliyordu, o cihaz kırılmış. Kapıya tekme atılıp kırılmış. O iş tamamen tahrip edilmiş. Nihal Alodalı’nın Zan adlı çalışmasında yer alan kuşlar sökülüp atılmış. Amerikalı Mary K. Foltz’un duvarlara yapıştırdığı enstalasyonları vardı, kuşlar. Onları da koparmışlar” diyen Yazıcı, saldırıya yönelik ilk tepkinin Bahariye Sanat Galerisi sahibi Ümit Gezgin’den geldiğini söylüyor. Yönetmen Kutluğ Ataman da saldırıyı twitter üzerinden kınadı. Saldırı sonrası İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından tutanak tutulduğunu, tahrip edilen cihazların telafi edeceklerinin söylendiğini anlatan Yazıcı, “Ama bu prosedür ne kadar sürer, bana bunlar ne zaman gelir, ne zaman bu çalışmalar tekrar gösterilmeye başlanır o konuda hiçbir fikrim yok. İki gün açık kaldı ve sonrasında bunları yaşadık. Yazık oldu, çok emek verilmişti” diyor.
Tesbihle protesto ettim
“Son derece antidemokratik bir eylem yapılıyor bütün Türkiye’de. En yakın komşularımız kulağımızın dibinde tencere tava çalıyorlar, gürültü kirliliği yapıyorlar iki saat. İlk gün çok üzülmüştüm ama ikinci gün tesbihimi aldım pencereye çıktım, tesbih çekmeye başladım. Bu sessiz tepkim çok daha etkili oldu. Benim bu halimi görünce birkaç kişi içeri girdi. Ben de kavramsal sayılacak bir tepki vermiş oldum olan bitene” şeklinde konuşan Yazıcı, eyleme cumartesi günü davet edildiğini hatırlattı. Yazıcı, “Duyarlı, hassas vatandaşların, çevreye duyduğu saygıdan dolayı yaptığı direnişe ben de katılabilirdim. Fakat bu antidemokratik bir kitle hareketine dönüştü. Biz 1980 öncesini yaşamış bir kuşağız. Bu acıları o kadar derin yaşadık ki… Bu hareketi destekleyen sanatçılar, akademisyenler ellerini vicdanlarına koyup, düşünsünler” şeklinde çağrıda bulundu.